{"id":6910,"date":"2018-07-01T03:00:00","date_gmt":"2018-07-01T00:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/"},"modified":"2018-07-01T03:00:00","modified_gmt":"2018-07-01T00:00:00","slug":"mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/","title":{"rendered":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia &#8211; Theodor W. Adorno"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"border: 0px none; float: left;\" src=\"images\/stories\/Theodor-Adorno.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Amerikan manzaras\u0131n\u0131n kusuru, romantik yan\u0131lsaman\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi tarihsel an\u0131lar\u0131n eksikli\u011fi de\u011fil, insan elinin hi\u00e7bir izi ta\u015f\u0131mamas\u0131d\u0131r. Sadece ekilebilir topra\u011f\u0131n yetersizli\u011fiyle, \u00e7o\u011fu zaman bodur \u00e7al\u0131lardan y\u00fcksek olmayan i\u015flenmemi\u015f ormanlarla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir bu durum, as\u0131l yollarda belli eder kendini. Manzaran\u0131n i\u00e7ine \u00f6ylece yerle\u015ftirilmi\u015f gibidir yollar; d\u00fczg\u00fcnl\u00fck ve geni\u015flikleri ne kadar etkiliyse, par\u0131lt\u0131l\u0131 izleri de o yaban\u0131l ve zengin bitkisel \u00e7evre kar\u015f\u0131s\u0131nda o kadar ilgisiz ve hunhar g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130fadesizdirler. Ayak ya da tekerlek izini bilmezler, otlakl\u0131klara ya da a\u011fa\u00e7l\u0131klara ge\u00e7i\u015fi sa\u011flayacak patikalar yoktur kenarlar\u0131nda; demek insan elinin ya da en yak\u0131n aletlerinin dokunu\u015funu hissetmemi\u015f \u015feylerinin o yumu\u015fam\u0131\u015f, yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, batmayan dokusundan da yoksundurlar. Sanki hi\u00e7 kimse ok\u015famam\u0131\u015ft\u0131r manzaran\u0131n sa\u00e7lar\u0131n\u0131. Rahatlat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r, rahatlamaz. Alg\u0131lan\u0131\u015f\u0131 da b\u00f6yledir. H\u0131zla giden araban\u0131n i\u00e7inden g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feyi kaydetmez g\u00f6z \u00e7\u00fcnk\u00fc; silinen manzara da kendi ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131ndan daha fazla iz b\u0131rakmaz\u2026<\/p>\n<p>C\u00fcce meyve : Proust nazikti: Kendini yazardan daha zeki sanma mahcubiyetinden kurtar\u0131yordu okuru\u2026<\/p>\n<p>On dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda Almanlar d\u00fc\u015flerinin resmini yapt\u0131lar; sonu\u00e7 her zaman sebzeydi. Frans\u0131zlar\u0131nsa bir sebze resmi yapmalar\u0131 bile yetiyordu, ortaya \u00e7\u0131kan\u0131n bir d\u00fc\u015f olmas\u0131 i\u00e7in\u2026<\/p>\n<p>Amerikan manzaras\u0131n\u0131n g\u00fczelli\u011fi : En k\u00fc\u00e7\u00fck diliminde bile, ifade olarak, t\u00fcm \u00fclkenin u\u00e7suz bucaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 belirir\u2026<\/p>\n<p>M\u00fcltecili\u011fin an\u0131lar\u0131nda, av eti rostolar\u0131n\u0131n belli bir tad\u0131 vard\u0131r: Hayvan sanki *Freisch\u00fctz\u2019\u00fcn t\u0131ls\u0131ml\u0131 kur\u015funlar\u0131yla vurulmu\u015f gibi bir tat\u2026<\/p>\n<p>Psikanalizde sadece abart\u0131lar do\u011frudur\u2026<\/p>\n<p>Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz. Mutsuz insana evinin korunaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 an\u0131msat\u0131r bu ses, onu ku\u015f uykular\u0131ndan, huzursuz d\u00fc\u015flerinden uyand\u0131rarak. Mutlu adam i\u00e7inse korunmu\u015flu\u011funun \u015fark\u0131s\u0131d\u0131r. \u00d6fkeli u\u011fultusunda, art\u0131k ona kar\u015f\u0131 etkisiz oldu\u011funu itiraf eden f\u0131s\u0131lt\u0131y\u0131 da i\u015fitir\u2026<\/p>\n<p>D\u00fc\u015flerimizden tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z o sessiz g\u00fcr\u00fclt\u00fc, uyan\u0131k saatlerimizde gazete ba\u015fl\u0131klar\u0131ndan sald\u0131r\u0131r bize\u2026<\/p>\n<p>Efsanenin k\u0131yamet habercisi, radyoda ya\u015f\u0131yor bug\u00fcn. Zorunlu olarak duyurulan \u00f6nemli olaylar her zaman felaketlerdir. Solemn s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, \u0130ngilezce\u2019de hem t\u00f6rensel, hem de tehlikeli anlam\u0131na gelir. Spikerin gerisindeki toplumun g\u00fcc\u00fc, kendili\u011finden dinleyicilere y\u00f6nelmekte, onlar\u0131 hedef almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yak\u0131n ge\u00e7mi\u015f her zaman felaketlerden artakalm\u0131\u015f bir y\u0131k\u0131nt\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr bize\u2026<\/p>\n<p>Tarihin e\u015fyada beliren ifadesi, ge\u00e7mi\u015f azab\u0131n d\u0131\u015favurumudur sadece\u2026<\/p>\n<p>Hegel\u2019de \u00f6z bilin\u00e7, kendi belli\u011finden emin olman\u0131n hakikatiydi: \u2018Hakikatin do\u011fal topra\u011f\u0131\u2019, Fenomenoloji\u2019nin s\u00f6zc\u00fckleriyle. Bunu art\u0131k anlayamaz hale geldiklerinde de burjuvalarda hi\u00e7 de\u011filse servet sahipli\u011finin gururundan do\u011fan bir \u00f6z bilin\u00e7 vard\u0131. Bug\u00fcnse \u00f6z bilincin tek anlam\u0131, ego \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmenin mahcubiyeti ve iktidars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark edilmesidir. Kendinin bir hi\u00e7 oldu\u011funu bilmek\u2026<\/p>\n<p>\u2018Ben\u2019 demek, bir \u00e7ok insan i\u00e7in daha \u015fimdiden bir k\u00fcstahl\u0131k haline gelmi\u015ftir\u2026<br \/>&#8220;para d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve pe\u015finden getirdi\u011fi b\u00fct\u00fcn \u00e7at\u0131\u015fmalar, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bi\u00e7imde, en \u015fefkatli, en erotik, en y\u00fcceltilmi\u015f ili\u015fkilere bile s\u0131zar. bu y\u00fczden, k\u00fclt\u00fcrel ele\u015ftiri de, tutarl\u0131l\u0131k mant\u0131\u011f\u0131na ve do\u011fruluk ruhuna ba\u011fl\u0131 kalmak ad\u0131na, b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerin a\u00e7\u0131k\u00e7a ve amans\u0131zca kendi maddi k\u00f6kenlerine indirgenmesini, taraflar\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re olu\u015fmu\u015f bir maddi ba\u011flant\u0131ya e\u015fitlenmesini talep edebilir&#8221;<br \/>G\u00f6z\u00fcn\u00fczdeki k\u0131ym\u0131k en iyi b\u00fcy\u00fcte\u00e7dir\u2026<\/p>\n<p>En baya\u011f\u0131 insan, en y\u00fccesinin zaaflar\u0131n\u0131 sezebilir; en aptal\u0131 da en zekisinin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnde ki hatalar\u0131\u2026<\/p>\n<p>Cinsel ahlak\u0131n ilk ve tek ilkesi : Su\u00e7layan her zaman su\u00e7ludur.B\u00fct\u00fcn, yanl\u0131\u015ft\u0131r\u2026**<\/p>\n<p>* Romantik alman besteci Carl Maria von Weber\u2019in operas\u0131 (1821)<br \/>** Tinin Fenomenolojisi\u2019nin (Hegel) \u00f6ns\u00f6z\u00fcndeki c\u00fcmlenin ters y\u00fcz edilmi\u015f bi\u00e7imi\u2026 \u2018Do\u011fru b\u00fct\u00fcnd\u00fcr (ya da b\u00fct\u00fcn oland\u0131r) \u2026 Ama b\u00fct\u00fcn de kendi geli\u015fimi i\u00e7inde kendini kusursuzla\u015ft\u0131ran \u00f6zden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir\u2026\u2019<\/p>\n<p>***<\/p>\n<p>Pro domo nostra \u2014 Ge\u00e7en sava\u015fta -ki hepsi gibi o da kendinden sonrakilere k\u0131yasla sakin, huzurlu g\u00f6r\u00fcn\u00fcr- \u00e7e\u015fitli \u00fclkelerin senfoni orkestralar\u0131n\u0131n \u015famatac\u0131 sesleri susturuldu\u011funda, \u015fokla sakatlanm\u0131\u015f seyrek bir oda toplulu\u011fu i\u00e7in Askerin \u00d6ykus\u00fc&#8217;n\u00fc yazd\u0131 Stravinski. En iyi yap\u0131t\u0131 olacakt\u0131 bu, tek inand\u0131r\u0131c\u0131 ger\u00e7ek\u00fcst\u00fcc\u00fc manifesto: O d\u00fc\u015fsel, sars\u0131nt\u0131l\u0131, dipten vuran \u015fiddet, m\u00fczi\u011fi bir negatif hakikatin dolaylar\u0131na da ula\u015ft\u0131r\u0131yordu. Yoksulluktu par\u00e7an\u0131n \u00f6nko\u015fulu: Resmi k\u00fclt\u00fcr\u00fc parampar\u00e7a edebilmi\u015fti \u00e7\u00fcnk\u00fc onun maddi zenginliklerine ula\u015fmas\u0131 yasakland\u0131\u011f\u0131ndan k\u00fclt\u00fcr\u00fc hep zehirleyen g\u00f6steri\u015f\u00e7ilikten de uzak kalabiliyordu. \u0130kinci sava\u015ftan sonraki d\u00fc\u015f\u00fcnsel \u00fcretim i\u00e7in de bir ders \u00e7\u0131kar buradan &#8211; bir sava\u015f ki Avrupa&#8217;da b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131n derecesini o m\u00fczi\u011fin bo\u015fluklar\u0131 bile \u00f6ng\u00f6rememi\u015ftir. \u0130lerleme ve barbarl\u0131k kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u00f6yle i\u00e7 i\u00e7edir ki bug\u00fcn, ancak o k\u00fclt\u00fcre ve teknik ara\u00e7lardaki ilerlemeye kar\u015f\u0131 barbarca bir perhiz geri getirebilir barbarl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 ko\u015fullar\u0131. Sahte zenginlikleri ve pahal\u0131 \u00fcretimi reddetmeyen, renkli f\u0131lmleri ve televizyonu, milyoner dergilerini ve Toscanini&#8217;yi3 geri \u00e7evirmeyen hi\u00e7bir sanat yap\u0131t\u0131n\u0131n, hi\u00e7bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin sa\u011fkalma \u015fans\u0131 yoktur. Kitlesel \u00fcretim i\u00e7in tasarlanmam\u0131\u015f olan eski medya yeni bir de\u011fer kazan\u0131yor bu ko\u015fullarda: Ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ve do\u011fa\u00e7laman\u0131n de\u011feri. Ancak b\u00f6yle bir medya a\u015fabilir tr\u00f6stlerin ve teknolojinin birle\u015fik cephesini. Kitaplar\u0131n \u00e7oktand\u0131r kitaba benzemekten \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnyada, ger\u00e7ek kitap da bir kitap olamaz art\u0131k. Burjuva \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ba\u015flatan, matbaan\u0131n icad\u0131ysa e\u011fer, \u015fimdi ona mimeografla, yay\u0131n\u0131n bu tek kibirsiz bi\u00e7imiyle son vermenin zaman\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>***<\/p>\n<p>Baklay\u0131 \u00e7\u0131karmak. \u2014 Sosyalizmin en onurlu davran\u0131\u015f bi\u00e7imi olan dayan\u0131\u015fma da hasta. Eskiden, karde\u015flik s\u00f6ylemini ger\u00e7e\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmekti dayan\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131: Onu bir ideoloji oldu\u011fu genelli\u011fin i\u00e7inden \u00e7\u0131karmak ve sadece tikele, d\u00fc\u015fmanca kar\u015f\u0131tl\u0131klarla belirlenmi\u015f bir genellik d\u00fcnyas\u0131n\u0131n i\u00e7inde dayan\u0131\u015fman\u0131n tek temsilcisi olan Parti&#8217;ye \u00f6zg\u00fc bir ger\u00e7eklik olarak s\u00fcrd\u00fcrmek. Kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 beraberce tehlikeye atan bir grup insan temsil ederdi dayan\u0131\u015fmay\u0131; elle tutulur bir imkan kar\u015f\u0131s\u0131nda kendi ki\u015fisel tasalar\u0131n\u0131 daha \u00f6nemsiz sayan insanlar, b\u00f6ylece soyut bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin buyru\u011funa girmeden ama ki\u015fisel bir umut da beslemeden ya\u015famlar\u0131n\u0131 birbirleri i\u00e7in feda edebiliyorlard\u0131. \u00d6z-korunumdan b\u00f6yle feragat edilmesinin \u00f6nko\u015fulu, bilgi ve karar verme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyd\u00fc: Bunlar yoksa, o k\u00f6r tikel \u00e7\u0131kar yeniden ortaya \u00e7\u0131kar hemen. Ancak, dayan\u0131\u015fma zamanla Parti&#8217;nin binlerce g\u00f6z\u00fc oldu\u011fu inanc\u0131na, g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen i\u015f\u00e7i m\u00fcfrezelerine -bunlar da \u00e7oktand\u0131r \u00fcniformal\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131rkaydolmaya, tarihin ak\u0131nt\u0131s\u0131na kat\u0131lmaya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. B\u00f6ylece kazan\u0131lan herhangi bir ge\u00e7ici g\u00fcvenli\u011fin bedeli de s\u00fcrekli korku, dalkavukluk, k\u0131v\u0131rtma ve kar\u0131ndan konu\u015fmad\u0131r D\u00fc\u015fman\u0131n zaaf\u0131n\u0131 s\u0131namakta kullan\u0131labilecek enerji, ki\u015finin kendi liderinin kaprislerini, olas\u0131 tepkilerini tahmin etme \u00e7abalar\u0131nda harcanmaktad\u0131r; bu lider, eski d\u00fc\u015fmandan daha \u00e7ok korku sal\u0131yordur y\u00fcreklere, \u00e7\u00fcnk\u00fc iki taraf\u0131n liderlerinin de kendi astlar\u0131na hi\u00e7 dan\u0131\u015fmadan aralar\u0131nda anla\u015fabileceklerini gizliden gizliye sezebilmektedir ki\u015fi.<\/p>\n<p>Bunun ba\u015fka bir yans\u0131mas\u0131 da fark edilebilir insanlar aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde. Ger\u00e7ek m\u00fcminleri -bunlar, jestlerinin ve konu\u015fmalar\u0131n\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir \u00f6zelli\u011fiyle tan\u0131rlar birbirlerini, parola yerine ge\u00e7en bir t\u00fcr tok s\u00f6zl\u00fc teslimiyet\u00e7ilikle birle\u015ftirdi\u011fi g\u00f6r\u00fclen o hayali bildiriyi imzalamad\u0131\u011f\u0131 halde bug\u00fcn ge\u00e7erli olan \u015fablonlara g\u00f6re pe\u015finen ilerici olarak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lan ki\u015fi hep ayn\u0131 deneyi ya\u015fayacakt\u0131r. Ortodokslar da onlara fazlaca benzeyen sapmalar da bir dayan\u0131\u015fma beklentisi i\u00e7inde yakla\u015f\u0131rlar ona. A\u00e7\u0131k\u00e7a ve gizlice, ilerici antla\u015fmay\u0131 an\u0131msat\u0131rlar. Ama ayn\u0131 dayan\u0131\u015fman\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck bir kan\u0131t\u0131n\u0131 onlardan bekledi\u011fi ya da toplumsal ac\u0131dan kendi pay\u0131na d\u00fc\u015fen k\u0131sma hi\u00e7 de\u011filse sempatiyle yakla\u015fmalar\u0131n\u0131 istedi\u011fi anda, kendisine s\u0131rt \u00e7evirdiklerini g\u00f6r\u00fcr: Kilise ulular\u0131n\u0131n eski itibarlar\u0131na yeniden