{"id":6867,"date":"2011-11-09T14:45:56","date_gmt":"2011-11-09T11:45:56","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/"},"modified":"2011-11-09T14:45:56","modified_gmt":"2011-11-09T11:45:56","slug":"giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/","title":{"rendered":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika &#8211; Bertolt Brecht"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" src=\"images\/stories\/bbrecht.jpg\" border=\"0\" width=\"155\" height=\"205\" style=\"float: left;\" \/><strong>Georgy Luk\u00e1cs&#8217;a Kar\u015f\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Georgy Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n baz\u0131 denemelerinin, i\u00e7erdikleri bunca de\u011ferli malzemeye ra\u011fmen neden tam anlam\u0131yla doyurucu olmad\u0131klar\u0131 s\u0131k s\u0131k kafam\u0131 kurcalam\u0131\u015ft\u0131r. Kendisine temel ald\u0131\u011f\u0131 ilke \u00e7ok sa\u011flam da olsa, Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe uzak d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sezmemek elde de\u011fil. Burjuva roman\u0131n\u0131n, burjuvazi hen\u00fcz ilerici bir s\u0131n\u0131fken eri\u015fti\u011fi y\u00fcksek d\u00fczeyden d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcrecini ara\u015ft\u0131r\u0131r Luk\u00e1cs. Burjuva roman\u0131n\u0131n klasik modellerini \u00f6rnek ald\u0131klar\u0131 ve hi\u00e7 de\u011filse bi\u00e7imsel olarak ger\u00e7ek\u00e7i bir tarzda yazd\u0131klar\u0131 s\u00fcrece, \u00e7a\u011fda\u015f romanc\u0131lara kar\u015f\u0131 tutumu yumu\u015fakt\u0131r ama onlarda bile bir d\u00fc\u015fme s\u00fcreci g\u00f6rmekten kendini alamaz. Bir t\u00fcrl\u00fc klasik romanlardaki ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe e\u015fit derinlikte, geni\u015flikte ve atakl\u0131kta bir ger\u00e7ek\u00e7ilik bulamaz. Bu bak\u0131mdan, kendi s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kmalar\u0131 onlardan zaten beklenemez. Bunlar ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak roman tekni\u011finde bir \u00e7\u00fcr\u00fcmenin de kan\u0131tlar\u0131d\u0131r. Art\u0131k teknik ustal\u0131k diye bir \u015fey yoktur: yaln\u0131zca tekni\u011fin kendisi garip bir teknik\u00e7ili\u011fe hatta tekni\u011fin despotlu\u011funa d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Klasik modellere uygun, yap\u0131lar\u0131 ger\u00e7ek\u00e7i tipte olanlara bile bir bi\u00e7imci nitelik sinmi\u015ftir. Burada baz\u0131 ilgin\u00e7 ayr\u0131nt\u0131lar vard\u0131r. Kapitalizmin insanlar\u0131 manen yoksulla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131, insanl\u0131ktan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131, mekanikle\u015ftirdi\u011fi olgusunun bilincinde olan ve buna kar\u015f\u0131 sava\u015fan yazarlar bile ayn\u0131 manevi yoksulla\u015fma s\u00fcrecine kat\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedirler; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar da yaz\u0131lar\u0131nda, insan\u0131 y\u00fcceltme kayg\u0131s\u0131 duymadan onu birtak\u0131m olaylar aras\u0131na at\u0131p, i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131n\u0131 umursamayacak bir nicelik (quantit\u00e9 negligeable) olarak ele al\u0131rlar. Bunu akla yak\u0131n g\u00f6stermeye de \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Fizikteki &#8220;ilerleme&#8221; ile ayn\u0131 \u00e7izgiye d\u00fc\u015ferler. Bir bireyin nedensel bir ba\u011flant\u0131 oldu\u011funu unutup yaln\u0131zca b\u00fcy\u00fck topluluklar \u00fczerinde \u00f6nermelerde bulunmakla as\u0131l nedensellikten vazge\u00e7mi\u015f, istatistik nedenselli\u011fe d\u00f6nm\u00fc\u015f olurlar. (1) Hatta kendilerince Schr\u00f6dinger&#8217;in belirsizlik ilkesini benimserler. G\u00f6zlemciyi b\u00fct\u00fcn otorite ve inanc\u0131ndan s\u0131y\u0131r\u0131rlar ve asl\u0131nda, yaln\u0131zca bunlar\u0131 yapanlar\u0131n (Gide, Joyce, D\u00f6blin) (2) ki\u015fili\u011fini belirten tamamen \u00f6znel \u00f6nermeleriyle okura kar\u015f\u0131 tav\u0131r almaya zorlarlar. \u0130nsan Luk\u00e1cs&#8217;\u0131 b\u00fct\u00fcn bu g\u00f6zlemlerinde izleyip kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 noktalar\u0131n alt\u0131na imzas\u0131n\u0131 atabilir.<\/p>\n<p>Ama bundan sonra Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n somut ve kurucu postulalar\u0131na geliyoruz. &#8220;\u0130nsans\u0131z&#8221; tekni\u011fi \u015f\u00f6yle elinin tersiyle itip ge\u00e7er. B\u00fcy\u00fckbabalar\u0131m\u0131za yaslan\u0131p, yoz torunlar\u0131na onlar\u0131 taklit etmeleri i\u00e7in yalvar\u0131r. Yazar insanl\u0131ktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir insanla m\u0131 kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r? Adam\u0131n \u00e7orak bir i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131 m\u0131 varm\u0131\u015f? Dayan\u0131lmaz bir h\u0131zla varolu\u015f i\u00e7inde s\u00fcr\u00fcklenip duruyor muymu\u015f? Mant\u0131k g\u00fcc\u00fc m\u00fc zay\u0131flam\u0131\u015f? Nesneler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131 art\u0131k eskisi kadar a\u00e7\u0131k se\u00e7ik g\u00f6r\u00fcnmez mi olmu\u015f? \u00d6yleyse, yazar, sadece eski kal\u0131plara ba\u011fl\u0131 kalmal\u0131, sanat\u0131yla zengin bir ruh hayat\u0131 yaratmal\u0131, olaylar\u0131n h\u0131z\u0131n\u0131 yava\u015f bir anlat\u0131yla dizginlemeli, bireyi sahnenin merkezine koymal\u0131, v.b&#8230; Bu noktada \u00f6zg\u00fcl kurallar art\u0131k belirsiz bir m\u0131r\u0131lt\u0131 i\u00e7inde yitip gider. Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n \u00f6nerilerinin uygulanamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n temel ilkesinin do\u011fru oldu\u011funa inanan hi\u00e7 kimse buna \u015fa\u015fmamal\u0131d\u0131r. \u00d6yleyse bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu yok mu? Var. Yeni y\u00fckselen s\u0131n\u0131f g\u00f6steriyor bunu. Bu geriye d\u00f6n\u00fck bir yol de\u011fildir. Eski g\u00fczel g\u00fcnlere de\u011fil, yeni k\u00f6t\u00fc g\u00fcnlere ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Teknikleri bozmakla de\u011fil geli\u015ftirmekle u\u011fra\u015f\u0131r. \u0130nsan\u0131n yeniden insan olmas\u0131 y\u0131\u011f\u0131nlardan bir ad\u0131m \u00f6nde gitmekle de\u011fil, y\u0131\u011f\u0131nlara daha derin g\u00f6m\u00fclmekle olur. Y\u0131\u011f\u0131nlar yitirdikleri insanl\u0131\u011f\u0131 tamamen att\u0131klar\u0131 i\u00e7in insan yeniden insan olur ve bu insan eskisine benzemez. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda, y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n de\u011ferli ve insani olan her \u015feyi kendilerinde toplamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve halk\u0131 kapitalizmin fa\u015fizm evresinde yarat\u0131lan insanl\u0131ktan \u00e7\u0131kma olay\u0131na kar\u015f\u0131 harekete ge\u00e7irdi\u011fi bir zamanda budur edebiyat\u0131n se\u00e7mesi gereken yol. \u0130\u015fte Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n mutlaka yenece\u011fi bu teslimiyet, bu geri \u00e7ekilme, bu \u00fctopik idealizm havas\u0131 asl\u0131nda o kadar de\u011ferli i\u00e7eri\u011fe sahip denemelerinde bir eksikli\u011fe yol a\u00e7\u0131yor: \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, insanda onun yaln\u0131z sanat\u0131n e\u011flence y\u00f6n\u00fcyle, bir m\u00fccadeleden, ileri do\u011fru bir anlat\u0131mdan \u00e7ok bir ka\u00e7\u0131\u015f yolu ile ilgilendi\u011fi izlenimini yarat\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Ger\u00e7ek\u00e7ilik Teorisinin Bi\u00e7imselci Karakteri \u00dczerine<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ger\u00e7ek\u00e7ilik Teorisi&#8217;nin \u00f6z\u00fcndeki bi\u00e7imcili\u011fi g\u00f6steren olgu, bunun yaln\u0131zca ge\u00e7en y\u00fczy\u0131la ait (daha yeni romanlardan ancak ayn\u0131 bi\u00e7imin \u00f6rnekleri olanlar\u0131 anar) birka\u00e7 roman bi\u00e7imi \u00fczerinde kurulmu\u015f olmas\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra gene yaln\u0131zca roman t\u00fcr\u00fcn\u00fc kendine temel almas\u0131d\u0131r. Ya lirik \u015fiiri, ya da tiyatrodaki ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi ne yapaca\u011f\u0131z? Bu ikisi, \u00f6zellikle Almanya&#8217;da y\u00fcksek d\u00fczeye eri\u015fmi\u015f edebi t\u00fcrlerdir.<\/p>\n<p>Kendi sav\u0131ma somut malzeme sa\u011flama i\u00e7in ki\u015fisel bir yol izlerim ben. Kendi de\u011ferlendirmeme g\u00f6re benim etkinli\u011fim ger\u00e7ek\u00e7ilik teoricilerinin sand\u0131\u011f\u0131ndan daha \u00e7ok y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. Onlar\u0131n bana bak\u0131\u015f\u0131 tamamen tek yanl\u0131. \u015eu anda iki roman, bir oyun ve birtak\u0131m \u015fiirler \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Romanlardan biri tarihi bir roman, Roma tarihi alan\u0131nda kapsaml\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma gerektiriyor. Hicivci bir roman bu. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde roman bizim teorisyenlerin b\u00f6lge s\u0131n\u0131r\u0131 i\u00e7inde. Bay Julius Ceasar&#8217;\u0131n \u0130\u015fleri adl\u0131 bu roman i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131m \u00e7al\u0131\u015fmalarda onlardan en ufak bir ipucu sa\u011flayamad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylerken bunu k\u00f6t\u00fcl\u00fck olsun diye yapmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 belirteyim. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n burjuva roman\u0131ndan kalma, i\u00e7 dekorlar\u0131n alabildi\u011fine geni\u015f \u00e7izildi\u011fi her \u00e7e\u015fit uzun ki\u015fisel \u00e7at\u0131\u015fma sahnelerini biraraya y\u0131\u011f\u0131na y\u00f6nteminin bana bir yarar\u0131 olamaz. B\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcmlerde an\u0131 t\u00fcr\u00fcnden yararlan\u0131yorum. \u00d6teki b\u00f6l\u00fcmlerde g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek zorunlu g\u00f6r\u00fcnd\u00fc bana. \u0130ki hayali yazar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n montaj\u0131 benimkinin b\u00fct\u00fcn\u00fc oluyor. Belki b\u00f6yle bir\u015fey zorunlu olmayabilirdi de. Her ne olursa olsun, bu \u00f6nceden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f bir plana uydurulmam\u0131\u015ft\u0131r. Ama bu teknik, ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin iyi bir kavran\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in bana zorunlu g\u00f6r\u00fcnd\u00fc ve bunu do\u011frudan do\u011fruya ger\u00e7ek\u00e7ilik ad\u0131na benimsedim. Oyun, Nazi diktas\u0131 alt\u0131nda ge\u00e7en hayattan sahneler dizisidir. \u015eimdiye kadar yirmiyedi ayr\u0131 sahne yazd\u0131m. Baz\u0131lar\u0131, bir g\u00f6z\u00fcn\u00fcz\u00fc kapay\u0131p bakarsan\u0131z, ger\u00e7ek\u00e7i kal\u0131p X&#8217;e uyuyor. Garip ama, \u00f6tekiler uymuyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar daha k\u0131sa; eserin t\u00fcm\u00fc ise hi\u00e7 uymuyor. Ama ben bunu ger\u00e7ek\u00e7i bir oyun say\u0131yorum. Bu konuda k\u00f6yl\u00fc Brueghel&#8217;in resimlerinden \u00f6\u011frendiklerim ger\u00e7ek\u00e7ilik \u00fczerine yap\u0131lan incelemelerden \u00f6\u011frendiklerimden daha \u00e7oktur. Uzun zamand\u0131r \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ikinci romandan s\u00f6z etmeye kalk\u0131\u015fmak bile g\u00fc\u00e7, \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u015fin i\u00e7inde yatan sorunlar \u00e7ok karma\u015f\u0131k; oysa, ger\u00e7ek\u00e7ilik esteti\u011finin kelime da\u011farc\u0131\u011f\u0131, bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2, fazla ilkel. Bi\u00e7imsel g\u00fc\u00e7l\u00fckler da\u011f gibi y\u0131\u011f\u0131l\u0131yor; durmadan modeller yapmak zorunda kal\u0131yorum. \u00c7al\u0131\u015f\u0131rken beni g\u00f6ren birisi yaln\u0131zca bi\u00e7ime ili\u015fkin sorunlarla ilgilendi\u011fimi d\u00fc\u015f\u00fcnebilir. Oysa, bu modelleri ger\u00e7ekli\u011fi yans\u0131tmak istedi\u011fim i\u00e7in kuruyorum. Lirik \u015fiirde de ger\u00e7ek\u00e7idir g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131. Ama bana \u00f6yle geliyor ki, insan lirik \u015fiir yazacaksa son derece ihtiyatl\u0131 olmal\u0131. Ayr\u0131ca ger\u00e7ek\u00e7ilik konusunda roman ve tiyatrodan \u00f6\u011frenilecek \u00e7ok \u015fey var.<\/p>\n<p>Bir y\u0131\u011f\u0131n kal\u0131n tarih kitab\u0131n\u0131 (bunlar d\u00f6rt dilde yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, ayr\u0131ca iki eski dilde \u00e7eviriler de var) olanca \u015f\u00fcphecili\u011fimle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131r ve belirli bir olguyu do\u011frulamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, ikide bir g\u00f6zlerimi o\u011fu\u015fturuyor, zihnimin bir yerlerinde bulan\u0131k renkler g\u00f6r\u00fcyor, y\u0131l\u0131n mevsimlerini kafamda ya\u015f\u0131yorum. Kelimesi olmayan tak\u0131lar\u0131 i\u015fitiyor, anlam\u0131 olmayan jestler g\u00f6r\u00fcyorum. Ad\u0131 san\u0131 olmayan ki\u015filerden olu\u015fan ho\u015fa gidecek grupla\u015fmalar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum, filan. Bu imgeler tan\u0131ms\u0131z, belirsiz, hi\u00e7 heyecan uyand\u0131rm\u0131yor, biraz y\u00fczeysel, ya da bana \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Ama varlar i\u015fte. \u0130\u00e7imdeki &#8220;bi\u00e7imci&#8221; i\u015f ba\u015f\u0131nda. Clodius&#8217;un cenaze-hay\u0131r derneklerinin anlam\u0131n\u0131 yava\u015f\u00e7a kavrar ve bu bulu\u015fumdan b\u00fcy\u00fck bir zevk duyarken, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum: &#8220;\u015e\u00f6yle \u00e7ok uzun, saydam, sonbahar\u0131ms\u0131, billur gibi duru bir b\u00f6l\u00fcm yazabilsem, bir \u00e7e\u015fit d\u00fczensiz e\u011frisi olan, i\u00e7inde bir \u00e7e\u015fit k\u0131rm\u0131z\u0131 dalga-bi\u00e7imi olsa! Kent, demokrat Cicero&#8217;sunu kons\u00fcll\u00fc\u011fe se\u00e7iyor; o da demokratik \u015fekilde silahlanm\u0131\u015f sokak kl\u00fcplerini yasakl\u0131yor; bunlar bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 cenaze-hay\u0131r derneklerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor; sonbaharda yapraklar alt\u0131n sar\u0131s\u0131. \u0130\u015fsiz bir adam\u0131n cenazesi on dolar tutuyor: taksit \u00f6d\u00fcyorsun. \u00d6lmen uzun s\u00fcrerse, kaz\u0131kland\u0131n gitti. Ama dalga-bi\u00e7imimiz de var i\u015fin i\u00e7inde: derken bu derneklerde birden silahlar beliriyor: Cicero kentten kovuluyor; baya\u011f\u0131 zararda; villas\u0131n\u0131 yak\u0131yorlar; oysa milyonlara mal olmu\u015ftu: ka\u00e7 milyon? Kitapta bulal\u0131m -yok- burada gerekli olmaz. \u0130.\u00d6. 91 y\u0131l\u0131n\u0131n 9 Kas\u0131m&#8217;\u0131nda sokak kul\u00fcpleri neredeydi? &#8220;Baylar kimseye garanti veremem&#8221;<br \/>(Caesar)<\/p>\n<p><strong>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131n ilk a\u015famalar\u0131nday\u0131m.<\/strong><\/p>\n<p>Sanat\u00e7\u0131 durmadan bi\u00e7im sorunlar\u0131yla u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, durmadan bi\u00e7im verdi\u011fi i\u00e7in, bi\u00e7imcilik ile ne anlat\u0131lmak isteniyorsa, bu, uygulamadaki sonu\u00e7lar\u0131 g\u00f6zetilerek ve \u00e7ok dikkatle, tan\u0131mlanmal\u0131d\u0131r. Yoksa sanat\u00e7\u0131ya bir\u015fey veremez. Sanat eserlerini ger\u00e7ek\u00e7ilikten uzakla\u015ft\u0131ran her \u015feye bi\u00e7imcilik denmek isteniyorsa, o zaman kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olabilmesi i\u00e7in, bi\u00e7imcilik kavram\u0131 kat\u0131ks\u0131z estetik alanda kurulmamal\u0131d\u0131r. Bi\u00e7imcilik bir yanda- i\u00e7erik\u00e7ilik bir yanda! Bu elbette fazla ilkel ve metafizik. Kat\u0131ks\u0131z estetik alan i\u00e7inde bak\u0131lmazsa \u00f6zel bir g\u00fc\u00e7l\u00fck yaratmaz kavram. \u00d6rne\u011fin biri s\u0131rf kafiye d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in do\u011fru olmayan ya da ge\u00e7ersiz bir \u00f6nerme getirirse bir bi\u00e7imcidir o. Oysa a\u015f\u0131r\u0131 bir bi\u00e7im kayg\u0131s\u0131 g\u00fctmedi\u011fi halde ger\u00e7ek\u00e7i olmayan pek \u00e7ok eser biliyoruz.<\/p>\n<p>Anla\u015f\u0131labilirlikten hi\u00e7 uzakla\u015fmadan bu kavrama daha geni\u015f, daha verimli, daha uygulanabilir bir anlam verebiliriz. Yapaca\u011f\u0131m\u0131z i\u015f, g\u00f6zlerimizi bir an i\u00e7in edebiyattan ay\u0131rmak, g\u00fcndelik hayata inmektir. G\u00fcndelik hayatta nedir bi\u00e7imcilik? \u015eu s\u00f6z\u00fc alal\u0131m: &#8216;Bi\u00e7imsel olarak hakl\u0131&#8217;. Bu, asl\u0131nda hakl\u0131 de\u011fildir, ama, yaln\u0131zca ve yaln\u0131zca bi\u00e7imsel bak\u0131mdan hakl\u0131d\u0131r anlam\u0131na gelir. Ya da: &#8216;Sorun bi\u00e7imsel olarak \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc&#8217;, demek, asl\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fclmedi\u011fi anlam\u0131na gelir. Ya da: &#8216;Bi\u00e7ime uymak i\u00e7in yapt\u0131m&#8217;. Bu, yapt\u0131\u011f\u0131m \u015feyin \u00e7ok \u00f6nemli olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir: diledi\u011fimi yapar\u0131m ama d\u0131\u015f bi\u00e7imlere uyar\u0131m, istedi\u011fimi elde etmenin en iyi yolu da budur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Reich otar\u015fisini &#8216;ka\u011f\u0131t \u00fczerinde&#8217; okudu\u011fum zaman bunun bir siyasi bi\u00e7imcilik oldu\u011funu anlar\u0131m. Nasyonal sosyalizm bi\u00e7imde sosyalizmdir, siyasi bi\u00e7imcili\u011fe bir \u00f6rnek daha. Burada da a\u015f\u0131r\u0131 bir bi\u00e7im kayg\u0131s\u0131 s\u00f6z konusu de\u011fil.<\/p>\n<p>Kavram\u0131 b\u00f6yle tan\u0131mlarsak hem anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k, hem de \u00f6nem kazan\u0131yor. O zaman \u00f6yle bir durum ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor ki, edebiyata d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde (bu kez g\u00fcndelik hayattan b\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcne ayr\u0131lmadan) edebi bi\u00e7imi toplumsal i\u00e7eri\u011fin \u00fczerine \u00e7\u0131karmad\u0131\u011f\u0131 halde ger\u00e7ekli\u011fi vermeyen eserleri de bi\u00e7imci olarak niteleyip sergileyebiliriz. Hatta bi\u00e7im olarak ger\u00e7ek\u00e7i eserler bile bulabiliriz. Say\u0131s\u0131 \u00e7oktur b\u00f6yle eserlerin.<\/p>\n<p>Bi\u00e7imcilik kavram\u0131na bu anlam\u0131 y\u00fcklemekle \u00f6nc\u00fcl\u00fck (avantgarde) gibi bir olay\u0131 ele almak i\u00e7in bir \u00f6l\u00e7\u00fc edinmi\u015f oluyoruz. Bir \u00f6nc\u00fc, yolu \u00e7\u0131kmaza da g\u00f6t\u00fcrebilir, g\u00fcvenilir bir yere de. \u00d6ylesine \u00f6nden gidebilir ki, g\u00f6zden kayboldu\u011fu i\u00e7in ya da benzeri bir nedenle, as\u0131l g\u00f6vde onu izleyemez. Ger\u00e7ek\u00e7i olmayan niteli\u011fi, b\u00f6ylece a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f olur. As\u0131l g\u00f6vdeden koparsa neden, nas\u0131l ve hangi yollardan onunla yeniden birle\u015febilece\u011fi g\u00f6sterilebilir. Naturalizm ve montaj karga\u015fas\u0131n\u0131n belirli bir t\u00fcr\u00fcn\u00fcn, her\u015feyin yaln\u0131zca y\u00fczeydeki belirtilerinde kald\u0131\u011f\u0131 toplumun derin nedensel karma\u015falar\u0131n\u0131 yans\u0131tmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilerek, toplumda yaratt\u0131klar\u0131 etkilerle y\u00fczle\u015ftirilebilir. Bi\u00e7im y\u00f6n\u00fcnden de\u011ferlendirildi\u011finde radikal gibi g\u00f6r\u00fcnen edebi kanallar\u0131n tamamen reformist olduklar\u0131 yaln\u0131zca &#8216;ka\u011f\u0131t \u00fczerinde&#8217; \u00e7\u00f6z\u00fcmler getiren bi\u00e7imci \u00e7abalar olduklar\u0131 g\u00f6sterilebilir.<\/p>\n<p>Bi\u00e7imcili\u011fin b\u00f6yle bir tan\u0131m\u0131 roman, lirik \u015fiir ve oyun yazmaya da yard\u0131mc\u0131 olur; son olarak ama ayn\u0131 derecede \u00f6nemle, tamamen bi\u00e7imsel olanla ilgilenen, belirli yaz\u0131 t\u00fcrlerine adanm\u0131\u015f, tek bir d\u00f6nemle s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f, edebi yarat\u0131 sorunlar\u0131n\u0131 ara s\u0131ra tarihsel ge\u00e7mi\u015fe g\u00f6z atmakla birlikte tamamen edebi alanda \u00e7\u00f6zmeye kalk\u0131\u015fan belirli bir bi\u00e7imci ele\u015ftiri \u00fcslubunu kesinkes tasfiye eder.