{"id":680,"date":"2010-01-31T01:00:00","date_gmt":"2010-01-30T22:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/"},"modified":"2010-01-31T01:00:00","modified_gmt":"2010-01-30T22:00:00","slug":"burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/","title":{"rendered":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><span id=\"__end\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/><\/span>1. B\u0130R MODERN CANAVAR SOSYOLOJ\u0130S\u0130NE\u00a0 DO\u011eRU<br \/>Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korkusu iki adda \u00f6zetlenir: Frankenstein ve Drakula. Canavar ve vampir, 1816 y\u0131l\u0131nda , Cenevre yak\u0131nlar\u0131ndaki Villa Chapuis\u2019un bir \u00e7al\u0131\u015fma odas\u0131nda, bir arkada\u015f grubunun ya\u011fmurlu bir yaz gecesini ge\u00e7irmek i\u00e7in oynad\u0131klar\u0131 bir sosyete oyunundan birlikte do\u011farlar. End\u00fcstri devriminin en h\u0131zl\u0131 d\u00f6neminde do\u011fduktan sonra, 19. y\u00fczy\u0131l sonundaki kritik d\u00f6nemde, Hyde ve Drakula adlar\u0131yla yine birlikte ortaya \u00e7\u0131karlar.1 20. y\u00fczy\u0131lda sinemay\u0131 fethederler: Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131ndan sonra Alman Ekspresyonizminde; 1929 krizi sonras\u0131nda, Amerika\u2019daki b\u00fcy\u00fck RKO prod\u00fcksiyonlar\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler. Daha sonra, 1956-57 y\u0131llar\u0131nda, Peter Cushing ve Christopher Lee, Terence Fisher\u2019in y\u00f6netiminde, bu \u00e7ift suratl\u0131 karabasan\u0131 tekrar ba\u015far\u0131yla canland\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p><!--more--><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Frankenstein ve Drakula paralel hayat s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler. Onlar birbirinden ayr\u0131lamayan, birbirlerini tamamlayan iki ki\u015filiktirler. Tek bir toplumun iki korkun\u00e7 y\u00fcz\u00fc, a\u015f\u0131r\u0131 u\u00e7lar\u0131d\u0131rlar: \u00e7irkin bir zavall\u0131 ile insafs\u0131z bir m\u00fclk sahibi. \u0130\u015f\u00e7i ve sermaye: \u201ctoplumun b\u00fct\u00fcn\u00fc, m\u00fclk sahipleri ve m\u00fclks\u00fcz i\u015f\u00e7ilerden olu\u015fan iki s\u0131n\u0131fa b\u00f6l\u00fcnmek zorundad\u0131r\u201d.2\u00a0 Marx i\u00e7in gelece\u011fe (ve toplumun gelecekte yeniden \u00f6rg\u00fctlenmesinin garantisine) ili\u015fkin bir kehanet olan bu \u201czorunluluk\u201d, 19. y\u00fczy\u0131l burjuva k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7in sonun geldi\u011fini g\u00f6steren bir \u00f6n uyar\u0131d\u0131r. Deh\u015fet edebiyat\u0131, kesinlikle, b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f bir toplumun deh\u015fetinden ve onu iyile\u015ftirme arzusundan do\u011far. \u0130\u015fte tam bu nedenle, \u00e7ok az istisna d\u0131\u015f\u0131nda, Frankenstein ve Drakula birlikte g\u00f6r\u00fcnmezler. \u00d6yle olsayd\u0131 tehdit \u00e7ok b\u00fcy\u00fck olurdu; deh\u015feti yaratm\u0131\u015f olan bu edebiyat, ayn\u0131 zamanda onu ortadan kald\u0131rmal\u0131 ve huzuru yeniden sa\u011flamal\u0131yd\u0131. Tarihi durdurabilme yetisine sahip oldu\u011fu izlenimini vererek, bozulan dengeyi yeniden kurmal\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu bi\u00e7imsiz canavar, gelece\u011fin \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olaca\u011f\u0131na dair bir tedirginli\u011fi ifade eder. Onun kar\u015f\u0131t\u0131 (canavar\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131) ise, tersine, daima d\u00f6nemin bir temsilcisi, kendini be\u011fenmi\u015f 19. y\u00fczy\u0131l d\u00fczeysizli\u011finin s\u00fczme bir \u00f6rne\u011fidir: milliyet\u00e7i, budala, bat\u0131l inan\u00e7l\u0131, zevksiz, aciz, halinden memnun. Fakat, bu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmez. Canavar\u0131n deh\u015fetine kap\u0131lm\u0131\u015f olan insanlar, onu yok eden ki\u015finin k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerini s\u0131zlanmadan kabul ederler;3 t\u0131pk\u0131 edebi betimleni\u015fini, g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilinmeyenle olan ili\u015fkisinden alan, s\u0131k\u0131c\u0131 ve tekrarlarla dolu tipolojiyi kabul ettikleri gibi. B\u00f6ylece, canavar, toplum i\u00e7inde saptanan d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131n ve deh\u015fetin, toplum d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131nmas\u0131na hizmet eder. \u201cFrankenstein\u201dda m\u00fccadele, \u201cbir \u015feytan \u0131rk\u0131yla\u201d \u201cinsan t\u00fcr\u00fc\u201d aras\u0131ndad\u0131r. Canavarla sava\u015fmaya yeltenen her kim olursa olsun, otomatik olarak, t\u00fcr\u00fcn, toplumun b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn temsilcisi haline gelir. B\u00fct\u00fcn\u00fcyle bilinmez olan canavar, kendi i\u00e7inde art\u0131k hi\u00e7 de ikna edici olmayan bir evrenselli\u011fin, bir toplumsal ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n olu\u015fturulmas\u0131na hizmet eder.<\/p>\n<p>Frankenstein\u2019\u0131n canavar\u0131 ve vampir Drakula, daha \u00f6nceki canavarlardan farkl\u0131 olarak, dinamik, b\u00fct\u00fcne y\u00f6nelik canavarlard\u0131r. Onlar\u0131 korkun\u00e7 yapan da budur. Daha \u00f6nceleri, durum farkl\u0131yd\u0131. Sade\u2019\u0131n k\u00f6t\u00fc ki\u015fileri, kulelerinde gizlenerek, etkinliklerini toplumun u\u00e7 kesimlerinde g\u00f6stermeye raz\u0131 olmu\u015flard\u0131r. Justine onlar\u0131n kurban\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc o, \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fcnyay\u0131, kent ya\u015fam\u0131n\u0131, m\u00fcbadeleyi ve bir metaa indirgenmeyi reddeder. B\u00f6ylece, kendini feodal d\u00fcnyan\u0131n deh\u015fetine, tek bir efendinin iradesine teslim eder. Bunun da \u00f6tesinde, Sade\u2019da, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn a\u015f\u0131lmaz, \u201cdo\u011fal\u201d bir s\u0131n\u0131r\u0131 vard\u0131r: efendinin arzusunun doyurulmas\u0131. O doyuruldu\u011funda, eziyet de kesilir. Oysa, Drakula bir ter\u00f6r tutkunudur. Onun ki\u015fili\u011finde, \u201csahip olma\u201d arzusunun, zevk alma4 arzusuna kar\u015f\u0131 zaferi kutlan\u0131r; t\u00fcketime kar\u015f\u0131 kay\u0131ts\u0131z olan b\u00f6ylesi bir sahip olma, do\u011fas\u0131 gere\u011fi doyurulamaz ve s\u0131n\u0131rs\u0131zd\u0131r. Polidori\u2019nin vampiri, hayatta kalmak gibi sefil bir ama\u00e7 i\u00e7in, gen\u00e7 kad\u0131nlar\u0131 bo\u011fazlayarak Avrupa\u2019da dola\u015fmaya zorlanan, s\u0131radan bir feodal beydir. Zaman ona ve onun tutucu arzular\u0131na kar\u015f\u0131d\u0131r. Stoker\u2019\u0131n Drakula\u2019s\u0131, tam tersine, alt\u0131nlar\u0131n\u0131 egemenlik alan\u0131n\u0131 geni\u015fletmek, Londra kentini fethetmek i\u00e7in yat\u0131ran bilin\u00e7li bir giri\u015fimcidir. Frankenstein\u2019\u0131n canavar\u0131 da, Alpler\u2019den \u0130sko\u00e7ya\u2019ya, Do\u011fu Avrupa\u2019dan kutba kadar t\u00fcm d\u00fcnyaya y\u0131k\u0131m sa\u00e7maktad\u0131r. Bununla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, (Otranto Kalesi\u2019nin) dev hayaleti, c\u00fcce gibi kal\u0131r. Varl\u0131\u011f\u0131, tek bir mekanla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r; yaln\u0131zca bir kez ortaya \u00e7\u0131kar; yine yaln\u0131zca ge\u00e7mi\u015ften bir kal\u0131nt\u0131d\u0131r. D\u00fczen bir kez yeniden kuruldu\u011funda, sonsuza dek sessiz kal\u0131r. Oysa \u00e7a\u011fda\u015f canavarlar, insanlar\u0131 sonsuza kadar ya\u015famakla ve d\u00fcnyay\u0131 yok etmekle tehdit ederler. Bu y\u00fczden, \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeleri gerekir.5<\/p>\n<p>FRANKENSTE\u0130N<\/p>\n<p>T\u0131pk\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 gibi, canavar\u0131n ne bir ad\u0131, ne de bir bireyselli\u011fi vard\u0131r. O, bir Frankenstein canavar\u0131d\u0131r ve b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yarat\u0131c\u0131s\u0131na aittir (t\u0131pk\u0131 bir \u201cFord i\u015f\u00e7isi\u201dnden s\u00f6z edebilece\u011fimiz gibi). Yine i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 gibi, o, kolektif ve yapay bir yarat\u0131kt\u0131r. Do\u011fada bulunmaz, yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Frankenstein, \u00fcretken bir mucit-bilim adam\u0131d\u0131r. Dalg\u0131n, ka\u015fif-bilim adam\u0131 Walton ile a\u00e7\u0131k\u00e7a \u00e7eli\u015fki i\u00e7indedir (bu kal\u0131p Jekyll ve Lanyon\u2019la tekrarlanm\u0131\u015ft\u0131r). Organlar\u0131 yeniden birle\u015ftirilerek, canavar\u0131n ki\u015fili\u011finde hayata d\u00f6nd\u00fcr\u00fclenler, feodal ili\u015fkilerin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcyle haydutlu\u011fa, sefalete ve \u00f6l\u00fcme itilen \u201cyoksullar\u201dd\u0131r.6 Yaln\u0131zca \u00e7a\u011fda\u015f bilim -bu \u201ckaranl\u0131k ve \u015feytani makineler\u201d metaforu- onlara bir gelecek sunabilir. Onlar\u0131 yeniden birle\u015ftirerek diker, diledi\u011fi \u015fekilde bi\u00e7im-lendirir ve nihayet onlara ya\u015fam verir. Fakat canavar g\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 anda, yarat\u0131c\u0131 deh\u015fetle geri \u00e7ekilir: \u201cyar\u0131 s\u00f6nm\u00fc\u015f olan \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u0131lt\u0131s\u0131nda, yarat\u0131\u011f\u0131n donuk sar\u0131 g\u00f6zlerinin a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm&#8230; Bu felaket kar\u015f\u0131s\u0131nda duygular\u0131m\u0131 nas\u0131l anlatabilirim&#8230;?\u201d Frankenstein ve canavar aras\u0131nda, mu\u011flak, diyalektik bir ili\u015fki vard\u0131r; t\u0131pk\u0131 Marx\u2019a g\u00f6re, sermayeyi \u00fccretli eme\u011fe ba\u011flayan ili\u015fki gibi.7 Bir yandan, bilim adam\u0131n\u0131n canavar\u0131 yaratmaktan ba\u015fka \u00e7aresi yoktur: \u201c\u0130nsan do\u011fas\u0131 gere\u011fi yapt\u0131\u011f\u0131m i\u015ften s\u0131k s\u0131k tiksinmekle birlikte, giderek artan bir iste\u011fin bask\u0131s\u0131yla, i\u015fimi sonuca yakla\u015ft\u0131r\u0131yordum\u201d. \u00d6te yandan, hemen ondan korkar ve \u00f6ld\u00fcrmek ister, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendisinden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir yarat\u0131\u011fa ya\u015fam verdi\u011fini ve bundan b\u00f6yle ondan ba\u011f\u0131ms\u0131z olamayaca\u011f\u0131n\u0131 kavrar. Jekyll\u2019\u0131 kayg\u0131land\u0131ran da ayn\u0131 lanettir: \u201cy\u00fcre\u011fini ferahlatmak i\u00e7in sana bir\u015fey s\u00f6yleyece\u011fim: istedi\u011fim an, Mr. Hyde\u2019dan kurtulabilirim.\u201d Ve yine de, efendisinin ya\u015fam\u0131na h\u00fckmedecek olan Hyde\u2019d\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, canavar\u0131n insanda uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 korku, \u201ckendi mezar kaz\u0131c\u0131s\u0131n\u0131 yaratm\u0131\u015f olmaktan\u201d duyulan korkudur.<\/p>\n<p>Canavar\u0131n belirgin \u201cistemleri\u201d, asl\u0131nda korku yaratmaz. Bunlar meydan okuma belirtisi de\u011fil, \u201creformist\u201d\/\u201cChartist\u201d taleplerdir. Canavar yaln\u0131zca, insanlar aras\u0131ndaki vatanda\u015fl\u0131k haklar\u0131na sahip olmay\u0131 dilemektedir: \u201cSana kar\u015f\u0131 gelmeye k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131lmayaca\u011f\u0131m. Ben senin yarat\u0131\u011f\u0131n\u0131m ve do\u011fal efendime ve kral\u0131ma kar\u015f\u0131 daima kibar ve uysal olaca\u011f\u0131m&#8230; Ben, yard\u0131msever ve iyi bir insand\u0131m; sefalet beni bir canavar yapt\u0131. Beni mutlu et, ben de yeniden erdemli olay\u0131m.\u201d Daha da \u00f6tesi, insanlarla b\u00fct\u00fcn dost\u00e7a ili\u015fkileri ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fra-d\u0131\u011f\u0131nda, canavar kenara itilmi\u015fli\u011fini al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fckle kabul eder. Yaln\u0131zca, \u201ckendisi kadar \u015fekli bozuk ve \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc\u201d bir ba\u015fka yarat\u0131\u011fa sahip olmay\u0131 diler. Ama bu bile ondan esirgenir. Onun \u00e7ocuklar\u0131 oldu\u011funu ve \u00e7o\u011fald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek \u015f\u00f6yle dursun, yaln\u0131zca varl\u0131\u011f\u0131 bile, Frankenstein i\u00e7in yeterince korkun\u00e7tur. Evlili\u011fini bir t\u00fcrl\u00fc tam anlam\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftiremeyen Frankenstein, Benjamin\u2019in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n kurban\u0131d\u0131r: \u201c\u0130ktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n toplumsal nedenleri: Burjuva s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n hayal g\u00fcc\u00fc, serbest b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin gelece\u011fiyle ilgilenmeyi becerememi\u015ftir&#8230; Erkek iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131: \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin durdurulmas\u0131n\u0131n i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131n temel bi\u00e7imidir\u201d.8 Canavar\u0131n soyunun s\u00fcr-mesi olas\u0131l\u0131\u011f\u0131, bilim adam\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde, ger\u00e7ek bir karabasan olarak durur: \u201c\u0130nsan t\u00fcr\u00fcn\u00fcn bizzat varolu\u015funu, istikrars\u0131z ve deh\u015fet dolu bir ko\u015fula ba\u011flayabilecek olan bir \u015feytan \u0131rk\u0131 yery\u00fcz\u00fcne yay\u0131labilirdi.\u201d<\/p>\n<p>\u201c\u015eeytan \u0131rk\u0131\u201d: Proleteryaya ait bu imge, Mary Shelley\u2019in ideolojisindeki en tepkisel \u00f6gelerden birini bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Canavar, tarihsel bir \u00fcr\u00fcn, yapay bir varl\u0131kt\u0131r; fakat bir \u0131rka d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde, do\u011fan\u0131n de-\u011fi\u015fmez diyar\u0131na yeniden girer. \u0130\u00e7g\u00fcd\u00fcsel, do\u011fal bir nefretin nesnesi haline gelebilir; ve insanlar, canavar\u0131n ortaya koydu\u011fu g\u00fcce kar\u015f\u0131 koyabilmek i\u00e7in bu nefrete ihtiya\u00e7 duyarlar. Bu \u00f6ylesine ger\u00e7ektir ki, \u0131rk ayr\u0131m\u0131, anlat\u0131m\u0131n geli\u015fimine d\u0131\u015fardan dayat\u0131lmaz, tersine do\u011frudan ondan kaynaklan\u0131r. Canavar\u0131, ba\u015fka t\u00fcrden bir varl\u0131k yapmak isteyen yaln\u0131zca Mary Shelley de\u011fil, bizzat Frankenstein\u2019\u0131n kendisidir. Frankenstein\u2019\u0131n istedi\u011fi, (iddia etti\u011fi gibi) bir insan de\u011fil, bir canavar, bir \u0131rk yaratmakt\u0131r. Bizlere, yarat\u0131\u011f\u0131 olu\u015fturmaya \u00e7abalarken \u201cg\u00f6sterdi\u011fi \u00f6zeni ve \u00e7ekti\u011fi s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131\u201d uzun uzun anlat\u0131r; \u201cuzuvlar\u0131n\u0131n orant\u0131l\u0131 oldu\u011funu\u201d ve \u201cy\u00fcz hatlar\u0131n\u0131 g\u00fczel se\u00e7ti\u011fini\u201d s\u00f6yler. Bir s\u00fcr\u00fc yalan: Ayn\u0131 paragrafta, \u00fc\u00e7 s\u00f6zc\u00fck sonra \u015funlar\u0131 okuruz: \u201cSar\u0131 derisi, alt\u0131ndaki kaslar\u0131n ve damarlar\u0131n i\u015fleyi\u015fini g\u00fc\u00e7l\u00fckle \u00f6rt\u00fcyordu; sa\u00e7lar\u0131 parlak siyah renkte ve dalgal\u0131yd\u0131; di\u015fleri inci gibi beyazd\u0131; fakat bu \u00f6zellikler, onun sulu g\u00f6zleri,&#8230; k\u0131r\u0131\u015f\u0131k cildi ve d\u00fcz kara dudaklar\u0131yla yaln\u0131zca daha \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc bir z\u0131tl\u0131k olu\u015fturuyordu.