kavu\u015ftu\u011fu bir \u00e7a\u011fda maddecilikten ve ateizmden geriye kalan budur. Bu \u00f6rg\u00fct adamlar\u0131, d\u00fcr\u00fcst entelekt\u00fcelin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131k\u0131p onlar i\u00e7in kendini tehlikeye atmas\u0131n\u0131 isterler; ama kendilerinin de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kabilece\u011fini sezer sezmez onu bir kapitalist, \u00e7ok g\u00fcvendikleri ve kullanmay\u0131 umduklar\u0131 o d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fc de g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir duygusall\u0131k ve budalal\u0131k olarak g\u00f6rmeye ba\u015flarlar. Kutupla\u015f\u0131yor dayan\u0131\u015fma: Bir u\u00e7ta ka\u00e7acak yerleri olmayanlar\u0131n umutsuz sadakati, \u00f6b\u00fcr u\u00e7ta zindanc\u0131lardan uzak durmak ama h\u0131rs\u0131zlar\u0131 da k\u0131zd\u0131rmak istemeyenlere uygulanan fiili \u015fantaj.<\/p>\n<p>***<\/p>\n<p>Vah\u015filer daha soylu de\u011fildir. \u2014 Afrikal\u0131 ekonomi politik \u00f6\u011frencilerinde, Oxford&#8217;daki Siaml\u0131larda ve daha genel olarak k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva k\u00f6kenli \u00e7al\u0131\u015fkan sanat tarih\u00e7i ve m\u00fczikologlarda bir e\u011filim g\u00f6r\u00fcl\u00fcr: Yeni malzemenin \u00f6z\u00fcmleni\u015fini, yerle\u015fik, kabullenilmi\u015f ve onaylanm\u0131\u015f olan her \u015feye kar\u015f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz bir sayg\u0131yla birle\u015ftirmeye pek heveslidirler. Uzla\u015fmas\u0131z bir kafa, ilkelcili\u011fin, ge\u00e7 kalm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n ya da &#8220;kapitalist olmayan d\u00fcnya&#8221;n\u0131n tam tersidir: Deneyim vard\u0131r temelinde, tarihsel bir bellek, titiz bir zeka ve en \u00f6nemlisi de belli bir doygunluk. Radikal gruplara sonradan kat\u0131lan o deneysiz gen\u00e7lerin bir kez gelene\u011fin g\u00fcc\u00fcn\u00fc hissettikten sonra kamp de\u011fi\u015ftirdikleri \u00e7ok g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Gelenekten nefret edebilmek i\u00e7in ona sahip olmak gerekir. Avant-garde sanat hareketlerine proleterlerden \u00e7ok z\u00fcppelerin yatk\u0131n olu\u015fu, siyaset i\u00e7in de anlaml\u0131 bir ipucu verebilir bize. Ge\u00e7 kalanlar\u0131n ve yeni gelenlerin \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc bir yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r pozitivizme &#8211; Hindistan&#8217;daki Camap m\u00fcritlerinden Alman-ustalar Matthias Griinewald ve Heinrich Sch\u00fctz&#8217;\u00fcn inan\u00e7l\u0131 hayranlar\u0131na kadar hepsinde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bu.1 Psikolojiden hi\u00e7 anlamayanlar\u0131n \u00f6ne s\u00fcrebilece\u011fi bir \u015feydir, d\u0131\u015fta kalman\u0131n sadece nefret ve h\u0131n\u00e7 uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131; fazla sahiplenici ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcz bir a\u015fk da do\u011fabilir buradan ve bask\u0131c\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcn uzakta tuttu\u011fu insanlar kolayca onun en inat\u00e7\u0131 savunucular\u0131 kesilebilirler. Bir Sosyalist olarak &#8220;bir \u015feyler \u00f6\u011frenmek&#8221;, k\u00fclt\u00fcrel miras denen \u015feyden pay almak isteyen i\u015f\u00e7ide bile bir yank\u0131s\u0131 i\u015fitilebilir bunun; ve Bebel&#8217;lerin2 zevksiz bilirbilmezli\u011fi de k\u00fclt\u00fcr\u00fc anlamamalar\u0131ndan \u00e7ok, onu g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki de\u011feriyle kabul etmeye, onunla \u00f6zde\u015fle\u015fmeye te\u015fne olu\u015flar\u0131nda -ve b\u00f6ylece anlam\u0131n\u0131 da \u00e7arp\u0131tmalar\u0131nda belli eder kendini. Sosyalizmin ne b\u00f6yle bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme ne de teorik olarak pozitivizme d\u00fc\u015fmeye kar\u015f\u0131 genel bir muafiyeti vard\u0131r. Uzakdo\u011fu&#8217;da Marx kolayl\u0131kla Driesch ve Rickert&#8217;in i\u015fgal etmedi\u011fi yeri alabilir.3 Bat\u0131 d\u0131\u015f\u0131 toplumlar\u0131n sanayi toplumunun \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n i\u00e7ine \u00e7ekilmesinin -ki \u00e7ok daha \u00f6nce yap\u0131lmas\u0131 gerekirdias\u0131l kazan\u00e7l\u0131s\u0131n\u0131n, ya\u015fam standard\u0131nda beklenebilecek haf\u0131f bir y\u00fckseli\u015fi bir yana b\u0131rak\u0131rsak, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na kavu\u00e7mu\u015f halk\u0131n kendisinden \u00e7ok, rasyonel