{"id":678,"date":"2009-04-16T16:09:28","date_gmt":"2009-04-16T13:09:28","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/"},"modified":"2009-04-16T16:09:28","modified_gmt":"2009-04-16T13:09:28","slug":"irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/","title":{"rendered":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Her \u015fey, yak\u0131n tarihin en \u00e7ok nefret \u00e7eken, ancak hi\u00e7bir zaman genelge\u00e7erli\u011fini kaybetmemi\u015f olan g\u00f6r\u00fcng\u00fclerden biri olan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n son zamanlarda yeni bir g\u00fc\u00e7 ve yay\u0131l\u0131m kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Belki daha rafine, daha kendili\u011finden bi\u00e7imler alt\u0131nda ifade buluyor, herkesin &#8220;\u00e7ok tehlikeli&#8221; oldu\u011funda birle\u015fti\u011fi &#8220;totaliterlik&#8221; ve &#8220;soyk\u0131r\u0131m&#8221; t\u00fcr\u00fcnden yine yak\u0131n\u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fbelas\u0131 toplumsal iktidar bi\u00e7imlerinden belli bir oranda uzak duruyor, ama \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n, ister sessiz \u00e7o\u011funluklar\u0131n sokakta ve otob\u00fcste ge\u00e7erli &#8220;\u0131rk ayr\u0131m\u0131&#8221; ideolojisi bi\u00e7imi alt\u0131nda olsun, isterse devletlerin ve kurumlar\u0131n oldu\u011fu kadar kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n yar\u0131 yar\u0131ya i\u00e7ine i\u015flemi\u015f bir &#8220;tav\u0131r al\u0131\u015f&#8221; bi\u00e7iminde olsun, daha az tehlikeli oldu\u011fu sonucuna nereden var\u0131yoruz? Nazizmin olu\u015fturucu par\u00e7alar\u0131ndan biri olan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k &#8220;yabanc\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131&#8221;yla sokaklardaki mikrofa\u015fizmle ba\u015flayarak devleti ve kurumlar\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irmedi mi?<\/p>\n<p>Y\u0131llar \u00f6nce M. Macchiocci Marksizminfa\u015fizm \u00fcst\u00fcne belki de son s\u00f6zlerini aktard\u0131\u011f\u0131 bir derleme kitab\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde fa\u015fizmin g\u00fcndelik toplumsal ya\u015fam\u0131, t\u00fcm banalli\u011fi, ola\u011fanl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde her an tehdit eden, bu a\u00e7\u0131dan &#8220;devletsi bir \u00e7at\u0131ya dahil olmas\u0131&#8221; hi\u00e7 de uzak bir ihtimal olmayan bir \u00e7er\u00e7evede her an haz\u0131r oldu\u011funu hat\u0131rlat\u0131yordu. Irk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n totaliter fa\u015fist rejimlerin bir \u00f6zelli\u011fi oldu\u011fu yak\u0131n\u00e7a\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck palavralar\u0131ndan biriydi. Irk\u00e7\u0131l\u0131k ne de etnik ayr\u0131m, din ve mezhep ayr\u0131m\u0131, kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f s\u0131n\u0131fsal ve \u0131rksal \u00f6nyarg\u0131lar taraf\u0131ndan t\u00fcketilir. Bu a\u00e7\u0131dan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k fa\u015fizmle \u00f6zde\u015fle\u015fmez. Irk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 &#8220;usd\u0131\u015f\u0131l\u0131kla&#8221;, kafatas\u00e7\u0131l\u0131kla tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015fanlar onun \u00f6zellikle devlet politikas\u0131 haline geldi\u011finde &#8220;ussal&#8221; ara\u00e7lar\u0131 ne kadar b\u00fcy\u00fck bir kolayl\u0131kla kullanabildi\u011fine herhangi bir doyurucu a\u00e7\u0131klama getiremezler. Nazi rejiminde \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k, \u00f6zellikle devlet politikas\u0131 i\u00e7ine i\u015flendi\u011fi andan itibaren, bir taraftan pop\u00fcler bir sokak ideolojisi olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye devam ederken, \u00f6te taraftan &#8220;bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnce&#8221; ve &#8220;y\u00f6ntembilimin&#8221; t\u00fcm ara\u00e7lar\u0131n\u0131 kullan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Yani yaln\u0131zca fa\u015fist propaganda konu\u015fmalar\u0131nda i\u00e7kin ideolojik \u00f6nyarg\u0131 olarak de\u011fil, Nazi d\u00f6neminin ve belki de \u00e7ok daha \u00f6ncelere varan bir &#8220;bilimselci&#8221; d\u00f6nemin bilimsel prati\u011fine, d\u00fcnya yorumuna i\u00e7kin olarak belirebilmi\u015fti. Bu a\u00e7\u0131dan, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n fa\u015fizme ve onun geli\u015fmesine paralel olarak \u00e7izilen tarihi sorunsuz de\u011fildir: Hi\u00e7 de\u011filse, totaliter fa\u015fist rejimi \u00f6nceleyen ve ard\u0131ndan da gizli bir varsay\u0131m olarak s\u00fcr\u00fcp giden varl\u0131\u011f\u0131, sorunu farkl\u0131 bir \u00e7er\u00e7evede ortaya koymam\u0131z\u0131 gerektirmektedir. \u00d6nyarg\u0131lar ve ideolojiler d\u00fczeyinde, devlet politikalar\u0131 d\u00fczeyinde de\u011fil -bunlarla a\u00e7\u0131k ilgisini ve ba\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131masak da- kendi yolunu kendisi a\u00e7arak, tarihin bilinmedik derinliklerinden bazen bilimsel bir bilgi \u015feklinde birikerek, bazen de tarihsel olaylar ve anekdotlar bi\u00e7iminde s\u0131\u00e7ramalarla kopup geldi\u011fi bir d\u00fczeye yerle\u015ftirerek. Irk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n sessiz \u00e7o\u011funluklar nezdinde me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 onun bilimselci g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcnden, t\u00fcm hukuksal ideolojilere i\u00e7kin olan &#8220;\u00f6l\u00fcme mahkum edebilme&#8221; fikrinden, i\u00e7erdi\u011fi ontolojik ve epistemolojik \u00f6nc\u00fcllerden ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fildir. Totaliter fa\u015fist devlet t\u00fcm bir \u0131rk\u0131 \u00f6l\u00fcme g\u00f6ndermeye hak ve me\u015fruiyet zemini bulabiliyordu; ancak bunu &#8220;laboratuvar ko\u015fullar\u0131nda&#8221;, yani kapal\u0131 kap\u0131lar ard\u0131nda yap\u0131labilmesine olanak