\u201d Hen\u00fcz ya\u015famaya ba\u015flamam\u0131\u015fken bile, bu yeni varl\u0131k, korkun\u00e7 ve ayr\u0131 bir \u0131rktand\u0131r. \u00d6yle olmal\u0131d\u0131r, \u00f6yle olmak \u00fczere yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, fakat bu \u015fartlarla. Burada, her bir toplumsal katmana \u00f6zel bir tarz giyimi dayatarak uzaktan tan\u0131nmalar\u0131na izin veren ve onlar\u0131 toplumsal rollerine fiziksel olarak ba\u011flayan feodal \u015fer\u2019i yasalara a\u00e7\u0131k bir a\u011f\u0131t vard\u0131r. \u015eimdi giysiler herhangi birinin alabilece\u011fi metalara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcne g\u00f6re, bu art\u0131k olanak d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Toplumsal farkl\u0131l\u0131k, \u015fimdi daha derin bir bi\u00e7imde belirtilmelidir: ki\u015finin derisinde, g\u00f6zlerinde, v\u00fccut yap\u0131s\u0131nda. Canavar, hakim s\u0131n\u0131flar i\u00e7in, t\u00fcm insanlar\u0131n e\u015fit oldu\u011fu -ya da olmas\u0131 gerekti\u011fi- d\u00fc\u015f\u00fcncesine raz\u0131 gelmenin ne kadar g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar.<br \/>Fakat canavar ayn\u0131 zamanda, e\u015fitsiz bir toplumda insanlar\u0131n e\u015fit olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamam\u0131z\u0131 da sa\u011flar. Yaln\u0131zca ayr\u0131 \u0131rklara ait olduklar\u0131 i\u00e7in de\u011fil, e\u015fitsizli\u011fin insan\u0131n derisine, g\u00f6zlerine ve v\u00fccuduna i\u015flemesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc de bu b\u00f6yledir. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, ilk sanayi i\u015f\u00e7ilerinin konumunda bu daha da ge\u00e7erlidir: canavar\u0131n bi\u00e7imi, yaln\u0131zca Frankenstein onun b\u00f6yle olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi i\u00e7in de\u011fil, end\u00fcstri devriminin ilk on y\u0131llar\u0131nda ger\u00e7ek durum b\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in de bozuktur. Onda, sivil toplumu ele\u015ftirenlerin metaforlar\u0131 ger\u00e7ekle\u015fir; canavar Adam Ferguson\u2019un k\u00f6lelerini, gen\u00e7 Marx taraf\u0131ndan tan\u0131mlanan yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f eme\u011fin diyalekti\u011fini canland\u0131r\u0131r: \u201c\u00fcr\u00fcn\u00fc bi\u00e7im kazand\u0131k\u00e7a, i\u015f\u00e7i bi\u00e7imsizle\u015fir; elindeki nesne uygarla\u015ft\u0131k\u00e7a, i\u015f\u00e7i daha da g\u00fc\u00e7s\u00fczle\u015fir; i\u015f inceldik\u00e7e, i\u015f\u00e7i daha kabala\u015f\u0131r ve do\u011faya kar\u015f\u0131 daha da k\u00f6lele\u015fir. &#8230;Ger\u00e7ek \u015fu ki, emek saraylar \u00fcretebilirken, i\u015f\u00e7iler i\u00e7in ah\u0131rlar \u00fcretir. &#8230;Bir yandan zeka \u00fcretirken, i\u015f\u00e7iler i\u00e7in idiotluk ve geri zekal\u0131l\u0131k \u00fcretir.\u201d9 Frankenstein\u2019\u0131n icad\u0131, bu ba\u011flamda, kapitalist \u00fcretim s\u00fcrecinin g\u00f6zal\u0131c\u0131 bir metaforudur. Bu, bi\u00e7imleri bozarak bi\u00e7imlenen, barbarla\u015ft\u0131rarak uygarla\u015fan, yoksulla\u015ft\u0131rarak zenginle\u015fen -i\u00e7indeki her olumlaman\u0131n bir olumsuzlamay\u0131 gerektirdi\u011fi iki y\u00f6nl\u00fc bir s\u00fcre\u00e7tir. Nitekim canavar -Frankenstein\u2019\u0131n \u0131st\u0131rapl\u0131 y\u00fcceli\u011finin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi temel-, hep olumsuzlamayla tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r: \u0130nsan orant\u0131l\u0131d\u0131r, canavar de\u011fildir; insan g\u00fczeldir, canavar \u00e7irkindir; insan iyidir, canavar k\u00f6t\u00fcd\u00fcr. Canavar, tersy\u00fcz edilmi\u015f, olumsuzlanm\u0131\u015f insand\u0131r. Onun ba\u011f\u0131ms\u0131z bir varl\u0131\u011f\u0131 yoktur; ne ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr, ne de bir gelece\u011fi vard\u0131r. Yaln\u0131zca, asl\u0131 Frankenstein olan madalyonun \u00f6b\u00fcr y\u00fcz\u00fc olarak ya\u015far. Bilim adam\u0131 \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde, canavar kendi ya\u015fam\u0131nda ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilemez ve intihar eder.<br \/>\u201cFrankenstein\u201d\u0131n iki a\u015f\u0131r\u0131 ucu, bilim adam\u0131 ve canavard\u0131r. Fakat onlar\u0131n, anlat\u0131m s\u00fcreci i\u00e7in a\u015f\u0131r\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek daha do\u011fru olur. Mary Shelley\u2019in roman\u0131, asl\u0131nda sade bir plana dayan\u0131r; basitle\u015ftirme ve b\u00f6lmeden (\u201cToplumun b\u00fct\u00fcn\u00fc iki s\u0131n\u0131fa b\u00f6l\u00fcnmek zorundad\u0131r&#8230;\u201d) olu\u015fan bir plana. Bu, kurbanlar isteyen bir s\u00fcre\u00e7tir. Ger\u00e7ekten de, b\u00fct\u00fcn \u201cara\u201d ki\u015filer, birbiri ard\u0131s\u0131ra canavar\u0131n elinde telef olurlar: Frankenstein\u2019\u0131n karde\u015fi William, hizmet\u00e7i Justine, Frankenstein\u2019\u0131n arkada\u015f\u0131 Clerval, kar\u0131s\u0131 Elizabeth ve babas\u0131. Buna benzer bir dizi \u00f6l\u00fcm, Philemon ve Baucis\u2019in kurban edili\u015finde, Faust\u2019un giri\u015fimci r\u00fcyas\u0131, iki ya\u015fl\u0131 insan\u0131n ki\u015fili\u011finde, aile birli\u011finin ve k\u00fc\u00e7\u00fck ba\u011f\u0131ms\u0131z m\u00fclkiyetin yok olu\u015funu ortaya koyarken g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u201cFrankenstein\u201dda da, canavar\u0131n kurbanlar\u0131 (daha do\u011frusu, canavarla bilim adam\u0131 aras\u0131ndaki, gelece\u011fin toplumsal ili\u015fkilerini \u00f6nceden canland\u0131ran m\u00fccadelenin kurbanlar\u0131), geni\u015fletilmi\u015f bir birim olarak ailenin ahlaki ve ekonomik ideallerini temsil eden ki\u015filerdir. Bu geni\u015fletilmi\u015f birim yaln\u0131zca akrabalar\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda hizmet\u00e7iyi ve yak\u0131n arkada\u015f Clerval\u2019i de kapsar. Clerval, \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 Victor\u2019la kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, h\u00e2l\u00e2 uysalca gelenekseldir: Frankenstein\u2019\u0131n tersine, ailesinin kasabas\u0131nda, aile evinde kalmay\u0131 ve onlar\u0131n de\u011ferlerini ya\u015fatmay\u0131 se\u00e7mi\u015ftir. Bu de\u011ferler korporatif, y\u00f6resel ve de\u011fi\u015f-mezdir: Bu, Robinson Crusoe\u2019nun babas\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6v\u00fclen ortak yolun ahlak\u0131d\u0131r.10<\/p>\n<p>Frankenstein\u2019\u0131n kendisi de sonunda bu de\u011ferlere d\u00f6ner, ama art\u0131k \u00e7ok ge\u00e7tir: \u201cdo\u011fdu\u011fu kasaban\u0131n d\u00fcnya oldu\u011funa inanan ki\u015fi, kendi do\u011fas\u0131n\u0131n izin verdi\u011finden daha b\u00fcy\u00fck olmaya g\u00f6z\u00fcn\u00fc diken bir ki\u015fiye g\u00f6re ne kadar daha mutludur. &#8230; Elveda Walton! Mutlulu\u011fu dinginlikte ara ve tutkudan ka\u00e7\u0131n; bu, bilim ve ke\u015fifte sivrilmeye y\u00f6nelen a\u00e7\u0131k\u00e7a masum bir h\u0131rs olsa bile.\u201d<\/p>\n<p>Frankenstein\u2019\u0131n son s\u00f6zleri, eserinin amac\u0131n\u0131 \u201caile ba\u011flar\u0131n\u0131n sevimlili\u011fini sergilemek\u201d olarak sunan Mary Shelley\u2019in \u00f6ns\u00f6z\u00fcyle birle\u015fir. Bu s\u00f6zlerin Walton\u2019a s\u00f6ylenmi\u015f olmas\u0131 rastlant\u0131sal de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Walton, eserin mesaj\u0131n\u0131n iletilmesinde son derece \u00f6nemlidir. Frankenstein gibi, Walton da, zorba oldu\u011fu kadar sald\u0131rgan ve insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 bir bilimsel geli\u015fme idealinin y\u00f6nlendirdi\u011fi umutsuz bir giri\u015fimin kahraman\u0131d\u0131r: \u201cBir insan\u0131n ya\u015fam\u0131 ya da \u00f6l\u00fcm\u00fc pe\u015finde oldu\u011fum bilgiyi elde etmek i\u00e7in \u00f6denecek d\u00fc\u015f\u00fck bir fiyatt\u0131r\u201d. Fakat Frankenstein\u2019\u0131n hikayesi onu geciktirir. Sonunda Walton, ya\u015famlar\u0131ndan endi\u015fe duyan denizcilerin protestolar\u0131na boyun e\u011fer ve \u201cbilgisiz ve d\u00fc\u015fk\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011fram\u0131\u015f bir bi\u00e7imde\u201d \u00fclkesine ve ailesine d\u00f6nmeyi kabul eder. Bu de\u011fi\u015fim sayesinde Walton hayatta kal\u0131r; ve bu, ona anlat\u0131m yap\u0131s\u0131nda, kitab\u0131n mesaj \u201cg\u00f6ndericiler\u201d sisteminde temel bir i\u015flev y\u00fckler. Walton hikayeye hem ba\u015flar, hem de onu bitirir. Onun anlat\u0131m\u0131, Frankenstein\u2019\u0131n anlat\u0131m\u0131n\u0131 hem \u201ci\u00e7erir\u201d, hem de b\u00f6ylelikle onu destekler (Frankenstein\u2019\u0131n anlat\u0131m\u0131 da canavar\u0131nkini \u201ci\u00e7erir\u201d). En geni\u015f, en kapsaml\u0131, en evrensel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 Walton\u2019a ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Anlat\u0131m sistemi, daha \u00f6nce a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bi\u00e7imde, \u201cFrankenstein\u201d roman\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131, i\u00e7erdi\u011fi deh\u015feti defetmek yoluyla tersine \u00e7evirir. Ger\u00e7ekli\u011fin hakim \u00f6gesi, toplumun iki kar\u015f\u0131t kutba b\u00f6l\u00fcnmesi de\u011fil, onun Walton ailesinde11 simgesel yeniden birle\u015fmesidir. Yara iyile\u015ftirilmi\u015ftir: ki\u015fi evine d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Anlat\u0131m tekni\u011fiyle Walton\u2019a atfedilen evrensellik, sadece eldeki hikayeye \u00f6zg\u00fc de\u011fil, b\u00fct\u00fcn tarih\u00ee geli\u015fime y\u00f6neliktir. Walton arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, Frankenstein ve canavar yaln\u0131zca birer tarih\u00ee \u201ckaza\u201d stat\u00fcs\u00fcne indirgenirler; onlar\u0131nki bir hikaye, bir \u201cvaka\u201dd\u0131r (Stevenson\u2019un ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u201cDr. Jekyll ve Mr. Hyde\u2019\u0131n Garip Vakas\u0131\u201d olacakt\u0131r). Bu yolla, Mary Shelley bizi kapitalizmin bir gelece\u011fi olmad\u0131\u011f\u0131na ikna etmek ister: birka\u00e7 y\u0131l i\u00e7in ya\u015fanm\u0131\u015f, fakat art\u0131k ge\u00e7ip gitmi\u015ftir. Herkesin g\u00f6rebildi\u011fi gibi, Frankenstein ve canavar varis b\u0131rakmadan \u00f6l\u00fcrler, oysa Robert Walton hayatta kal\u0131r. Bu \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131 fakat Mary Shelley\u2019in bizi haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 bir anakronizmdir. \u201cFrankenstein\u201d\u0131n sosyolojik dayanak noktas\u0131 -proleteryan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131- ne ekonomik \u00e7\u0131karlara, ne de objektif gereksinimlere cevap verir. Bu, m\u00fcnferit, subjektif ve hi\u00e7bir \u00e7\u0131kar g\u00f6zetmeyen bir sanat eserinin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr: Frankenstein, canavar\u0131 yarat\u0131rken hi\u00e7bir ki\u015fisel \u00e7\u0131kar g\u00f6zetmez. Daha do\u011frusu, bunu g\u00f6zetemez \u00e7\u00fcnk\u00fc roman\u0131n d\u00fcnyas\u0131nda canavardan yararlanman\u0131n bir yolu yoktur.12 Ondan yararlanman\u0131n bir yolu yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc ortada fabrika yoktur. Ortada fabrika olmay\u0131\u015f\u0131n\u0131n da \u00e7ok ge\u00e7erli iki nedeni vard\u0131r: \u00e7\u00fcnk\u00fc Mary Shelley i\u00e7in \u00fcretimin istemlerinin kendi i\u00e7inde hi\u00e7bir de\u011feri yoktur, tersine bunlar ailenin ahlaki ve fiziksel sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131n\u0131n korunmas\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131l\u0131nmal\u0131d\u0131r; ve yine onun anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re fabrikalar, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, korkulan \u201c\u015feytan \u0131rk\u0131n\u0131n\u201d say\u0131s\u0131n\u0131 sonsuza \u00e7\u0131karacakt\u0131r. Proletaryay\u0131 defetmeyi uman Mary Shelley, tam bir mant\u0131ksal tutarl\u0131l\u0131kla, \u00e7izdi\u011fi resimden sermayeyi de siler. Di\u011fer bir deyi\u015fle, tarihi siler.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de, kullan\u0131lan tuhaf anlat\u0131m tekni\u011finin nihai sonucu, Frankenstein ve canavar\u0131n hikayesinin bir \u201cfabl\u201da d\u00f6n\u00fc\u015fmesidir. T\u0131pk\u0131 bir fabldaki gibi, hikaye s\u00f6zel bi\u00e7imde geli\u015fir: Frankenstein Walton\u2019a anlat\u0131r, canavar Frankenstein\u2019a anlat\u0131r ve tekrar Frankenstein Walton\u2019a anlat\u0131r (oysa, tarihin ve gelece\u011fin kendisinde somutla\u015ft\u0131\u011f\u0131 Walton, yazar). T\u0131pk\u0131 bir fabldaki gibi rahat, g\u00fcvenli, evcil bir durum yaratma giri\u015fimi vard\u0131r; canavar bile, anlat\u0131m\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda, kendisinin ve Frankenstein\u2019\u0131n, daha rahat edebilmek amac\u0131yla, bir da\u011f kul\u00fcbesine \u00e7ekilmelerini \u00f6nerir. Yine t\u0131pk\u0131 bir fabldaki gibi, kesin bir kural olarak, olup bitenler hayali olaylar olarak kabul edilmelidir. Kapitalizm bir r\u00fcyad\u0131r -k\u00f6t\u00fc bir r\u00fcyad\u0131r, fakat her \u015feye ra\u011fmen bir r\u00fcyad\u0131r.<\/p>\n<p>DRAKULA<\/p>\n<p>Kont Drakula sadece s\u00f6zde bir aristokratt\u0131r. Jonathan Harker -Drakula\u2019n\u0131n \u015fatosunda kalan g\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcyle Stoker\u2019\u0131n roman\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 yapan Londra\u2019l\u0131 emlak komisyoncusu- \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla g\u00f6zlemler ki, Drakula ki\u015fiyi tam da soylu yapan \u015feyden, hizmet\u00e7ilerden yoksundur. Arabay\u0131 s\u00fcrecek, yemekleri pi\u015firecek, yataklar\u0131 yapacak, \u015fatoyu temizleyecek kadar al\u00e7al\u0131r. Kont, Adam Smith\u2019i okumu\u015ftur: hizmet\u00e7ilerin, onlar\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ran ki\u015finin gelirini eksilten, \u00fcretken olmayan i\u015f\u00e7iler oldu\u011funu bilir. Drakula, aristokratlar\u0131n g\u00f6ze \u00e7arpan t\u00fcketim \u00f6zelli\u011finden de yoksundur: yemez, i\u00e7mez, sevi\u015fmez, g\u00f6steri\u015fli giysileri sevmez, tiyatroya ve ava gitmez, davetler vermez ve g\u00f6rkemli evler yapt\u0131rmaz. Onun \u015fiddeti bile zevki ama\u00e7lamaz. Drakula, (tarihteki Drakula olan Kaz\u0131kl\u0131 Voyvoda\u2019n\u0131n ve t\u00fcm di\u011fer vampirlerin tersine) kan d\u00f6kmeyi sevmez; kana ihtiya\u00e7 duyar. Ancak gerekti\u011fi kadar emer ve bir damlas\u0131n\u0131 bile ziyan etmez. Onun as\u0131l amac\u0131, kaprisi u\u011fruna ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131 mahvetmek, onlar\u0131 harcamak de\u011fil, onlar\u0131 kullanmakt\u0131r.13\u00a0 Di\u011fer bir deyi\u015fle, Drakula bir tasarruf\u00e7udur; zevk d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne kar\u015f\u0131d\u0131r, Protestan ahlak\u0131n\u0131n bir savunucusudur. Ve asl\u0131nda bir v\u00fccudu, daha do\u011frusu bir g\u00f6lgesi yoktur. Bedeni reddedilemez bir bi\u00e7imde vard\u0131r, fakat maddesel de\u011fildir -Marx\u2019\u0131n meta hakk\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 gibi, \u201chissedilebilir bir bi\u00e7imde tinsel\u201d; Mary Shelley\u2019in \u00f6ns\u00f6z\u00fcn\u00fcn ilk sat\u0131rlar\u0131nda canavar\u0131 tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u201cfiziksel bir olgu olarak olanaks\u0131z\u201dd\u0131r. Ger\u00e7ekten de, bir insan\u0131 kendine yabanc\u0131la\u015ft\u0131rmak, onu insanl\u0131ktan \u00e7\u0131karmak, \u201cfiziksel olarak\u201d olanaks\u0131zd\u0131r. Fakat yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f emek, \u201ctoplumsal\u201d bir ili\u015fki olarak, bunu olanakl\u0131 k\u0131lar. B\u00f6ylece de, v\u00fccudu olmayan; m\u00fcbadele de\u011ferine sahip, fakat hi\u00e7bir kullan\u0131m de\u011feri olmayan toplumsal bir \u00fcr\u00fcn, ger\u00e7ekten var olur. Bu \u00fcr\u00fcn, bildi\u011fimiz gibi, parad\u0131r.14 Ve Harker \u015fatoyu ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda, yaln\u0131zca tek bir \u015fey bulur: \u201cb\u00fcy\u00fck bir alt\u0131n y\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8230; -yerde uzun s\u00fcre b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na bir toz tabakas\u0131yla kapl\u0131 halde her t\u00fcrden alt\u0131n; Roma, \u0130ngiliz, Avusturya, Macar, Yunan ve T\u00fcrk paralar\u0131.