olarak geli\u015ftirilmi\u015f \u00fcretim ve ileti\u015fim olmas\u0131ndan korkulur. Daha ya\u015fl\u0131 uluslar, kapitalizm \u00f6ncesi halklardan mucizeler beklemek yerine, onlar\u0131n onaylanm\u0131\u015f her \u015feye ve Bat\u0131&#8217;n\u0131n ba\u015far\u0131lar\u0131na duyduklar\u0131 o k\u0131sa g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc, \u00fc\u015fenge\u00e7 i\u015ftaha kar\u015f\u0131 uyan\u0131k olmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>***<\/p>\n<p>Ate\u015f hatt\u0131ndan uzakta. \u2014 Hava taarruzlar\u0131yla ilgili haberlerde, u\u00e7aklar\u0131 \u00fcreten firmalar\u0131n da ad\u0131 ge\u00e7iyor \u00e7o\u011fu zaman: Focke-Wulff, Heinkel, Lancaster &#8211; \u015fimdi bunlar ald\u0131 konu\u015fmalarda bir zamanlar Hussar s\u00fcvarilerinin, m\u0131zrakl\u0131 birliklerin, z\u0131rhl\u0131 \u015f\u00f6valyelerin tuttu\u011fu yeri. Ya\u015fam\u0131 yeniden-\u00fcretmenin, ona tahakk\u00fcm etmenin ve onu yok etmenin mekanizmalar\u0131 birdir ve bu y\u00fczden sanayi, devlet ve reklamc\u0131l\u0131k i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u00e7tir. O zaman abartma say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, ama &#8220;sava\u015f ticarettir&#8221; diyen ku\u015fkucu Liberallerin hakl\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor bug\u00fcn: Devlet, kar d\u00fcnyas\u0131n\u0131n tikel \u00e7\u0131karlar\u0131ndan g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bile ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fil art\u0131k; asl\u0131nda her zaman onlar\u0131n hizmetindeydi, \u015fimdi ideolojik olarak da oraya yerle\u015fti. Kentlerin y\u0131k\u0131m\u0131ndaki ba\u015f m\u00fcteahhitin ad\u0131n\u0131n her an\u0131l\u0131\u015f\u0131. her alk\u0131\u015f, imar zaman\u0131nda da en iyi komisyonlar\u0131 almas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak itiban kazand\u0131nyor ona.<\/p>\n<p>Otuz Y\u0131l Sava\u015flan&#8217; gibi bu sava\u015f da -bir sava\u015f ki son buldu\u011funda hi\u00e7 kimse ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 an\u0131msamayacak- bombo\u015f aral\u0131klarla birbirinden ayr\u0131lm\u0131\u015f kesintili harekatlardan olu\u015fuyor: Polonya seferi, Norve\u00e7 harekat\u0131, Fransa&#8217;n\u0131n i\u015fgali, Rusya ve Tunus harekatlar\u0131, \u0130stila. Bu ritmde, co\u011fraf\u0131 olarak ula\u015f\u0131labilecek d\u00fc\u015fman bulunmad\u0131\u011f\u0131 anlar\u0131n mutlak k\u0131p\u0131rt\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ile apans\u0131z eylemler aras\u0131ndaki bu gidi\u015f geli\u015fte, askeri ara\u00e7lar\u0131n kendilerini an\u0131msatan bir mekaniklik var. Sava\u015f\u0131n Liberalizm-\u00f6ncesi bi\u00e7imini hortlatan da bu olmal\u0131. Ama bu mekanik ritm, insan\u0131n sava\u015fla ili\u015fkisini de b\u00fct\u00fcn\u00fcyle belirliyor sadece bireysel bedenin g\u00fcc\u00fcyle makinelerin enerjisi aras\u0131nda \u00e7arp\u0131c\u0131 bir orans\u0131zl\u0131k yaratarak de\u011fil, deneyimin en gizli h\u00fccrelerine de s\u0131zarak. Daha bundan bir \u00f6nceki \u00e7at\u0131\u015fmada bile, bedenin mekanik sava\u015f teknikleriyle uyumsuzlu\u011fu, ger\u00e7ek deneyimi imkans\u0131zla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bu sava\u015f\u0131 hi\u00e7 kimse Top\u00e7u Generali Napolyon&#8217;un bir muharebesini anlat\u0131r gibi anlatam\u0131yordu, anlatmas\u0131na imkan yoktu. Bar\u0131\u015f ilan\u0131 ile sava\u015f an\u0131lar\u0131n\u0131n yaz\u0131l\u0131\u015f\u0131 aras\u0131nda uzun bir s\u00fcre bulunmas\u0131 da rastlansal de\u011fildir: An\u0131lar\u0131n canland\u0131r\u0131lmas\u0131 ve belle\u011fin kurulmas\u0131n\u0131n ne kadar sanc\u0131l\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu g\u00f6sterir. Ve yazarlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 deh\u015fet ne kadar t\u00fcyler \u00fcrpertici olursa olsun, b\u00fct\u00fcn kitaplarda bir yetersizlik, g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fck, hatta sahtelik duygusu kar\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r bu an\u0131msamaya. Ama \u0130kinci Sava\u015f b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kopuktur deneyimden, t\u0131pk\u0131 bir makinenin i\u015fleyi\u015finin insan g\u00f6vdesinin hareketlerinden uzak olu\u015fu gibi (ancak patolojik durumlarda makineyi and\u0131rmaya ba\u015flar bu hareketler). S\u00fcreklilikten, tarihten, bir &#8220;epik&#8221; \u00f6\u011feden yoksundur