sa\u011flayacak bir &#8220;bilimsel deney&#8221; prati\u011fi i\u00e7inden ge\u00e7irerek ger\u00e7ekle\u015ftirebiliyordu. Konunun bilimsel y\u00f6n\u00fc ve bilimsel bilgi bi\u00e7imi\u00a0 olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ele almak \u00fczerinde \u0131srar edi\u015fimin temel nedeni bilimler tarihinin gelip vard\u0131\u011f\u0131 \u015fu son y\u0131llardaki a\u015famalarda, yaln\u0131zca uluslar\u0131, \u0131rklar\u0131 de\u011fil, t\u00fcm insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc hedef alan\/alabilecek bir alan i\u00e7inde, modern genetikte, t\u0131pta ve toplumsal hijyen alan\u0131nda \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n bir kez daha etik bir sorunla\u015ft\u0131rmaya davet edi\u015fidir. Gen m\u00fchendisli\u011fi \u00e7ok uzun bir s\u00fcrecin gelip vard\u0131\u011f\u0131 son bi\u00e7imdir: Sonras\u0131n\u0131n ne olaca\u011f\u0131n\u0131 zaman g\u00f6sterecek.<\/p>\n<p>1. B\u0130YOLOJ\u0130 VE IRK\u00c7ILIK<\/p>\n<p>Herkesin bildi\u011fi gibi biyoloji, devrimci \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan itibaren ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015fti. Bug\u00fcn sonuna, biyolojinin geneti\u011fe, molek\u00fcler biyolojiye d\u00f6n\u00fc\u015fmeye ba\u015flamas\u0131na eri\u015fti\u011fimiz bu s\u00fcre\u00e7, onun kendine \u00f6zg\u00fc damgalar\u0131n\u0131n, \u00e7e\u015fitli alanlarda -\u00f6ncelikle ba\u015fka bilimler \u00fczerinde, ama bir o kadar da felsefeler, ideolojiler ve siyaset d\u00fczleminde de- bazen a\u00e7\u0131k, bazen gizli olarak boy g\u00f6sterdi\u011fi \u00e7a\u011fd\u0131r. Etik, t\u00fcm tarihi boyunca, yaln\u0131zca \u00fc\u00e7 bilimi ahlaki sorunlar aras\u0131na katm\u0131\u015ft\u0131r: Eski Yunan&#8217;dan beri t\u0131p (Hippokrates, yeminini hat\u0131rlay\u0131n), 1945&#8217;ten beri fizik (Einstein&#8217;\u0131n \u00fcnl\u00fc mektubunu hat\u0131rlay\u0131n) ve daha yak\u0131n zamanlarda biyoloji\u00a0 (gen m\u00fchendisli\u011finin sorunla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 hat\u0131rlay\u0131n).<\/p>\n<p>Ancak burada not edilmesi gereken en \u00f6nemli \u015fey, bu bilimlerin kuramsal d\u00fczlemden &#8220;a\u00e7\u0131klama&#8221; d\u00fczleminden \u00e7\u0131karak insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn pratik ya\u015fam\u0131na m\u00fcdahale etmeye ba\u015flad\u0131klar\u0131 andan itibaren b\u00f6yle bir etik sorunla\u015ft\u0131rmaya giri\u015filmesidir. T\u0131p zaten ta ba\u015ftan itibaren g\u00fcndelik ya\u015fama batm\u0131\u015f, her an her bireyin ba\u015f\u0131na gelebilecek bir olay\u0131n, hastal\u0131\u011f\u0131n devas\u0131 olmay\u0131 hedefledi\u011finden, hi\u00e7 de\u011filse eski Yunan&#8217;da etik sorunsalla\u015ft\u0131rmay\u0131 ba\u015flang\u0131c\u0131ndan itibaren, her an kendi i\u00e7inde ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131. M. Foucault, 18. y\u00fczy\u0131ldan itibaren bu sorunla\u015ft\u0131rman\u0131n, ortadan kalkmaks\u0131z\u0131n, \u00e7ok farkl\u0131 t\u00fcrden hesaplar\u0131n egemenli\u011fine girdi\u011fini pek g\u00fczel g\u00f6steriyordu: Klini\u011fin do\u011fu\u015fuyla birlikte geli\u015fen hekim &#8220;bak\u0131\u015f\u0131&#8221;. Bu bak\u0131\u015f, bir anlamda eski t\u0131bba t\u00fcm\u00fcyle d\u0131\u015fsald\u0131; hastal\u0131\u011f\u0131n yap\u0131s\u0131na, nedenlerine, geli\u015fme s\u00fcrecine, te\u015fhis ve tedavi gereklerine yabanc\u0131yd\u0131; kuramlar de\u011fi\u015fiyor, ancak yataktaki hastay\u0131 her an tema\u015fa edecek g\u00f6z, hekimin ve hem\u015firenin denetleyen g\u00f6z\u00fc, hastanelerin buna uygun olarak belirlenmi\u015f mimarisi de\u011fi\u015fmiyor, \u00e7ok \u00e7ok yetkinle\u015ftiriliyordu. Bir s\u00fcre sonra Foucault bu &#8220;bak\u0131\u015f&#8221;\u0131n modelinin insanlar\u0131 &#8220;bireysel&#8221;, &#8220;cisimsel&#8221; -bedenleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan- denetim alt\u0131nda tutmaya yarayan disiplinlerden ve disiplinlere dayal\u0131 iktidar teknolojilerinden t\u00fcretilmi\u015f oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine vard\u0131. Klinik, yaln\u0131zca insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc tehdit eden hastal\u0131klar\u0131n incelendi\u011fi ve tedavi edildi\u011fi \u00e7ift ama\u00e7l\u0131 bir kurumsal b\u00fct\u00fcn de\u011fil, \u00f6ncelikle, t\u00fcm bu i\u015flevlerin i\u00e7ine girerek onlar\u0131 y\u00f6nlendirecek, \u00e7o\u011funlukla itiraf edilmeyen bir disipliner i\u015flevin mekan\u0131yd\u0131. Hastal\u0131klar\u0131n yataktaki hastalar aras\u0131nda yatay s\u0131\u00e7ramas\u0131n\u0131 ve klinik d\u0131\u015f\u0131na ta\u015fmas\u0131n\u0131, yani t\u00fcr\u00fc tehdit etmeye ba\u015flamas\u0131n\u0131 engellemek amac\u0131yla uygulamaya konulan yapt\u0131r\u0131m mekanizmalar\u0131yd\u0131 bunlar. Do\u011frudan sonu\u00e7lar\u0131, hastal\u0131\u011f\u0131n &#8220;bireysel&#8221; kalmas\u0131, toplumun ba\u011fr\u0131na s\u0131\u00e7ramas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilmesi, k\u00fcm\u00fclatif y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinden b\u00f6ylece kurtulmaya \u00e7abalanmas\u0131yd\u0131. T\u0131p, bu yapt\u0131r\u0131mlar ve teknikler zinciri i\u00e7inde kendi kuram ve epistemolojisinden ba\u011f\u0131ms\u0131z, ancak onu bir\u00e7ok d\u00fczlemde varsayan bir ahlaki soru\u015fturmadan hi\u00e7bir zaman kurtulamad\u0131.