<\/p>\n<p>Joyce&#8217;un b\u00fcy\u00fck hiciv roman\u0131 Ulysses&#8217;de \u00e7e\u015fitli yaz\u0131 \u00fcsluplar\u0131n\u0131n ve al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f \u00f6zelliklerin yan\u0131s\u0131ra i\u00e7-monolog denen \u015fey de vard\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck burjuva bir kad\u0131n sabah yata\u011f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri kopuk kopuk, \u00e7aprazlamas\u0131na ve birbirinin i\u00e7inden akarak yans\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu b\u00f6l\u00fcm neredeyse Freud i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yazar\u0131n\u0131n \u00fczerine \u00e7ekti\u011fi \u015fim\u015fekler de Freud&#8217;un ba\u015f\u0131na gelenlerin ayn\u0131s\u0131yd\u0131. K\u00fcf\u00fcrler yaz\u0131yordu: pornografi, pislikten marazi bir zevk alma, belden a\u015fa\u011f\u0131 hikayelerin fazla abart\u0131lmas\u0131, ahlaks\u0131zl\u0131k vb. \u015ea\u015f\u0131lacak \u015fey \u015fuydu ki, kimi Marksistler de bu sa\u00e7mad\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamad\u0131lar ve tiksinerek ona k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva yaftas\u0131n\u0131 yap\u0131\u015ft\u0131rd\u0131lar. Teknik bir y\u00f6ntem olarak i\u00e7-monolog da e\u015fit derecede yerildi, bunun &#8216;bi\u00e7imci&#8217; oldu\u011fu s\u00f6ylendi. Bunun nedenini hi\u00e7bir zaman anlamad\u0131m. Tolstoy, bunu ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc yapard\u0131 demek, Joyce&#8217;un y\u00f6ntemini yermek i\u00e7in bir neden olamaz. Yap\u0131lan ele\u015ftiriler \u00f6ylesine y\u00fczeydeydi ki, insan, Joyce bu monologu bir psikanalistle kursayd\u0131 her\u015feyin d\u00fczene girece\u011fi izlenimini ediniyordu. \u0130\u00e7-monolog, kullan\u0131lmas\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7 bir y\u00f6ntemdir; bu olguyu vurgulamakta da b\u00fcy\u00fck yarar vard\u0131r. \u00c7ok kesin \u00f6l\u00e7\u00fcler olmadan (gene teknik t\u00fcrde) i\u00e7-monolog hi\u00e7bir \u015fekilde ger\u00e7ekli\u011fi yans\u0131tmaz, yani y\u00fczeyde yapm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnce ve \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc veremez. Bu &#8220;yaln\u0131z bi\u00e7imsel a\u00e7\u0131dan&#8221;\u0131n bir ba\u015fka \u00f6rne\u011fi olur, ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin \u00e7arp\u0131t\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7ar ki, buna \u00e7ok dikkat etmeliyiz. &#8216;Tolstoy&#8217;a d\u00f6nelim&#8217; slogan\u0131yla \u00e7\u00f6z\u00fcmlenecek bi\u00e7imsel bir sorun de\u011fildir bu. Bizim de \u00e7ok de\u011fer verdi\u011fimiz, salt bi\u00e7imsel anlamda bir i\u00e7-monolo\u011fumuz olmu\u015ftur; Tucholsky&#8217;nin oyunlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. (3)<\/p>\n<p>Bir\u00e7ok insan i\u00e7in d\u0131\u015favurumculu\u011fun an\u0131lmas\u0131 bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc duygular inanc\u0131n\u0131 akla getirir. Ben kendim de o s\u0131ralar bir sanat tarz\u0131 olarak &#8220;kendini d\u0131\u015fa vurma&#8221;ya kar\u015f\u0131yd\u0131m. (Versuche&#8217;de oyuncular i\u00e7in yazd\u0131\u011f\u0131m y\u00f6nergelere bak\u0131n\u0131z). Oyun ki\u015filerinden birinin &#8220;kendinden ge\u00e7mesi&#8221;ne yol a\u00e7an can s\u0131k\u0131c\u0131, b\u0131kt\u0131r\u0131c\u0131 talihsizlikleri \u015f\u00fcpheyle kar\u015f\u0131l\u0131yordum. Nereye var\u0131yordu bu ki\u015fi? \u00c7ok ge\u00e7meden bu insanlar\u0131n kendilerini kapitalizmden de\u011fil, dilbilgisinin kal\u0131plar\u0131ndan kurtarmak noktas\u0131nda kald\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Ha\u015fek, \u015evayk&#8217;la en y\u00fcksek \u00f6d\u00fcl\u00fc almal\u0131. Ama ben, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck edimlerinin de her zaman ciddiye al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yorum. Bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2 bir\u00e7ok insan, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc edimlerin s\u0131rf \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc olduklar\u0131 i\u00e7in (k\u0131s\u0131tlay\u0131c\u0131 kurallardan, art\u0131k ayakba\u011f\u0131 durumuna gelmi\u015f eski edebi d\u00fczenlemelerden kendini kurtarmak) bask\u0131ya u\u011framas\u0131ndan kayg\u0131 duyarak bunlara toptan sald\u0131rmay\u0131 ho\u015f kar\u015f\u0131lam\u0131yorlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle sald\u0131r\u0131larda, m\u00fclk sahiplerini anlatmaya yarayan anlat\u0131m bi\u00e7imlerini, m\u00fclk sahipleri kendileri ortadan kalkt\u0131ktan sonra bile korumak niyetini seziyorlar. Siyasetten bir \u00f6rnek ararsak, kar\u015f\u0131-devrimci darbelere kar\u015f\u0131 koymak istiyorsan devrimi \u00f6\u011frenip savunmak zorundas\u0131n, evrimi de\u011fil.<\/p>\n<p>\u00d6nce \u015funu kabul edelim, edebiyat bir geli\u015fim i\u00e7inde ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r, ama bunu edebiyat\u0131n kendi \u00f6z-geli\u015fimi anlam\u0131nda s\u00f6ylemiyorum. Ancak o zaman, perspektifin dayan\u0131lmayacak \u00f6l\u00e7\u00fcde daralt\u0131ld\u0131\u011f\u0131, tek yanl\u0131, ya da pek-az-yanl\u0131 \u00fcr\u00fcnlerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 deney evreleri g\u00f6r\u00fclebilir ve elde edilen sonu\u00e7lar\u0131n ya\u015fayabilirli\u011fi bir mesele olur. Hi\u00e7bir sonuca ula\u015famayan deneyler var, k\u00f6t\u00fc meyvalar veren, ge\u00e7 meyve veren deneyler var. Malzemelerinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda \u00e7\u00f6ken, i\u015fin geni\u015fli\u011finin fark\u0131nda olup bundan ka\u00e7mayan, ama yetersiz kalan titiz sanat\u00e7\u0131lar g\u00f6r\u00fcyor insan. Hatalar\u0131n\u0131 her zaman kavrayam\u0131yorlar. T\u0131pk\u0131 sorunlar\u0131 gibi, hatalar\u0131n\u0131 da, bazan, onlar\u0131n yerine ba\u015fkalar\u0131 g\u00f6r\u00fcyor. Baz\u0131lar\u0131 \u00f6zel sorunlara iyice g\u00f6m\u00fcl\u00fcyorlar, ama bunlar\u0131n hepsi de daireyi d\u00f6rtgen yapmak gibi bir bi\u00e7im de\u011fi\u015fikli\u011fi i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fm\u0131yorlar. Bu insanlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda sabr\u0131n\u0131n ta\u015fmas\u0131n\u0131 herkes hakl\u0131 g\u00f6sterebilir, hem bu hak bol bol kullan\u0131l\u0131yor. Ama buna sab\u0131r g\u00f6stermek i\u00e7in de nedenler var.<\/p>\n<p>Sanatta ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ya da k\u0131smi ba\u015far\u0131 ger\u00e7e\u011fi vard\u0131r (bir vakad\u0131r). Metafizik\u00e7ilerimiz bunu anlamak zorundad\u0131rlar. Sanat eserleri kolayl\u0131kla ba\u015far\u0131s\u0131z olabilir; \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fcr ba\u015far\u0131ya ula\u015fmalar\u0131. Kimisinin duygular\u0131 eksik kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in sesi kesilecektir; kimisinin duygulan fazla dile geldi\u011fi i\u00e7in. Bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, kendini s\u0131rt\u0131ndaki a\u011f\u0131r y\u00fckten kurtarmak yerine, yaln\u0131zca bu tutsakl\u0131\u011f\u0131n hissedilmesinden kurtar\u0131r. Bir d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, ara\u00e7lar\u0131n\u0131, \u00e7ok uzun zamand\u0131r onlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile s\u00f6m\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, k\u0131racakt\u0131r. D\u00fcnya sulug\u00f6zl\u00fc olmak zorunda de\u011fildir. Yenilgilerle y\u00fczle\u015filmelidir; ama insan, bundan, art\u0131k m\u00fccadele edilemeyece\u011fi sonucunu hi\u00e7 \u00e7\u0131karmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bence d\u0131\u015favurumculuk yaln\u0131zca &#8220;b\u0131kt\u0131r\u0131c\u0131 bir i\u015f&#8221;, yaln\u0131zca bir sapmadan ibaret de\u011fildir. Neden de\u011fildir? \u00c7\u00fcnk\u00fc ben bunu hi\u00e7bir zaman bir &#8220;fenomen&#8221; olarak g\u00f6rmem ve b\u00f6yle etiketlemem. \u00d6\u011frenmeye istekli, i\u015fi uygulama y\u00f6n\u00fcnden ele alan ger\u00e7ek\u00e7i yazarlar da bundan \u00e7ok \u015fey \u00f6\u011frenebilir. Onlar i\u00e7in Kaiser, Sternberg, Toller ve Goering birer maden damar\u0131d\u0131r. (4) A\u00e7\u0131k s\u00f6ylemek gerekirse, ben kendim, benimkilere benzeyen sorunlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m zaman daha kolay \u00f6\u011freniyorum. Uzatmadan s\u00f6ylersek, Tolstoy ve Balzac&#8217;dan hem daha g\u00fc\u00e7, hem de daha az \u00f6\u011freniyorum. Onlar\u0131n \u00fcstesinden gelmeleri gereken sorunlar\u0131 benimkinden ba\u015fkayd\u0131. Ayr\u0131ca, deyim ba\u011f\u0131\u015flan\u0131rsa, bunlar\u0131n \u00e7o\u011fu art\u0131k benim etim kan\u0131m gibi olmu\u015ftur. Elbette bu insanlara, ve kendi i\u015flerini ele al\u0131\u015f bi\u00e7imlerine hayran\u0131m. Onlardan da \u00f6\u011frenabilir insan. Ama onlara tek tek de\u011fil, Swift, Voltaire gibi ba\u015fka g\u00f6revler y\u00fcklenmi\u015f ba\u015fka yazarlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra yakla\u015fmak daha iyi olur. Edebi ama\u00e7lar\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 o zaman daha a\u00e7\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar, bizim de gerekli soyutlamay\u0131 yapmam\u0131z daha kolayla\u015f\u0131r ve onlara kendi sorunlar\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131s\u0131ndan yakla\u015fabiliriz.<\/p>\n<p>Siyasal bak\u0131mdan kendini ba\u011f\u0131ml\u0131 sayan edebiyat\u0131m\u0131z\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan sorunlar belirli bir sorunu \u00e7ok g\u00fcncelle\u015ftirdi: ayn\u0131 sanat eseri i\u00e7inde bir \u00fcsluptan bir ba\u015fkas\u0131na atlamak. Bu sorun uygulamada \u00e7ok belirgindi. Siyasi bak\u0131\u015f baz\u0131 eserlerin yap\u0131s\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc bi\u00e7imlendirmeyi ba\u015faramad\u0131, dolay\u0131s\u0131yla, bildiri (mesaj) olay \u00f6rg\u00fcs\u00fcne mekanik bir bi\u00e7imde sokuldu. &#8220;Ba\u015f makale&#8221; genel olarak sanatsal olmayan bir bi\u00e7imde yans\u0131yordu. Bu, \u00f6ylesine a\u00e7\u0131kt\u0131 ki, i\u00e7ine yerle\u015ftirildi\u011fi olay \u00f6rg\u00fcs\u00fcn\u00fcn sanat d\u0131\u015f\u0131 bir \u00f6z\u00fc olmas\u0131 kimsenin g\u00f6z\u00fcne \u00e7arpm\u0131yordu. (Her ne olursa olsun, olay \u00f6rg\u00fcs\u00fc ba\u015f makaleden daha sanatsal say\u0131l\u0131yordu). Tam bir \u00e7atlak vard\u0131. Uygulamada iki m\u00fcmk\u00fcn \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Ya ba\u015f makale olay \u00f6rg\u00fcs\u00fc i\u00e7inde eritilecekti, ya da olay \u00f6rg\u00fcs\u00fc ba\u015f makalenin i\u00e7inde; tabii, bu yap\u0131l\u0131rken ba\u015fmakaleye sanatsal bir bi\u00e7im verilecekti. Ama, ayn\u0131 zamanda olay \u00f6rg\u00fcs\u00fcne de daha sanatsal bir bi\u00e7im verilebilirdi, ba\u015f makaleye de (o zaman makale, makale niteli\u011finden \u00e7\u0131kard\u0131). Daha sanatsal bir bi\u00e7imde birinin dilinden \u00f6tekine atlanabilirdi. B\u00f6yle bir \u00e7\u00f6z\u00fcm bir yenilik gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. Ama istenirse sanat niteli\u011finden \u015f\u00fcphe edilemeyecek eski modellerin ad\u0131 verilebilir: Attika tiyatrosunda eylemin korolarla kesili\u015fi buna bir \u00f6rnektir. \u00c7in tiyatrosunda da benzeri bi\u00e7imler vard\u0131r.