bu sava\u015f, her evresinde s\u0131f\u0131rdan ba\u015flar gibidir: Bellekte bilin\u00e7sizce korunmu\u015f, kal\u0131c\u0131 bir an\u0131 da b\u0131rakmayacakt\u0131r. Heryerde, her patlamayla, uyar\u0131m engelini delip ge\u00e7mi\u015ftir; oysa deneyim, sa\u011falt\u0131c\u0131 unutu\u015fla sa\u011falt\u0131c\u0131 an\u0131msama aras\u0131ndaki s\u00fcre, bu engelle korunan bir alanda olu\u015fur. K\u0131p\u0131rt\u0131s\u0131z, bombo\u015f aral\u0131klarla kesilen, zaman d\u0131\u015f\u0131 bir sars\u0131lmalar dizisine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr ya\u015fam. Ama gelecek i\u00e7in belki de as\u0131l \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olan, yak\u0131nda b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek \u015feyler olmaktan \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc cepheden d\u00f6nen sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 her travma, i\u00e7sel olarak \u00f6z\u00fcmlenmemi\u015f her sars\u0131lma, gelece\u011fin y\u0131k\u0131mlar\u0131n\u0131n da mayas\u0131d\u0131r. Karl Kraus hakl\u0131 olarak \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n Son G\u00fcnleri ad\u0131n\u0131 vermi\u015fti yazd\u0131\u011f\u0131 oyuna. \u015eimdi oynanan oyunun ba\u015fl\u0131\u011f\u0131ysa &#8220;K\u0131yametten Sonra&#8221; olmal\u0131.<\/p>\n<p>Sava\u015f\u0131n enformasyonla, propagandayla ve medya yorumlar\u0131yla g\u00f6r\u00fcnmez k\u0131l\u0131nmas\u0131, ilk tanklar\u0131n \u00fczerindeki kameramanlar ve kahramanca \u00f6len gazeteciler, kamuoyunu \u00e7ekip \u00e7evirmeye y\u00f6nelik ayd\u0131nlatma tekniklerinin herc\u00fcmerci ve b\u00fct\u00fcn o ald\u0131r\u0131\u015fs\u0131z, unutkan hareketlilik: Deneyimin, insanlarla yazg\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki bo\u015fluktan ba\u015fka bir \u015fey olmayan deneyimin -ki insanlar\u0131n ger\u00e7ek yazg\u0131lar\u0131 da bu bo\u015flu\u011fun i\u00e7inde \u015fekillenir- kuruyup b\u00fcz\u00fc\u015fmesinin bir ba\u015fka ifadesidir bunlar\u0131n hepsi. Olaylar\u0131n \u015feyle\u015fmi\u015f, kat\u0131la\u015fm\u0131\u015f, al\u00e7\u0131dan kal\u0131plar\u0131, olaylar\u0131n yerini alm\u0131\u015ft\u0131r sanki. \u0130nsanlar, seyircisi olmayan \u00e7\u00fcnk\u00fc herkesin k\u00fc\u00e7\u00fck bir rolle de olsa ekrana \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir belgesel canavar filminin f\u0131g\u00fcranlar\u0131na indirgenmektedir. O herkesin tepkisini \u00e7eken &#8220;sahte sava\u015f&#8221; deyiminin alt\u0131nda yatan da budur. Deyimin kayna\u011f\u0131nda, ya\u015fanan deh\u015fetle ilgili s\u00f6ylentileri &#8220;propagandadan ibaret&#8221; sayan -ve b\u00f6ylece vah\u015fetlerini daha da pervas\u0131zca s\u00fcrd\u00fcrebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnenFa\u015fist ald\u0131rmazl\u0131\u011f\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131 do\u011frudur elbet. Ama b\u00fct\u00fcn Fa\u015fist e\u011filimler gibi bunun k\u00f6klerinde de ger\u00e7e\u011fin baz\u0131 \u00f6\u011feleri vard\u0131r; ve bu ger\u00e7ekler de ancak Fa\u015fist tavr\u0131n onlar\u0131 habis\u00e7e sezdirmesiyle kendilerini g\u00f6sterebilmektedir. Sava\u015f ger\u00e7ekten sahtedir, ama b\u00fct\u00fcn deh\u015fetlerden daha t\u00fcyler \u00fcrpertici bir sahteliktir bu ve onunla e\u011flenenler de y\u0131k\u0131ma as\u0131l katk\u0131y\u0131 yapanlard\u0131r.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;in tarih felsefesi bu \u00e7a\u011f\u0131 i\u00e7erebilmi\u015f olsayd\u0131, Hitler&#8217;in robotbombalar\u0131 da, d\u00fcnya-tininin kendini simgeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla do\u011frudan do\u011fruya a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 o se\u00e7ilmi\u015f ampirik olgulardan biri olarak, \u0130skender&#8217;in erken \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ve benzeri imgelerin yan\u0131nda yerini al\u0131rd\u0131. Fa\u015fizmin kendisi gibi robotlar da \u00f6znesiz \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. T\u0131pk\u0131 onun gibi robotlar da m\u00fcthi\u015f bir teknik kusursuzlu\u011fu mutlak k\u00f6rl\u00fckle birle\u015ftiriyorlar. Ve yine Fa\u015fizm gibi onlar da \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir korku yarat\u0131yorlar ve tamamiyle etkisizler. &#8220;D\u00fcnya tinini g\u00f6rd\u00fcm&#8221;, ama at \u00fczer\u0131nde de\u011fildi, kanatlanm\u0131\u015ft\u0131 ve ba\u015fs\u0131zd\u0131 &#8211; ki bu da