\u201d G\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f olan para ya\u015fama d\u00f6ner, sermayeye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ve d\u00fcnyan\u0131n fethine giri\u015fir: vampir Drakula\u2019n\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fc, bundan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir.<br \/>\u201cSermaye, vampir gibi, yaln\u0131zca canl\u0131 eme\u011fi emerek ya\u015fayan; ve daha fazla eme\u011fi emdik\u00e7e daha \u00e7ok ya\u015fayan \u00f6l\u00fc emektir.\u201d15 Marx\u2019\u0131n benzetmesi vampir metaforunu a\u00e7ar. Herkesin bildi\u011fi gibi, vampir hem \u00f6l\u00fcd\u00fcr, hem de de\u011fildir: o, ya\u015fayanlardan emdi\u011fi kan sayesinde ya\u015fa-may\u0131 beceren \u00f6l\u00fc bir ki\u015fi, bir \u201c\u00f6lmemi\u015f\u201dtir. Kan\u0131n\u0131 emdi\u011fi ki\u015filerin g\u00fcc\u00fc onun g\u00fcc\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.16 Vampir g\u00fc\u00e7lendik\u00e7e, ya\u015fayanlar g\u00fc\u00e7s\u00fczle\u015fir: \u201cKapitalist, cimri gibi, kendi ki\u015fisel eme\u011fi ve k\u0131s\u0131tl\u0131 t\u00fcketimiyle orant\u0131l\u0131 olarak zenginle\u015fmez; ba\u015fkalar\u0131n\u0131n emek g\u00fc\u00e7lerini ezdi\u011fi ve i\u015f\u00e7iyi hayat\u0131n zevklerinden vazge\u00e7meye zorlad\u0131\u011f\u0131 oranda zenginle\u015fir.\u201d17 Sermaye gibi, Drakula da s\u00fcrekli bir b\u00fcy\u00fcmeye, m\u00fclk\u00fcn\u00fc s\u0131n\u0131rs\u0131z bir bi\u00e7imde geni\u015fletmeye itilir; birikim onun do\u011fas\u0131nda vard\u0131r. Harker \u00f6fkeyle a\u00e7\u0131klar: \u201cLondra\u2019ya ta\u015f\u0131nmas\u0131na yard\u0131m etti\u011fim ki\u015fi, i\u015fte buydu; ki orada, belki gelecek y\u00fczy\u0131llar boyunca, dolup ta\u015fan milyonlar\u0131n\u0131n aras\u0131nda, kan h\u0131rs\u0131n\u0131 doyurabilecek ve \u00e7aresizlerin s\u0131rt\u0131ndan semirmek \u00fczere, yeni ve durmadan geni\u015fleyen bir yar\u0131-iblisler \u00e7emberi yaratabilecekti\u201d (vurgular yazara ait). Van Helsing daha sonra \u015f\u00f6yle der: \u201c\u00c7ember giderek geni\u015flemeye devam eder\u201d; ve Seward, Drakula\u2019y\u0131 \u201cyeni bir varl\u0131k t\u00fcr\u00fcn\u00fcn babas\u0131 ya da \u00f6nc\u00fcs\u00fc\u201d olarak betimler (vurgular yazara ait). Ger\u00e7ekten, Drakula\u2019n\u0131n t\u00fcm eylemleri, nihai olarak, geli\u015fimi i\u00e7in en uygun topra\u011f\u0131, gayet mant\u0131kl\u0131 bir bi\u00e7imde \u0130ngiltere\u2019de bulan bu \u201cyeni varl\u0131k t\u00fcr\u00fcn\u00fcn\u201d yarat\u0131lmas\u0131n\u0131 hedef al\u0131r. Ve nihayet, nas\u0131l ki kapitalist \u201cki\u015file\u015fmi\u015f sermaye\u201d ise ve kendi \u00f6zel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, sermaye birikiminin soyut ve s\u00fcrekli hareketine yedeklemek durumundaysa, Drakula da bir g\u00fc\u00e7 arzusuyla de\u011fil, g\u00fcc\u00fcn lanetiyle, ka\u00e7\u0131namayaca\u011f\u0131 bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckle y\u00f6nlendirilir. Van Helsing bunu \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar: \u201cOnlar (\u00f6lmemi\u015fler) bu hale geldiklerinde, de\u011fi\u015fimle birlikte \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcn laneti de gelir; \u00f6lemezler, fakat \u00e7a\u011flar boyunca yeni kurbanlar ekleyerek d\u00fcnyan\u0131n k\u00f6t\u00fclerini \u00e7o\u011faltmak zorundad\u0131rlar\u201d. Vampir hakk\u0131nda daha sonra belirtildi\u011fi gibi, \u201ct\u00fcm bu \u015feyleri yapabilir, ama yine de \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir\u201d (vurgular yazara ait). T\u0131pk\u0131 bir kapitalistin birikime zorlanmas\u0131 gibi, \u00fcst\u00fcndeki lanet, vampiri hep daha \u00e7ok ki\u015fiyi kurban etmeye zorlar. Do\u011fas\u0131 onu, s\u0131n\u0131rs\u0131z olmak i\u00e7in, toplumun b\u00fct\u00fcn\u00fcne boyun e\u011fdirmek i\u00e7in m\u00fccadeleye zorlar. Bu nedenle insan, vampirle \u201cbirarada varolamaz\u201d. Ya ona yenilmeli, ya da onu \u00f6ld\u00fcrmeli; b\u00f6ylece hem d\u00fcnyay\u0131 onun varl\u0131\u011f\u0131ndan, hem de onu kendi lanetinden kurtarmal\u0131d\u0131r. B\u0131\u00e7ak Drakula\u2019n\u0131n kalbine dald\u0131\u011f\u0131nda, yokolu\u015fundan \u00f6nceki anda, \u201cy\u00fcz\u00fcnde bir huzur ifadesi vard\u0131; b\u00f6ylesi bir huzurun o y\u00fczde bulunabilece\u011fini hayal bile edemezdim\u201d. Burada, ilerde tekrar d\u00f6ne-ce\u011fimiz, sermayenin ar\u0131nmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi belirir.<\/p>\n<p>E\u011fer vampir, sermayenin bir metaforuysa, o zaman Stoker\u2019\u0131n 1897\u2019deki vampiri, 1897 y\u0131l\u0131n\u0131n sermayesi olmal\u0131d\u0131r: yirmi uzun durgunluk y\u0131l\u0131 boyunca g\u00f6m\u00fcl\u00fc kald\u0131ktan sonra, yo\u011funla\u015fma ve tekelle\u015fmenin geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclemez yoluna koyulmak \u00fczere yeniden do\u011fan sermaye. Ve Drakula, ger\u00e7ek bir tekelcidir: yaln\u0131z ve despottur, rekabete tahamm\u00fcl\u00fc yoktur. Tekelci sermaye gibi, h\u0131rs\u0131, liberal d\u00f6nemin son kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 bast\u0131rmaya ve ekonomik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn bi-\u00e7imlerini yok etmeye y\u00f6neliktir. O, art\u0131k kurbanlar\u0131n\u0131n fiziksel ve ruhsal g\u00fc\u00e7lerine (s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ek anlam\u0131yla) ortak olmakla yetinmez. Onlar\u0131 sonsuza kadar kendisinin yapmaya yeltenir. \u0130\u015fte, burjuva d\u00fc\u015f\u00fcncesi i\u00e7in deh\u015fet buradad\u0131r. Ki\u015fi, Drakula\u2019ya, \u015feytana oldu\u011fu gibi, ya\u015fam\u0131 boyunca ba\u011flan\u0131r; yoksa, kat\u0131lan taraflar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerini korumak niyetiyle ko\u015fullar\u0131 belirtilen klasik burjuva s\u00f6zle\u015fmelerindeki gibi, \u201cbelirli bir d\u00f6nem\u201d i\u00e7in de\u011fil. &#8230; Vampir, tekelcilik gibi, ki\u015finin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir g\u00fcn geri getirilebilece\u011fi umudunu yok eder. O, bireysel \u00f6zg\u00fcrl\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcncesini tehdit eder. Bu nedenle, 19. y\u00fczy\u0131l burjuvas\u0131, tekelcili\u011fi yaln\u0131zca Kont Drakula\u2019n\u0131n k\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, bir aristokrat, ge\u00e7mi\u015fe ait bir fig\u00fcr, uzak \u00fclkelerin ve karanl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131n bir kal\u0131nt\u0131s\u0131 olarak tahayy\u00fcl edebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, 19. y\u00fczy\u0131l burjuvas\u0131, serbest ticarete inan\u0131r ve yerle\u015febilmek i\u00e7in, serbest rekabetin, feodal tekelin bask\u0131s\u0131n\u0131 k\u0131rmas\u0131 gerekti\u011fini bilir. \u00d6yleyse bunun i\u00e7in, tekelcilik ve serbest rekabet uzla\u015fmaz kavramlard\u0131r. Tekelcilik rekabetin ge\u00e7mi\u015fidir, orta\u00e7a\u011fa aittir. Onun, kendi gelece\u011fi olabilece\u011fine, rekabetin kendisinin, yeni bi\u00e7imler alt\u0131nda tekelcili\u011fi do\u011furaca\u011f\u0131na inanamaz. Fakat yine de, \u201c\u00e7a\u011fda\u015f tekelcilik&#8230; ger\u00e7ek sentezdir&#8230;; rekabet sistemini belirtti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde feodal tekelcili\u011fin olumsuzlanmas\u0131, tekel oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde de rekabetin olumsuzlanmas\u0131d\u0131r.\u201d18<br \/>Drakula b\u00f6ylece, ayn\u0131 anda hem burjuva y\u00fczy\u0131l\u0131n\u0131n en son \u00fcr\u00fcn\u00fc, hem de onun reddidir. Stoker\u2019\u0131n roman\u0131nda, yaln\u0131zca bu ikinci y\u00fcz\u00fc -olumsuz ve y\u0131k\u0131c\u0131 olan- g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bunun \u00e7ok ge\u00e7erli nedenleri vard\u0131r. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda, \u0130ngiltere\u2019de tekelci yo\u011funla\u015fma, di\u011fer ileri kapitalist \u00fclkelerdekine oranla daha az geli\u015fmi\u015fti (\u00e7e\u015fitli ekonomik ve politik nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc). B\u00f6ylece, tekelcilik, \u0130ngiliz tarihine yabanc\u0131 bir \u015fey, bir d\u0131\u015f tehdit olarak alg\u0131lanabilirdi. \u0130\u015fte bu nedenle, Drakula \u0130ngiliz de\u011fildir; oysa onun kar\u015f\u0131tlar\u0131 (ileride g\u00f6rece\u011fimiz bir istisna ve yine serbest ticaretin di\u011fer klasik vatan\u0131 olan Hollanda do\u011fumlu Van Helsing d\u0131\u015f\u0131nda), \u00f6zbe\u00f6z \u0130ngilizdirler. Milliyet\u00e7ilik -\u0130ngiliz uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcne kar\u015f\u0131 bir savunma- \u201cDrakula\u201dda temel bir role sahiptir. Ulus d\u00fc\u015f\u00fcncesi temeldir, \u00e7\u00fcnk\u00fc birle\u015ftiricidir: bireysel enerjileri koordine eder ve onlar\u0131n tehdide direnebilmelerini sa\u011flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Drakula bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tehdit ederken, beriki buna direnecek ya da onu yenecek g\u00fc\u00e7ten yoksundur. Ger\u00e7ekten, saf ekonomik bireycili\u011fin izleyicileri, kendi k\u00e2rlar\u0131n\u0131n pe\u015finde ko\u015fanlar, fark\u0131nda olmadan vampirin en iyi m\u00fcttefikleridirler.19 Bireycilik, Drakula\u2019y\u0131 yenmek i\u00e7in uygun bir silah de\u011fildir. Bunun i\u00e7in ba\u015fka \u015feylere gerek vard\u0131r &#8211; asl\u0131nda iki \u015feye: para ve din. Bunlar, birbirinden ayr\u0131lmamas\u0131 gereken tek bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirilir: Ba\u015fka bir deyi\u015fle, dinin hizmetindeki para ve tersi. Drakula\u2019n\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n paras\u0131, sermayele\u015fmeyi reddeden, kapitalizmin d\u00fcnyevi ekonomik yasalar\u0131na uymay\u0131 de\u011fil, iyilik i\u00e7in kullan\u0131lmay\u0131 isteyen parad\u0131r. Roman\u0131n sonuna do\u011fru, Mina Harker arkada\u015flar\u0131yla parasal g\u00fc\u00e7birli\u011fi yapmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr: \u201cBu, beni paran\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fcc\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnmeye itti! Uygun bir bi\u00e7imde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda nelerin \u00fcstesinden gelmez: ve k\u00f6t\u00fc kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda neler yapmaz!\u201d Konunun \u00f6z\u00fc budur: para, adalete uygun bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r. Paran\u0131n, kendi i\u00e7inde, s\u00fcrekli birikiminden do\u011fan bir amac\u0131 yoktur. Daha \u00e7ok, b\u00fcy\u00fck harcamalar\u0131n ve kay\u0131plar\u0131n so\u011fukkanl\u0131l\u0131kla kabullenilebilece\u011fi, bir derecede ahlaki ve ekonomi kar\u015f\u0131t\u0131 bir amac\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Kapitalist i\u00e7in b\u00f6ylesi bir para d\u00fc\u015f\u00fcncesi kabul edilemez bir \u015feydir. Bu, ayn\u0131 zamanda, Viktorya d\u00f6nemi kapitalizminin b\u00fcy\u00fck ideolojik yalan\u0131d\u0131r. \u00d6yle bir kapitalizm ki, kendinden utan\u0131r ve fabrikalar\u0131 ve istasyonlar\u0131 kasvetli, gotik, s\u00fcper yap\u0131lar alt\u0131nda gizler; aristokratik ya\u015fam bi\u00e7imlerini y\u00fcceltir ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr; tam da gizlice da\u011f\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015fken, ailenin kutsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ver. Drakula\u2019n\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131, kesinlikle bu kapitalizmin temsilcileridir. Bunlar, Dickens\u2019\u0131n velinimetlerinin militanca bir uyarlamas\u0131d\u0131r. Din kaynakl\u0131 bat\u0131l inan\u00e7, onlar\u0131n tamamlay\u0131c\u0131 bir niteli\u011fidir; oysa bu, vampirin g\u00fcc\u00fcn\u00fc k\u0131rar. Yine de, ha\u00e7lar, kutsal ekmekler, sarm\u0131sak, b\u00fcy\u00fcl\u00fc \u00e7i\u00e7ekler ve di\u011ferleri, as\u0131l dinsel anlamlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, daha kurnazca bir nedenden \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00f6nemlidirler. Bunlar\u0131n ger\u00e7ek i\u015flevi, vampirin etkinli\u011fine a\u015f\u0131lmaz s\u0131n\u0131rlar koymaktan ibarettir. Onu, \u015fu ya da bu eve girmekten, \u015fu ya da bu ki\u015fiyi ele ge\u00e7irmekten, \u015fu ya da bu ba\u015fkala\u015f\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmekten al\u0131koyarlar. Fakat, vampir-ser-mayeye s\u0131n\u0131rlar koymak, onun biricik varl\u0131k nedenine sald\u0131rmak demektir. O, do\u011fas\u0131 gere\u011fi, s\u0131n\u0131rs\u0131zca geni\u015fleyebilmek, eyleminin \u00f6n\u00fcndeki her engeli yok edebilmek zorundad\u0131r. <br \/>Dinsel bat\u0131l inan\u00e7lar, Drakula\u2019ya, Viktorya d\u00f6nemi kapitalizminin kendili\u011finden kabul etti\u011fini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 dayat\u0131r. Fakat Drakula -kendinden utanmayan, kendi do\u011fas\u0131na sad\u0131k olan ve amac\u0131n\u0131 kendi i\u00e7inde ta\u015f\u0131yan sermaye- bu ko\u015fullar alt\u0131nda ya\u015fayamaz. B\u00f6ylece de, zalim tarihsel geli\u015fmenin bir simgesi, tarihin geli\u015fimini durdurmak isteyen bir avu\u00e7 iki y\u00fczl\u00fc fanati\u011fin kurban\u0131 olur. Karanl\u0131k \u00e7a\u011flar\u0131n kal\u0131nt\u0131lar\u0131 olan, as\u0131l onlard\u0131r. <br \/>\u201cDrakula\u201dn\u0131n sonunda, vampir tam bir bozguna u\u011frar. Drakula ve a\u015f\u0131klar\u0131 yok edilir, Mina Harker son anda kurtar\u0131l\u0131r. Yaln\u0131z tek bir bulut, mutlu sonu karart\u0131r. Drakula\u2019y\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcrken, \u0130ngiliz arkada\u015flar\u0131na uluslar\u0131n\u0131 kurtarmalar\u0131 i\u00e7in yard\u0131m eden Amerikal\u0131 Quincy P.Morris de, kazara diyebilece\u011fimiz bir bi\u00e7imde \u00f6l\u00fcr. <\/p>\n<p>Bu olay \u00f6yk\u00fcn\u00fcn mant\u0131\u011f\u0131na yabanc\u0131, a\u00e7\u0131klanamaz g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; oysa Stoker\u2019\u0131n sosyolojik tasar\u0131m\u0131na m\u00fc-kemmel bir bi\u00e7imde uyar: Amerikal\u0131 Morris \u00f6lmelidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc o bir vampirdir. \u0130lk ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan ba\u015flayarak, bir gizem i\u00e7indedir (bunun dost\u00e7a bir gizem oldu\u011fu do\u011frudur, fakat ba\u015flang\u0131\u00e7ta Drakula\u2019n\u0131n kendisi de sevimli de\u011fil midir?). \u201cO, ho\u015f bir \u00e7ocuk, Teksas\u2019dan gelen bir Amerikal\u0131, \u00e7ok gen\u00e7 ve toy g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor (g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor: Drakula gibi; g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor, fakat asl\u0131nda de\u011fil); \u00f6yle ki, bir s\u00fcr\u00fc yerde bulunmu\u015f ve bir\u00e7ok ser\u00fcven ya\u015fam\u0131\u015f olmas\u0131 insana neredeyse olanaks\u0131z geliyor\u201d. Hangi yerler? Hangi ser\u00fcvenler? B\u00fct\u00fcn paras\u0131 nereden geliyor? Mr.Morris ne i\u015f yapar? Nerede ya\u015far? Bunlar\u0131 hi\u00e7 kimse bilmez; yine de hi\u00e7 kimse \u015f\u00fcphelenmez. Hatta Lucy, kendisine Morris\u2019ten kan nakledildikten hemen sonra \u00f6l\u00fcp, bir vampire d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde bile kimse \u015f\u00fcphelenmez. Bunun hemen ertesinde, Morris, k\u0131s-ra\u011f\u0131n\u0131n G\u00fcney Amerika\u2019da, pampalarda (Drakula gibi Morris de d\u00fcnyay\u0131 dola\u015fm\u0131\u015ft\u0131r), \u201cvampir ad\u0131 verilen o b\u00fcy\u00fck yarasalardan biri\u201d taraf\u0131ndan t\u00fcm kan\u0131n\u0131n emilip kurutulu\u015funun \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc anlatt\u0131\u011f\u0131nda da kimse \u015f\u00fcphelenmez. Bu, romanda \u201cvampir\u201d ad\u0131n\u0131n ilk ge-\u00e7i\u015fidir, fakat kimse bir tepki g\u00f6stermez. Birka\u00e7 sat\u0131r sonra, Morris; bana yakla\u015farak, &#8230;hararetle, yar\u0131 f\u0131s\u0131l-dayarak, \u201cKan\u0131 d\u0131\u015far\u0131 ne \u00e7\u0131kard\u0131?