<\/p>\n<p>Betimlemelerde ka\u00e7 tane ayr\u0131nt\u0131ya ihtiya\u00e7 vard\u0131r, fazla m\u0131 plastik, yoksa yeterince plastik de\u011fil mi gibi sorunlar tek tek durumlarda, uygulamada ele al\u0131nabilir. Baz\u0131 eserlerde atalar\u0131m\u0131z\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131ndan daha az ipucuyla idare edebiliriz. Psikolojiye gelince, yeni kurulan bilimlerden elde edilen sonu\u00e7lar\u0131n kullan\u0131l\u0131p kullan\u0131lmamas\u0131 bir inan\u00e7 sorunu de\u011fildir. Karakter \u00e7iziminin bilimsel sezgilerle mi daha iyi yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bu bilimlerin iyi kullan\u0131l\u0131p kullan\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 ancak tek tek durumlarda s\u0131nanabilir. Edebiyat, e\u015fzamanl\u0131 kay\u0131t tutma, geni\u015f soyutlama, ya da uyumlu birle\u015ftirme gibi \u00e7a\u011fda\u015f insan\u0131n edindi\u011fi yeni becerilerin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 yasaklayamaz. Bilimsel bir yakla\u015f\u0131m getirilecekse, her \u00f6zg\u00fcl durumda sanat\u00e7\u0131n\u0131n yeni teknikleri benimsemesinden do\u011fan sonu\u00e7lar\u0131 izlemek i\u00e7in, bilimin t\u00fckenmeyen enerjisine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Sanat\u00e7\u0131lar kestirmeden gitmeyi, her \u015feyi havada tasarlamay\u0131, kesintisiz bir s\u00fcrecin geni\u015f b\u00f6l\u00fcmlerinde yar\u0131-bilin\u00e7le \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 severler. Ele\u015ftiri, hi\u00e7 de\u011filse Marksist ele\u015ftiri, her durumda daha y\u00f6ntemli ve somut, k\u0131sacas\u0131, bilimsel olmal\u0131d\u0131r. Kelime da\u011farc\u0131\u011f\u0131 ne olursa olsun, ileri geri konu\u015fman\u0131n bir yarar\u0131 yoktur. Ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin uygulanabilir bir tan\u0131m\u0131 i\u00e7in gerekli olan yol g\u00f6sterici i\u015faretler hi\u00e7bir ko\u015ful alt\u0131nda yaln\u0131zca edebi eserlerden \u00e7\u0131kar\u0131lamaz. (Tolstoy gibi ol, ama onun zay\u0131fl\u0131klar\u0131na d\u00fc\u015fme! Balzac gibi ol, ama g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn gerisinde kalma!) Ger\u00e7ek\u00e7ilik sorunu yaln\u0131zca edebiyata ait de\u011fil; ba\u015fl\u0131ba\u015f\u0131na \u00f6nemli, siyasal, felsefi ve uygulama alan\u0131nda bir sorundur ve b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131 ilgilendiren genel bir sorun gibi ele al\u0131n\u0131p a\u00e7\u0131klanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Bir Makale \u00dczerine Notlar<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">&#8220;Bi\u00e7im&#8221; kelimesini rahatl\u0131kla, \u00f6zden ayr\u0131, \u00f6ze ba\u011fl\u0131 ya da herhangi ba\u015fka bir bi\u00e7imde kullananlardan; ya da &#8220;teknik&#8221;ten &#8220;mekanik&#8221; bir \u015fey sayarak ku\u015fkulananlardan fazla bir\u015fey beklememeli. Bunlar\u0131n klasiklerden (Marksizmin klasiklerinden) al\u0131nt\u0131 vermelerine ve bu al\u0131nt\u0131larda da &#8220;bi\u00e7im&#8221; kelimesinin ge\u00e7mesine fazla kulak asmamal\u0131. Tekni\u011fe i\u015faret ediyorsa, &#8220;mekanik&#8221; kelimesinin kimseyi korkutmas\u0131 gerekmez; insano\u011fluna b\u00fcy\u00fck hizmetleri ge\u00e7mi\u015f ve h\u00e2l\u00e2 ge\u00e7en bir mekanik t\u00fcr\u00fc vard\u0131r: teknoloji. Stalin&#8217;in ba\u015fka bir alanda, yarat\u0131c\u0131 insanlardan ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131, aram\u0131zdaki &#8220;do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnen insanlar&#8221;\u0131n baz\u0131 kelimelere son derece keyfi anlamlar y\u00fckleyerek herkesin elini kolunu ba\u011flamak gibi bir al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 var.<\/p>\n<p>K\u00fclt\u00fcr miras\u0131m\u0131z\u0131 y\u00f6netenler \u015f\u00f6yle buyuruyorlar: &#8220;m\u00fccadele i\u00e7indeki insanlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri&#8221; olmadan, &#8220;insanlar ger\u00e7ek etkinliklerinde&#8221; s\u0131nanmadan, &#8220;m\u00fccadele i\u00e7indeki insanlar\u0131n yak\u0131n etkile\u015fmesi olmadan hi\u00e7bir kal\u0131c\u0131 edebi karakter yarat\u0131lamaz. Hani, nerede Ha\u015fek&#8217;de, o eski yazarlar\u0131n olay \u00f6rg\u00fclerini harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in kulland\u0131klar\u0131 &#8220;kama\u015f\u0131k&#8221; y\u00f6ntemler? Ama gene de \u015evayk, unutulmas\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7 bir karakterdir, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz. &#8220;Kal\u0131c\u0131&#8221; olabilecek mi, bilemem. Ayn\u0131 \u015fekilde Tolstoy ya da Balzac&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 bir karakterin de kal\u0131c\u0131 olup olamayaca\u011f\u0131n\u0131 bilemem. Bu benim de, en \u00e7ok, ba\u015fkalar\u0131 kadar bilebilece\u011fim bir konu. A\u00e7\u0131k konu\u015fmak gerekirse, ben kal\u0131c\u0131l\u0131k kavram\u0131na \u00f6yle \u00e7ok fazla bir de\u011fer de vermiyorum. Daha sonraki ku\u015faklar\u0131n bu karakterlerin an\u0131s\u0131n\u0131 korumak isteyeceklerini \u00f6nceden nas\u0131l bilebiliriz? (Balzac&#8217;la Tolstoy onlar\u0131 zorlayabilecek bir durumda olmayacaklar, olay \u00f6rg\u00fclerini harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in kulland\u0131klar\u0131 y\u00f6ntemler ne denli parlak olursa olsun&#8230;) Yan\u0131lm\u0131yorsam, bu daha \u00e7ok, s\u00f6ylenebilecek \u015f\u00f6yle bir t\u00fcmcenin toplumsal olarak ge\u00e7erli olup olmad\u0131\u011f\u0131na bakacak: &#8220;\u015eu (\u015fu, \u00e7a\u011fda\u015f olan\u0131 g\u00f6sterecek) bir Goriot Baba niteli\u011fidir.&#8221; Belki b\u00f6yle nitelikler ortada kalmayacak. Belki bunlar, ancak, art\u0131k varolmayacak tipten yo\u011fun bir ili\u015fkiler a\u011f\u0131 i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f tipler olarak kalacakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Karakterler ve Balzac<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Don Passos&#8217;un kulland\u0131\u011f\u0131 montaj tekniklerini f\u0131rt\u0131nalara kar\u015f\u0131 korumak bana d\u00fc\u015fmez. Kendim roman yazd\u0131\u011f\u0131mda, \u00f6z\u00fcnde, &#8220;m\u00fccadele i\u00e7indeki insanlar aras\u0131nda yak\u0131n etkile\u015fme&#8221; olan bir \u015fey yaratmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. (Bu romanda montaj tekni\u011fi ad\u0131na kulland\u0131\u011f\u0131m \u00f6\u011feler roman\u0131n ba\u015fka yerindeydiler). Ama bu teknik hakk\u0131ndaki yarg\u0131n\u0131n yaln\u0131zca kal\u0131c\u0131 karekterler yarat\u0131lmas\u0131 anlam\u0131nda olumlu olmas\u0131na raz\u0131 gelemem. \u0130lkin, Don Passos kendisi, her ne kadar canland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 m\u00fccadeleler Tolstoy&#8217;un yaratt\u0131\u011f\u0131 m\u00fccadele t\u00fcr\u00fcnden olmasa, ya da karma\u015f\u0131k ili\u015fkiler Balzac&#8217;\u0131n olay \u00f6rg\u00fclerini and\u0131rmasa da, &#8220;m\u00fccadele i\u00e7indeki insanlar aras\u0131nda yak\u0131n etkile\u015fme&#8221;nin m\u00fckemmel bir \u00e7izimini vermi\u015ftir. \u0130kinci olarak, roman elbette &#8220;karakterler&#8221;le ayakta durmaz, hele hele ondokuzuncu y\u00fczy\u0131lda varolan tipte karakterlerle. Edebiyatta kal\u0131c\u0131 karakterlerin topland\u0131\u011f\u0131 mitolojik bir Valhalla i\u00e7inde Antigone&#8217;dan Nana&#8217;ya, Aeneas&#8217;dan Nekhlyudov&#8217;a (kimdir bu adam?) (5) kadar, kal\u0131c\u0131 karakterlerden ba\u015fka bir\u015fey bulunmayan bir \u00e7e\u015fit Madame Tussuad m\u00fczesi yaratmamal\u0131y\u0131z. B\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye g\u00fclmekte bir sayg\u0131s\u0131zl\u0131k g\u00f6rm\u00fcyorum ben. S\u0131n\u0131fl\u0131 toplumlarda birey k\u00fclt&#8217;\u00fcn\u00fcn dayand\u0131\u011f\u0131 temellere ili\u015fkin epey bilgimiz var. Bunlar tarihi temellerdir. Bireyi bir k\u00f6\u015feye atmaktan yana hi\u00e7 de\u011filiz. Ama bu (tarihsel, \u00f6zg\u00fcl, ge\u00e7en) k\u00fclt&#8217;\u00fcn Andr\u00e8 Gide gibi bir adam\u0131n Sovyet gen\u00e7li\u011finde bir tek birey bile bulmas\u0131n\u0131 nas\u0131l engelledi\u011fini de uzun uzun d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ve \u00fczerinde durmaya de\u011fer buluyoruz. Gide&#8217;i okurken Sovyet gen\u00e7leri aras\u0131nda kendi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm karakterleri kal\u0131c\u0131 yapman\u0131n tek yolu bu ise (ki b\u00f6yle olmas\u0131 ger\u00e7ekten m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu) Nekhlyudov&#8217;u (her kimse bu adam) kal\u0131c\u0131 bir karakter olmaktan silip atma noktas\u0131na gelmi\u015ftim. Temel sorunumuza d\u00f6nersek; burjuvazi ile proleter s\u0131n\u0131f\u0131 aras\u0131ndaki bu son kavga \u00e7a\u011f\u0131nda insanlar\u0131n derin, karma\u015f\u0131k, edimsel hayat s\u00fcrecini, bir &#8220;olay \u00f6rg\u00fcs\u00fcne&#8221;, &#8220;bir dekor&#8221;a, ya da b\u00fcy\u00fck bireylerin yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in gerekli bir &#8220;arka plan&#8221;a indirgeyecek \u00f6l\u00e7\u00fcde sorunu yal\u0131nla\u015ft\u0131rmak tamamen yanl\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u0131kar yol de\u011fildir, yazar\u0131n harcad\u0131\u011f\u0131 zamana de\u011fmez. Bireyler kitaplarda \u00e7ok yer tutmamal\u0131, hele ger\u00e7eklikte tuttuklar\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131 hi\u00e7. Tamamen uygulama alan\u0131nda konu\u015facak olursak: bizim i\u00e7in bireyler insanlar\u0131n birlikte varolu\u015f s\u00fcrecinin \u00e7iziminde ortaya \u00e7\u0131karlar ve &#8220;b\u00fcy\u00fck&#8221; de olabilirler, &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck&#8221; de. B\u00fcy\u00fck bir karakter al\u0131p onun \u00e7ok katl\u0131 tepkilerde bulunmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak, \u00f6teki karakterlerle ili\u015fkisini elden geldi\u011fince y\u00fczeysel ve ge\u00e7ici olmaktan kurtarmak gerekti\u011fini s\u00f6ylemek tamamen yanl\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Dram (\u00e7at\u0131\u015fman\u0131n g\u00fcc\u00fc), tutku (ate\u015flili\u011fin derecesi) karakterlerin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131&#8230; bunlar\u0131n hi\u00e7biri toplumsal i\u015flevlerinden kopar\u0131l\u0131p b\u00f6l\u00fcnemez, bunlardan ayr\u0131 bir yerde \u00e7izilip \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lamaz. M\u00fccadele i\u00e7indeki insanlar aras\u0131ndaki yak\u0131n etkile\u015fimler olduk\u00e7a \u00f6zg\u00fcl bir bi\u00e7imde bireyler yaratan geli\u015fen rekabet\u00e7i kapitalizmin m\u00fccadeleleriydi. Sosyalist olmaya \u00e7al\u0131\u015fmak bireylerin de\u011fi\u015fik bir bi\u00e7imleni\u015fine yol a\u00e7ar ve de\u011fi\u015fik bireyler yarat\u0131r. Ayr\u0131ca bu s\u00fcre\u00e7 rekabet\u00e7i kapitalizm kadar bireyle\u015ftirici bir s\u00fcre\u00e7 midir sorusunu da unutmayal\u0131m. Ele\u015ftirmenlerimizden, bir anlamda, eskiden tek tek bireylere s\u00f6ylenmi\u015f \u00fcnl\u00fc slogan\u0131 duyuyoruz: &#8220;Kendinizi zenginle\u015ftirin.