<\/p>\n<p>Biyoloji ise, t\u0131ptan olduk\u00e7a farkl\u0131 nesneler d\u00fczeyinde i\u015flemekte, bu y\u00fczden toplumun ya da bireyin bedenini &#8220;ahlaki&#8221; d\u00fczeyde sorunla\u015ft\u0131rmaktan belli bir oranda uzak durabilmekteydi. Ancak daha geni\u015f bir \u00e7er\u00e7evede ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm ortadan kalkmaktad\u0131r. Biraz \u00f6nce s\u00f6ylediklerimiz t\u0131bb\u0131n epistemolojisine belli bir &#8220;masumiyet&#8221; pay\u0131 tan\u0131yordu. Ama b\u00f6yle bir varsay\u0131m\u0131n ge\u00e7erli olmad\u0131\u011f\u0131 biyolojinin kazand\u0131\u011f\u0131 yeni epistemolojik \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda kolayca anla\u015f\u0131labilecektir. Biyoloji, canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n morfolojik \u00f6zelliklerine dayal\u0131 tasnif etme yap\u0131lar\u0131ndan -Linnaeus taksinomisinin biyolojiden \u00e7ok farkl\u0131 bu \u00f6zelli\u011fi yine Foucault taraf\u0131ndan daha \u00f6nce incelenmi\u015fti &#8211; ar\u0131narak kendini olu\u015fturmas\u0131 ikili bir d\u00fczeyde ger\u00e7ekle\u015fti: Organizma d\u00fc\u015f\u00fcncesinin do\u011fu\u015fu ve h\u00fccrenin ke\u015ffi. Bu saf halleriyle bu iki nesnenin bir epistemolojinin masum olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermesi elbette beklenemez. Sorun daha \u00e7ok, bu iki &#8220;kavram&#8221;\u0131n bilimsel de\u011ferinde de\u011fil, karma\u015f\u0131k yak\u0131nl\u0131klar kurduklar\u0131 semantik bir kavramlar \u015febekesinde belirmektedir: Organizma d\u00fc\u015f\u00fcncesi, bilindi\u011fi gibi, 19. y\u00fczy\u0131l toplumbiliminin ve siyaset felsefesinin temel nosyonlar\u0131ndan biri haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. H\u00fccre ise ta ba\u015ftan itibaren &#8220;kanserli&#8221; bir modeli ta\u015f\u0131maktayd\u0131 i\u00e7inde: B\u00f6l\u00fcnerek alabildi\u011fine \u00e7o\u011falma, uzam ve zaman i\u00e7inde yay\u0131lma, \u00f6rgenle\u015fme, i\u015fgal etme fikirleri toplumsal alan\u0131 hi\u00e7bir zaman terketmedi. Bunda biyolojinin saf kavramlar\u0131n\u0131n elbette bir su\u00e7u yok. Giderek Darwin&#8217;in de &#8220;s\u00fcrekli sava\u015f&#8221; durumunu temel alan &#8220;sosyal Darvinizm&#8221;den sorumlu olmad\u0131\u011f\u0131 da s\u00f6ylenebilir. Ama sorun bir masumiyet ya da su\u00e7luluk sorusunda d\u00fc\u011f\u00fcmlenmez. Organizma ve h\u00fccre \u00e7ok daha genel bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn, hem &#8220;ifadeler&#8221; d\u00fczeyinde, hem de bilimin kendine se\u00e7ti\u011fi nesneler d\u00fczeyinde yer alan bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak do\u011fdular. Bu nesnelerin ne salt biyolojiye, ne de ondan &#8220;kavram devralanlara&#8221; ait olmad\u0131klar\u0131n\u0131, aksine herkes i\u00e7in ortak bir ufuk olu\u015fturduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in, organizman\u0131n bir kavram, h\u00fccrenin ise g\u00f6zlemlenebilir, ampirik bir nesne olmas\u0131na dikkat \u00e7ekelim.<\/p>\n<p>Deleuze ve Guattari&#8217;nin belirttikleri gibi, &#8220;kavramlar&#8221; felsefe taraf\u0131ndan, &#8220;i\u015flevler&#8221; ise bilimler taraf\u0131ndan \u00fcretilirler.\u00a0 Organizma a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir kavram, h\u00fccre ise i\u015flevleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan -\u00f6rgenle\u015fme, b\u00fcy\u00fcme, ontogenez ve fijenez- bir i\u015flevler b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Birincisinin, do\u011fum, geli\u015fme ve \u00f6l\u00fcm gibi &#8220;global&#8221; -bireyi ve t\u00fcr\u00fc ilgilendiren- bir g\u00f6ndermesi varken, ikincisi bu ya\u015famsal nitelikleri d\u0131\u015flamaks\u0131z\u0131n, birikme, b\u00f6l\u00fcnme, sar\u0131p sarmalama, yay\u0131lma ve genetik \u00f6rne\u011finde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, s\u00fcreklilik gibi i\u015flevlere g\u00f6nderme yapmaktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n, ikisi aras\u0131nda s\u00fcrekli bir semantik al\u0131\u015fveri\u015f, ara kavramlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 uyumlula\u015ft\u0131rma ve birlikte ya\u015fad\u0131klar\u0131, i\u00e7inde geli\u015ftikleri uzun bir tarih vard\u0131r. Epistemolojinin masumiyeti bu ara kavramlar, sentetik bire\u015fimler ve tan\u0131msal analojiler \u00e7er\u00e7evesinde sorgulanabilir hale gelmektedir. &#8220;Tohumdan a\u011fa\u00e7 \u00e7\u0131k\u0131yor, ikisi ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ayn\u0131 \u015feydir&#8221; \u015feklindeki saf\u00e7a soru, Stoac\u0131lardan bu yana felsefeyi me\u015fgul ediyordu; Hegel, diyalektik a\u015fma temas\u0131n\u0131 devreye sokarak sorunu rafa kald\u0131rmay\u0131 denedi; olmad\u0131. Tohum ile a\u011fa\u00e7 aras\u0131ndaki zincirin hem global (organizma d\u00fczeyinde ya da t\u00fcre ili\u015fkin olarak) hem de moler (embriyojenez, tohum-h\u00fccrenin b\u00f6l\u00fcnmesi, yay\u0131lmas\u0131, \u00f6rgenle\u015fmesi yoluyla a\u011fac\u0131n t\u00fcretimi) d\u00fczlemlerde yeniden kurulmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin doyurulmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan vazge\u00e7ilemezdi. Hegel, &#8220;tohum halindeki bir d\u00fc\u015f\u00fcnceden idenin bir t\u00fcm olarak a\u00e7\u0131l\u0131p yay\u0131lmas\u0131n\u0131, zenginli\u011fini&#8221; bekleyemezsiniz diye yazarken biyolojinin kendinden \u00e7ok sonra yerine oturacak temel varsay\u0131m\u0131n\u0131 tersy\u00fcz ediyordu: Soyut kavram olarak h\u00fccre, somut kavram olarak organizma. Toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n &#8220;mekanik&#8221; ilkelerine g\u00f6re de\u011fil, &#8220;organik&#8221; ilkelere g\u00f6re davrand\u0131\u011f\u0131 ve bi\u00e7imlendi\u011fi konusundaki anlay\u0131\u015f her iki d\u00fc\u015f\u00fcnceyi de i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r: Organizma a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 Hegelci d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f (Bonnald ve De Maistre&#8217;\u0131n romantik tutuculu\u011funda) ve h\u00fccre a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 &#8220;sosyal Darwincilik&#8221;.