{"id":713,"date":"2009-04-26T17:20:53","date_gmt":"2009-04-26T14:20:53","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/"},"modified":"2009-04-26T17:20:53","modified_gmt":"2009-04-26T14:20:53","slug":"epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/","title":{"rendered":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcnl\u00fc Alman ele\u015ftirmen ve yazar\u0131 Walter Benjamin (1892-1940), Berlin ve Freiburg\u2019da felsefe \u00f6\u011frenimini g\u00f6rd\u00fc. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u0130svi\u00e7re\u2019ye yerle\u015ferek \u00f6\u011frenimini Bern\u2019de s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. 1919 da yazd\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcn \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131ndan say\u0131lan \u201cAlman Romantizm D\u00f6neminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131\u201d (Der Begriff der Kunstkritik in der deutschen Romantik) ba\u015fl\u0131kl\u0131 doktora tezini verdikten sonra Berlin\u2019e d\u00f6nd\u00fc. 1923-25 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 \u201cAlman Tragedyas\u0131n\u0131n Kayna\u011f\u0131\u201d (Der Ursprung des deutschen Trauerspiels) adl\u0131 do\u00e7entlik tezi Frankfurt \u00dcniversitesince geri \u00e7evrilince, Benjamin serbest yazar, ele\u015ftirmen ve \u00e7evirmen olarak ya\u015famaya ba\u015flad\u0131. 1933 de Nazilerin y\u00f6netime geli\u015flerinden sonra, Yahudi as\u0131ll\u0131 olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc Almanya\u2019dan ayr\u0131l\u0131p Paris\u2019e yerle\u015fti. 1940 y\u0131l\u0131nda Amerika Birle\u015fik Devletleri\u2019ne gitmek \u00fczere Fransa\u2019dan \u0130spanya\u2019ya ge\u00e7erken, bir s\u0131n\u0131r g\u00f6revlisinin \u015fantaj giri\u015fiminde bulunmas\u0131 \u00fczerine, Gestapo\u2019nun eline d\u00fc\u015fme korkusuyla kendini \u00f6ld\u00fcrd\u00fc.<br \/>\u00d6zellikle yaz\u0131n ele\u015ftirisini felsefe temeline oturtan Benjamin, Ernst Block, Bertolt Brecht, Max Horkheimer ve Teodor W. Anordo ile yak\u0131n dostluklar kurmu\u015f, \u00fcnl\u00fc Rus kad\u0131n y\u00f6netmen Asja Lacis ve Brecht ile ili\u015fkileri sonucunda bilimsel sosyalizm ile yo\u011fun bi\u00e7imde ilgilenmi\u015ftir. Yukar\u0131da say\u0131lanlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, \u201cTekni\u011fin Olanaklar\u0131yla \u00c7o\u011falt\u0131labildi\u011fi \u00c7a\u011fda Sanat Yap\u0131t\u0131\u201d (Das Kunstwerk im Zeitalter seiner technischen Reproduzierbarkeit), \u201cTarih Felsefesi \u00dczerine Tezler\u201d (Geschichtsphilosophische Thesen), \u201cAlman \u0130nsanlar\u0131\u201d (Deutsche Menschen), \u201cCharles Baudelaire\u201d ve \u201c19. Y\u00fczy\u0131l\u0131n Ba\u015fkenti Paris\u201d (Paris, die Hauptstadt des 19. Jahrhunderts ) en \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. <\/p>\n<p>Benjamin, Brecht ve tiyatrosu \u00fczerine \u00e7e\u015fitli yaz\u0131lar yazm\u0131\u015ft\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da bunlardan \u00fc\u00e7\u00fc sunulmaktad\u0131r. \u201cEpik Tiyatronun Kuram\u0131na \u0130li\u015fkin \u0130ncelemeler\u201d (Studien zur Theorie des epischen Theaters) ba\u015fl\u0131kl\u0131 ilk yaz\u0131, Benjami\u2019nin \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra k\u00e2\u011f\u0131tlar\u0131 aras\u0131nda bulunmu\u015f olup, \u201cEpik Tiyatro Nedir? Brecht \u00dczerine Bir \u0130nceleme\u201d (Was ist das epische Theater? Eine studie zu Brecht) adl\u0131 denemenin \u00f6n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan biridir. S\u00f6z\u00fc edilen denemeyi ise Benjamin, b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla 1931 y\u0131l\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda kaleme alm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7evirisini verdi\u011fimiz son metin olan \u201c Epik Tiyatro Nedir?