\u201d diye sordu\u011funda, yine bir tepki g\u00f6sterilmez. Dr. Seward ba\u015f\u0131n\u0131 iki yana sallar; hi\u00e7bir fikri yoktur. B\u00f6ylece emin olan Morris, yard\u0131m etmeye s\u00f6z verir. Nihayet, vampir av\u0131n\u0131 planlamak \u00fczere yap\u0131lan toplant\u0131 s\u0131ras\u0131nda, pencere \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131nda haz\u0131rl\u0131klar\u0131 dinleyen b\u00fcy\u00fck yarasaya ate\u015f etmek \u00fczere -tabii ki \u0131skalar- oday\u0131 terketmesi; ya da Drakula\u2019n\u0131n ev halk\u0131 aras\u0131nda belirmesinden sonra, Morris\u2019in a\u011fa\u00e7lar\u0131n aras\u0131nda gizlenmesi ve sonu\u00e7ta Drakula\u2019y\u0131 g\u00f6zden yitirerek, di\u011ferlerine, av\u0131 o gece i\u00e7in iptal etmeyi \u00f6nermesi yine kimseyi \u015f\u00fcphelendirmez. Morris\u2019in \u201cDrakula\u201d roman\u0131ndaki i\u015flevi i\u015fte budur. E\u011fer o, di\u011ferlerinin tersine, vampirler d\u00fcnyas\u0131yla bu gizemli su\u00e7 ortakl\u0131\u011f\u0131 \u00f6zelli\u011fine sahip olmasayd\u0131, t\u00fcm\u00fcyle gereksiz bir ki\u015fi olurdu. Drakula i\u00e7in i\u015fler yolunda gitti\u011fi s\u00fcrece, Morris bir su\u00e7 orta\u011f\u0131 gibi hareket eder. Fakat, \u015fans\u0131 tersine d\u00f6ner d\u00f6nmez, onun en ac\u0131mas\u0131z d\u00fc\u015fman\u0131 kesilir. Morris, Drakula\u2019yla rekabete girer; eski d\u00fcnyan\u0131n fethinde onun yerini almak ister. Bunu romanda ba\u015faramaz, fakat, birka\u00e7 y\u0131l sonra, \u201cger\u00e7ek\u201d tarihte ba\u015faracakt\u0131r.<br \/>Morris\u2019in vampirlerle ilintili olu\u015funu anlamak ilgin\u00e7 olmakla birlikte -\u00e7\u00fcnk\u00fc Amerika, sonunda \u0130ngiltere\u2019ye, ger\u00e7eklikte boyun e\u011fdirecektir; ve bilin\u00e7siz de olsa, \u0130ngiltere bundan korkmaktad\u0131r- as\u0131l tayin edici olan, Stoker\u2019\u0131n onu neden bir vampir olarak \u00e7izmedi\u011fini anlamakt\u0131r. Yan\u0131t, tekelle\u015fmenin burjuvazi taraf\u0131ndan daha \u00f6nce tan\u0131mlanan kavran\u0131l\u0131\u015f\u0131nda yatar. Stoker\u2019a g\u00f6re tekelcilik, feodal eski d\u00fcnyaya aittir ve bask\u0131c\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Bizzat savunmak istedi\u011fi bu toplumun bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olamaz. Oysa tersine, Morris, do\u011fal olarak Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr; t\u0131pk\u0131 Amerika\u2019n\u0131n, \u0130ngiltere\u2019nin bir uzant\u0131s\u0131 olu\u015fu ve Amerikan kapitalizminin, \u0130ngiliz kapitalizminin bir uzant\u0131s\u0131 olu\u015fu ve Amerikan kapitalizminin, \u0130ngiliz kapitalizminin bir sonucu olu\u015fu gibi. Morris\u2019i vampir yapmak, do\u011frudan kapitalizmi ya da daha do\u011frusu \u0130ngiltere\u2019yi su\u00e7lamak; canavar\u0131 do\u011furan\u0131n \u0130ngiltere\u2019nin kendisi oldu\u011funu kabul etmek anlam\u0131na gelebilirdi. Bu olamaz. \u00d6yleyse, \u0130ngiltere\u2019nin iyili\u011fi i\u00e7in, Morris kurban edilmelidir. Fakat \u0130ngiltere, me\u015frulu\u011funu tan\u0131yamad\u0131\u011f\u0131 bir su\u00e7tan uzak tutulmal\u0131d\u0131r. Morris, bir \u00e7ingenenin \u015fans eseri saplad\u0131\u011f\u0131 bir b\u0131\u00e7akla \u00f6ld\u00fcr\u00fclecektir (ve \u0130ngilizler, \u00e7ingenenin cezaland\u0131r\u0131lmadan ka\u00e7mas\u0131na izin vereceklerdir). Morris\u2019in \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc ve tehdidin ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 an, eski \u0130ngiltere, bu son derece c\u00fcretk\u00e2r ve ac\u0131mas\u0131z yat\u0131r\u0131mc\u0131y\u0131 kutsar; ve onu bir Mengal kaplan\u0131 payesine eri\u015ftirir: \u201cVe bizi derin bir ac\u0131ya terkederek, bu cesur beyefendi, y\u00fcz\u00fcnde bir g\u00fcl\u00fcmseme ve s\u00fckunetle \u00f6ld\u00fc\u201d. (C\u00fcmle, g\u00f6ze \u00e7arpan bir bi\u00e7imde, \u0130ngiliz \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun kahramanl\u0131k edebiyat\u0131na ait kli\u015felerle doludur.) Bunlar\u0131n, roman\u0131n son s\u00f6zc\u00fckleri oldu\u011fu belirtilmelidir. Roman\u0131n ger\u00e7ek sonu -art\u0131k belli oldu\u011fu gibi- Romanyal\u0131 Kont\u2019un \u00f6l\u00fcm\u00fcnde de\u011fil, Amerikal\u0131 yat\u0131r\u0131mc\u0131n\u0131n \u00f6lmesinde yatar.20<\/p>\n<p>\u201cDrakula\u201dn\u0131n -daha \u00f6nce \u201cFrankenstein\u201dda oldu\u011fu gibi- en \u00e7arp\u0131c\u0131 y\u00f6nlerinden birisi, onun mesaj iletme sistemidir. Ba\u015flang\u0131\u00e7 olarak, bu kar\u0131\u015f\u0131k mektuplar, g\u00fcnl\u00fckler, notlar, telgraflar, ilanlar, steno kay\u0131tlar\u0131 ve makaleler a\u011f\u0131 i\u00e7inde, anlat\u0131m i\u015flevinin, yani olaylar\u0131n s\u0131ralan\u0131\u015f ve betimlenmesinin, yaln\u0131zca \u0130ngilizlere ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ektir. Hi\u00e7bir zaman Van Helsing\u2019in ya da Morris\u2019in bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131na girme \u015fans\u0131m\u0131z olmaz, hele Drakula\u2019n\u0131nkine hi\u00e7 ula\u015famay\u0131z. Olaylar zinciri, yaln\u0131zca \u0130ngiliz Viktorya d\u00f6nemi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan bir bi\u00e7imde ve anlamda yer al\u0131r. Vampirin tehlikeye att\u0131\u011f\u0131 i\u015fte bu k\u00fclt\u00fcrel kategoriler, bu ahlaki de\u011ferler, bu ifade bi\u00e7imleridir. Kendilerini yeniden dayatan ve zafer kazanan yine bu de\u011ferlerdir. Bu, gelene\u011fin istisnaya, varolan\u0131n olas\u0131 gelece\u011fe ve standart \u0130ngiliz \u0130ngilizcesinin her t\u00fcr dilbilimsel ihlale kar\u015f\u0131 bir zaferidir. \u201cDrakula\u201dda, a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde, bir yanda anlat\u0131c\u0131lar\u0131n m\u00fckemmel ve de\u011fi\u015fmez \u0130ngilizcesini, ve Van Helsing\u2019in k\u0131rd\u0131\u011f\u0131 potlar\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Drakula\u2019n\u0131n kitabi \u0130ngilizcesini, di\u011fer yanda ise Morris\u2019in Amerikan aksan\u0131n\u0131, Drakula\u2019n\u0131n, \u0130ngiliz k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn ilkelerinden g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir sapma olu\u015fturmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc bir tehlike oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, i\u00e7erik d\u00fczeyindeki maksimum tehditle \u0130ngilizcenin kullan\u0131m\u0131ndaki maksimum\u00a0 yetersizlik ve bozulma, bu \u015fekilde \u00e7ak\u0131\u015f\u0131r. Roman\u0131n ortas\u0131na do\u011fru, Drakula\u2019n\u0131n duruma hakim g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc s\u0131rada, Van Helsing\u2019in konu\u015fmalar\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u0131kla\u015f\u0131r ve onun bozuk \u0130ngilizcesi sahneye egemen olur. Egemen olur, \u00e7\u00fcnk\u00fc her ne kadar \u0130ngiliz dilinde \u201cvampir\u201d diye bir s\u00f6zc\u00fck varsa da, ona bir anlam verilememi\u015ftir; t\u0131pk\u0131 \u0130ngiliz toplumunun \u201ckapitalist tekelcili\u011fi\u201d anlams\u0131z bir ifade saymas\u0131 gibi. Vampirin ne oldu\u011funu, o yetersiz ve \u00e7arpuk \u00e7urpuk \u0130ngilizcesiyle Van Helsing a\u00e7\u0131klamak zorunda kal\u0131r. Ancak ondan sonra bu kavramlar \u0130ngiliz k\u00fclt\u00fcrel ve dilbilimsel ilkelerine uyarland\u0131\u011f\u0131nda ve bu ilkeler yeniden d\u00fczenlenip g\u00fc\u00e7lendirildi\u011finde, anlat\u0131m eski ak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00f6nebilir; av ba\u015flar ve zafer g\u00fcvencede g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.21 G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, son c\u00fcmlenin edebi \u0130ngilizcenin tam bir tezah\u00fcr\u00fc olmas\u0131 gere\u011fi, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle mant\u0131kl\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p>\u201cDrakula\u201dda, her \u015feyi bilen bir yazar anlat\u0131c\u0131 de\u011fil, yaln\u0131zca bireysel ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 vard\u0131r. Birinci tekil \u015fah\u0131s anlat\u0131m, vampirin ele ge\u00e7irmekle tehdit etti\u011fi bireyselli\u011fi koruma iste\u011finin a\u00e7\u0131k bir ifadesidir. Ancak, \u00e7eli\u015fki insan \u201cbireyselli\u011fi\u201d ile vampirle\u015ferek \u201cb\u00fct\u00fcnle\u015fme\u201d aras\u0131nda oldu\u011fu s\u00fcrece, i\u015fler insanlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan hi\u00e7 de iyi gitmez. Nas\u0131l ki, bir tam rekabet sistemi yerini tekelcili\u011fe b\u0131rakmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapamazsa, bir avu\u00e7 soyutlanm\u0131\u015f birey de vampirin soyutlanm\u0131\u015f g\u00fcc\u00fcne kar\u015f\u0131 koyamaz. Bu, daha \u00f6nce i\u00e7erik d\u00fczeyinde tan\u0131k oldu\u011fumuz bir sorundur; burada anlat\u0131m bi\u00e7imleri d\u00fczeyinde yeniden ortaya \u00e7\u0131kar. Anlat\u0131m\u0131n bireyselli\u011fi korunmal\u0131 ve ayn\u0131 zamanda onun olumsuz y\u00f6n\u00fc -ba\u015f ki\u015filerin \u015f\u00fcphe, yetersizlik, bilgisizlik ve hatta kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 g\u00fcvensizlik ve d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131- giderilmelidir.22 Stoker\u2019\u0131n buldu\u011fu parlak \u00e7\u00f6z\u00fcm, de\u011fi\u015fik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 harmanlamak, sistemli bir bi\u00e7imde entegre etmektir. \u201cDrakula\u201dn\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda, av b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde (s\u00f6z konusu harmanlamadan sonra ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 not edilmelidir), farkl\u0131 anlat\u0131c\u0131lardan \u00e7ok, kolektif bir anlat\u0131c\u0131dan s\u00f6z etmek daha ge\u00e7erli olur. Art\u0131k, ba\u015flang\u0131\u00e7ta oldu\u011fu gibi, bireysel anlat\u0131m\u0131n hatalar\u0131n\u0131 ve benzersizli\u011fini ifade eden bir uygulama olarak, tek bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn de\u011fi\u015fik versiyonlar\u0131 g\u00f6r\u00fclmez. Anlat\u0131m, art\u0131k genel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131, olaylar\u0131n resm\u00ee versiyonunu ifade eder. Bi\u00e7em bile, ba\u015fta g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, gerek profesyonel, gerek bireysel \u00f6zg\u00fcll\u00fcklerini yitirir ve standart \u0130ngiliz \u0130ngilizcesi i\u00e7inde bile\u015fime u\u011frar. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, bu bile\u015fim, anlat\u0131m tekni\u011finin Viktorya d\u00f6nemi anlay\u0131\u015f\u0131na uyarlan\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Hakim s\u0131n\u0131f\u0131n farkl\u0131 \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve k\u00fclt\u00fcrel \u00f6rneklerini (hukuk, ticaret, toprak m\u00fclkiyeti, bilim) kamu yarar\u0131 sanca\u011f\u0131 alt\u0131nda birle\u015ftirir. Bu karanl\u0131k b\u00f6l\u00fcme sonunda a\u00e7\u0131k, anla\u015f\u0131l\u0131r ve evrensel bir bi\u00e7im ve anlam kazand\u0131rarak anlat\u0131m dengesini yeniden kurar.<\/p>\n<p>2. BASTIRILANLARIN GER\u0130 D\u00d6N\u00dc\u015e\u00dc<\/p>\n<p>\u201cFrankenstein\u201d ve \u201cDrakula\u201dn\u0131n sosyolojik a\u00e7\u0131dan bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi, canavarlar\u0131n en \u00e7ok tehdit ettikleri kurumlardan birinin aile oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Ancak, bu korku yaln\u0131zca tarihsel ve ekonomik terimlerle a\u00e7\u0131klanamaz. Tersine, onun en derin k\u00f6k\u00fcn\u00fcn ba\u015fka bir yerde, erosta, her \u015feyin \u00fcst\u00fcnde cinsellikte bulunmas\u0131 \u00e7ok olas\u0131d\u0131r. David Pirie \u015f\u00f6yle yazar: \u201cDrakula, kendisini hapsetmi\u015f olan bask\u0131c\u0131 toplumu cezaland\u0131rmak \u00fczere ortaya \u00e7\u0131kan Viktorya d\u00f6nemi libidosunun \u00f6rt\u00fcl\u00fc g\u00fcc\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclebilir: Drakula\u2019n\u0131n, Viktorya d\u00f6nemi anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olan d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 kad\u0131nlar\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 en korkun\u00e7 \u015fey, onlar\u0131 \u015fehvetli k\u0131lmas\u0131d\u0131r.\u201d23 Bu ger\u00e7ektir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi onaylamak i\u00e7in, Lucy ile ilgili b\u00f6l\u00fcm\u00fc okumak yeterli. Lucy, Drakula\u2019n\u0131n kurban\u0131 olan tek ba\u015f ki\u015fidir. Cezaland\u0131r\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bir \u00e7e\u015fit arzu duydu\u011funu g\u00f6steren tek ki\u015fi odur. Stoker bu noktada esnektir: romandaki di\u011fer ki\u015filerin t\u00fcm\u00fc, ya bedenin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 olan ya da bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f d\u00fcrt\u00fclerini kat\u0131 bir bi\u00e7imde y\u00fcceltebilen ki\u015filerdir. Van Helsing, Morris, Seward ve Holmwood hep bekard\u0131rlar. Mina ve Jonathan hastanede, Jonathan\u2019\u0131n Transilvanya\u2019da ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en korkun\u00e7 (ayn\u0131 zamanda cinsel) deneyimi unutmak, onarmak i\u00e7in evlenirler; \u201cCehaletimi payla\u015f\u201d: onun kar\u0131s\u0131ndan istedi\u011fi budur. Oysa Lucy, d\u00fc\u011f\u00fcn g\u00fcn\u00fcn\u00fc sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla beklemektedir. Drakula, k\u0131z\u0131 ele ge\u00e7irmek i\u00e7in, onun bu husursuzlu\u011funun \u201cuyurgezerlik\u201d halinin \u00fczerine gider; ve ele ge\u00e7irdik\u00e7e, onun cinsel y\u00f6n\u00fcn\u00fc daha \u00e7ok ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. \u00d6l\u00fcm\u00fcnden birka\u00e7 saniye \u00f6nce, \u201cG\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131; art\u0131k bak\u0131\u015flar\u0131 donuk ve kat\u0131yd\u0131; ve onun dudaklar\u0131ndan daha \u00f6nce hi\u00e7 duymad\u0131\u011f\u0131m bir bi\u00e7imde, yumu\u015fak ve \u015fehvetli bir sesle \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi: \u201d&#8230;Ve bir `vampir\u2019 olarak Lucy, daha da ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131d\u0131r: Tatl\u0131l\u0131\u011f\u0131 sertli\u011fe, kalpsizce zalimli\u011fe, safl\u0131\u011f\u0131 ise \u015fehvet d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc&#8230;y\u00fcz\u00fc \u00e7ekici bir g\u00fcl\u00fcmsemeyle kapland\u0131&#8230; ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 bir g\u00fcl\u00fcmsemeyle kollar\u0131n\u0131 uzatarak ona do\u011fru ilerledi&#8230; ve, gev\u015fek, \u015fehevi bir zerafetle \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi: `Bana gel Arthur. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131 b\u0131rak ve bana gel. Kollar\u0131m sana a\u00e7. Gel de birlikte dinlenelim. Gel kocac\u0131\u011f\u0131m, gel!