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;in ve genel olarak biyolojinin (19. y\u00fczy\u0131ldaki biyolojinin) organizma ve h\u00fccreye y\u00fckledikleri anlam ve i\u015flevleri genel olarak g\u00f6zden ge\u00e7irmek, bu kavramlar\u0131n asl\u0131nda &#8220;stratejik&#8221; bir kullan\u0131m\u0131n par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131n\u0131, ba\u015fka bir deyi\u015fle, masum bir kullan\u0131ma sahip olmad\u0131klar\u0131 sonucunu vermektedir. Modern biyolojide bile genetik iletim temas\u0131n\u0131n hesaba kat\u0131l\u0131\u015f\u0131 &#8220;dilbilimsel&#8221; kavramlar\u0131n devreye sokulu\u015fu \u015fart\u0131yla ger\u00e7ekle\u015febilmektedir. &#8220;Genetik materyalin oynad\u0131\u011f\u0131 iki rol vard\u0131r: Bir taraftan sonraki ku\u015fa\u011fa aktar\u0131labilmek i\u00e7in yeniden \u00fcretilmesi gerekir; \u00f6te yandan organizman\u0131n yap\u0131 ve i\u015flevlerini belirleyebilmesi i\u00e7in dile getirilmesi gerekir.&#8221;\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 Bilimsel ya da felsefi bilginin bir alan\u0131ndan ba\u015fka bir alana varsay\u0131mlar, kavramlar, kan\u0131t ve d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7izgileri aktarmak Althusser&#8217;in sand\u0131\u011f\u0131 gibi &#8220;ideolojik&#8221; de\u011fil, daha \u00e7ok, &#8220;stratejik&#8221;tir. Strateji &#8220;yabanc\u0131 kelime&#8221; arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla anlamlar \u00fcretirken, ideoloji bir g\u00f6stergeye i\u00e7kin olan anlamlar\u0131n kendili\u011findenli\u011fini \u00fcretir. Bu bak\u0131mdan, biyolojiden ba\u015fka bir alana, Darwin&#8217;in \u00f6zg\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcncesinden ve bulgular\u0131ndan ba\u015fka alanlara yap\u0131lan aktar\u0131mlar\u0131n hem stratejik de\u011ferleri, hem de ideolojik i\u015flevleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan ayr\u0131nt\u0131land\u0131r\u0131larak incelenmesi gerekir. Bu makale b\u00f6yle bir giri\u015fimi g\u00f6ze alacak bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, sorunun stratejik y\u00f6n\u00fcyle ilgilenme kayg\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131yor kendini.<\/p>\n<p>Tahmin edilece\u011fi gibi, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n belli bir bi\u00e7iminin, daha do\u011frusu &#8220;modern&#8221; ad\u0131n\u0131 verebilece\u011fimiz bir de\u011fi\u015fkesinin, biyolojinin s\u00f6zkonusu iki kavram\u0131yla, organizma ve h\u00fccreyle \u00e7ok yak\u0131n bir &#8220;stratejik&#8221; ili\u015fki i\u00e7inde geli\u015fti\u011fi y\u00f6n\u00fcnde tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131k olarak sundu\u011fumuz bir tezimiz var. Bu teze ili\u015fkin olarak, bu kavramlar \u00e7evresinde geli\u015fen ikili bir harekete hemen de\u011finmeliyiz: Organizma d\u00fc\u015f\u00fcncesi, neredeyse ortaya \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, fizyolojik, bireysel ve tikel g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini a\u015farak globalle\u015fmeye do\u011fru bir evrim ge\u00e7irmi\u015fti: O &#8220;\u00e7okluklard\u0131&#8221; ya da ona ili\u015fkin belirlenimlerin b\u00fct\u00fcn\u00fcyd\u00fc. \u0130nsan \u00e7o\u011fulluklar\u0131na, toplumsal\/siyasal g\u00f6vdeye uygulanabilirli\u011fi de buradan geliyordu. Organizma, t\u00fcrsel bir belirlenimdir. Fizyonomi tek bir bireyin incelenmesinden de\u011fil, bir t\u00fcr\u00fcn incelenmesinden \u00e7\u0131kar\u0131lacak bilgidir. Yukar\u0131, t\u00fcmelli\u011fe do\u011fru bu hareket, organizmay\u0131 sonu\u00e7ta d\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli &#8220;katmanlar\u0131&#8221;n\u0131 olu\u015fturan &#8220;sfer&#8221;ler d\u00fc\u015f\u00fcncesine kadar g\u00f6t\u00fcrecektir: Zoosfer, mekanosfer, ekosfer vb. \u00c7okluklar\u0131n belli bir d\u00fczenleni\u015fi, bunu y\u00f6nlendiren zorunluluk ve rastlant\u0131 zincirleri, sferler aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimler; bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc Spinoza&#8217;n\u0131n Etika ve Teolojik-Politik Deneme ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda s\u00f6z ettiklerine \u00e7ok benziyor. Bu bir rastlant\u0131 ya da kopya de\u011fildir: G\u00fcndelik ya\u015famdan ne kadar uzak g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse g\u00f6r\u00fcns\u00fcn, sferler aras\u0131ndaki etkile\u015fim &#8220;siyasal imgelemi&#8221; hemen harekete ge\u00e7irir: Ozon tabakas\u0131n\u0131n delinmesinden kim sorumludur? Hayvanlar\u0131n ve t\u00fcrlerin hakk\u0131n\u0131 nas\u0131l savunaca\u011f\u0131z? Peki insan haklar\u0131 ne olacak? Spinoza ya\u015fasayd\u0131 bize g\u00fclerdi. \u00c7okluklar ak\u0131lc\u0131, yani &#8220;organik&#8221; davranmak\u00a0 zorunlulu\u011funda de\u011fildirler; ne de herhangi bir &#8220;siyasal&#8221; iktidar\u0131n bunu ger\u00e7ekle\u015ftirmeye g\u00fcc\u00fc yeter. T\u00fcr a\u00e7\u0131s\u0131ndan sorulan etik\/politik sorularla birey a\u00e7\u0131s\u0131ndan sorulanlar aras\u0131nda \u00f6zsel bir fark vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu bireyle toplumu ili\u015fkilendirmenin, yani her t\u00fcrl\u00fc siyasi felsefenin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131n\u0131n bile neredeyse eri\u015filmez bir yerde oldu\u011fu, kavranmas\u0131nda b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir. H\u00fccre (cellule), canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n bu temel yap\u0131ta\u015f\u0131n\u0131 ke\u015ffedenlerin akl\u0131na neden, hangi yollardan ge\u00e7erek gelmi\u015fti? O, her \u015feyden \u00f6nce, yerine getirdi\u011fi i\u015flevler bak\u0131m\u0131ndan \u00f6zlenen &#8220;ak\u0131lc\u0131&#8221; davran\u0131\u015fa sahipti; en az\u0131ndan mikroskopta \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Ancak zamanla organizman\u0131n, sferlerin gelip her yeri kaplad\u0131\u011f\u0131na \u015fahit oluyoruz. H\u00fccre, kendisine tepeden, organizma taraf\u0131ndan dayat\u0131lan komutlar\u0131n yerine getirilmesiyle g\u00f6revliydi; &#8220;ak\u0131lc\u0131&#8221; davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n