ayn\u0131 anda Hegel&#8217;in tarih felsefesini \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu sava\u015ftan sonra ya\u015fam\u0131n &#8220;normal seyrini&#8221; s\u00fcrd\u00fcrece\u011fini, hatta k\u00fclt\u00fcr\u00fcn &#8220;yeniden kurulabilece\u011fini&#8221; -sanki k\u00fclt\u00fcr\u00fcn yeniden kurulmas\u0131 daha en ba\u015ftan onun yads\u0131nmas\u0131 de\u011filmi\u015f gibi-\u00f6ne s\u00fcren b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnceler ahmak\u00e7ad\u0131r. Milyonlarca Yahudi katledildi; ve bu da felaketin kendisi de\u011fil, sadece bir perdesi. Daha neyi bekliyor bu k\u00fclt\u00fcr? Say\u0131s\u0131z insan\u0131n hala bekleyecek zaman\u0131 olsa bile, Avrupa&#8217;da ya\u015fananlar\u0131n hi\u00e7bir sonucu olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? S\u0131rf kurbanlar\u0131n niceli\u011finin bile toplumun yeni bir niteli\u011fine \u2013barbarl\u0131\u011fa- d\u00f6n\u00fc\u015fmeyece\u011fini nereden biliyoruz? Darbeyi kar\u015f\u0131-darbe izledik\u00e7e felaket de s\u00fcrer gider. Katledilenlerin \u00f6c\u00fcn\u00fcn al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek bile yeter bunu g\u00f6rmek i\u00e7in. Kar\u015f\u0131 taraftan da ayn\u0131 say\u0131da insan \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde deh\u015fet de kurumsalla\u015facak ve en eski \u00e7a\u011flardan beri uzak da\u011fl\u0131k b\u00f6lgelere hapsolmu\u015f olan kapitalizm-\u00f6ncesi kan davalar\u0131 daha geni\u015f bir \u00f6l\u00e7ekte yeniden ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r &#8211; ve art\u0131k koca koca uluslard\u0131r bu davalar\u0131n \u00f6znesiz \u00f6zneleri. Ama \u00f6l\u00fclerin \u00f6c\u00fcn\u00fcn al\u0131nmamas\u0131 ve yap\u0131lanlar\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131 halinde de Fa\u015fizmin zaferi yan\u0131na kar kalacak ve bu kadar kolay oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fckten sonra ba\u015fka yerlerde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi zor olmayacakt\u0131r. Tarihin mant\u0131\u011f\u0131, \u00f6n plana \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 insanlar kadar y\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r: Ald\u0131\u011f\u0131 h\u0131z onu nereye s\u00fcr\u00fcklerse ge\u00e7mi\u015f belalar\u0131n bir e\u015fini orada \u00fcretir. Normallik \u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>Yenik Almanya&#8217;ya ne yap\u0131laca\u011f\u0131 sorusuna yan\u0131t olarak ancak iki \u015fey s\u00f6yleyebilirim. Bir: Cellat olmay\u0131 ya da cellatlara me\u015fruluk sa\u011flamay\u0131 hi\u00e7bir zaman hi\u00e7bir ko\u015fulda kabul edemem. \u0130ki: Ge\u00e7mi\u015f k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin \u00f6c\u00fcn\u00fc almaya giri\u015fen adama engel olmak -\u00f6zellikle yasal cihaz\u0131 kullanarak engel olmak- istemem. T\u00fcm\u00fcyle yetersiz ve \u00e7eli\u015fik bir yan\u0131t, ilkeyi de uygulan\u0131\u015f\u0131n\u0131 da g\u00fcl\u00fcn\u00e7le\u015ftiren. Ama belki de kabahat yaln\u0131z bende de\u011fil, sorunun kendisindedir.<\/p>\n<p>Sinemada haftal\u0131k d\u00fcnya haberleri: Mariana adalar\u0131n\u0131n i\u015fgali, Guam da dahil. Verdi\u011fi izlenim, sava\u015fa de\u011fil in\u015faat m\u00fchendisli\u011fine ve sonsuz bir ciddiyet ve yo\u011funla\u015fmayla \u00fcstlenilen bir yol-hafriyat \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na ili\u015fkin. Birde buharl\u0131 dezenfeksiyona, yerk\u00fcre \u00f6l\u00e7e\u011finde ba\u015flat\u0131lm\u0131\u015f bir b\u00f6cek \u00f6ld\u00fcrme operasyonuna. Operasyon s\u00fcrd\u00fcr\u00fclecektir, toprakta hi\u00e7 ot bitmeyene kadar. D\u00fc\u015fman burada hasta ve ceset rol\u00fcnde. T\u0131pk\u0131 Fa\u015fist devletteki Yahudiler gibi o da sadece teknik ve idari i\u015flemlerin nesnesi olarak hesaba kat\u0131l\u0131yor \u015fimdi; ve savunmaya ge\u00e7ecek oldu\u011funda kendi davran\u0131\u015flar\u0131 da hemen ayn\u0131 \u00f6zelli\u011fi kazan\u0131yor. \u015eeytan\u0131n oyunlar\u0131n\u0131 an\u0131msatan bir\u015fey var b\u00fct\u00fcn bunlarda: Eski tarz sava\u015flara g\u00f6re \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck inisiyatif gerektiriyor bu t\u00fcr operasyonlar: \u00d6znesizlik haline ula\u015fmak i\u00e7in \u00f6znenin b\u00fct\u00fcn enerjisini kullanmas\u0131 gerekiyor. M\u00fckemmelle\u015fmi\u015f insans\u0131zl\u0131k, Edward Grey&#8217;in pek insanca d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmesidir: Nefretsiz sava\u015f.