&#8221;<\/p>\n<p>Balzac, ucubeliklerin \u015fairidir. Kahramanlar\u0131n\u0131n \u00e7ok katl\u0131 nitelikleri, (ayd\u0131nl\u0131k yanlar\u0131n\u0131n geni\u015fli\u011fi, g\u00f6lgedeki yanlar\u0131n\u0131n derinli\u011fi) \u00fcretimin ilerleyi\u015f diyalekti\u011fini sefaletin ilerleyi\u015fi olarak yans\u0131t\u0131r. &#8220;\u0130\u015f onunla \u015fiirsel olmu\u015ftur.&#8221; (Taine) ama: &#8220;Balzac her \u015feyden \u00f6nce bir i\u015f adam\u0131yd\u0131, hem borca batm\u0131\u015f bir i\u015f adam\u0131&#8230; spek\u00fclasyona ba\u015flad\u0131&#8230; bor\u00e7 vadelerini uzat\u0131p taksitleri \u00f6deyebilmek i\u00e7in romanlar yaz\u0131yordu.&#8221; B\u00f6ylece \u015fiir onun i\u00e7in i\u015f oldu. Kapitalizmin ilk a\u011fa\u00e7lar\u0131n\u0131n dikildi\u011fi erken d\u00f6nemlerde bireyler bireylere ve grup halinde bireylere kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131yorlard\u0131. Bireyselliklerini belirleyen de bundan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildi. Bizlere \u015fimdi, ayn\u0131 bi\u00e7imde yap\u0131lm\u0131\u015f ama do\u011fal olarak bunlardan farkl\u0131 olacak bireyler yaratmaya, yeniden bireyler yaratmaya devam etmemiz sal\u0131k veriliyor. \u00d6yleyse? &#8220;Balzac&#8217;\u0131n e\u015fya toplama tutkusu saplant\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131na varm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Bu e\u015fya feti\u015fizmini onun romanlar\u0131nda da, hem y\u00fczlerce binlerce sayfa uzunlu\u011funda buluruz. Bundan ka\u00e7\u0131nmam\u0131z gerekti\u011fine \u015f\u00fcphe yok. Tretyakof bu e\u011filimi y\u00fcz\u00fcnden Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n havaya kalkm\u0131\u015f i\u015faret parma\u011f\u0131 ile uyar\u0131l\u0131r. Ama Balzac&#8217;\u0131n karakterlerini birey yapan da i\u015fte tam bu e\u015fyaya tap\u0131nmad\u0131r. Onlar\u0131, bireyi olu\u015fturan toplumsal tutkular\u0131n ve i\u015flevlerin yal\u0131n bir m\u00fcbadelesinden ibaret olarak g\u00f6rmek sa\u00e7mad\u0131r. Bug\u00fcn\u00fcn &#8220;kollektif&#8221; toplumunda kullan\u0131lmak \u00fczere e\u015fya \u00fcretimi, kolleksiyonculukta oldu\u011fu gibi bireyler yaratmaz m\u0131? Tabii buna da &#8220;evet&#8221; cevab\u0131 verilebilir. Bu \u00fcretim s\u00fcreci y\u00fcr\u00fcrl\u00fcktedir ve bireyler de vard\u0131r. Ama bunlar \u00f6ylesine de\u011fi\u015fik bireylerdir ki Balzac bunlar\u0131n birey oldu\u011funu kabul edemezdi. (g\u00fcn\u00fcm\u00fczde Gide de kabul etmiyor.) Bunlarda eksik olan garabet \u00f6\u011fesidir; y\u00fccelik ile al\u00e7akl\u0131\u011f\u0131n, k\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k ile kutsall\u0131\u011f\u0131n bile\u015fimidir.<\/p>\n<p>Hay\u0131r, Balzac&#8217;\u0131n montajla i\u015fi yoktur. O, b\u00fcy\u00fck aile \u015fecereleri yazarak, t\u0131pk\u0131 Napolyon&#8217;un karde\u015flerini ve generallerini evlendirmesi gibi, hayal \u00fcr\u00fcn\u00fc yarat\u0131klar\u0131 evlendirir; ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa s\u00fcren e\u015fya feti\u015fizmini ele al\u0131r ve bu e\u015fyalar\u0131n ve feti\u015fizmin bir ku\u015faktan di\u011ferine aktar\u0131m\u0131n\u0131 izler. (Organik olmayan hi\u00e7bir \u015feyle ilgilenmez; aileler, i\u00e7lerinde bireylerin &#8220;yeti\u015fti\u011fi&#8221; organizmalard\u0131r.) \u00d6zel m\u00fclkiyetin kalkmas\u0131yla, genellikle kabul edildi\u011fi \u00fczere, aile bireyleri bi\u00e7imlendiremez olaca\u011f\u0131 i\u00e7in b\u00f6yle h\u00fccreler mi yoksa Sovyetler ve fabrikalar m\u0131 kurmal\u0131y\u0131z? G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bireyleri bi\u00e7imlendiren ve \u015f\u00fcphesiz \u00e7ok yeni olan bu kurumlar aileyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, tam anlam\u0131yla &#8220;monte&#8221; edilerek olu\u015fmu\u015flard\u0131r. Kelime anlam\u0131yla, biraraya konmu\u015flard\u0131r. \u00d6rne\u011fin Moskova bir yana, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz New York&#8217;unda erkeklerin kad\u0131nlar\u0131 bi\u00e7imlendirmesi \u00e7ok azalm\u0131\u015ft\u0131r; kad\u0131nlar erkeklere daha az ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r. Buraya kadar her \u015fey olduk\u00e7a basit. Baz\u0131 &#8220;ate\u015fli&#8221; m\u00fccadeleler b\u00f6ylelikle sona erer; onlar\u0131n yerini alan ba\u015fka m\u00fccadeleler ise (elbette ba\u015fka m\u00fccadeleler onlar\u0131n yerini al\u0131r) ayn\u0131 derecede ate\u015fli olmakla birlikte belki daha az bireycidir. Bu, onlarda hi\u00e7bir bireyci \u00f6zellik olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunu y\u00fcr\u00fctenler de bireylerdir. Ama, bu m\u00fccadelelerde bireyin yan\u0131ndaki dost ve m\u00fcttefiklere d\u00fc\u015fen rol, Balzac&#8217;\u0131n zaman\u0131nda olmayacak kadar b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Pop\u00fclerlik ve Ger\u00e7ek\u00e7ilik<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7a\u011fda\u015f Alman edebiyat\u0131na giri\u015f i\u00e7in parola arayanlar, edebiyat alan\u0131na girmek isteyen her \u00fcr\u00fcn\u00fcn yaln\u0131zca yurt d\u0131\u015f\u0131nda bas\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve yaln\u0131zca yurt d\u0131\u015f\u0131nda okundu\u011funu unutmamal\u0131d\u0131rlar. B\u00f6ylelikle &#8216;halk\u00e7\u0131&#8217; (pop\u00fcler) teriminin edebiyata uygulan\u0131\u015f\u0131 garip bir \u00e7evresel anlam (connotation) kazan\u0131r. Bu durumda yazar, i\u00e7inde ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 bir halka yazmak zorundad\u0131r. Ama soruna daha yak\u0131ndan bak\u0131l\u0131nca yazarla halk aras\u0131nda uzakl\u0131k san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar b\u00fcy\u00fck de\u011fildir. Bu uzakl\u0131k g\u00fcn\u00fcm\u00fczde g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar \u00e7ok olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, ge\u00e7mi\u015fte de g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar az de\u011fildi. Egemen olan estetik anlay\u0131\u015f\u0131, kitap fiyatlar\u0131 ve polis bask\u0131s\u0131 yazarla halk aras\u0131nda her zaman belli bir uzakl\u0131\u011f\u0131n olmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Ne var ki bu uzakl\u0131\u011f\u0131 tamamen &#8220;d\u0131\u015fsal&#8221; bir olay sanmak yanl\u0131\u015ft\u0131r, yani ger\u00e7ek\u00e7i de\u011fildir. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz bug\u00fcn pop\u00fcler bir \u00fcslupla yazabilmek \u00f6zel \u00e7abalar gerektiriyor. \u00d6te yandan, b\u00f6yle yazmak biraz daha kolayla\u015ft\u0131; kolayla\u015ft\u0131 ve acille\u015fti. Halk ile \u00fcst tabakalar aras\u0131ndaki kopukluk daha netle\u015fti; s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fcler, bask\u0131c\u0131lar iyice \u00f6ne \u00e7\u0131k\u0131p, halka kar\u015f\u0131, b\u00fcy\u00fck boyutlara ula\u015fan kanl\u0131 bir sava\u015f a\u00e7t\u0131lar. Yan tutmak daha kolayla\u015ft\u0131. &#8220;Kamu&#8221; aras\u0131nda a\u00e7\u0131k bir sava\u015f ba\u015flad\u0131 denebilir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek\u00e7i \u00fcslupta bir edebiyat iste\u011fi art\u0131k \u00f6yle kolayca ge\u00e7i\u015ftirilemez. Bir ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131k haline geldi bu. Egemen s\u0131n\u0131flar eskisinden daha \u00e7ok ve daha b\u00fcy\u00fck yalanlara ba\u015fvuruyor. Do\u011fruyu anlatmak eskisinden de acil bir g\u00f6rev \u015fimdi. \u00c7ekilen ac\u0131lar \u00e7o\u011fald\u0131, ac\u0131 \u00e7ekenlerin say\u0131s\u0131 da. Y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n b\u00fcy\u00fck ac\u0131lar\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutulunca, k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fckler ya da k\u00fc\u00e7\u00fck gruplar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan g\u00fc\u00e7l\u00fcklerle u\u011fra\u015fmak nefretle kar\u015f\u0131lanmaya ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r; bu barbarl\u0131ktan en \u00e7ok \u00e7eken halk. Yaln\u0131zca ondan bir\u015fey bekleyebiliriz. Demek ki, halka d\u00f6nmek, onun dilini konu\u015fmak zorunlu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortada. B\u00f6ylelikle pop\u00fcler sanat ve ger\u00e7ek\u00e7ilik g\u00fcn\u00fcm\u00fczde do\u011fal m\u00fcttefikler haline gelmi\u015f bulunuyor. Halk\u0131n, geni\u015f kesimlerin \u00e7\u0131kar\u0131 edebiyatta hayat\u0131n d\u00fcr\u00fcst bir imgesini bulmakt\u0131r: hayat\u0131n d\u00fcr\u00fcstl\u00fckle verilen imgeleri yaln\u0131zca ve yaln\u0131zca halka, geni\u015f emek\u00e7iler y\u0131\u011f\u0131n\u0131na hizmet eder. Dolay\u0131s\u0131yla, bu imgeler her ko\u015ful alt\u0131nda anla\u015f\u0131l\u0131r olmal\u0131, onlara hizmet edebilmelidir. Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc s\u00f6ylersek, halk\u00e7\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Ne var ki bu kavramlar\u0131n do\u011fmas\u0131n\u0131 ve kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektiren \u00f6nermeleri ortaya \u00e7\u0131karmadan \u00f6nce, kavramlar\u0131n kendileri ay\u0131klan\u0131p temizlenmelidir. Bu kavramlar\u0131n hi\u00e7bir tarihi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tam bir uzla\u015fma ya da kesinlik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131, saydamla\u015fm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek yanl\u0131\u015ft\u0131r. (Hepimiz bunlar\u0131n ne demek oldu\u011funu biliriz, k\u0131l\u0131 k\u0131rk yarmayal\u0131m.) Pop\u00fclerlik kavram\u0131n\u0131n kendisi pek tutulmaz (pop\u00fcler de\u011fildir). \u00d6yle oldu\u011funa inanmak ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe ters d\u00fc\u015fer. Sonu &#8220;l\u0131k&#8221;la biten bir koca dizi soyut isim var ki bunlara dikkatle bak\u0131lmal\u0131d\u0131r. Faydac\u0131l\u0131k, egemenlik, kutsall\u0131k kavramlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn bir: ulus\u00e7uluk kavram\u0131n\u0131n ise olduk\u00e7a \u00f6zg\u00fcl, kutsal ve debdebeli, ayr\u0131ca hi\u00e7bir \u015fekilde g\u00f6zden ka\u00e7mayacak kadar \u015f\u00fcphe uyand\u0131r\u0131c\u0131 bir \u00e7evresel anlam\u0131 oldu\u011funu biliyoruz. Pop\u00fcler (halk\u00e7\u0131) kavram\u0131na b\u00f6ylesine ihtiyac\u0131m\u0131z var diye bu \u00e7evresel anlam\u0131 g\u00f6rmezlikten gelmemeliyiz.<\/p>\n<p>&#8220;Halk\u0131n&#8221; bo\u015f inan\u00e7lara dayanan bir yans\u0131t\u0131l\u0131\u015f\u0131 ya da daha do\u011frusu, bo\u015f inan\u00e7lar\u0131n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak bir tarzda yans\u0131t\u0131lmas\u0131, s\u00f6zde \u015fiirsel bi\u00e7imlerde tam anlam\u0131yla g\u00f6r\u00fclmektedir. Bunlar, g\u00f6r\u00fcnmez g\u00fc\u00e7, de\u011fi\u015fmez \u00f6zellikler, bo\u015f gelenekler, sanat bi\u00e7imleri, al\u0131\u015fkanl\u0131k ve g\u00f6renekler, dindarl\u0131k, kal\u0131t\u0131msal d\u00fc\u015fmanlar vb. kavramlar y\u00fcklerler halka. \u0130\u015fkencecilerle i\u015fkence g\u00f6renler, s\u00f6m\u00fcr\u00fclenlerle s\u00f6m\u00fcrenler, aldatanlarla aldat\u0131lanlar aras\u0131nda ak\u0131llara durgunluk veren bir ayr\u0131l\u0131k vard\u0131r; bunun \u00e7ok say\u0131da &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck&#8221; emek\u00e7ilerin tepelerindeki insanlara kar\u015f\u0131 koyma sorunuyla hi\u00e7bir ilgisi yoktur.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir halk kavram\u0131yla uygulanagelen bir y\u0131\u011f\u0131n aldatmacan\u0131n uzun ve kar\u0131\u015f\u0131k bir tarihi vard\u0131r; bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri tarihi. Burada bu konuya girmek niyetinde de\u011filiz. Yaln\u0131zca, pop\u00fcler sanata ihtiya\u00e7 var derken; geni\u015f y\u0131\u011f\u0131nlar i\u00e7in, az\u0131nl\u0131k taraf\u0131ndan ezilen \u00e7o\u011funluk i\u00e7in, &#8220;halk\u0131n kendisi i\u00e7in&#8221; ve bunca zamand\u0131r siyasetin nesnesi olan ama art\u0131k siyasetin \u00f6znesi durumuna gelmesi gereken \u00fcreticiler y\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7in bir sanattan s\u00f6z ederken bu aldatmaca olgusunu da g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmamak istiyoruz. Uzun zamand\u0131r halk\u0131n tam geli\u015fmesinin g\u00fc\u00e7l\u00fc kurumlarca engellendi\u011fini, yapay ama g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde g\u00f6renekler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile susturuldu\u011funu ve halk kavram\u0131na tarih d\u0131\u015f\u0131, geli\u015fme d\u0131\u015f\u0131 dura\u011fan bir damga vuruldu\u011funu hat\u0131rlatmak istiyoruz. Kavram bu bi\u00e7imiyle ele al\u0131n\u0131rsa bize yapacak bir\u015fey d\u00fc\u015fmez; daha do\u011frusu, kavram\u0131n kendisiyle sava\u015fmak d\u00fc\u015fer.<\/p>\n<p>Bizim &#8216;pop\u00fcler&#8217; kavram\u0131m\u0131z\u0131n i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131 halk, tarihi geli\u015fme i\u00e7inde tam rol\u00fcn\u00fc oynamakla kalmaz, tarihi etkin bir bi\u00e7imde avucunun i\u00e7inde tutar, h\u0131z\u0131n\u0131 zorlar ve y\u00f6n\u00fcn\u00fc belirler. Kafam\u0131zda tarihi yapan, d\u00fcnyay\u0131 ve kendilerini de\u011fi\u015ftiren bir halk var. Kafam\u0131zdaki halk m\u00fccadele eden halkt\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla pop\u00fcler kavram\u0131m\u0131z da kavgac\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Halk\u00e7\u0131 \u015fu anlama gelir: geni\u015f y\u0131\u011f\u0131nlarca anla\u015f\u0131labilir olmak, onlar\u0131n anlat\u0131m bi\u00e7imlerini benimseyip zenginle\u015ftirmek\/ onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 kabul edip, bunu peki\u015ftirmek ve d\u00fczeltmek\/ halk\u0131n en ilerici kesimini yans\u0131tarak onun \u00f6nderli\u011fi elde etmesine yard\u0131m etmek ve b\u00f6ylelikle halk\u0131n \u00f6teki kesimlerine de bunu anlatmak\/ geleneklerle ba\u011f kurup geli\u015ftirmek\/ \u00f6nderlik m\u00fccadelesi veren halk kesimine, \u015fu anda ulusu y\u00f6neten kesimin ba\u015fard\u0131klar\u0131n\u0131 iletmek.<\/p>\n<p>\u015eimdi, &#8216;ger\u00e7ek\u00e7ilik&#8217; kavram\u0131na gelelim: bu da, bir\u00e7ok ama\u00e7 i\u00e7in bir\u00e7ok ki\u015fi taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015f eski bir kavram oldu\u011fu i\u00e7in, kullan\u0131lmadan \u00f6nce ilkin temizlenmesi gerekir. Bu gereklidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc halk\u0131n k\u00fclt\u00fcr miras\u0131m alabilmesi ancak bir m\u00fclks\u00fczle\u015ftirme edimiyle m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Edebi eserler fabrikalar gibi ele ge\u00e7irilemez; edebi anlat\u0131m bi\u00e7imleri patentler gibi el de\u011fi\u015ftiremez. Edebiyat\u0131n \u00e7ok de\u011fi\u015fik \u00f6rneklerini sundu\u011fu ger\u00e7ek\u00e7i yaz\u0131\u015f tarz\u0131 bile, hizmet etti\u011fi amac\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r; en ufak ayr\u0131nt\u0131larda bile a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr, ne zaman ve hangi s\u0131n\u0131f i\u00e7in yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131. Halk, g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcnde m\u00fccadele ederek ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fi\u015ftirirken, anlat\u0131n\u0131n &#8220;denenmi\u015f&#8221; kurallar\u0131na, sayg\u0131de\u011fer edebi modellere, d\u0131\u015fsal estetik yasalara ba\u011flan\u0131p kalmamal\u0131y\u0131z. Ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi varolan belirli eserlerden \u00e7ekip \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015fmamal\u0131y\u0131z; insanl\u0131\u011fa, ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi kendilerinin hakim olabilece\u011fi bir bi\u00e7im i\u00e7inde vermek i\u00e7in, eski yeni, denenmi\u015f denenmemi\u015f ve isterse sanat d\u0131\u015f\u0131 bir alandan elde edilmi\u015f olsun, her t\u00fcrl\u00fc arac\u0131 kullanmal\u0131y\u0131z. Ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe salt bi\u00e7imci bir \u00f6l\u00e7\u00fct getirmemek i\u00e7in, belirli bir \u00e7a\u011f\u0131n, belirli bir tarihi roman bi\u00e7imini (Balzac olsun, Tolstoy olsun) ger\u00e7ek\u00e7i olarak tan\u0131mlamamaya dikkat edece\u011fiz. Ger\u00e7ek\u00e7i bir yaz\u0131\u015f tarz\u0131ndan yaln\u0131zca, kokusunu duyabildi\u011fimiz, tad\u0131na bakabildi\u011fimiz ve &#8220;her \u015feyi&#8221; duyumlayabildi\u011fimiz durumlarda; &#8220;atmosfer&#8221; yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve olay \u00f6rg\u00fclerinin karakter \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesine yol a\u00e7acak bir bi\u00e7imde d\u00fczenlendi\u011fi durumlarda s\u00f6z etmeyece\u011fiz. Bizim ger\u00e7ek\u00e7ilik kavram\u0131m\u0131z geni\u015f ve siyasi olmal\u0131d\u0131r, t\u00fcm g\u00f6reneklere egemen olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek\u00e7i \u015fu anlama gelir: toplumun nedensel karma\u015falar\u0131n\u0131 ke\u015ffetmek\/ egemen olan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n asl\u0131nda y\u00f6netenlerin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 oldu\u011funu sergilemek\/ insan toplumunu s\u0131k\u0131\u015ft\u0131ran g\u00fc\u00e7l\u00fcklere kar\u015f\u0131 en geni\u015f \u00e7\u00f6z\u00fcmleri getiren s\u0131n\u0131f\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yazmak\/ geli\u015fme \u00f6\u011fesini vurgulamak\/ somut olan m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmak ve bundan soyutlama yapmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmak.<\/p>\n<p>Bunlar geni\u015fli\u011fi olan kurallard\u0131r ve daha da geni\u015fletilebilirler. Ayr\u0131ca, bu kurallara uyarken sanat\u00e7\u0131ya, fantezisini, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, mizac\u0131n\u0131, yaratma yetisini kullanma hakk\u0131 tan\u0131yaca\u011f\u0131z. \u00c7ok ayr\u0131nt\u0131l\u0131 edebi modeller \u00fczerinde durmayaca\u011f\u0131z; sanat\u00e7\u0131y\u0131, \u00e7ok kesin tan\u0131mlanm\u0131\u015f anlat\u0131 kurallar\u0131yla ba\u011flamayaca\u011f\u0131z. Duyumsal yaz\u0131 \u00fcslubu denen \u015feyin (insan\u0131n her kokuyu duydu\u011fu, her \u015feyi tadabildi\u011fi, duyulmayabildi\u011fi yaz\u0131 tarz\u0131) otomatik olarak ger\u00e7ek\u00e7i yaz\u0131\u015f tarz\u0131yla \u00f6zde\u015flenemeyece\u011fi olgusunu yerle\u015ftirece\u011fiz; duyumsal \u00fcslupla yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 halde ger\u00e7ek\u00e7i olmayan eserler bulundu\u011funu ve ger\u00e7ek\u00e7i olduklar\u0131 halde duyumsal \u00fcslupla yaz\u0131lmam\u0131\u015f eserlerin varoldu\u011funu kabul edece\u011fiz. En son amac\u0131m\u0131z karakterlerin ruhsal hayatlar\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermek oldu\u011fu zaman m\u0131 en iyi olay \u00f6rg\u00fcs\u00fcn\u00fc geli\u015ftirdi\u011fimiz sorununu dikkatle incelememiz gerekecek. \u00c7e\u015fitli sanatsal ara\u00e7lar\u0131n sapt\u0131r\u0131lmas\u0131yla, okur, kahramanlar\u0131n yaln\u0131zca i\u00e7 heyecanlar\u0131n\u0131 payla\u015fmakla kal\u0131yorsa, belki de anlat\u0131lan olaylara girmek i\u00e7in gerekli anahtardan yoksun oldu\u011funu duyacakt\u0131r. S\u0131k\u0131 bir s\u0131navdan ge\u00e7irmeden \u00f6nce Balzac&#8217;la Tolstoy&#8217;un bi\u00e7imlerini al\u0131rsak biz de onlar gibi, okurlar\u0131m\u0131z\u0131 (halk\u0131) s\u0131kabiliriz. Ger\u00e7ek\u00e7ilik yanl\u0131zca bir bi\u00e7im sorunu de\u011fildir. Bu ger\u00e7ek\u00e7ilerin \u00fcsluplar\u0131n\u0131 taklit edersek, biz kendimiz, art\u0131k ger\u00e7ek\u00e7i olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131z.