nedeni buydu. O, adas\u0131nda p\u00fcritenli\u011fin t\u00fcm ilkelerine uygun ya\u015fama sayesinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilen Robinson&#8217;un ta kendisiydi. Biyolojinin kendi i\u00e7indeki hareketi, geli\u015fmesi, t\u00fcm\u00fcyle organizman\u0131n h\u00fccre \u00fczerinde denetim kurma giri\u015fimiyle belirlenmi\u015ftir. Genetik materyal, ifade d\u00fczeyinde (yani bir sonraki ku\u015fakta i\u00e7 kodunun komutlar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirme a\u00e7\u0131s\u0131ndan) \u00e7okluklar\u0131n (multitudo) her an \u00fcrettikleri tikel bir eserdir. Darwin&#8217;in kuram\u0131, kendisine sad\u0131k kalmak istersek, ba\u015fka bir \u015fekilde \u00f6zetlenemez. Orada &#8220;sava\u015f&#8221; modeli, ya\u015fama i\u00e7in yok etme de\u011fil, bir t\u00fcr &#8220;takijenez&#8221;, yani yay\u0131lmada, uyum g\u00f6stermede aktiflik, s\u00fcrat ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimlerden uyum y\u00f6n\u00fcnde etkin bir bi\u00e7imde yararlanma modeli bi\u00e7iminde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Sferler, bireylere, partik\u00fcllere belirli yasalar dayatan Devlet&#8217;ler de\u011fillerdir; aksine bu birey \u00e7o\u011fulluklar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fik y\u00f6nlerdeki ve h\u0131zlardaki hareketlerinin, kombinasyonlar\u0131n\u0131n ge\u00e7ici olarak \u00e7izdikleri hareketli s\u0131n\u0131rlard\u0131r.<\/p>\n<p>Brecht, \u00e7o\u011fulluklar ve onlar\u0131 y\u00f6neten &#8220;h\u00fck\u00fcmetsi&#8221; ilkeler aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi Do\u011fu Alman devlet y\u00f6neticilerine kar\u015f\u0131 yazd\u0131\u011f\u0131 bir \u015fiirde alayc\u0131 bir bi\u00e7imde g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermi\u015fti: &#8220;Y\u00fcr\u00fcm\u00fcyorsa, bu halk\u0131 la\u011fvedip ba\u015fka bir halk se\u00e7elim!&#8221; Buradaki ad absurdum d\u00fc\u015f\u00fcncenin zenginli\u011fine bir g\u00f6z atal\u0131m: \u0130lkelerin verdi\u011fi komut, her zaman Austin&#8217;in &#8220;performative speech act&#8221; ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi bi\u00e7im alt\u0131nda cereyan eder. S\u00f6zler d\u00fczeyinde ger\u00e7ekle\u015fen bir olay, nesneler, cisimler d\u00fczeyinde ger\u00e7ekle\u015fen bir olay\u0131 sadece yans\u0131tmakla kalmaz, \u00fcretebilir de. Ancak bunlar\u0131n s\u0131rr\u0131 dilbilimde sakl\u0131 olmayan s\u0131n\u0131rlar\u0131 vard\u0131r ki, konumuz buna y\u00f6neliktir: &#8220;Halk, her durumda&#8221; la\u011fvedilmeyendir. &#8220;Halk&#8221;, hi\u00e7bir durumda la\u011fvedilemeyendir. Yarg\u0131\u00e7 tek bir s\u00f6z edimiyle bir canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n, yani tahakk\u00fcm\u00fcn &#8220;ya\u015fam\u0131nda&#8221;, cisimsel ve manevi anl\u0131k bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm getirebilir. Oysa &#8220;multituda&#8221;, &#8220;halk&#8221; b\u00f6yle bir tan\u0131mlaman\u0131n, mahkum etmenin, yarg\u0131n\u0131n elinden ka\u00e7ar. Biyolojik &#8220;\u00e7o\u011fulluk&#8221; nosyonu da benzeri bir paradoksa yol a\u00e7ar. H\u00fccrenin i\u00e7sel geli\u015fimi sorusu organizman\u0131n dayatt\u0131\u011f\u0131 kurallar sorusuyla, tek kelimeyle, bilimlerin ba\u015fa\u011fr\u0131s\u0131 &#8220;yasa&#8221; sorunuyla \u00e7arp\u0131\u015f\u0131r. Oysa hi\u00e7bir zaman, organizma ve h\u00fccreden, hayat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin bu iki kutbundan vazge\u00e7ilmez: Sadece farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceler birini \u00f6tekinin boyunduru\u011funa, yasamas\u0131 alt\u0131na sokmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Bu durum, en belirgin bi\u00e7imde, ya\u015fam biliminin 19. y\u00fczy\u0131ldaki iki \u00f6nemli temsilcisi, Geoffroy Saint-Hilaire ve Cuvier aras\u0131ndaki polemikte belirmektedir.<\/p>\n<p>Saint-Hilaire, ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n temel &#8220;t\u00f6zsel&#8221; birimleri olarak anatomik organ par\u00e7alar\u0131n\u0131 kabul etmektedir. B\u00f6ylece t\u00fcm sorun, canl\u0131 varl\u0131k t\u00fcrleri aras\u0131nda par\u00e7alar\u0131n birbirlerine &#8220;tekab\u00fcl&#8221; etmeksizin bile\u015fimsel e\u015fbi\u00e7imlilikler kurmakta d\u00fc\u011f\u00fcmlenmektedir. Organik bak\u0131mdan ele al\u0131nan varl\u0131klar birbirlerinden ne kadar farkl\u0131 olurlarsa olsunlar, organ b\u00f6l\u00fcmleri, &#8220;birbirleri \u00fczerine k\u0131vr\u0131larak&#8221; t\u00fcrler aras\u0131 ge\u00e7i\u015fleri sa\u011flayacakt\u0131r? Omurgal\u0131dan kafadanbacakl\u0131ya ge\u00e7i\u015f,\u00a0 b\u00f6ylece omurgal\u0131n\u0131n s\u0131rt kemi\u011finin iki ucunu k\u0131v\u0131rarak biraraya getirmek, kafay\u0131 da aya\u011fa indirmekle ger\u00e7ekle\u015fecektir. Cuvier&#8217;in bilimi ise b\u00f6yle bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck tan\u0131maz. H\u00fccre ile organizma, organ ile b\u00fct\u00fcn aras\u0131ndaki ba\u011f indirgenemez bi\u00e7imler olu\u015fturmaktad\u0131r. Bunlard\u0131r &#8220;yasalar&#8221;. B\u00f6yle bir \u015fematizm her y\u00f6n\u00fcyle geometriktir. Organizman\u0131n emredicili\u011fine ba\u011fl\u0131d\u0131r. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, bu tart\u0131\u015fman\u0131n terimleri h\u00e2l\u00e2 organizma ve h\u00fccre birimdir. Ancak bunlar\u0131n &#8220;stratejik&#8221; kullan\u0131mlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r. Ampirik, olgusal bir i\u00e7erikle y\u00fcklenen organizma &#8220;evrim&#8221; ve &#8220;sferler&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncelerine g\u00f6t\u00fcr\u00fcrken, kavramsal i\u00e7erikle doldurulan &#8220;h\u00fccre\/birim&#8221; empriyojenez d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u00c7anguilhem, global kavramlar ve ampirik i\u00e7erikler aras\u0131ndaki bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim, i\u00e7i\u00e7e ge\u00e7me ve i\u00e7eriklerini ya da formlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirme hareketini \u015fu s\u00f6zlerle betimlemektedir: Embriyojenezde ebeveynlere bakarak, ve s\u00fcrecin sona erebilece\u011fi beklentisiyle, geli\u015fmekte olan\u0131n bir g\u00fcvercin mi, bir kurt mu oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ama \u00f6teki durumda, tutamaklar\u0131n kendileri bizzat hareket halindedirler: Dura\u011fan, de\u011fi\u015fmez noktalar sadece dili kullanabilmek i\u00e7indirler.