\u2019\u201c Ba\u015ftan \u00e7\u0131karma tam ger\u00e7ekle\u015fecekken Van Helsing b\u00fcy\u00fcy\u00fc bozar. Sonu\u00e7ta Lucy\u2019yi \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler. Lucy, hi\u00e7 al\u0131\u015f\u0131lmad\u0131k bir bi\u00e7imde \u00f6l\u00fcr: Viktorya d\u00f6nemi \u201ckamuoyunun\u201d g\u00f6z\u00fcne bir orgazm gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fc\u015f olabilecek \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131\u015flar i\u00e7inde&#8230; : \u201cTabuttaki \u015eey k\u0131vrand\u0131; ve a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f k\u0131rm\u0131z\u0131 dudaklar\u0131ndan korkun\u00e7, kan\u0131 donduran bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k y\u00fckseldi. V\u00fccudu vah\u015fi k\u0131vran\u0131\u015flarla sars\u0131ld\u0131, titredi ve b\u00fck\u00fcld\u00fc; keskin ve beyaz di\u015fleri, dudaklar\u0131n\u0131 kesinceye kadar \u0131s\u0131rd\u0131 ve a\u011fz\u0131 k\u0131z\u0131l bir k\u00f6p\u00fckle s\u0131vand\u0131\u201d. \u00c7evresi, \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla onu destekleyen arkada\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan sar\u0131lm\u0131\u015f olan Arthur Holmwood Lord Godalming, \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f fakat farkedilebilecek bir bi\u00e7imde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir cinsel doyuma da vararak, d\u00fcnyay\u0131 bu korkun\u00e7 \u015eey\u2019den ar\u0131nd\u0131r\u0131r: \u201cTitremeyen kollar\u0131, ac\u0131mas\u0131z kaz\u0131\u011f\u0131 gittik\u00e7e daha derine saplayarak inip kalkarken, bir Thor fig\u00fcr\u00fc* gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu; bu s\u0131rada par\u00e7alanan y\u00fcrekten f\u0131\u015fk\u0131ran kan, \u00e7evreye sa\u00e7\u0131l\u0131yordu\u201d.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, Drakula cinsel arzuyu y\u00fcceltir ve \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirir. Ve bu arzu, insan\u0131 \u00e7eker, fakat -bir yandan da- korkutur. Lucy g\u00fczel, ama tehlikelidir. <\/p>\n<p>Korku ve cazibe bir ve ayn\u0131d\u0131r; ve bu yaln\u0131zca Stoker i\u00e7in b\u00f6yle de\u011fildir. 19. y\u00fczy\u0131l burjuva y\u00fcksek k\u00fclt\u00fcr \u00f6rneklerinin \u00e7o\u011fu, a\u015fk ve cinselli\u011fi \u00e7eli\u015fkili olgular olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131n anlat\u0131m\u0131nda edebi sanat olarak tezat (oxymoron), terimlerin i\u00e7erdi\u011fi z\u0131tl\u0131k kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <br \/>Baudelaire de g\u00f6n\u00fcl ili\u015fkilerinin belirsizli\u011fini betimlerken bundan yararlan\u0131r. Les Fleurs du Mal (K\u00f6t\u00fcl\u00fck \u00c7i\u00e7ekleri) ba\u015fl\u0131kl\u0131 -ki, bu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n kendisi bir z\u0131tl\u0131k sanat\u0131d\u0131r- lanetli \u015fiirlerden Les Metamorphoses du Vampire\u2019deki (Vampirin Ba\u015fkala\u015f\u0131mlar\u0131) dayan\u0131lmaz derecede \u201cba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 olan kad\u0131n, ate\u015f \u00fcst\u00fcnde k\u0131vranan bir y\u0131lan\u201da benzetilmi\u015ftir. Stendhal da\u00a0 De l\u2019Amour\u2019un (A\u015fk \u00dczerine) ilk sayfas\u0131ndaki bo\u015flu\u011fa \u015fu notu d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr: \u201cA\u015fk denilen hastal\u0131\u011f\u0131n tarihini, matematiksel bir kesinlik ve (becerebilirsem) do\u011frulukla izlemeye koyuldum.\u201d A\u015fk bir hastal\u0131kt\u0131r; insan\u0131n bireyselli\u011finden ve mant\u0131\u011f\u0131ndan feragat etmesini gerektirir.24 Bu, ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc Stendhal i\u00e7in, insan\u0131n biricik varl\u0131k nedenini inkar\u0131 anlam\u0131na gelir. A\u015fk, \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir tehlikeye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ve a\u015fk\u0131n kurban\u0131 olan ki\u015fiyi, yaln\u0131zca daha b\u00fcy\u00fck bir tehlike (Drakula!) iyile\u015ftirebilir: \u201cLeucates\u201dten atlay\u0131\u015f antik d\u00f6neme ait g\u00fczel bir imgeydi. <\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de, a\u015fka bir \u00e7are bulmak neredeyse olanaks\u0131zd\u0131r. Ki\u015fiyi, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde kendini korumaya \u00e7a\u011f\u0131ran tehlikenin yan\u0131s\u0131ra, bundan daha zor bir \u015feyi, ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 bir tehlikenin s\u00fcreklili\u011fini gerektirir.\u201d25 T\u0131pk\u0131 a\u015fk tehlikesinin tehlikeli bir ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131l\u0131k oldu\u011fu gibi, bu da ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 bir tehlikedir: Korku ve arzu, durmadan birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. \u0130kisini birbirinden ay\u0131rmak olanaks\u0131zd\u0131r. Bu durumu Sade\u2019de, Keats\u2019in Lamia\u2019s\u0131nda, Poe\u2019nun Ligeia\u2019s\u0131nda, Baudelaire\u2019in kad\u0131nlar\u0131nda, Hoffmann\u2019\u0131n kad\u0131n vampirinde saptayabiliriz. <br \/>Bu nedendir?<\/p>\n<p>Vampirizm, arzuyla korkunun \u00f6zde\u015fli\u011fine m\u00fckem-mel bir \u00f6rnektir; bu y\u00fczden, onu, \u00e7\u00f6z\u00fcmlemenin merkezine koyal\u0131m ve \u00f6rne\u011fin, Marie Bonaparte\u2019\u0131n Poe incelemesinde bu olgu \u00fcst\u00fcne geli\u015ftirdi\u011fi psikanalitik yorumu ele alal\u0131m. <br \/>Marie Bonaparte, Poe\u2019nun kad\u0131nlar\u0131n\u0131n adeta bir a\u015f\u0131k taraf\u0131ndanm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde resmedili\u015fine Baudelaire\u2019in de\u011finmesini yorumlarken, \u015funu ekler: \u201cTap\u0131nd\u0131\u011f\u0131 objeye yakla\u015fmaya cesaret edemeyen bir a\u015f\u0131k. &#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc onun, korkun\u00e7, tehlikeli bir gizemle \u00e7evrili oldu\u011funu hisseder.\u201d26 Bu gizem, vampirizmden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir: \u201cCinselli\u011fin tehlikesi, ona teslim olanlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc bekleyen ceza, `Berenice\u2019de Egaeus\u2019un, onun di\u015flerine nas\u0131l yakaland\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6sterilir. Ger\u00e7ekten de, psikanalizde bir\u00e7ok erkek iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 vakas\u0131, bilin\u00e7alt\u0131nda az ya da \u00e7ok g\u00f6m\u00fcl\u00fc olmakla birlikte, -bir\u00e7ok okuyucuya tuhaf gelecek olsa da- kad\u0131n vaginas\u0131n\u0131n, di\u015fleri olan ve bu y\u00fczden \u0131s\u0131rabilen ve had\u0131m edebilen bir tehlike kayna\u011f\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. &#8230;A\u011f\u0131z ve vagina, bili\u00e7alt\u0131nda \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015ftir ve Egaeus, Berenice\u2019in di\u015flerini s\u00f6kmek i\u00e7in duydu\u011fu hastal\u0131kl\u0131 iste\u011fe boyun e\u011fdi\u011finde, hem annesinin organ\u0131na duydu\u011fu \u00f6zleme, hem de onun kendisinden \u00f6\u00e7 almas\u0131na teslim olur; \u00e7\u00fcnk\u00fc onu ku\u015fatan tehlikeler, fazla tehdit edici buldu\u011fu t\u00fcm kad\u0131nlardan cinsel anlamda ka\u00e7\u0131nmas\u0131na neden olur. Bu bak\u0131mdan eylemi, hem sevdi\u011fi hem de bebekli\u011finde duydu\u011fu cinsel a\u015fk\u0131na kar\u015f\u0131 k\u0131r\u0131c\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in nefret etti\u011fi annesine y\u00f6nelik bir t\u00fcr had\u0131m cezas\u0131d\u0131r &#8230;Bununla birlikte, bu di\u015fli vagina kavram\u0131 ve bunun sonucu olan tehdit, ayn\u0131 zamanda, \u00e7ocukluk deneyiminde derin k\u00f6kleri olan bir fakt\u00f6r\u00fcn (bu durumda geriye d\u00f6n\u00fck) bir yer de\u011fi\u015ftirmesidir. Bildi\u011fimiz gibi, di\u015fsizken meme emmekten memnun olan bebekler, ilk di\u015flerini \u00e7\u0131kar\u0131r \u00e7\u0131karmaz, onlar\u0131 ayn\u0131 memeyi \u0131s\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131rlar. Bu, her birimizde sald\u0131rgan d\u00fcrt\u00fcn\u00fcn ilk ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131d\u0131r&#8230; Daha sonra, nelerin yap\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011finin bilinci, giderek sertle\u015fen say\u0131s\u0131z ahlak\u00ee \u00f6\u011freti taraf\u0131ndan a\u015f\u0131land\u0131\u011f\u0131nda&#8230; annenin memesini \u0131s\u0131rman\u0131n an\u0131s\u0131, daha do\u011frusu fantezisi, bilin\u00e7alt\u0131na, ge\u00e7mi\u015fe ait k\u00f6t\u00fcl\u00fck duygular\u0131yla y\u00fcklenmi\u015f olmal\u0131d\u0131r; ve yasay\u0131 \u00e7i\u011fnedi\u011finde uygulanacak olan misillemenin ne anlama geldi\u011fini deneyimleriyle \u00f6\u011frenmi\u015f olan \u00e7ocuk, annesini \u0131s\u0131rma iste\u011finin, \u201cyamyaml\u0131\u011f\u0131na\u201d bir misilleme olarak, bu kez kendisine y\u00f6neltilece\u011finden korkmaya ba\u015flar.\u201d27<\/p>\n<p>Bu pasaj, vampirizmin alt\u0131nda yatan \u00e7eli\u015fkili k\u00f6k\u00fc, birbirine ge\u00e7en nefret ve a\u015fk\u0131, kesinlikle saptar. Benzer bir \u00e7eli\u015fki, \u00f6l\u00fcler hakk\u0131ndaki tabuyla ilgili olarak, daha \u00f6nce Freud taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r (ve vampir de, bildi\u011fimiz gibi, sa\u011f kalanlar\u0131 yok etmek \u00fczere ya\u015fama geri d\u00f6nen \u00f6l\u00fc bir ki\u015fidir.): \u201c\u00f6l\u00fcmden doyum sa\u011flama bi\u00e7iminde, bilin\u00e7alt\u0131nda \u0131st\u0131rapla hissedilen bu d\u00fc\u015fmanl\u0131k&#8230; (yer de\u011fi\u015ftirerek) d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n nesnesine, bizzat \u00f6l\u00fc ki\u015filere y\u00f6neltilir. Bir kez daha&#8230; g\u00f6r\u00fcyoruz ki, tabu, \u00e7eli\u015fkili bir duygusal tutum temelinde geli\u015fmi\u015ftir. \u00d6l\u00fcler hakk\u0131ndaki tabu, di\u011ferleri gibi, vuku bulan \u00f6l\u00fcmden duyulan bilin\u00e7li kederle bilin\u00e7siz doyum aras\u0131ndaki z\u0131tl\u0131ktan do\u011far. Bu durum, \u00f6l\u00fcn\u00fcn ruhunun g\u00fccenip k\u0131zmas\u0131na yol a\u00e7aca\u011f\u0131na g\u00f6re, hayatta kalanlar aras\u0131nda, do\u011fal olarak en \u00e7ok korkmas\u0131 gerekenler, daha \u00f6nce onun en yak\u0131n\u0131 olan ve sevdi\u011fi ki\u015filerdir.\u201d28<\/p>\n<p>Freud\u2019un metni hi\u00e7bir \u015f\u00fcpheye yer b\u0131rakmaz: \u00e7eli\u015fkili durum, korkuyu duyan ki\u015finin kafas\u0131nda yer al\u0131r. Bu gerilim durumunu iyile\u015ftirmek i\u00e7in, ki\u015fi, etkisi alt\u0131nda oldu\u011fu \u00e7eli\u015fkili durumlardan birini, toplumsal a\u00e7\u0131dan daha uygunsuz olan\u0131, bilin\u00e7siz olarak bast\u0131rmaya zorlan\u0131r. Bast\u0131rmadan korku do\u011far: \u201cduygusal bir g\u00fcd\u00fcye ait olan her etki, ne t\u00fcrden olursa olsun, bast\u0131r\u0131lmas\u0131 durumunda, endi\u015feye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr\u201d.29 Ve bu bast\u0131r\u0131lan g\u00fcd\u00fc -hangi nedenle olursa olsun- geri d\u00f6n\u00fcp bilince \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, korku patlak verir: \u201cBast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f \u00e7ocukluk d\u00f6nemi kompleksleri, bir izlenimle yeniden canland\u0131\u011f\u0131nda veya a\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan ilkel inan\u00e7lar yeniden do\u011frulan\u0131r gibi oldu\u011funda, \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc bir deneyim ya\u015fan\u0131r\u201d30 Di\u011fer bir deyi\u015fle, korku \u201cbast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f\u0131n geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc\u201dyle e\u015f zamanl\u0131d\u0131r; ve bu bizi, belki de sorunun \u00f6z\u00fcne getirir. <br \/>Deh\u015fet edebiyat\u0131, kahramanlar\u0131n, rahats\u0131z edici unsurun kendi i\u00e7lerinde oldu\u011funu -Freud\u2019un tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde- g\u00f6rmezlikten geldikleri pasajlarla doludur: korktuklar\u0131 canavarlar\u0131 yaratan kendileridir. \u0130lk hissettikleri, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, delirme korkusudur. \u201cHat\u0131rlamal\u0131s\u0131n ki, bir delinin hayallerini kaydetmiyorum.\u201d (\u201cFrankenstein\u201d). \u201cTanr\u0131 akl\u0131m\u0131 korusun&#8230; Umabilece\u011fim tek bir \u015fey var: delirmemek; tabii \u00e7oktan delirmediysem.\u201d (\u201cDrakula\u201d, Dr. Harker\u2019\u0131n s\u00f6zleri). \u201c(Dr.Seward), kendisine g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir psikolojik inceleme olana\u011f\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor\u201d (\u201cDrakula\u201d, Lucy). \u201cBunun, ak\u0131lla ilgili bir sorun oldu\u011fu sonucuna vard\u0131m\u201d. (\u201cDrakula\u201d, ayn\u0131 zamanda, bir ak\u0131l hastanesinin y\u00f6neticisi olan Seward). Jekyll, t\u0131pk\u0131 bir y\u00fczy\u0131l \u00f6ncesinde Polydori\u2019nin Aubrey\u2019i gibi, delirme kayg\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 kendini korumak zorundad\u0131r. Bu romanda ger\u00e7eklik, r\u00fcyalara egemen olan kurallara g\u00f6re i\u015fleme e\u011filimindedir &#8211; \u201cr\u00fcya g\u00f6rm\u00fcyordum\u201d, \u201cbir r\u00fcyadaki gibi\u201d,\u201csanki uzun bir kabus g\u00f6r\u00fcyormu\u015fum gibi\u201d.31 Bu, bast\u0131r\u0131lanlar\u0131n geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Fakat nas\u0131l geri d\u00f6ner? Delilik olarak de\u011fil; ya da yaln\u0131zca belli belirsiz bir delilik olarak. Bu kitaplar\u0131n vermek istedi\u011fi ders, ki\u015finin delirmekten korkmas\u0131na gerek olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r; yani ki\u015finin kendi bast\u0131rmalar\u0131ndan, kendi akl\u0131n\u0131n b\u00f6l\u00fcnmesinden korkmas\u0131 gerekmez. Hay\u0131r, insan canavardan, maddi, d\u0131\u015ftan gelen bir\u015feyden korkmal\u0131d\u0131r: \u201c`Dr. Van Helsing, siz deli misiniz?\u201d &#8230; \u201cKe\u015fke olsayd\u0131m!\u201d diye cevap verdi&#8230; \u201cB\u00f6yle bir ger\u00e7eklikle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, delili\u011fe katlanmak daha kolay olurdu.\u201c Ke\u015fke olsayd\u0131m: \u0130\u015fte sorunun anahtar\u0131 buradad\u0131r. Delilik, vampirle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hi\u00e7bir \u015feydir. Delilik bir sorun yaratmaz. Ya da daha do\u011frusu, delilik kendi ba\u015f\u0131na mevcut de\u011fildir. Onu yaratan vampirdir, yarat\u0131kt\u0131r, iksirdir.32 Freud\u2019un kendini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 y\u0131l yaz\u0131lm\u0131\u015f olan Drakula, 19. y\u00fczy\u0131l akl\u0131n\u0131n tam bir kendini tan\u0131mama giri\u015fimidir. Bu, korkunun etkisi alt\u0131ndayken, kendini \u015fans eseri bir ayna kar\u015f\u0131s\u0131nda bulan roman ki\u015fisiyle simgele\u015ftirilmi\u015ftir. Aynaya bakar ve yerinden s\u0131\u00e7rar: aynada y\u00fcz\u00fcn\u00fcn yans\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr, fakat okuyucunun ilgisi ayn\u0131 anda ba\u015fka tarafa \u00e7ekilir: korkusu, kendi g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc g\u00f6rm\u00fc\u015f olmas\u0131ndan de\u011fil, vampirin aynada yans\u0131may\u0131\u015f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Kendini basit, korkun\u00e7 ger\u00e7eklikle y\u00fczy\u00fcze bulan yazar -ve onunla birlikte kahraman ve okuyucu- korkuyla geri \u00e7ekilir.