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc zaman ak\u0131yor, akmasayd\u0131 alt\u0131n masalarda oturmayanlar\u0131n hali fena olurdu. Y\u00f6ntemler t\u00fckeniyor, uyar\u0131c\u0131lar i\u015flemez oluyor. Yeni sorunlar \u00e7\u0131k\u0131p yeni y\u00f6ntemler istiyor. Ger\u00e7ek\u00e7ilik de\u011fi\u015fiyor; onu yans\u0131tabilmek i\u00e7in, yans\u0131tma bi\u00e7imleri de de\u011fi\u015fmeli. Hi\u00e7ten hi\u00e7 \u00e7\u0131kar; yeni eskiden \u00e7\u0131karak do\u011far, yeni olmas\u0131n\u0131n nedeni de budur.<\/p>\n<p>Bask\u0131c\u0131lar her \u00e7a\u011fda ayn\u0131 y\u00f6ntemlerle \u00e7al\u0131\u015fmazlar. Her zaman ayn\u0131 dura\u011fan bi\u00e7imde tan\u0131mlanmazlar. Onlar i\u00e7in tan\u0131nmaktan ka\u00e7\u0131nman\u0131n pek \u00e7ok yolu var. Askeri yollar yap\u0131p bunlara oto-yol diyorlar; tanklar\u0131n\u0131 boyay\u0131p Macduff&#8217;un orman\u0131na benzetiyorlar. Ajanlar\u0131 kendilerini i\u015f\u00e7i diye yutturabilmek i\u00e7in ellerindeki nas\u0131rlar\u0131 g\u00f6steriyorlar. Elbette: avc\u0131y\u0131 avlanan mazlum olarak g\u00f6stermek de yarat\u0131c\u0131l\u0131k ister. D\u00fcn halk\u00e7\u0131 olan bug\u00fcn halk\u00e7\u0131 olamayabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcnk\u00fc halk d\u00fcnk\u00fc ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde de\u011fil.<\/p>\n<p>Bi\u00e7imci \u00f6nyarg\u0131lar\u0131n kurban\u0131 olmayan herkes, do\u011frunun bir\u00e7ok yoldan bask\u0131 alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f olabilece\u011fini ve bir\u00e7ok yoldan da dile getirilebilece\u011fini bilir. \u0130nsanl\u0131\u011fa s\u0131\u011fmayan ko\u015fullara \u00f6fke uyand\u0131rman\u0131n bir\u00e7ok y\u00f6ntemi vard\u0131r: dolays\u0131z betimleme (duygusal yada nesnel), anlat\u0131 ve analoji, \u015faka, abartma ya da \u00e7ok hafife alma. Tiyatroda ger\u00e7ek\u00e7ilik hem nesnel hem de fantastik bi\u00e7imlerle yans\u0131t\u0131labilir. Oyuncular makyaj yapmayarak (ya da pek az yaparak ) tamamen do\u011fal olduklar\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrebilirler ve gene de oyun toptan bir yalan olabilir; ya da grotesk maskeler takt\u0131klar\u0131 halde do\u011fruyu ve ger\u00e7e\u011fi sunabilirler. Bunun tart\u0131\u015f\u0131lacak bir yan\u0131 yok; ara\u00e7lar hizmet ettikleri amaca g\u00f6re sorgulanabilirler. Piscator&#8217;un, geleneksel bi\u00e7imleri s\u00fcrekli y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 denemeleri en b\u00fcy\u00fck deste\u011fi i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n en ileri kadrolar\u0131ndan g\u00f6rd\u00fc; benimkiler de \u00f6yle. \u0130\u015f\u00e7iler her \u015feyi, i\u00e7eri\u011fin do\u011fruya uygunlu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcyle yarg\u0131lad\u0131lar. Do\u011frunun ve toplumun ger\u00e7ek mekanizmas\u0131n\u0131n sunulu\u015funa yarayan her yenili\u011fi sevinerek kar\u015f\u0131lad\u0131lar. Teatral g\u00f6r\u00fcnen, ancak kendi g\u00fczelli\u011fi i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015f (yani hen\u00fcz amac\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiremeyen ya da art\u0131k ger\u00e7ekle\u015ftiremez olan) ara\u00e7lar\u0131 benimsemediler. \u0130\u015f\u00e7ilerin Savlar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir edebi yan\u0131 yoktu; bunlar\u0131 tiyatro esteti\u011fi kal\u0131plar\u0131 i\u00e7inde dile getiriyor de\u011fillerdi. Hi\u00e7bir zaman, tiyatroyla filmin kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yleyen olmad\u0131! Film oyununun i\u00e7ine do\u011fru d\u00fcr\u00fcst yerle\u015ftirilemediyse s\u00f6ylenen \u015fuydu: bu noktada film fazlal\u0131k; dikkati da\u011f\u0131t\u0131yor. \u0130\u015f\u00e7i korolar\u0131 karma\u015f\u0131k ritimli manzum par\u00e7alar\u0131 (&#8220;kafiyeliyse su gibi gidiyor, tak\u0131nt\u0131 olmuyordu&#8221;) okuyor. Eisler&#8217;in zor kompozisyonlar\u0131n\u0131 (&#8220;Bu zor i\u015f&#8221;) s\u00f6yleyebiliyorlard\u0131. (6) Ama anlam\u0131 a\u00e7\u0131k olmayan ya da yanl\u0131\u015f olan baz\u0131 dizeleri de\u011fi\u015ftirmek zorunda kal\u0131yorduk. Kafiyeli olduklar\u0131 i\u00e7in kolay \u00f6\u011frenilebilen, daha yal\u0131n bir ritmi olan ve b\u00f6ylelikle daha kolay yerine oturan y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f \u015fark\u0131lar\u0131na ise baz\u0131 incelikler sokmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc (d\u00fczensizlikler, karma\u015f\u0131kl\u0131klar) ki o zaman (&#8220;burada bir tuhafl\u0131k var, pek ho\u015f&#8221;) diyorlard\u0131. Y\u0131pranm\u0131\u015f, \u00f6nemsiz, \u00e7ok s\u0131radan, d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcl\u00fckten uzak \u015feyleri hi\u00e7 sevmiyorlard\u0131. (&#8220;Bir \u015fey vermiyor.&#8221;) Esteti\u011fe ihtiya\u00e7 duyan burada bulabilir onu. Sovyet korosuna bir \u015fey daha eklememi \u00f6neren (&#8220;bunu koymak gerekiyor, yoksa ne anlam\u0131 kal\u0131r?&#8221;) bir i\u015f\u00e7iye b\u00f6yle yaparsak sanatsal bi\u00e7imi zedeleyece\u011fimizi s\u00f6yledi\u011fimde bana bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 hi\u00e7 unutmayaca\u011f\u0131m. Ba\u015f\u0131n\u0131 e\u011fip g\u00fcld\u00fc. Bu nezaketli g\u00fcl\u00fcmseyi\u015fiyle koca bir estetik alan \u00e7\u00f6k\u00fcverdi. \u0130\u015f\u00e7iler bize \u00f6\u011fretmekten \u00e7ekinmiyorlard\u0131, kendileri de \u00f6\u011frenmekten korkmuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7ilere ger\u00e7eklikle ilgili oldu\u011fu s\u00fcrece c\u00fcretkar, al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f \u015feyler vermekten korkmamal\u0131 derken, deneylerime dayan\u0131yorum. K\u00fclt\u00fcrl\u00fc sanat uzmanlar\u0131 \u00e7\u0131k\u0131p &#8220;s\u0131radan insanlar bunu anlamaz&#8221; diyeceklerdir her zaman. Ama halk bu ki\u015fileri sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla itip sanat\u00e7\u0131larla dolays\u0131z bir anla\u015fmaya var\u0131yor. Kliklerin ba\u015fka klikler olu\u015fturmak i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131 bir y\u0131\u011f\u0131n ukalaca \u015fey var; eski \u015fapkay\u0131 bininci kez kal\u0131platmak, kokmu\u015f eti baharatla s\u00fcslemek gibi. \u0130\u015fte bunu, inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren, ho\u015f g\u00f6r\u00fcl\u00fc bir ba\u015f sallamas\u0131yla (&#8220;bo\u015f ver&#8221;) yads\u0131yor i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131. Yads\u0131d\u0131klar\u0131 baharat de\u011fil, kokmu\u015f et: bininci kez kal\u0131planma de\u011fil, eski \u015fapka. Kendileri sahne i\u00e7in yaz\u0131p oynad\u0131klar\u0131 zaman deh\u015fetli \u00f6zg\u00fcnd\u00fcrler. Bir\u00e7ok ki\u015finin (ama \u00e7ok iyi ki\u015filerin de\u011fil) burun k\u0131v\u0131rd\u0131\u011f\u0131 &#8220;ajitprop&#8221; sanat denen \u015fey, yeni sanatsal malzemeler ve anlat\u0131m bi\u00e7imleri madeniydi. \u00c7oktan unutulmu\u015f, sahici halk sanat\u0131 \u00e7a\u011flar\u0131ndan, yeni toplumsal ama\u00e7lara g\u00f6re rahatl\u0131kla de\u011fi\u015ftirilmi\u015f \u00e7ok g\u00fczel \u00f6\u011feler \u00e7\u0131kt\u0131 ortaya: insan\u0131n solu\u011funu kesen kestirme yollar, yo\u011funla\u015ft\u0131rmalar, g\u00fczel yal\u0131nla\u015ft\u0131rmalar, hem b\u00fct\u00fcn bunlar \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir zarafete sahip olduklar\u0131 gibi, karma\u015fadan da korkmuyor, onun tohumlar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Bunun b\u00fcy\u00fck\u00e7e bir k\u0131sm\u0131 ilkel olabilir, ama gene de bu, burjuva sanat\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde \u00e7ok incelmi\u015f ruhi manzaralar\u0131n ilkelli\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcne varmamaktad\u0131r. Birka\u00e7 ba\u015far\u0131s\u0131z kompozisyon y\u00fcz\u00fcnden, i\u015fin asl\u0131na varmaya ve soyutlamay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015fan ve bunda s\u0131k s\u0131k ba\u015far\u0131l\u0131 olan bir yans\u0131tma \u00fcslubunu yads\u0131mak yanl\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015f\u00e7ilerin keskin g\u00f6zleri ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin do\u011falc\u0131 yans\u0131t\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n y\u00fczeyini delip ge\u00e7er. &#8216;Driver Henschel&#8217;deki (\u015fof\u00f6r Henschel) i\u015f\u00e7iler ruhun i\u00e7 durumlar\u0131 konusunda, &#8220;b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 bilmek gerekmez,&#8221; dediklerinde, hemen g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki y\u00fczeyin alt\u0131nda i\u015fleyen ger\u00e7ek toplumsal g\u00fc\u00e7lerin daha do\u011fruya yak\u0131n bir imgesini kavramak iste\u011fini dile getiriyorlard\u0131. Kendi deneylerimden s\u00f6zetmek gerekirse, \u00dc\u00e7 Kuru\u015fluk Opera&#8217;daki fantastik kost\u00fcmlere ve ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fcnen \u00e7evreye kar\u015f\u0131 de\u011fildiler. Dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc de\u011fildiler, bundan, darl\u0131ktan nefret ediyorlard\u0131 (evleri t\u0131k\u0131\u015f t\u0131k\u0131\u015ft\u0131). Her \u015feyi b\u00fcy\u00fck \u00e7apta yap\u0131yorlard\u0131. Oyunlar\u0131 d\u00fczenleyenlerin elleri s\u0131k\u0131yd\u0131; oyuncular\u0131n gerekli buldu\u011fu baz\u0131 \u015feyleri fazlal\u0131k say\u0131yorlard\u0131; ama gene de, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 olmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in, c\u00f6mert davran\u0131yorlard\u0131. Ancak, fazlal\u0131k say\u0131lacak \u015feylere de kar\u015f\u0131yd\u0131lar. Beygir y\u00fck\u00fcn\u00fc \u00e7ektik\u00e7e, a\u011fz\u0131n\u0131 kapatam\u0131yorlard\u0131. &#8220;Y\u00f6ntem&#8221; diye bellenmi\u015f tek bir \u015feye saplan\u0131p kalm\u0131yorlard\u0131. Ama\u00e7lar\u0131na ula\u015fmak i\u00e7in \u00e7ok ve de\u011fi\u015fik y\u00f6ntemler gerekti\u011fini biliyorlard\u0131.