<\/p>\n<p>Evrensel evrim d\u00fczeyinde bu t\u00fcrden her t\u00fcrl\u00fc tutamak aray\u0131\u015f\u0131 olanaks\u0131zla\u015f\u0131r. D\u00fcnya \u00fczerindeki hayat, s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7o\u011fu zaman hareket eden ve ge\u00e7irgen olan, birbirlerinden g\u00f6reli ba\u011f\u0131ms\u0131z faunalar ve floralar, bitki ve hayvan \u00f6rt\u00fcleri bi\u00e7iminde belirir. Co\u011frafi alanlar burada ya bir kaosla, ya da, \u00e7ok \u00e7ok, ekolojik t\u00fcrden d\u0131\u015fsal uyumluluklarla, n\u00fcfuslar aras\u0131nda kurulan ge\u00e7ici dengelerle kar\u015f\u0131la\u015fabilirler ancak&#8230;&#8221; B\u00f6ylece biyolojinin geli\u015fimi boyunca, organizma ve h\u00fccre, ta ba\u015ftan i\u00e7ine yakalanm\u0131\u015f olduklar\u0131 iki kutuptan, birinden \u00f6tekine &#8220;stratejik&#8221; olarak yer de\u011fi\u015ftirmektedirler: Bunun skolastik felsefe d\u00f6neminde sorulan ve bireylerin mi t\u00fcmellerin mi &#8220;ger\u00e7ek&#8221; olma y\u00fcklemini hakettikleri sorusuyla realizmle nominalizmi iki kamp halinde birbirinden ay\u0131ran soruyla i\u00e7ten bir benzerli\u011fi vard\u0131r. Darwin&#8217;in bulgular\u0131 \u00fczerine &#8220;do\u011fa yasas\u0131&#8221; olarak form\u00fcle edilen &#8220;sava\u015f&#8221; modeli, birbirine z\u0131t iki form\u00fcl i\u00e7inde ifade edilebilir: De\u011fi\u015fmez, ya da ancak &#8220;global&#8221; bir sava\u015fla de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frat\u0131labilir s\u0131n\u0131rlar\u0131n berisindeki &#8220;devletsi&#8221; b\u00fct\u00fcnsellikler olarak t\u00fcrler aras\u0131ndaki sava\u015f, veya herhangi bir sava\u015f &#8220;stratejisi&#8221;nin global olarak olu\u015fturulabilmesine olanak tan\u0131mayan, s\u00fcrekli hareketli s\u0131n\u0131rlar, ekosistemler, katmanlar \u00fczerinde ve \u00e7evresinde cereyan eden sava\u015f. Bize g\u00f6re, Darwin&#8217;in \u00f6zg\u00fcn kuram\u0131, bu ikincisine daha yak\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Sosyal Darvinizmle daha modern de\u011fi\u015fkenleriyse, &#8220;organizma&#8221; modeline yaslanarak birinci model \u00fczerinde yay\u0131lmaktad\u0131r. Benzeri bir bi\u00e7imde, Cuvier&#8217;in modeli de, organizman\u0131n i\u00e7ine &#8220;indirgenemezlikler&#8221; \u00f6rg\u00fctleyen s\u0131n\u0131r \u00e7izgileri \u00e7ekerek &#8220;de\u011fi\u015febilir&#8221;, &#8220;katlanabilir&#8221; ortam d\u00fc\u015f\u00fcncesini d\u0131\u015flamaktad\u0131r. Orada sferler alanlara, s\u0131n\u0131rlar\u0131 kavramsal bak\u0131mdan, organizma d\u00fc\u015f\u00fcncesi taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f &#8220;devlet&#8221;lere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcrler.<\/p>\n<p>&#8220;Sava\u015f&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncesi, san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi Darwin d\u00fc\u015f\u00fcncesinin k\u00f6r noktas\u0131, onun devrimci at\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n yolunu t\u0131kayan, ideolojik soysuzla\u015ft\u0131rmalara yatk\u0131n y\u00f6n\u00fc de\u011fildir. Aksine, onun yarat\u0131c\u0131 \u00f6z\u00fcn\u00fc temsil eder. Sorun, 19. y\u00fczy\u0131l boyunca, ona ba\u015fvurarak geli\u015ftirilen sava\u015f modellerinin hangi tipten oldu\u011funa ili\u015fkin olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bunlardan birisi ve belki de en etkili olan\u0131, &#8220;i\u00e7 sava\u015f&#8221; modeli \u00fczerine in\u015fa edilendir. &#8220;En iyinin ya\u015famas\u0131, k\u00f6t\u00fc olan\u0131n yokolu\u015fu&#8221; \u015feklinde geleneksel olarak \u00f6zetlenebilecek olan bu yorum, ger\u00e7ekte Darwin&#8217;den \u00e7ok \u00f6ncelere uzand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylememizi bile anlams\u0131z k\u0131lacak \u00f6l\u00e7\u00fcde, insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn en derine i\u015flemi\u015f metafizik \u00f6nyarg\u0131lar\u0131ndan biridir. Her \u015feyden \u00f6nce, kan\u0131tlanmas\u0131na bile ihtiya\u00e7 yoktur: Her \u015fey kendinden bellidir; ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren demek ki iyidir varsay\u0131m\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6zetlenir; as\u0131rlar\u0131n teolojik\/politik varsay\u0131m\u0131. Bunun, antik felsefenin &#8220;nas\u0131l ya\u015famal\u0131?&#8221; (bios biotos) sorusuyla ya da Stoac\u0131lar\u0131n &#8220;do\u011faya uygun ya\u015fam nedir?&#8221; sorusuyla da bir ilgisi yoktur. &#8220;Ya\u015fayabilmek i\u00e7in sava\u015fmak&#8221; t\u00fcr\u00fcnden, genellikle yoksul ve a\u015fa\u011f\u0131 toplumsal tabakalar\u0131n zorunlulukla benimsedikleri bir ya\u015fam ilkesiyle de a\u00e7\u0131klanamaz. Bunlar ya\u015fam\u0131 &#8220;\u00f6l\u00fcm tehdidi&#8221;yle yarg\u0131lamazlar. \u015eu ya da bu bi\u00e7imde ya\u015fayan varl\u0131\u011fa buyruklar verebilir, motivasyonlar kazand\u0131rabilirler. Ama &#8220;en iyinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131&#8221; varsay\u0131m\u0131, \u00f6zellikle &#8220;bilimsel&#8221; bir g\u00f6nderme a\u00e7\u0131s\u0131ndan, tarihin en garip \u00f6nermelerinden biri olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. &#8220;En iyinin ne oldu\u011funu ne sava\u015fta ne de biyolojide g\u00f6rebilece\u011fiz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Darwin&#8217;in hayran