<\/p>\n<p>Bast\u0131r\u0131lanlar b\u00f6ylece bir canavar olarak geri d\u00f6ner. Bir psikanaliz incelemesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, as\u0131l olgu kesinlikle bir ba\u015fkala\u015f\u0131md\u0131r. Francesco Orlando\u2019nun, Racine\u2019in Phedre\u2019sini \u00e7\u00f6z\u00fcmlerken belirtti\u011fi gibi, \u201cbilin\u00e7alt\u0131yla edebiyat aras\u0131ndaki ili\u015fki, edebiyat eserinde, do\u011falar\u0131 ne olursa olsun, buna uygun i\u00e7eriklerin varl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re \u00f6ng\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir&#8230; sapk\u0131n arzu, onu i\u00e7inde s\u00fczebilecek bi\u00e7imsel bir modele uymad\u0131k\u00e7a, edebiyat eserinde i\u00e7erik olarak kabul edilememi\u015ftir\u201d.33 Bu bi\u00e7imsel model, yarat\u0131k metaforu, vampir metaforudur. Bu metafor, bilin\u00e7li akl\u0131n kabul edilemez sayd\u0131\u011f\u0131 ve b\u00f6ylece bast\u0131rmaya zorland\u0131\u011f\u0131 ve sonu\u00e7 olarak varl\u0131klar\u0131n\u0131 farkedemedi\u011fi o arzu ve korkular\u0131 \u201cs\u00fczer\u201d, katlan\u0131labilir k\u0131lar. Edebi bi\u00e7imlendirme, edebi sanat, bu y\u00fczden ikili bir i\u015fleve sahiptir: hem bilin\u00e7alt\u0131na ait i\u00e7eri\u011fi ifade eder, hem de onu gizler. Edebiyat, her zaman bu i\u015flevlerin her ikisini de bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Bunlardan birini \u00e7\u0131karmak, ya bilin\u00e7alt\u0131na ait sorunu (edebiyatta her \u015feyin saydam ve a\u00e7\u0131k oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrerek) ya da edebi ileti\u015fim sorununu (edebiyat\u0131n yaln\u0131zca baz\u0131 i\u00e7erikleri gizlemeye hizmet etti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerek) d\u0131\u015ftalamak anlam\u0131na gelir34. Bu iki i\u015flev, edebi metaforda daima varolsalar da, aralar\u0131ndaki ili\u015fki de\u011fi\u015febilir. Biri, di\u011ferinden \u00f6ne \u00e7\u0131karak, roman\u0131n b\u00fct\u00fcn olarak \u00f6nemi i\u00e7inde hakim bir konum kazanabilir. Bu g\u00f6zlemlerin, tart\u0131\u015fmam\u0131zla do\u011frudan bir ba\u011flant\u0131s\u0131 vard\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc vampir metaforu, edebi i\u015flevlerin dengesinin nas\u0131l de\u011fi\u015febildi\u011fine m\u00fckemmel bir \u00f6rnektir. Sorun, \u015fu bi\u00e7imde ortaya konabilir: vampirlerin cinsiyeti -do\u011fal olarak edebiyatta, ger\u00e7eklikte de\u011fil-\u00a0 nedir? Vampirlerin, meleklerin tersine, cinsiyetleri vard\u0131r. Fakat bu de\u011fi\u015febilir. Bir grup eserde (Poe, Hoffman, Baudelaire: \u201cse\u00e7kin\u201d k\u00fclt\u00fcr), vampirler kad\u0131nd\u0131r. Di\u011fer bir grupta (Polidori, Stoker, sinema: \u201ckitle\u201d k\u00fclt\u00fcr\u00fc), erkektirler. Bu de\u011fi\u015fim, hi\u00e7 de rastlansal de\u011fildir. G\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz gibi, vampirizmin k\u00f6keninde, \u00e7ocu\u011fun annesine y\u00f6nelik \u00e7eli\u015fkili bir d\u00fcrt\u00fcs\u00fc yatar. Bu y\u00fczden, vampirin kad\u0131n olarak sunulmas\u0131, bilin\u00e7alt\u0131na ait i\u00e7eri\u011fin g\u00f6receli olarak daha az bozulmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Yarat\u0131lan edebi ki\u015fi, rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131ndaki ki\u015fiyle hen\u00fcz ayn\u0131 cinsiyeti korumaktad\u0131r. Edebiyat\u0131n, bilin\u00e7li akl\u0131 korumak \u00fczere destekledi\u011fi savunma bi\u00e7imleri, yine g\u00f6receli olarak esnektir: D.H.Lawrence (kendisinden \u00f6nce Baudelaire\u2019in \u00f6rt\u00fcl\u00fc bi\u00e7imde yapt\u0131\u011f\u0131 gibi), vampir temas\u0131ndan geriye, Poe\u2019nun sapk\u0131n, erotik arzular\u0131na kolayl\u0131kla d\u00f6ner. 35 Fakat vampir erkek oldu\u011funda, rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n bilin\u00e7alt\u0131 kayna\u011f\u0131, daha \u00fcstteki bir imlenenler tabakas\u0131nca gizlenir. Ba\u011flant\u0131 daha da incelir. Bilin\u00e7li ak\u0131l kolayl\u0131kla huzur bulabilir; \u00f6zg\u00fcn korkudan geriye kalan, yaln\u0131zca bir s\u00f6zc\u00fckt\u00fcr, \u201cDrakula\u201d: o muhte\u015fem ve a\u00e7\u0131k-lanamayan kad\u0131n ismi. Di\u011fer bir deyi\u015fle, cinsiyet de\u011fi\u015fimi, bilin\u00e7li akl\u0131n korunmas\u0131na, daha do\u011frubu, onun daha habersiz bir konumda tutulmas\u0131na hizmet eder. Vampir, kendili\u011finden belli olanlar\u0131 desteklemesi gereken ve kendisi bilin\u00e7alt\u0131n\u0131n derinliklerine fazla dalamayan kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc taraf\u0131ndan, erke\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015f-t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bununla birlikte ve tam da bu nedenden \u00f6t\u00fcr\u00fc, bilin\u00e7alt\u0131nda kalm\u0131\u015f olan bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f i\u00e7erik, dayan\u0131lmaz bir korku \u00fcretir. Sahte belirlilikler ve deh\u015fet birbirini destekler.<\/p>\n<p>3. DEH\u015eET\u0130N STRATEJ\u0130S\u0130<\/p>\n<p>Marksist \u00e7\u00f6z\u00fcmleme ve psikanaliz, deh\u015fet edebiyat\u0131nda biraraya gelen ve deyim yerindeyse, onu gerekli k\u0131lan iki \u00f6nemli belirleme grubunu birbirinden ay\u0131rmam\u0131za izin vermi\u015ftir. Bunlar, a\u00e7\u0131k\u00e7a farkl\u0131 belirlemelerdir ve onlar\u0131 uyumlu bir \u015fekilde birle\u015ftirmek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Ben burada, sosyo-ekonomik yap\u0131larla, cinsel-psikolojik yap\u0131lar\u0131 tek bir kavramsal zincir i\u00e7inde birbirine ba\u011flayabilecek bir\u00e7ok kay\u0131p halkay\u0131 yeniden olu\u015fturmay\u0131 \u00f6nermiyorum. Ne de -bir\u00e7ok kez ve \u00e7ok de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde denenmi\u015f olan- bu giri\u015fimin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu, yani Marksizm ve psikanalizin \u00e7a\u011fda\u015f toplumun daha geni\u015f ve \u00e7ok daha sa\u011flam bir bilimi olarak \u201cbirle\u015ftirilmesinin\u201d uygun oldu\u011funu s\u00f6yleyebilirim. Bu, olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k bir bilimsel sorundur ve ben, onun genel g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini tart\u0131\u015fmaya sunmak niyetinde de\u011filim. Yaln\u0131zca, -bu \u00f6zg\u00fcl durumda- beni b\u00f6yle farkl\u0131 iki y\u00f6ntembilimi birlikte kullanmaya y\u00f6nelten iki nedeni a\u00e7\u0131klamak isterim. Birincisi olduk\u00e7a a\u00e7\u0131kt\u0131r: Bu edebiyat\u0131n ba\u015f ki\u015fileri -yarat\u0131k, vampir- farkl\u0131 anlamsal alanlar aras\u0131ndaki benze\u015fme \u00fczerine olu\u015fturulmu\u015f edebi ki\u015filer, metaforlard\u0131r. Bu \u015fekilde korku yaratmak isterken, onlar farkl\u0131 nedenleri olan\u00a0 korkular\u0131 birle\u015ftirmek zorundad\u0131rlar: ekonomik, ideolojik, ruhsal, cinsel (ve bunlara, ba\u015fta dinsel korku olmak \u00fczere di\u011ferleri eklenmelidir). Bu olgu, deh\u015fet metaforunun \u00e7ok bi\u00e7imli k\u00f6klerini yeniden olu\u015fturmak i\u00e7in de\u011fi\u015fik ara\u00e7lar kullanmay\u0131, zorunlu de\u011filse de, m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ancak, yarat\u0131k ve vampir, di\u011fer bir nedenden \u00f6t\u00fcr\u00fc de metafordurlar: yaln\u0131zca do\u011falar\u0131 de\u011fi\u015fik olan olgular\u0131 sentezlemek \u00fczere de\u011fil, ayn\u0131 zamanda onlar\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, bi\u00e7imlerini ve bununla birlikte anlamlar\u0131n\u0131 da de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in. Drakula\u2019da, tekelci kapitalizm ve anne korkusu vard\u0131r; fakat bu anlamlar cani kontun fiziki varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. Yaln\u0131zca onun siyah pelerini alt\u0131na gizlendiklerinde (ya da en az\u0131ndan de\u011fi\u015ftirildiklerinde) ifade edilebilirler. Toplumsal bilin\u00e7, yaln\u0131zca bu yolla, yaralanmaya a\u00e7\u0131k bir duruma d\u00fc\u015fmeden kendi korkular\u0131n\u0131 kabul edebilir. Marksizm ve psikanaliz, b\u00f6ylece, bu edebiyat\u0131n i\u015flevini tan\u0131mlamada birle\u015fmeye y\u00fcztutarlar: belirli korkular\u0131, as\u0131l bi\u00e7imlerinden farkl\u0131 bir bi\u00e7imde sunmak \u00fczere ele almak; okuyucular\u0131n, kendilerini ger\u00e7ekten korkutabilecek \u015feylerle kar\u015f\u0131la\u015fmamalar\u0131 i\u00e7in, bu korkular\u0131 ba\u015fka korkulara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek. Bu \u201columsuz\u201d bir i\u015flevdir, ger\u00e7ekli\u011fi \u00e7arp\u0131t\u0131r. Bu bir \u201cmistikle\u015ftirme\u201d, fakat ayn\u0131 zamanda da bir \u201c\u00fcretim\u201d \u00e7abas\u0131d\u0131r. Kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bu b\u00fcy\u00fck simgeleri ger\u00e7eklikten uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a, sahte bilincin yap\u0131 ta\u015flar\u0131n\u0131 zenginle\u015ftirmek ve geni\u015fletmek zorundad\u0131rlar. Bu (sahte bilin\u00e7), egemen k\u00fclt\u00fcrden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u00c7arp\u0131tma ve sahtele\u015ftirmeyle yetinmezler; olu\u015fturur, onaylar, ikna ederler. Ve bu s\u00fcre\u00e7, otomatik ve kendini ilerleten t\u00fcrdendir. Mary Shelley ve Bram Stoker\u2019\u0131n ger\u00e7ekli\u011fi mistikle\u015ftirmek gibi en ufak bir niyetleri yoktur. Onlar, ger\u00e7ekli\u011fi, kendili\u011finden bir bi\u00e7imde ger\u00e7e\u011fe ayk\u0131r\u0131 olarak yorumlar ve ifade ederler. Canavarlar\u0131n metafor olduklar\u0131 ger\u00e7e\u011fine yeniden d\u00f6nersek, bu daha belirginle\u015fir. Genel olarak, edebiyatta, metaforlar kesinlikle metafor olarak olu\u015fturulur (yazar taraf\u0131ndan) ve alg\u0131lan\u0131l\u0131rlar (okuyucu taraf\u0131ndan). Fakat deh\u015fet edebiyat\u0131nda, bu kural art\u0131k i\u015flemez. Metafor, art\u0131k bir metafor de\u011fil, di\u011ferleri kadar ger\u00e7ek bir ki\u015fidir. Todorov\u2019un yazd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, \u201cdo\u011fa\u00fcst\u00fc, \u00e7o\u011funlukla bizler simgesel bir anlam\u0131 ger\u00e7ek olarak ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z i\u00e7in ortaya \u00e7\u0131kar.\u201d36 Simgesel anlam\u0131 ger\u00e7ek olarak almak, metaforu ger\u00e7ekli\u011fin bir \u00f6gesi saymak demektir. Di\u011fer bir deyi\u015fle, bu, belli bir zihinsel kurgunun -metafor ve onun i\u00e7inde ifade edilen d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi- onu kullanan\u0131n ak\u0131lc\u0131 denetiminden kurtularak, \u201cmaddi bir g\u00fcce\u201d, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir varl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc anlam\u0131na gelir. Art\u0131k, k\u00fclt\u00fcrel evreni entelekt\u00fcel olu\u015fturmaz; tersine, bu evren entelekt\u00fcelin a\u011fz\u0131ndan konu\u015fur. Bununla beraber, bu tan\u0131d\u0131k bir hikayedir. Dr. Frankenstein\u2019\u0131n hikayesidir. Mary Shelley\u2019in roman\u0131nda, yarat\u0131k, metafor, en az\u0131ndan k\u0131smen olu\u015fturulmu\u015f bir \u015fey, bir \u00fcr\u00fcn olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bizi, yarat\u0131\u011f\u0131n \u201cfiziksel bir olgu olarak olanaks\u0131z\u201d oldu\u011fu konusunda uyar\u0131r; o, simgesel bir \u015feydir. Yine de yarat\u0131k ya\u015far. Frankenstein\u2019\u0131n ilk kez deh\u015fete d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc, tam da bu ger\u00e7eklikle y\u00fczy\u00fcze geldi\u011finde ortaya \u00e7\u0131kar: bir metafor kalkar ve y\u00fcr\u00fcr. Bu bir kez olduktan sonra, onu hi\u00e7bir zaman yeniden denetimi alt\u0131na alam\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131 bilir. Bundan b\u00f6yle, yarat\u0131k metaforu ba\u011f\u0131ms\u0131z bir varl\u0131k s\u00fcrd\u00fcrecektir; o, art\u0131k deh\u015fet edebiyat\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc, bir sonucu de\u011fil, bizzat kayna\u011f\u0131d\u0131r. Bu edebiyat\u0131n mant\u0131\u011f\u0131n\u0131 en ileri sonu\u00e7lar\u0131na kadar ta\u015f\u0131yan \u201cFrankenstein\u201dn\u0131n d\u00f6nemine kadar, vampir, hat\u0131rlanamayan, yarat\u0131lmam\u0131\u015f ve a\u00e7\u0131klanamaz bir zamandan beri varolmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Shelley ve Stoker\u2019\u0131n eserlerinin, birbirinden k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 di\u011fer bir nokta daha vard\u0131r: okuyucuda yaratmak istedikleri etki. Farkl\u0131l\u0131k, Benjamin\u2019e dayanarak, \u015f\u00f6yle ortaya konulabilir: korkunun bir betimlemesi ile korkutucu bir betimleme, hi\u00e7 de ayn\u0131 \u015fey de\u011fildir. Frankenstein (Jekyll ve Hyde gibi), okuyucular\u0131 \u00fcrk\u00fctmek de\u011fil, inand\u0131rmak ister. Onlar\u0131n akl\u0131na seslenir. Bir dizi \u00f6nemli sorun (bilimin geli\u015fmesi, aile ahlak\u0131, gelene\u011fe sayg\u0131) hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek ve bunlar\u0131n etkili ve gizli g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan tehdit edildi\u011fini -mant\u0131ken- kabul ettirmek ister. Di\u011fer bir deyi\u015fle, okuyucunun, yazar taraf\u0131ndan anlat\u0131m s\u00fcrecinde ak ve kara olarak yorumlanan \u201cfelsefi\u201d tart\u0131\u015fmalara ili\u015fkin onay\u0131n\u0131 almak ister. Korku, bu tasar\u0131ma ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r: ikna etmek i\u00e7in kullan\u0131lan ara\u00e7lardan biridir; fakat ne biricik, ne de as\u0131l ara\u00e7t\u0131r. Korkutulan ki\u015fi okuyucu de\u011fil, roman kahraman\u0131d\u0131r Korku, metnin seslendi\u011fi ki\u015filerle aras\u0131ndaki ili\u015fkiye s\u0131zmadan, metnin i\u00e7inde yo\u011frulur. 37 Mary Shelley, bu etkiyi sa\u011flamak i\u00e7in iki bi\u00e7emsel ara\u00e7 kullan\u0131r: Anlat\u0131m zaman\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015fte sabitler; ge\u00e7mi\u015f, her korkuyu hafifletir, \u00e7\u00fcnk\u00fc arada ge\u00e7en zaman, ki\u015finin olaylara tutsak kalmamas\u0131n\u0131 sa\u011flar. \u015eans yerini d\u00fczene, \u015fok hat\u0131rlamaya, \u015f\u00fcphe kesinli\u011fe b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r -bu b\u00fct\u00fcn\u00fcyle b\u00f6yledir, \u00e7\u00fcnk\u00fc (ikinci ara\u00e7) yarat\u0131k hakk\u0131nda bilinmeyen hi\u00e7bir \u015fey yoktur: Frankenstein onu par\u00e7a par\u00e7a toplarken izleriz ve ba\u015flang\u0131\u00e7tan beri, hangi \u00f6zelliklere sahip olaca\u011f\u0131n\u0131 biliriz. Canavar, mant\u0131ksal kavray\u0131\u015f\u0131n \u00f6tesinde oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, canl\u0131 oldu\u011fu ve iri oldu\u011fu i\u00e7in \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Korkunun uyanmas\u0131 i\u00e7in, ak\u0131l endi\u015feye d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmelidir. Barthes\u2019\u0131n s\u00f6yledi\u011fi gibi, \u201c\u2019gerilim\u2019 sizi \u2019akl\u0131n\u0131zda\u2019 yakalar, \u2019karn\u0131n\u0131zda\u2019 de\u011fil.