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, halk sanat\u0131 ve ger\u00e7ek\u00e7ilik i\u00e7in \u00f6l\u00e7\u00fct se\u00e7erken hem dikkatli olmak, hem de k\u0131s\u0131tlamalardan ka\u00e7\u0131nmak gerekiyor. Genellikle yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, yaln\u0131zca, varolan halk\u00e7\u0131 eserlerden, ya da, varolan ger\u00e7ek\u00e7i eserlerden \u00e7\u0131kar\u0131lmamal\u0131d\u0131r bu \u00f6l\u00e7\u00fctler. Yoksa, elde edilen \u00f6l\u00e7\u00fctler bi\u00e7imci olur; bunlarla yaln\u0131zca bi\u00e7imsel bir halk sanat\u0131na ve bi\u00e7imsel bir ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fe var\u0131labilir.<\/p>\n<p>Bir eserin ger\u00e7ek\u00e7i olup olmad\u0131\u011f\u0131, yaln\u0131zca, ger\u00e7ek\u00e7i oldu\u011fu s\u00f6ylenen ya da yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 d\u00f6nemde ger\u00e7ek\u00e7i olan eserlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131larak belirlenemez. Her yeni durumda, \u00e7izilen hayat\u0131 (ba\u015fka bir \u00e7izimle de\u011fil) o eserde anlat\u0131lm\u0131\u015f olan ya\u015fanan hayatla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmak gerekir. Halk\u0131n geni\u015f kesimlerinin ilgisini \u00e7ekebilme konusunda \u00e7ok dikkat edilmesi gereken bi\u00e7imle ilgili bir yan daha vard\u0131r. Bir edebi eserin anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131\u011f\u0131 (ilgi \u00e7ekicilik sa\u011flayan bir anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k) kendi yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 \u00e7a\u011flarda anla\u015f\u0131lma g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc ile kar\u015f\u0131la\u015fmam\u0131\u015f bulunan eserlerin t\u0131pat\u0131p benzerlerini yazmakla sa\u011flanamaz. Kendi zamanlar\u0131nda anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k niteli\u011fi ta\u015f\u0131m\u0131\u015f bu eserler de kendilerinden eskilere benzetilerek yaz\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir. Onlar\u0131n da anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k niteli\u011fi kazanabilmesi i\u00e7in bir\u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fcn a\u015f\u0131lmas\u0131 gerekmi\u015fti. Bunun gibi, bizler de bug\u00fcnk\u00fc yeni eserlerin anla\u015f\u0131l\u0131rl\u0131k kazanabilmesi i\u00e7in bir \u015feyler yapmal\u0131y\u0131z. Yaln\u0131zca halk\u00e7\u0131y\u0131m demekle yetinemeyiz; halk\u00e7\u0131 olman\u0131n da bir s\u00fcre\u00e7ten ge\u00e7meyi gerektirdi\u011fini unutmayal\u0131m.<\/p>\n<p>Ya\u015farl\u0131\u011f\u0131 olan, d\u00f6\u011f\u00fc\u015fken, tamamen ger\u00e7eklikle ilgili ve ger\u00e7ekli\u011fi tam anlam\u0131yla kavrayan sahiden halk\u00e7\u0131 bir edebiyat\u0131m\u0131z olsun istiyorsak, ger\u00e7ekli\u011fin h\u0131zl\u0131 geli\u015fmesine ayak uydurmal\u0131y\u0131z. B\u00fcy\u00fck emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar \u00e7oktan bu devinimin i\u00e7indeler. Onlar\u0131n kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n ac\u0131mas\u0131z zulm\u00fc ve ne yapacaklar\u0131n\u0131 bilip ellerinden geleni ardlar\u0131na koymay\u0131\u015flar\u0131 da emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n \u00e7oktand\u0131r bu devinimin i\u00e7ine girmi\u015f bulundu\u011funu kan\u0131tl\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><em>Estetik ve Politika | Ernst Bloch, George Lukacs, Bertolt Brecht, Walter Benjamin, Teodor W. Adorno<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7eviren: Taciser BELGE<\/p>\n<p><strong>Notlar<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">(1) Burada insan yak\u0131n uzak toplumsal \u00e7evresiyle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki ve etkile\u015fim i\u00e7inde ele alan nedensellikle, mekanik, tek-yanl\u0131 determinist nedensellik aras\u0131ndaki fark belirtiliyor -T.B.<br \/>(2) Alfred D\u00f6blin (1878-1957): Alman roman yazar\u0131 ve D\u0131\u015favurumculuk ile Neue Sachlichkeit (Yeni-Nesnelcilik) ak\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fclerinden. En \u00f6nemli yap\u0131t\u0131 Berlin Alexanderplatz&#8217;d\u0131r. (1929). Bu yap\u0131t\u0131nda, Joyce ve Dos Passos&#8217;tan etkilenmi\u015ftir.<br \/>(3) Kurt Tucholsky: Weimar d\u00f6neminin radikal oyun yazar\u0131; Die Weltb\u00fchne&#8217;nin edit\u00f6r\u00fc.<br \/>(4) Kaiser, Sternberg, Toller ve Goering, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131 d\u00f6neminin d\u0131\u015favurumcu yazar ve oyun yazarlar\u0131d\u0131r.<br \/>(5) &#8220;Nekhlyudov&#8221;: Tolstoy&#8217;un Dirili\u015f roman\u0131ndaki ba\u015fta gelen karakterlerden liberal aristokrat bir tip.<br \/>(6) Brecht&#8217;in Die Massnahme (1930) adl\u0131 yap\u0131t\u0131ndan s\u00f6z ediliyor. Parti disiplininin ve Komintern&#8217;in \u00c7in politikas\u0131n\u0131n hakl\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 kabul ediyor Brecht. Oyun, a\u015f\u0131r\u0131 fedak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131 \u00f6vd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, Alman Kom\u00fcnist Partisi taraf\u0131ndan sert ele\u015ftirilere u\u011fram\u0131\u015f bulunuyordu. Luk\u00e1cs da Brecht&#8217;in bu oyununu strateji ve taktik sorunlar\u0131n\u0131 etik sorunlara indirgedi\u011fi i\u00e7in 1932&#8217;de k\u00f6t\u00fc bulmu\u015ftu.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Georgy Luk\u00e1cs&#8217;a Kar\u015f\u0131 Georgy Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n baz\u0131 denemelerinin, i\u00e7erdikleri bunca de\u011ferli malzemeye ra\u011fmen neden tam anlam\u0131yla doyurucu olmad\u0131klar\u0131 s\u0131k s\u0131k kafam\u0131 kurcalam\u0131\u015ft\u0131r. Kendisine temel ald\u0131\u011f\u0131 ilke \u00e7ok sa\u011flam da olsa, Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe uzak d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sezmemek elde de\u011fil. Burjuva roman\u0131n\u0131n, burjuvazi hen\u00fcz ilerici bir s\u0131n\u0131fken eri\u015fti\u011fi y\u00fcksek d\u00fczeyden d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcrecini ara\u015ft\u0131r\u0131r Luk\u00e1cs. Burjuva roman\u0131n\u0131n klasik modellerini \u00f6rnek [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[134],"tags":[],"class_list":{"0":"post-6867","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-kuram"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Georgy Luk\u00e1cs&#8217;a Kar\u015f\u0131 Georgy Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n baz\u0131 denemelerinin, i\u00e7erdikleri bunca de\u011ferli malzemeye ra\u011fmen neden tam anlam\u0131yla doyurucu olmad\u0131klar\u0131 s\u0131k s\u0131k kafam\u0131 kurcalam\u0131\u015ft\u0131r. Kendisine temel ald\u0131\u011f\u0131 ilke \u00e7ok sa\u011flam da olsa, Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe uzak d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sezmemek elde de\u011fil. Burjuva roman\u0131n\u0131n, burjuvazi hen\u00fcz ilerici bir s\u0131n\u0131fken eri\u015fti\u011fi y\u00fcksek d\u00fczeyden d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcrecini ara\u015ft\u0131r\u0131r Luk\u00e1cs. Burjuva roman\u0131n\u0131n klasik modellerini \u00f6rnek [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2011-11-09T11:45:56+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"44 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika &#8211; Bertolt Brecht\",\"datePublished\":\"2011-11-09T11:45:56+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\"},\"wordCount\":8749,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Kuram\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\",\"name\":\"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2011-11-09T11:45:56+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika &#8211; Bertolt Brecht\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht","og_description":"Georgy Luk\u00e1cs&#8217;a Kar\u015f\u0131 Georgy Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n baz\u0131 denemelerinin, i\u00e7erdikleri bunca de\u011ferli malzemeye ra\u011fmen neden tam anlam\u0131yla doyurucu olmad\u0131klar\u0131 s\u0131k s\u0131k kafam\u0131 kurcalam\u0131\u015ft\u0131r. Kendisine temel ald\u0131\u011f\u0131 ilke \u00e7ok sa\u011flam da olsa, Luk\u00e1cs&#8217;\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe uzak d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sezmemek elde de\u011fil. Burjuva roman\u0131n\u0131n, burjuvazi hen\u00fcz ilerici bir s\u0131n\u0131fken eri\u015fti\u011fi y\u00fcksek d\u00fczeyden d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcrecini ara\u015ft\u0131r\u0131r Luk\u00e1cs. Burjuva roman\u0131n\u0131n klasik modellerini \u00f6rnek [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2011-11-09T11:45:56+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"44 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika &#8211; Bertolt Brecht","datePublished":"2011-11-09T11:45:56+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/"},"wordCount":8749,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Kuram"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/","name":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika - Bertolt Brecht - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2011-11-09T11:45:56+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2011\/11\/09\/giderek-artan-barbarliga-karsi-tek-dostumuz-halktir-estetik-ve-politika-bertolt-brecht\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Giderek artan barbarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 tek dostumuz halkt\u0131r | Estetik ve Politika &#8211; Bertolt Brecht"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6867","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6867"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6867\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6867"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6867"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6867"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}