oldu\u011fu, &#8220;eri\u015filmez bir g\u00f6zlemci&#8221; diye niteledi\u011fi Jean-Henri Fabre&#8217;dan bir biyo-sava\u015f anlat\u0131s\u0131. Olay Cerceris tubercule ile Cleon Ophtalmus aras\u0131nda ge\u00e7mektedir. Bir ar\u0131 t\u00fcr\u00fc olan Cerceris&#8217;in di\u015fisi yumurtalar\u0131n\u0131 toprak alt\u0131na kazd\u0131\u011f\u0131 galerilere b\u0131rak\u0131r. Ancak yumurtalar bu eri\u015filmez yerde \u00e7atlad\u0131\u011f\u0131nda, \u00e7\u0131kan larvalar\u0131n besine ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Bu larvalar &#8220;a\u015f\u0131r\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde hassas&#8221; olduklar\u0131ndan \u00f6l\u00fc bir b\u00f6cek b\u0131rakmak yeterli de\u011fildir. Di\u015fi ar\u0131n\u0131n bu y\u00fczden yuvan\u0131n a\u011fz\u0131na &#8220;canl\u0131&#8221; bir b\u00f6cek getirmesi ve orada s\u0131k\u0131ca tutmas\u0131, bekletmesi gerekmektedir. Bu zor i\u015f, yani yuvan\u0131n a\u011fz\u0131nda k\u0131p\u0131rdamadan durarak, kendini par\u00e7alatacak bir b\u00f6cek bulmak gibi neredeyse \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz sorun, di\u015fi ar\u0131 taraf\u0131ndan son derece zarif bir bi\u00e7imde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenir. Ar\u0131, yumurtlar yumurtlamaz \u00e7evrede bir curculionide t\u00fcr\u00fc olan bir yaprak biti aramaya ba\u015flar. &#8220;Buldu\u011funda \u00fcst\u00fcne at\u0131l\u0131r ve ta\u015f\u0131mak \u00fczere bacaklar\u0131yla sarar. Ama ayn\u0131 zamanda dikkatle av\u0131n canl\u0131 kalmas\u0131na dikkat eder; b\u00f6ylece kavranamayacak bir s\u00fcratle sona eren bir dram ba\u015flar. Zarkanatl\u0131 anne av\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na ge\u00e7er, g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7eneleriyle a\u011f\u0131z-borusunu s\u0131k\u0131ca kavrar; ve yaprak biti bacaklar\u0131 \u00fczerinde yaylan\u0131rken, \u00f6n ayaklar\u0131yla, sanki kar\u0131n eklemlerini a\u00e7mak istermi\u015f gibi b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7le s\u0131rt\u0131na bast\u0131r\u0131r. B\u00f6ylece katilin karn\u0131 Cleone&#8217;un karn\u0131n\u0131 alt\u0131na s\u00fcz\u00fcl\u00fcr; ar\u0131 k\u0131vr\u0131l\u0131r ve zehirli i\u011fnesini \u00f6n-g\u00f6\u011f\u00fcs\u00fcn alt\u0131na, eklem yerine, birinci ve ikinci bacak \u00e7iftlerinin aras\u0131na bir ka\u00e7 kez bat\u0131r\u0131r. Her \u015fey g\u00f6z a\u00e7\u0131p kapay\u0131ncaya kadar bitmi\u015ftir. Tek bir can \u00e7eki\u015fme hareketi, hayvan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcne e\u015flik eden tek bir bacak hareketi yoktur. Hen\u00fcz \u00f6lmemi\u015f kurban, komaya girmi\u015ftir bir anda. Olay\u0131n s\u00fcrati korkun\u00e7 ve hayranl\u0131k uyand\u0131r\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Sonra avc\u0131 kurban\u0131n\u0131 s\u0131rt\u00fcst\u00fc \u00e7evirir, kar\u0131n kar\u0131na gelir, bacaklar\u0131yla sarar, kald\u0131r\u0131r ve havaland\u0131r\u0131r&#8221;. Bu anekdotta ilgin\u00e7 olan, i\u011fnenin bat\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerdir: Tam o noktada hem kanatlardan hem de bacaklardan gelen sinirlerin ba\u011fland\u0131klar\u0131 kar\u0131n guddeleri vard\u0131r. &#8220;Ve zarkanatl\u0131 i\u011fnesini tam o noktaya dald\u0131r\u0131r. Hangi zekadan esinlenmi\u015f olabilir? Yaprak biti avc\u0131s\u0131 cerceris&#8217;ler, en bilgin fizyolojinin, en ince anatomi bilgisinin \u00f6\u011fretebilece\u011fine son derece uygun olarak hareket etmektedirler.&#8221; Bu \u015fiirsel anlat\u0131, hemen arkas\u0131ndan, yola gelmez bir Cuvier yanda\u015f\u0131 olan Fabre&#8217;\u0131n &#8220;devlet\u00e7i&#8221; a\u00e7\u0131klamalar\u0131na b\u0131rak\u0131r yerini: &#8220;Burada zorla meydana gelen uyumlar g\u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015fmak bo\u015funad\u0131r: B\u00f6yle uyumlar tesad\u00fcflerle a\u00e7\u0131klanamaz&#8221;. Anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi, Fabre, Cuvier gibi her t\u00fcr\u00fcn ba\u011f\u0131ms\u0131z, de\u011fi\u015fmez bir varl\u0131k oldu\u011funu, ku\u015faklar boyunca de\u011fi\u015fmeden kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eder. Evrim d\u00fc\u015f\u00fcncesini k\u00f6k\u00fcnden dinamitleyen bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, t\u00fcrlerin kendi alanlar\u0131nda b\u00fct\u00fcnl\u00fcklerini varsayarken &#8220;t\u00fcr\u00fcn s\u00fcr\u00fcp gitmesi&#8221; yolunda verilen bir sava\u015f\u0131 temel kural haline getirir. Bu &#8220;t\u00fcr\u00fcn korunmas\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc&#8221;, ya da &#8220;annelik duygusu&#8221; ile harekete ge\u00e7sin, farketmez. &#8220;Anal\u0131k ilham veren h\u00fck\u00fcmrand\u0131r. Bireylerin ya\u015fat\u0131lmas\u0131ndan \u00e7ok daha y\u00fcksek bir ama\u00e7 olan t\u00fcr\u00fcn s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesine kendini adayan bu i\u00e7g\u00fcd\u00fc, en ilkel zihinlerde bile en muhte\u015fem sezgiyi, uzak g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc uyand\u0131r\u0131r&#8221;.<\/p>\n<p>Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n ve ilham ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;sava\u015f&#8221; doktirininin &#8220;devlet\u00e7i&#8221; bir bak\u0131\u015fa tekab\u00fcl etti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. 