<\/p>\n<p>G\u00fcz 1944 |Minima Moralia, Theodor. W. Adorno<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Amerikan manzaras\u0131n\u0131n kusuru, romantik yan\u0131lsaman\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi tarihsel an\u0131lar\u0131n eksikli\u011fi de\u011fil, insan elinin hi\u00e7bir izi ta\u015f\u0131mamas\u0131d\u0131r. Sadece ekilebilir topra\u011f\u0131n yetersizli\u011fiyle, \u00e7o\u011fu zaman bodur \u00e7al\u0131lardan y\u00fcksek olmayan i\u015flenmemi\u015f ormanlarla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir bu durum, as\u0131l yollarda belli eder kendini. Manzaran\u0131n i\u00e7ine \u00f6ylece yerle\u015ftirilmi\u015f gibidir yollar; d\u00fczg\u00fcnl\u00fck ve geni\u015flikleri ne kadar etkiliyse, par\u0131lt\u0131l\u0131 izleri de o [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[103],"tags":[],"class_list":["post-6910","post","type-post","status-publish","format-standard","category-felsefe-genel"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Amerikan manzaras\u0131n\u0131n kusuru, romantik yan\u0131lsaman\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi tarihsel an\u0131lar\u0131n eksikli\u011fi de\u011fil, insan elinin hi\u00e7bir izi ta\u015f\u0131mamas\u0131d\u0131r. Sadece ekilebilir topra\u011f\u0131n yetersizli\u011fiyle, \u00e7o\u011fu zaman bodur \u00e7al\u0131lardan y\u00fcksek olmayan i\u015flenmemi\u015f ormanlarla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir bu durum, as\u0131l yollarda belli eder kendini. Manzaran\u0131n i\u00e7ine \u00f6ylece yerle\u015ftirilmi\u015f gibidir yollar; d\u00fczg\u00fcnl\u00fck ve geni\u015flikleri ne kadar etkiliyse, par\u0131lt\u0131l\u0131 izleri de o [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2018-07-01T00:00:00+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"18 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia &#8211; Theodor W. Adorno\",\"datePublished\":\"2018-07-01T00:00:00+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\"},\"wordCount\":3580,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Felsefe (Genel)\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\",\"name\":\"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2018-07-01T00:00:00+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia &#8211; Theodor W. Adorno\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno","og_description":"Amerikan manzaras\u0131n\u0131n kusuru, romantik yan\u0131lsaman\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi tarihsel an\u0131lar\u0131n eksikli\u011fi de\u011fil, insan elinin hi\u00e7bir izi ta\u015f\u0131mamas\u0131d\u0131r. Sadece ekilebilir topra\u011f\u0131n yetersizli\u011fiyle, \u00e7o\u011fu zaman bodur \u00e7al\u0131lardan y\u00fcksek olmayan i\u015flenmemi\u015f ormanlarla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir bu durum, as\u0131l yollarda belli eder kendini. Manzaran\u0131n i\u00e7ine \u00f6ylece yerle\u015ftirilmi\u015f gibidir yollar; d\u00fczg\u00fcnl\u00fck ve geni\u015flikleri ne kadar etkiliyse, par\u0131lt\u0131l\u0131 izleri de o [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2018-07-01T00:00:00+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"18 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia &#8211; Theodor W. Adorno","datePublished":"2018-07-01T00:00:00+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/"},"wordCount":3580,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Felsefe (Genel)"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/","name":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia - Theodor W. Adorno - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2018-07-01T00:00:00+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/07\/01\/mutlu-olup-olmadigimizi-ruzgarin-sesinden-anlayabiliriz-minima-moralia-theodor-w-adorno\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Mutlu olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 r\u00fczgar\u0131n sesinden anlayabiliriz | Minima Moralia &#8211; Theodor W. Adorno"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6910","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6910"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6910\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6910"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6910"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6910"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}