\u201d38<\/p>\n<p>Deh\u015fet edebiyat\u0131n\u0131n ger\u00e7ek ba\u015fyap\u0131t\u0131 olan \u201cDrakula\u201dn\u0131n anlat\u0131m yap\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fiktir. Burada, anlat\u0131m zaman\u0131 hep \u015fimdiki zamand\u0131r ve anlat\u0131m d\u00fczeni -hep b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fckt\u00fcr- hi\u00e7bir zaman nedensel ba\u011flar olu\u015fturmaz. Anlat\u0131c\u0131lar gibi, okuyucular da, yaln\u0131zca ipu\u00e7lar\u0131na sahiptir: sonu\u00e7lar\u0131 g\u00f6r\u00fcr, fakat nedenleri bilmezler. Gerilimi do\u011furan, kesinlikle bu durumdur.39 Ve bu, s\u0131ras\u0131 geldi\u011finde okuyucular\u0131n, anlat\u0131lmakta olan hikayeyle \u00f6zde\u015fle\u015fmelerine yard\u0131m eder. Zorla metnin i\u00e7ine\u00a0 s\u00fcr\u00fcklenirler; roman ki\u015filerinin korkusu, onlar\u0131n da korkusudur. Metinle okuyucu aras\u0131nda, Frankenstein\u2019da g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, hat\u0131rlamay\u0131 uyaran o uzakl\u0131k art\u0131k yoktur. Stoker, d\u00fc\u015f\u00fcnen de\u011fil, korkan bir okuyucu ister. \u015e\u00fcphesiz korku, kendi i\u00e7inde bir ama\u00e7 de\u011fildir; daha \u00f6nce inceledi\u011fimiz ideolojik de\u011ferlere raz\u0131 gelinmesi i\u00e7in bir ara\u00e7t\u0131r. Fakat bu kez, korku tek ara\u00e7t\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle, ikna art\u0131k mant\u0131ksal de\u011fildir: kendisini do\u011furan deh\u015fet kadar bilin\u00e7sizdir.40 B\u00f6ylece, deh\u015fet edebiyat\u0131, gizli g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan tehdit edilen bir akl\u0131 koruyormu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken, yaln\u0131zca onu daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde tutsak eder. Mant\u0131ksal bir d\u00fczenin yeniden olu\u015fumu, tart\u0131\u015fmaya yer b\u0131rakmayan bir de\u011ferler sistemine bilin\u00e7siz ve mant\u0131k d\u0131\u015f\u0131 bir ba\u011fl\u0131l\u0131kla birarada g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bireyi korudu\u011funu iddia ederken, asl\u0131nda onu ortadan kald\u0131r\u0131r. Toplumu -gerek \u201cFrankenstein\u201ddaki k\u00f6y ya\u015fam\u0131n\u0131, gerekse \u201cDrakula\u201ddaki Viktoria d\u00f6nemi \u0130ngilteresini- b\u00fcy\u00fck bir birlik olarak sunar: onun s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 delen her kim olursa olsun, hakk\u0131ndan gelinir. Kendini d\u00fc\u015f\u00fcnmek, kendi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 kollamak: bunlar, bu edebiyat\u0131n defetmek istedi\u011fi as\u0131l tehlikelerdir. Koyu bir dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcl\u00fckle, bu edebiyat, b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bir topluma, \u201corganik\u201d olmay\u0131 becerebilen bir kapitalizme duyulan iste\u011fi yans\u0131t\u0131r ve onu destekler. Bu, i\u00e7indeki kar\u015f\u0131tlar\u0131n birbirlerinden ayr\u0131lmak ve \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fmek yerine, birbirleri yarar\u0131na var olduklar\u0131, birbirlerini g\u00fc\u00e7lendirdikleri \u201cdiyalektik\u201d ili\u015fkilerin edebiyat\u0131d\u0131r. Marx\u2019a g\u00f6re; sermaye ve \u00fc\u00e7retli emek aras\u0131ndaki ili\u015fki bu t\u00fcrdendir. Freud\u2019a g\u00f6re, s\u00fcper egoyla bilin\u00e7alt\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki b\u00f6yledir. Stendhal\u2019a g\u00f6re, a\u015f\u0131k ile \u201ca\u015fk\u201d dedi\u011fi \u201chastal\u0131k\u201d aras\u0131ndaki ba\u011f bu t\u00fcrdendir. Frankenstein\u2019\u0131 canavara ve Lucy\u2019yi Drakula\u2019ya ba\u011flayan da, b\u00f6ylesi bir ba\u011fd\u0131r. Nihayet, okuyucuyla deh\u015fet edebiyat\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f da bu t\u00fcrdendir. Bir eser, ne kadar korkutursa, o kadar \u0131slah eder; a\u015fa\u011f\u0131lad\u0131k\u00e7a y\u00fcceltir; gizledik\u00e7e, daha fazla a\u00e7\u0131kl\u0131yormu\u015f g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc verir. Bu, insan\u0131n ihtiyac\u0131 olan bir korkudur: ak\u0131ld\u0131\u015f\u0131l\u0131k ve tehdit \u00fczerine kurulu toplumsal bir yap\u0131ya, g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131yla uymak i\u00e7in \u00f6dedi\u011fi bedeldir. Kim demi\u015f, bu bir ka\u00e7\u0131\u015ft\u0131r diye!<\/p>\n<p>Kaynak: Signs Taken for Wonders (Verso, 1983) <\/p>\n<p>1 Marry Wollstonecraft Shelly, Frankenstein (1817), Londra 1977; John Polidori, The Vamprye (1819) Gothic Tales of Terror i\u00e7inde, Baltimore 1973; Robert Louis Stevenson, The Strange Case of Dr.Jekyll and Mr. Hyde (1885), Londra 1924; Bram Stoker, Dracula (1897), Londra 1974.<br \/>2\u00a0\u00a0\u00a0 Marx, \u201cEconomic and Philosophical Manuscripts\u201d (1884), Early Writings i\u00e7inde, Harmondsworth, 1975, s.322.<br \/>3 \u201cKlasik\u201d dedektif roman\u0131 benzer bir i\u015fleve sahiptir. Su\u00e7, t\u00fcm karakterlerin \u00fczerine ku\u015fku y\u00fckler: Eylemleri mu\u011flak, idealleri sorgulanabilir, ama\u00e7lar\u0131 gizemli bir nitelik al\u0131r. Fakat bir kez su\u00e7lu bulununca ku\u015fku hemen ortadan kalkar ve herkese itibar\u0131 iade edilir. \u201cBir katilin sorguya \u00e7ekilmesi gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc tamamen tatmin edici bi\u00e7imde kalan karakterleri beraat ettirmenin tek yolu budur. Ancak \u00f6yk\u00fcn\u00fcn psikolojik amac\u0131 bu beraatte \u00f6zetlenir. Dedektif miti su\u00e7u k\u0131\u015fk\u0131rtmak ya da onaylamak i\u00e7in de\u011fil onu da\u011f\u0131tmak i\u00e7in varolur. \u00c7\u00f6z\u00fcm genel aff\u0131 ilan eder.\u201d Brigid Brophy, \u201dDetective Fiction: A Modern Myth\u201d, Hudson Review 1965, no.I, s.29. Genel af, iyiliklerini ve adaletlerini bireysel ihlalin varl\u0131\u011f\u0131nda, istisnai su\u00e7 \u201dvakas\u0131\u201dnda duyuran toplumun genel kurallar\u0131n\u0131n onay\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>4 Marx,\u201cEconomic and Philosophical Manuscripts\u201d.<br \/>5 Fisher\u2019in filmlerinde canavar ve vampir canl\u0131l\u0131ktan yoksundur. Bu filmler evde kalsa olduk\u00e7a mutlu olacak canavar\u0131n sald\u0131r\u0131s\u0131yla asla ba\u015flamaz, \u201c\u0130nsan\u201d\u0131n bir hatas\u0131yla ya da aptalca hareketiyle ba\u015flarlar. \u00c7a\u011fr\u0131, a\u00e7\u0131k\u00e7a, gezgincilikten kendini al\u0131koyma ve nesneleri olduklar\u0131 gibi b\u0131rakma \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131d\u0131r. Canavar, n\u00fcfuz alan\u0131 ihlal edildi\u011fi i\u00e7in, insanlar anla\u015fmaya uymad\u0131klar\u0131 i\u00e7in kendi ba\u015f\u0131na \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc de\u011fildir art\u0131k. O, bar\u0131\u015f i\u00e7inde birlikte ya\u015fama \u00e7a\u011f\u0131na uygun d\u00fc\u015fen bir refah devleti ter\u00f6r\u00fc bi\u00e7imidir.<br \/>6 Mary Shelley\u2019nin canavar\u0131 farkl\u0131 cesetlerin bir toplam\u0131d\u0131r. Film gelene\u011fi, (her ne kadar devasa ve anormal da olsa) onu hayata d\u00f6nen tek bir ceset \u015feklinde sunarak canavar\u0131n toplumsal anlam\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6nemsizle\u015ftirir.<br \/>7 \u201cBu y\u00fczden sermaye \u00fccretli eme\u011fi, \u00fccretli emek sermayeyi \u00f6nvarsayar. Onlar kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak bir di\u011ferinin varolma ko\u015fuludur.\u201d Marx,\u201cWage Labour and Capital\u201d (1849), tek ciltlik Selected Worksi\u00e7inde, Londra 1970, s.82-3.<br \/>8 Walter Benjamin,\u201cZentralpark\u201d.<br \/>9 Marx, \u201dEconomic and Philosophical Manuscripts\u201d, s.325-6.<br \/>10 Frankenstein, Robinson Crusoe\u2019nun tersi olarak okunabilir. 18. y\u00fczy\u0131lda babaya kar\u015f\u0131 itaatsizlik \u00f6d\u00fcllendirilir; bir y\u00fczy\u0131l sonra ise \u00f6l\u00fcmle cezaland\u0131r\u0131l\u0131r. Sonlardaki farkl\u0131l\u0131k tamamen o\u011fulla \u00fccretli emek aras\u0131nda kurulan ili\u015fkilere ba\u011fl\u0131d\u0131r. Cuma bir zencidir (\u201d\u015eeytan \u0131rk\u0131\u201d) fakat Crusoe onu uygarla\u015ft\u0131r\u0131r, \u201cinsan\u201d olmaya, \u0130ngilizce konu\u015fmaya, tanr\u0131ya inanmaya, elbise giymeye, efendisine hizmet etmeye zorlar. \u00d6te yandan canavar gayri-insani, tanr\u0131y\u0131 reddeden, efendisine ihanet eden, uygarl\u0131\u011f\u0131 terk eden ve yeni bir \u0131rk kurma tehdidini yapan bir insand\u0131r. Fark, de\u011fi\u015fik anlat\u0131 tekniklerinde yans\u0131t\u0131l\u0131r: Crusoe durumu kontrol alt\u0131nda tutar ve bu onun evrensel anlat\u0131c\u0131 ego olmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar; durumun kontrol\u00fcn\u00fc elinden ka\u00e7\u0131ran Frankenstein roman\u0131n yap\u0131s\u0131na bile komuta edemez.<br \/>11 Mary Shelley\u2019in tamamen ba\u015far\u0131l\u0131 bir aile imgesi kuramad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaydetmek gerekli. \u00d6rne\u011fin Walton\u2019un ailesi tek bir evli k\u0131zkarde\u015f anlam\u0131na gelir. T\u00fcm mektuplar\u0131 onun adresine gider. Sanki yazar\u0131n kutsad\u0131\u011f\u0131 \u201cev i\u00e7i \u015fefkat\u201d ensestin g\u00f6lgesiyle mu\u011flakla\u015ft\u0131r\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015f gibi.<br \/>12 Bu canavar taraf\u0131ndan yarat\u0131lan korkunun bir di\u011fer \u00e7ehresine a\u00e7\u0131kl\u0131k getiriyor. Kant\u2019\u0131n Analytic of the Sublime\u2019de yazm\u0131\u015f oldu\u011fu gibi, \u201dbir nesne, kendi kavram\u0131n\u0131 olu\u015fturan sonu, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ile yenilgiye u\u011fratt\u0131\u011f\u0131nda, canavarca bir nesnedir.\u201d (Critique of Judgement, Oxford, 1952, s.100) Canavar\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, onun kapitalizm-\u00f6ncesi i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn kesin ve s\u0131n\u0131rl\u0131 katlara sahip birimlerine uymas\u0131na engel olur. Ger\u00e7ek, \u201ckavram\u0131n\u0131 yener\u201d, di\u011fer bir deyi\u015fle, onu -kesinlikle- bir canavar yapan, onun \u201cinsanl\u0131\u011f\u0131\u201dd\u0131r. Sadece hayat\u0131n\u0131 idame ettirebilmek i\u00e7in saklad\u0131\u011f\u0131 sonsuz \u00fcretken kapasitesini yaln\u0131zca geceleri kullan\u0131r. Bir kapitalisti mutlu k\u0131labilir (nitekim, kendisi de fililen bunu olduk\u00e7a s\u0131k s\u00f6yleyebilecek kadar ileri gidiyor); ancak romanda hi\u00e7 kapitalist yok.<br \/>13 Harker, kendisini a\u015f\u0131klar\u0131n\u0131n yal\u0131n bi\u00e7imde y\u0131k\u0131c\u0131 arzusundan kurtard\u0131ktan sonra Drakula\u2019daki bu d\u00fc\u015f\u00fcnceli burjuva ussall\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptamaya zorlan\u0131r: \u201cBu nefret dolu yerde pusuya yatan i\u011fren\u00e7 \u015feylerden en az \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olan\u0131n\u0131n Kont oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek beni tabii ki \u00e7\u0131ld\u0131rt\u0131yor: Bu, onun amac\u0131na hizmet ederken olsa bile g\u00fcvenlik arayabilirim.\u201d B\u00f6ylece gaddar olmayan Drakula\u2019d\u0131r. Harker\u2019dan bir kez fayda g\u00f6rd\u00fc m\u00fc, sa\u00e7\u0131n\u0131n tek bir teline bile zarar vermeksizin onu serbest b\u0131rak\u0131r.<br \/>14 Drakula\u2019dan \u00f6nce g\u00f6lgesini kaybeden ba\u015fka bir edebi karakter vard\u0131: Peter Schlemihl. Peter g\u00f6lgesini i\u00e7i para dolu bir c\u00fczdan kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda m\u00fcbadele etmi\u015fti. Fakat bir s\u00fcre sonra paran\u0131n ona yaln\u0131zca bir \u015fey verebilece\u011fini kavrar: Daha \u00e7ok para, daha \u00e7ok para, istedi\u011fi t\u00fcm para (c\u00fczdan\u0131n dibi yok). Yaln\u0131zca para. Bu y\u00fczden Peter\u2019\u0131 tatmin edebilecek tek arzu, soyut ve maddi olmayan para arzusudur. K\u00f6t\u00fcr\u00fcm ve do\u011fal olmayan bedeni, elle tutulabilir, maddi, bedensel arzulara ula\u015fmas\u0131n\u0131 engeller. Bu \u00f6yle b\u00fcy\u00fck bir skandald\u0131r ki sevdi\u011fi (ve onu seven) k\u0131z bunu \u00f6\u011frendi\u011finde onunla evlenmeyi\u00a0 reddeder. Peter umutsuzluk i\u00e7inde ka\u00e7ar. (Drakula gibi: \u201cSen asla sevmedin, asla sevmezsin!\u201d Sonra Kont d\u00f6nd\u00fc ve f\u0131s\u0131lt\u0131yla konu\u015ftu: -\u201dEvet, ben de sevebilirim; ge\u00e7mi\u015ften hareketle bunu sen de s\u00f6yleyebilirsin. \u00d6yle de\u011fil mi?&#8230;\u201d) 1813\u2019de Frankenstein ile ayn\u0131 d\u00f6nemde yay\u0131nlan\u0131n Chamisso\u2019nun \u00f6yk\u00fcs\u00fc (The <br \/>Marvellous Story of Peter Schlemihl) bir fabld\u0131r. O da kapitalizmin yay\u0131lmas\u0131yla (Peter) feodal toplumsal yap\u0131lar (Mina ve k\u00f6y\u00fc) aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki \u00e7evresinde d\u00f6ner. Frankenstein\u2019da oldu\u011fu gibi kapitalizm onda da tesad\u00fcfi bir d\u00f6nem olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, sadece tek bireyi kapsar ve k\u0131sa bir s\u00fcre devam eder. Ancak altta yatan sezgi ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir g\u00fcce sahiptir; onun i\u00e7in alt\u0131n\u0131n t\u00fcketimi \u00f6nledi\u011fi Midas\u2019\u0131n cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131yla e\u015fde\u011ferdir bu.<br \/>15 Marx, Capital, C.1, Harmondsworth 1976, s.342. <br \/>16 \u201c&#8230;\u00f6l\u00fc-olmayanlar g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Drakula daima yirmi insan\u0131n g\u00fcc\u00fcne sahiptir. Biz d\u00f6rd\u00fcm\u00fcz g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc Lucy\u2019ye vermemize ra\u011fmen bu g\u00fc\u00e7 Drakula\u2019ya aittir.\u201d (s.183). \u0130nsan kendini Marx\u2019\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmledi\u011fi Mephistopheles\u2019in s\u00f6zlerini hat\u0131rlamaktan al\u0131koyamaz: \u201d\u00d6rne\u011fin alt\u0131 ayg\u0131rla ba\u015f edebilirim \/ G\u00fc\u00e7leri benim mal\u0131m de\u011fil mi? \/ Sportmen bir lord olarak \u00e7ok h\u0131rpalayabilirim \/ Sanki bacaklar\u0131 bana aitmi\u015f gibi.\u201d (Economic and Philosophical Manuscripts\u201d, s.376\u2019daki al\u0131nt\u0131).<br \/>17 Marx, Capital, C.1, s. 741.<br \/>18 Marx, \u201cThe Property of Philosophy\u201d (1847), Marx ve Engels, Collected Works, c.6, Londra 1976, s.195.<br \/>19 Bu, romandaki t\u00fcm \u00f6nemsiz karakterlerle ilgili bir durumdur. Bunlar (y\u00fckleme i\u015f\u00e7ileri ve avukatlar, denizciler ve emlak\u00e7\u0131lar, hamallar ve muhasebeciler) Drakula\u2019yla ili\u015fkilerinden her zaman daha ho\u015fnutturlar. Drakula onlara iyi ve nakit para \u00f6der ya da i\u015fi kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Drakula onlardan biridir: \u00dccretli \u00e7al\u0131\u015fanlar i\u00e7in m\u00fckemmel bir efendi, b\u00fcy\u00fck i\u015fadamlar\u0131 i\u00e7in m\u00fckemmel bir ortak. Di\u011ferlerini \u00f6yle iyi anlarlar, birbirlerine kar\u015f\u0131 \u00f6yle faydal\u0131d\u0131rlar ki Drakula onlara asla bir vampir gibi davranmaz. Kanlar\u0131n\u0131 emmeye gereksinim duymaz, kan\u0131 sat\u0131n alabilir.<br \/>20 Son r\u00f6tu\u015f olaylar bittikten 7 y\u0131l sonra yaz\u0131lan Jonathan Harker\u2019\u0131n k\u0131sa \u201cnotu\u201ddur. Harker, okura kendisinin ve Mina\u2019n\u0131n o\u011fullar\u0131 \u201dQuincey\u201dyi vaftiz ettiklerine dair bilgi verir ve \u015f\u00f6yle devam eder: \u201dAnnesinin, baz\u0131 cesur arkada\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n ruhunun ona ge\u00e7ti\u011fine ili\u015fkin gizli bir inanca sahip oldu\u011funu biliyorum\u201d (s.336). Amerikal\u0131 yabanc\u0131 Morris nihai ve \u00f6rt\u00fck bir k\u00f6t\u00fcr\u00fcmle\u015ftirmeye maruz kalarak muzaffer Viktoryen aile i\u00e7inde \u201cyeniden dola\u015f\u0131ma sokulur\u201d: Ad\u0131 -Quincy, kendi elyaz\u0131s\u0131yla yaz\u0131lm\u0131\u015f tek nottaki imzadan ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gibi- \u201de\u201d harfinin eklenmesiyle \u0130ngilizceye daha fazla uyan Quincey\u2019ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcr.<br \/>21 Stoker\u2019\u0131n roman\u0131nda Van Helsing\u2019in i\u015flevi bir parabol\u00fc betimler: Ba\u015flang\u0131\u00e7ta yok, ortada egemen, sonda eylemin s\u0131n\u0131rlar\u0131na itilmi\u015f. Ger\u00e7ekte yard\u0131m\u0131n\u0131n yeri doldurulamaz. Fakat \u0130ngiltere bir kez onu elde etti\u011finde meseleleri bizzat yerine oturtabilir. Drakula\u2019n\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcnde Van Helsing\u2019in yaln\u0131zca bir seyirci olmas\u0131 bunu g\u00f6sterir. Bu konuda Fisher\u2019in Drakula\u2019s\u0131 orijinalinin ideolojik niyetine ihanet eder: Drakula ve Van Helsing aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck nihai d\u00fcello Stoker\u2019inkinden \u00e7ok farkl\u0131 bir muhalefet sistemine aittir. Stoker\u2019inkinde \u0130yi ve K\u00f6t\u00fc, Ayd\u0131nl\u0131k ve Karanl\u0131k, Tutumluluk ve L\u00fcks, Mant\u0131k ve Bat\u0131l \u0130nan\u00e7 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki h\u00fck\u00fcm s\u00fcrer (Bkz. David Pirie,A Heritage of Horror. The English Gothic Cinema 1947-1972, Londra 1973, s. 51).<br \/>22 Lucy\u2019nin \u00f6yk\u00fcs\u00fc karakterler aras\u0131ndaki ili\u015fkileri ayd\u0131nlat\u0131r. Giri\u015f b\u00f6-l\u00fcmlerinde temel karakterlerden \u00fc\u00e7\u00fc (Seward, Holmwood ve Morris) onun i\u00e7in rekabete girer. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, Lucy objektif olarak bu adamlar\u0131 birbirine rakip yapar, b\u00f6ler ve bu onlar\u0131 tekrar arkada\u015f k\u0131larak Lucy\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc haz\u0131rlayan Drakula i\u00e7in her \u015feyi kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Ahlak, vampirle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda insan\u0131n t\u00fcm bireysel arzular\u0131n\u0131 ve ilgilerini frenlemesi gerekti\u011fidir. Yaln\u0131zca arzular\u0131na ve itkilerine dayanarak davranan zavall\u0131 Lucy -o, annesine s\u00f6z etmeksizin kendi kocas\u0131n\u0131 se\u00e7en bir kad\u0131nd\u0131r- \u00f6nce Drakula taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Sonra g\u00fcvenlik gere\u011fi evlilik gecesi ni\u015fanl\u0131s\u0131n\u0131n onun kalbine b\u0131\u00e7ak saplamas\u0131 gerekir (ve t\u00fcm b\u00f6l\u00fcm, g\u00f6rece\u011fimiz gibi, cinsel anlamlar s\u0131zd\u0131r\u0131r).<br \/>23 Pirie, s.84.<br \/>(*) \u00c7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131yla bilinen bir \u0130skandinav tanr\u0131s\u0131 (\u00c7N)<br \/>24 Hegel i\u00e7in de \u201ca\u015fk insan\u0131n kar\u015f\u0131 cinsiyetten birine kendini teslim etmesi, kendi ba\u011f\u0131ms\u0131z bilincini feda etmesidir.\u201d Fakat Hegel sonra diyalektik olarak a\u015fk\u0131n t\u00fcredi\u011fi bu kendini yads\u0131may\u0131 \u00e7\u00f6zer ve yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131r: \u201d\u0130nsan\u0131n bir di\u011ferinde kendi bilincini kaybetmesine, a\u015f\u0131\u011f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n k\u00f6klerini bir di\u011ferinde buldu\u011fu bu kendini ihmale ra\u011fmen insan kendinden tamamen ho\u015flan\u0131r.\u201d (Aesthetics, 1820-29 Oxford 1975, s.562-3).<br \/>25 Stendhal , De l\u2019Amour (1822), Paris 1957, s.118. <br \/>26 Marie Bonaparte, The Life ant Works of Edgar Allen Poe. A Psychoanalytic Interpretation, Londra 1949, s.209-10.<br \/>27 A.g.e., s.218-9.<br \/>28 \u201cTotem and Tabao\u201d (1913), Freud, C.XIII., s.61. Ayr\u0131ca bak\u0131n\u0131z\u00a0 \u201cThe Uncanny\u201d (1919): \u201dMuhtemelen korkunuz h\u00e2l\u00e2 \u00f6l\u00fc adam\u0131n ya\u015fayan\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 oldu\u011fu ve onu kendisinin yeni hayat\u0131n\u0131 payla\u015fmaya g\u00f6t\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin eski inanc\u0131m\u0131z\u0131 ima eder.\u201d (A.g.e., XVII, s.242).<br \/>29 The \u201cUncanny\u201d \u2019, s.241.<br \/>30 A.g.e., s.249.<br \/>31 Mary Shelley, Frankenstein\u2019\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015fledi\u011fini iddia etti. Metinde g\u00f6ze \u00e7arpan pasajlardan biri canavar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131ndan hemen sonra yer alan Frankenstein\u2019\u0131n r\u00fcyas\u0131d\u0131r. R\u00fcyada Elizabeth\u2019i \u00f6pmek \u00fczereyken o annesinin cesedine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Frankenstein, canavar\u0131 yata\u011f\u0131n\u0131n kenar\u0131nda yan\u0131lmaz bir anne pozunda bulmak \u00fczere uyan\u0131r: \u201cYata\u011f\u0131n \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc kald\u0131rd\u0131; ve g\u00f6zlerini \u00fczerime dikti&#8230; yana\u011f\u0131nda buru\u015fan bir g\u00fcl\u00fcmseme&#8230; bir eli uzat\u0131lm\u0131\u015f.\u201d (s.52). Canavar hakk\u0131ndaki di\u011fer \u015feyler anne fig\u00fcr\u00fcn\u00fcn yeniden i\u015flendi\u011fini g\u00f6sterir: Ger\u00e7ek onun hayata geri d\u00f6nen \u00f6l\u00fc bir adam oldu\u011fudur; fiziksel \u201cb\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc\u201d; dili Frankenstein\u2019\u0131nkinden daha \u201carkaik\u201dtir. Ancak analoji daha \u00e7ok canavar\u0131n \u00f6yk\u00fc \u00f6rg\u00fcs\u00fcndeki i\u015flevine dayan\u0131r: Elizabeth\u2019i \u00f6ld\u00fcr\u00fcr, onunla evlendi\u011fi i\u00e7in Frankenstein\u2019\u0131 cezaland\u0131r\u0131r ve b\u00f6ylece Elizabeth\u2019den kapt\u0131\u011f\u0131 k\u0131z\u0131l hastal\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6len annesinin \u00f6c\u00fcn\u00fc al\u0131r. Elizabeth\u2019in o\u011flu \u015fimdi ona ihanet etmeye haz\u0131rd\u0131r. Durum Poe\u2019nun \u00f6yk\u00fclerinin bir\u00e7o\u011funu hat\u0131rlat\u0131r.<br \/>32 Drakula\u2019da olduk\u00e7a geni\u015f yer verilen Seward\u2019\u0131n hastas\u0131 Renfield\u2019i d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Seward onun durumunu b\u00fcy\u00fck dikkatle inceler, bilinen t\u00fcm psikiyatri tekniklerini tasvir eder, hatta yeni hipotezler kurar ve ikinci bir fikir duymak i\u00e7in Van Helsing\u2019i \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r: Hi\u00e7bir \u015fey -bir bo\u015fluk \u00e7izerler. Sonra aniden her \u015fey anla\u015f\u0131l\u0131r: Renfield, Drakula\u2019n\u0131n hizmet\u00e7isidir.<br \/>33 Orlando, s.138 ve 140.<br \/>34 Esrarengiz olan\u0131n alt\u0131nda yatan arzu ya da korku Freud i\u00e7in tamamen ikincildir. Bast\u0131r\u0131lan bir \u015feyin aniden geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc deh\u015fete neden olur: Bu yerine oturtuldu\u011funda esrarengiz olan\u0131n k\u00f6keninde \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olup olmad\u0131\u011f\u0131 ya da ba\u015fka etkileri ta\u015f\u0131y\u0131p ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131 yaln\u0131zca bir ilgisizlik sorunu olmal\u0131d\u0131r.\u201d (The \u201cUncanny\u201d\u2019, s.241). Bu belirsiz bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 k\u00f6ken deh\u015fet edebiyat\u0131na \u00f6zg\u00fcn bir i\u015flev y\u00fckler. \u015eakalarla ilgili incelemesinde Freud\u2019un \u00f6nerdi\u011fi -\u201dR\u00fcyalar esas, olarak ho\u015f olmayandan ka\u00e7\u0131nmaya, \u015fakalar zevkin elde edilmesine hizmet eder\u201d- ve Orlando\u2019nun edebiyata uzatt\u0131\u011f\u0131 (edebiyat da zevkin elde edilmesine, bast\u0131r\u0131lan arzunun g\u00f6sterilmesine hizmet eder) bu ay\u0131r\u0131m b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde belirsizdir. Deh\u015fet edebiyat\u0131nda iki i\u015flev -ho\u015f olmayandan ka\u00e7\u0131nma ve zevkin elde edilmesi- bir di\u011ferini m\u00fckemmel bi\u00e7imde dengeler gibidir. Ger\u00e7ekte biri di\u011feri i\u00e7in var olur: Korkutmayan bir deh\u015fet roman\u0131 zevk de vermez. Bu bak\u0131mdan ve i\u00e7eri\u011fi y\u00fcz\u00fcnden de\u011fil, deh\u015fet edebiyat\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n en \u00e7ok r\u00fcyalar\u0131n &#8230;. denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6sterir. Ve r\u00fcya gibi zorunlu bir ho\u015flanma ba\u011flam\u0131n\u0131 dayat\u0131r: Yaln\u0131z, geceleyin ve yatakta.<br \/>35 D. H. Lawrence, Studies in Classic Amerikan Literature, Lond-ra 1924, b\u00f6l\u00fcm 6.<br \/>36 Tzvetan Todorov, The Fantastic. A Structural Approach to a Literary Genre, Ithaca 1975, s.76-7.<br \/>37 Frankenstein\u2019\u0131n ideolojik amac\u0131 Kant\u2019\u0131n y\u00fcce olana atfetti\u011fini hat\u0131rlat\u0131r. \u201dE\u011fer do\u011fan\u0131n dinamik bi\u00e7imde y\u00fcce oldu\u011funu hesap edersek o bir korku kayna\u011f\u0131 olarak yeniden \u00fcretilmelidir\u201d. Ancak Kant ekler: \u201cKorkan bir insan do\u011fan\u0131n y\u00fcceli\u011fini yarg\u0131laman\u0131n bir par\u00e7as\u0131 rol\u00fcn\u00fc oynayamaz. Konumunuzu g\u00fcvence alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131zda do\u011fal felaketlerin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc korkutuculu\u011fundan daha \u00e7ekicidir; ve biz bu nesneleri y\u00fcce diye nitelendiririz, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar baya\u011f\u0131 yerin y\u00fcksekli\u011fi \u00fczerinde ruhun kuvvetlerini artt\u0131r\u0131rlar&#8230; Bu y\u00fczden, y\u00fccelik do\u011fadaki \u015feylerin herhangi birine kalmaz, yaln\u0131zca zihnimizde kal\u0131r.\u201d (Kant, s.109, 110,114). Kant deh\u015fet edebiyat\u0131na a\u00e7\u0131lan iki yola i\u015faret eder: Korku do\u011furmayan ancak ahlaki d\u00fc\u015f\u00fcnce uyand\u0131ran y\u00fccenin yolu &#8211; bu e\u011fitimli okurlarla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r; ve d\u00fc\u015f\u00fcnceyi olumsuzlayan ve kitleler i\u00e7in korunan deh\u015fetin yolu.\u201cGer\u00e7ekte, haz\u0131rlay\u0131c\u0131 k\u00fclt\u00fcr sayesinde y\u00fcce dedi\u011fimiz ahlaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerin geli\u015fimi olmaks\u0131z\u0131n o e\u011fitimsiz insan\u0131 \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc diye etkiler sadece.\u201d<br \/>38 Roland Barthes,\u201cStructural Analysis of Narratives\u201d, Image &#8211; Music-Text, Londra 1977, s.119.<br \/>39 Barthes bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc ku\u015fkuyu betimler: \u201cBir yandan, etkili erteleme ve canland\u0131rma i\u015flemleriyle bir diziyi a\u00e7\u0131k tutarak, okurla (dinleyiciyle) ba\u011f\u0131 peki\u015ftirir, a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde anl\u0131k bir i\u015fleve sahiptir; \u00f6te yandan tamamlanmam\u0131\u015f bir dizinin, a\u00e7\u0131k bir paradigman\u0131n, yani kayg\u0131 ve zevkle t\u00fcketilen mant\u0131ksal bir rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n (Dahas\u0131 o daima sonda yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in) tehdidini sunar. Bu y\u00fczden \u201cKu\u015fku\u201d yap\u0131yla oynanan bir oyundur. Anla\u015f\u0131labilirli\u011fin ger\u00e7ek bir \u201cgerilimini\u201d kurarak yap\u0131y\u0131 tehlikeye atmak ve y\u00fcceltmek i\u00e7in tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r. (A.g.e., s.119). Drakula\u2019n\u0131n kim oldu\u011funu bir kez anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, mant\u0131ksal d\u00fczensizlik bir kez yumu\u015fat\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Stoker\u2019in roman\u0131 deh\u015fet roman\u0131ndan macera roman\u0131na d\u00f6ner: Eylem tamamen yolculuklarla, d\u00fcellolarla, kovalamacalarla, \u00e7arp\u0131\u015fan planlar\u0131yla ele al\u0131n\u0131r.<br \/>40 Adorno, \u201cbireysel davran\u0131\u015flar\u0131n kolektif normlar\u0131n\u0131n, yani s\u00fcperego-nun zorunlu olarak irrasyonel olmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6zlemledi: \u201cBilin\u00e7li bir &#8216;s\u00fcperego\u2019, apolojistlerinden ona yap\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131n hat\u0131r\u0131na otoriteyi tam anlam\u0131yla kaybedecekti\u201d T.W.Adorno, \u201cSociology and Psychology II\u201d (1955), New Left Review, 47 (1968), s.82-83.<\/p>\n<p><\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1. B\u0130R MODERN CANAVAR SOSYOLOJ\u0130S\u0130NE\u00a0 DO\u011eRUBurjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korkusu iki adda \u00f6zetlenir: Frankenstein ve Drakula. Canavar ve vampir, 1816 y\u0131l\u0131nda , Cenevre yak\u0131nlar\u0131ndaki Villa Chapuis\u2019un bir \u00e7al\u0131\u015fma odas\u0131nda, bir arkada\u015f grubunun ya\u011fmurlu bir yaz gecesini ge\u00e7irmek i\u00e7in oynad\u0131klar\u0131 bir sosyete oyunundan birlikte do\u011farlar. End\u00fcstri devriminin en h\u0131zl\u0131 d\u00f6neminde do\u011fduktan sonra, 19. y\u00fczy\u0131l sonundaki kritik d\u00f6nemde, Hyde [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[134],"tags":[],"class_list":{"0":"post-680","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-kuram"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"1. B\u0130R MODERN CANAVAR SOSYOLOJ\u0130S\u0130NE\u00a0 DO\u011eRUBurjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korkusu iki adda \u00f6zetlenir: Frankenstein ve Drakula. Canavar ve vampir, 1816 y\u0131l\u0131nda , Cenevre yak\u0131nlar\u0131ndaki Villa Chapuis\u2019un bir \u00e7al\u0131\u015fma odas\u0131nda, bir arkada\u015f grubunun ya\u011fmurlu bir yaz gecesini ge\u00e7irmek i\u00e7in oynad\u0131klar\u0131 bir sosyete oyunundan birlikte do\u011farlar. End\u00fcstri devriminin en h\u0131zl\u0131 d\u00f6neminde do\u011fduktan sonra, 19. y\u00fczy\u0131l sonundaki kritik d\u00f6nemde, Hyde [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2010-01-30T22:00:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"71 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti\",\"datePublished\":\"2010-01-30T22:00:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\"},\"wordCount\":14128,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\",\"articleSection\":[\"Kuram\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\",\"name\":\"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\",\"datePublished\":\"2010-01-30T22:00:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti","og_description":"1. B\u0130R MODERN CANAVAR SOSYOLOJ\u0130S\u0130NE\u00a0 DO\u011eRUBurjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korkusu iki adda \u00f6zetlenir: Frankenstein ve Drakula. Canavar ve vampir, 1816 y\u0131l\u0131nda , Cenevre yak\u0131nlar\u0131ndaki Villa Chapuis\u2019un bir \u00e7al\u0131\u015fma odas\u0131nda, bir arkada\u015f grubunun ya\u011fmurlu bir yaz gecesini ge\u00e7irmek i\u00e7in oynad\u0131klar\u0131 bir sosyete oyunundan birlikte do\u011farlar. End\u00fcstri devriminin en h\u0131zl\u0131 d\u00f6neminde do\u011fduktan sonra, 19. y\u00fczy\u0131l sonundaki kritik d\u00f6nemde, Hyde [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2010-01-30T22:00:00+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"71 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti","datePublished":"2010-01-30T22:00:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/"},"wordCount":14128,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg","articleSection":["Kuram"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/","name":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg","datePublished":"2010-01-30T22:00:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#primaryimage","url":"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.phillwebb.net\/history\/TwentiethCentury\/Continental\/Marxism\/Moretti\/Moretti2.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2010\/01\/31\/burjuva-uygarlnn-korku-karakterleri-frankenstein-ve-drakula-korkunun-diyalektii-franco-moretti\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n korku karakterleri | Frankenstein ve Drakula | Korkunun Diyalekti\u011fi | Franco Moretti"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/680","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=680"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/680\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=680"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=680"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=680"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}