16. y\u00fczy\u0131ldan beri &#8220;Devlet akl\u0131&#8221; doktrincileri, siyasetin amac\u0131n\u0131n &#8220;devlet&#8221; olarak anla\u015f\u0131lan bir insan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi oldu\u011fu konusunda \u015fak\u0131maktayd\u0131lar.Ancak \u00e7ok ge\u00e7meden, t\u00fcr\u00fcn bek\u00e7ili\u011fini \u00fcstlenen siyasal akl\u0131n pek \u00e7ok olayda t\u00fcr\u00fcn geli\u015fmesini, refah\u0131n\u0131 hatta g\u00fcvenli\u011fini olumsuz y\u00f6nde etkileyebilece\u011fi, hatta t\u00fcr\u00fcn yokolu\u015funa kadar g\u00f6t\u00fcrecek tehlikeli sonu\u00e7lara gebe oldu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. T\u00fcr i\u00e7in iyi olan\u0131n birey i\u00e7in de iyi olup olmad\u0131\u011f\u0131 yeniden bir t\u00fcrl\u00fc cevap verilemeyen sorular aras\u0131na kat\u0131ld\u0131. \u0130\u015fte biyoloji, \u00f6z\u00fcnde siyasal olan bu soruya cevap vermek de\u011filse bile, bu cevab\u0131n verilebilece\u011fi evrensel bir zemin olu\u015fturma g\u00f6revini \u00fcstlenmekteydi. Fabre&#8217;\u0131n \u00f6nermesi, ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda gidip gelmektedir; onun dokudu\u011fu siyaset, ya\u015fam\u0131 t\u00fcre lay\u0131k g\u00f6r\u00fcrken \u00f6l\u00fcm\u00fc bireye lay\u0131k g\u00f6r\u00fcr. T\u00fcm \u00e7a\u011flar\u0131n hukuksal birikimi de buna paralel bir varsay\u0131m\u0131 b\u00fcnyesinde i\u00e7kin olarak bar\u0131nd\u0131r\u0131r: Toplumun ya\u015fayabilmesi i\u00e7in bireyleri mahkum etmek. &#8220;En iyinin ya\u015famas\u0131&#8221;, hukuksal dile bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kolayl\u0131kla terc\u00fcme edilebilir: Ya\u015famaya hakk\u0131 olmayan tek \u015fey, toplumun egemenli\u011finin kar\u015f\u0131s\u0131na dikilen her \u015feydir. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, bu \u00e7eviri, &#8220;iyi&#8221;nin alt\u0131ndaki gizli, olumsuz de\u011ferlendirmeyi a\u00e7\u0131\u011fa vuruyor..<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Her \u015fey, yak\u0131n tarihin en \u00e7ok nefret \u00e7eken, ancak hi\u00e7bir zaman genelge\u00e7erli\u011fini kaybetmemi\u015f olan g\u00f6r\u00fcng\u00fclerden biri olan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n son zamanlarda yeni bir g\u00fc\u00e7 ve yay\u0131l\u0131m kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Belki daha rafine, daha kendili\u011finden bi\u00e7imler alt\u0131nda ifade buluyor, herkesin &#8220;\u00e7ok tehlikeli&#8221; oldu\u011funda birle\u015fti\u011fi &#8220;totaliterlik&#8221; ve &#8220;soyk\u0131r\u0131m&#8221; t\u00fcr\u00fcnden yine yak\u0131n\u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fbelas\u0131 toplumsal iktidar bi\u00e7imlerinden belli bir oranda uzak [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[53],"tags":[],"class_list":{"0":"post-678","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-milliyetcilik"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Her \u015fey, yak\u0131n tarihin en \u00e7ok nefret \u00e7eken, ancak hi\u00e7bir zaman genelge\u00e7erli\u011fini kaybetmemi\u015f olan g\u00f6r\u00fcng\u00fclerden biri olan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n son zamanlarda yeni bir g\u00fc\u00e7 ve yay\u0131l\u0131m kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Belki daha rafine, daha kendili\u011finden bi\u00e7imler alt\u0131nda ifade buluyor, herkesin &#8220;\u00e7ok tehlikeli&#8221; oldu\u011funda birle\u015fti\u011fi &#8220;totaliterlik&#8221; ve &#8220;soyk\u0131r\u0131m&#8221; t\u00fcr\u00fcnden yine yak\u0131n\u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fbelas\u0131 toplumsal iktidar bi\u00e7imlerinden belli bir oranda uzak [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-04-16T13:09:28+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"24 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker\",\"datePublished\":\"2009-04-16T13:09:28+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\"},\"wordCount\":4817,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\",\"articleSection\":[\"Milliyet\u00e7ilik\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\",\"name\":\"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\",\"datePublished\":\"2009-04-16T13:09:28+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker","og_description":"Her \u015fey, yak\u0131n tarihin en \u00e7ok nefret \u00e7eken, ancak hi\u00e7bir zaman genelge\u00e7erli\u011fini kaybetmemi\u015f olan g\u00f6r\u00fcng\u00fclerden biri olan \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n son zamanlarda yeni bir g\u00fc\u00e7 ve yay\u0131l\u0131m kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Belki daha rafine, daha kendili\u011finden bi\u00e7imler alt\u0131nda ifade buluyor, herkesin &#8220;\u00e7ok tehlikeli&#8221; oldu\u011funda birle\u015fti\u011fi &#8220;totaliterlik&#8221; ve &#8220;soyk\u0131r\u0131m&#8221; t\u00fcr\u00fcnden yine yak\u0131n\u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fbelas\u0131 toplumsal iktidar bi\u00e7imlerinden belli bir oranda uzak [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-04-16T13:09:28+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"24 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker","datePublished":"2009-04-16T13:09:28+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/"},"wordCount":4817,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg","articleSection":["Milliyet\u00e7ilik"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/","name":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg","datePublished":"2009-04-16T13:09:28+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#primaryimage","url":"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg","contentUrl":"http:\/\/img.haberler.com\/haber\/905\/avrupa-da-irkcilik-artiyor-2579905_4311_o.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/16\/irkcilik-ve-siradan-fasizm-ulus-baker\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Irk\u00e7\u0131l\u0131k ve S\u0131radan Fa\u015fizm | Ulus Baker"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/678","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=678"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/678\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=678"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=678"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=678"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}