\u201d (Was its das epische Theater?), 1939 da yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r; bu yaz\u0131da Benjamin, ilk denemesinde vard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 bu kez yeni bir ba\u011flam i\u00e7erisinde de\u011ferlendirmektedir. Dergimizin iler ki say\u0131lar\u0131nda Benjamin\u2019in Brecht \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6teki denemelerde yer alacakt\u0131r. <\/p>\n<p>Epik Tiyatronun Kuram\u0131na \u0130li\u015fkin \u0130ncelemeler<br \/>Epik tiyatro, gestus\u2019a dayanan tiyatrodur. Gestus, gere\u00e7tir asl\u0131nda; epik tiyatro ise bu gerecin amaca uygunluk ilkesi do\u011frultusunda de\u011ferlendirilmesidir. bu sav\u0131n ge\u00e7erlili\u011fi benimsenirse, ortaya iki soru \u00e7\u0131kar. Soru bir: Gestuslar\u0131 nereden al\u0131r epik tiyatro ? Soru iki: Gestus\u2019lar\u0131n de\u011ferlendirilmesinden ne anla\u015f\u0131l\u0131r? \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak ta \u015fu soru eklenebilir: Epik tiyatroda gestus\u2019lar\u0131n i\u015flenmesi ve ele\u015ftirisi hangi i\u015flemlere g\u00f6re yap\u0131l\u0131r?<\/p>\n<p>Birinci sorunun yan\u0131t\u0131: Gestus\u2019lar, ger\u00e7ekli\u011fin i\u00e7inde aran\u0131r ve bulunur. Bu, yaln\u0131zca bug\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekli\u011fidir -tiyatronun do\u011fas\u0131yla \u00e7ok yak\u0131ndan ilgili olan \u00f6nemli bir sapmad\u0131r bu. Birinin tarihi bir oyun yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim; \u015fu olacakt\u0131r sav\u0131m: Bu i\u015fi \u00fcstlenen, ancak ge\u00e7mi\u015fin olaylar\u0131n\u0131 bug\u00fcn\u00fcn insan\u0131na anlaml\u0131 ve a\u00e7\u0131k\u00e7a alg\u0131lanabilir bi\u00e7imde sergilenebilir bir gestus\u2019a sokma olana\u011f\u0131na sahip oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde yerine getirebilir \u00fcstlendi\u011fi g\u00f6revi. Bu ko\u015fuldan, Tarihi oyunun olanaklar\u0131na ve s\u0131n\u0131rlar\u0131na ili\u015fkin olarak belli bilgiler t\u00fcretilebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir kez yans\u0131lanm\u0131\u015f gestus\u2019lar\u0131n t\u00fcm\u00fcyle de\u011fersiz oldu\u011fu- e\u011fer tart\u0131\u015f\u0131lan, yan\u0131lsaman\u0131n gestus olu\u015fumu de\u011filse &#8211; kesin bir ger\u00e7ektir. Kesin olan ikinci ger\u00e7ekte \u015fudur: \u00d6rne\u011fin B\u00fcy\u00fck Karl\u2019a ta\u00e7 giydiren papan\u0131n, ya da papan\u0131n elinden ta\u00e7 giyen B\u00fcy\u00fck Karl\u2019\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yans\u0131lamas\u0131z bulmak olana\u011f\u0131 yoktur. Demek ki epik tiyatronun i\u015flenmemi\u015f maddesi, yaln\u0131z ve yaln\u0131z bug\u00fcn bulunmas\u0131 olanakl\u0131 gestus\u2019tur; bu, bir eylemin ya da bir eylemin yans\u0131lanmas\u0131n\u0131n gestusudur.<\/p>\n<p>\u0130kinci sorunun yan\u0131t\u0131: bir yandan insanlar\u0131n aldat\u0131c\u0131 nitelikteki a\u00e7\u0131klamalar\u0131 ve savlar\u0131, \u00f6te yandan da eylemlerinin \u00e7ok -kesitlili\u011fi ve bulan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, gestus\u2019un iki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r. Birinci \u00fcst\u00fcnl\u00fck, gestus\u2019ta yapayl\u0131\u011fa ka\u00e7ma olana\u011f\u0131n\u0131n ancak belli \u00f6l\u00e7\u00fcde varolu\u015fudur; gestus g\u00f6ze \u00e7arp\u0131c\u0131 dikkat \u00e7ekici olmaktan uzakla\u015f\u0131p al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f\u0131n, do\u011fal olan\u0131n do\u011frultusunda geli\u015fti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde yapayl\u0131k olanaklar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 daral\u0131r. Gestus\u2019un ikinci \u00fcst\u00fcn yan\u0131, insanlar\u0131n eylem ve giri\u015fimlerindeki durumun tersine, saptanabilir bir ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n ve yine saptanabilir bir sonunun bulunmas\u0131d\u0131r. Belli bir tutumun, bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fam\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde yer almas\u0131na kar\u015f\u0131 her \u00f6\u011fesinde varolan bu kesin s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015fl\u0131k ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck, gestus\u2019un diyalektik nitelikteki temel olgular\u0131ndan biridir. Bundan \u015fu \u00f6nemli sonucu \u00e7\u0131kar\u0131yoruz: Eylemde bulunan birinin eylemlerini ne denli s\u0131k kesersek, elde edece\u011fimiz gestus\u2019lar\u0131n say\u0131s\u0131 o denli kabar\u0131k olur. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc epik tiyatroda eylemi, olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 duraksatmak, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. \u015eark\u0131lar\u0131n oyunun t\u00fcm ekonomisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 de\u011fer de, bu duraklatmay\u0131 sa\u011flamas\u0131ndan ileri gelmektedir. Epik tiyatroda metinin i\u015flevi gibi g\u00fc\u00e7 bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n derinliklerine dalmaks\u0131z\u0131n, \u015f\u00f6yle bir saptama yapabiliriz burada: Belli durumlarda metnin ana i\u015flevi, eylemi- sergileme ya da geli\u015ftirme tasas\u0131ndan uzak kalarak -duraklatmakt\u0131r. S\u00f6z konusu olan, salt ba\u015fka bir oyuncunun eylemini duraklatmak de\u011fildir; oyuncu kendi eylemini de duraklatacakt\u0131r. Duraklatman\u0131n, eylemin ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 -bir bi\u00e7em arac\u0131 olarak -geciktirici karakteriyle, kazand\u0131r\u0131lan \u00e7er\u00e7evenin yan- eylem karakteri, gestus\u2019a dayanan tiyatroyu epik tiyatroya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren \u00f6\u011feler aras\u0131nda yer al\u0131r. \u015eimdi a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken nokta, b\u00f6ylece haz\u0131rlanan i\u015flenmemi\u015f maddenin -gestus\u2019un -sahnede hangi s\u00fcre\u00e7leri ge\u00e7irdi\u011fidir. olay\u0131n ve metnin burada bir deney d\u00fczeni i\u00e7erisinde de\u011fi\u015fken \u00f6\u011feler olmaktan ba\u015fkaca i\u015flevleri yoktur. Bu deneyin sonucu nereye y\u00f6neliktir?<\/p>\n<p>\u0130kinci sorunun bu bi\u00e7iminin yan\u0131t\u0131n\u0131 \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc sorunun, yani: Gestus\u2019un i\u015flenmesinde hangi y\u00f6ntemler izlenir?* sorusunun irdeleni\u015finden ayr\u0131 tutabilme olana\u011f\u0131 yoktur. Epik tiyatronun as\u0131l diyalekti\u011fini a\u00e7an sorulard\u0131r bu sorular. Burada s\u00f6z konusu diyalekti\u011fin yaln\u0131zca birka\u00e7 temel kavram\u0131na de\u011finilecektir. Her \u015feyden \u00f6nce \u015fu ili\u015fkiler, diyalektik niteliktedir: Gestus- durum ve durum-gestus ili\u015fkisi; oyuncunun otoriter tutumu -izleyicilerin ele\u015ftirel tutumu -oyuncular\u0131n otoriter tutumu ili\u015fkisi; temsil edilen olay ile her t\u00fcrl\u00fc temsilde g\u00f6r\u00fclen olay aras\u0131ndaki ili\u015fki taraf\u0131ndan belirlenen ve uzun bir zaman sonra burada yeniden bulunmu\u015f olan en y\u00fcksek d\u00fczeydeki diyalekti\u011fin egemenli\u011fine nas\u0131l girdiklerini g\u00f6stermek bak\u0131m\u0131ndan bu a\u00e7\u0131klamalar yeterlidir. Epik tiyatronun elde etti\u011fi t\u00fcm bilgilerin do\u011frudan e\u011fitsel etkisi vard\u0131r; ama bununla e\u015f anlaml\u0131 olarak da epik tiyatronun e\u011fitsel etkisi dolays\u0131z olarak bilgilere d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; bu bilgiler, oyuncuda ve izleyicide do\u011fal olarak de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fcn\u00fcmde olabilirler.<\/p>\n<p>Epik Tiyatro Nedir?<\/p>\n<p>-Brecht \u00fczerine bir inceleme &#8211;<br \/>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde tiyatroda nelerin olup bitti\u011fi, ba\u011f\u0131nt\u0131y\u0131 oyun a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil de, sahne a\u00e7\u0131s\u0131ndan kurdu\u011fumuzda daha kesinlikle saptanabilir. Ama\u00e7lanan, orkestra \u00e7ukurunu \u00f6rtmektir. Oyuncularla izleyicileri dirileri \u00f6l\u00fclerden ay\u0131r\u0131rcas\u0131na birbirlerinden uzakla\u015ft\u0131ran, suskunlu\u011fu tiyatroda y\u00fccelik duygusunu artt\u0131ran, operada ise t\u0131n\u0131lar\u0131 ruhsal ar\u0131nmay\u0131 getiren, sahnenin t\u00fcm \u00f6\u011feleri aras\u0131nda dinsel k\u00f6kenin izlerini en a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde ta\u015f\u0131yan orkestra \u00e7ukuru, art\u0131k i\u015flevini yitirmi\u015ftir. Sahne bug\u00fcnde y\u00fcksektedir; ama art\u0131k dipsiz bir u\u00e7urumdan y\u00fckselir gibi de\u011fildir, bir k\u00fcrs\u00fcye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u015eimdi ama\u00e7, bu k\u00fcrs\u00fcye yerle\u015fmeyi ba\u015farmakt\u0131r. Durum budur. Gelgelelim, \u00e7o\u011fu kez oldu\u011fu gibi burada da \u00e7abalar, yeni durumun gere\u011fini yapmaya de\u011fil, o yeni durumu g\u00f6zlerden saklama ere\u011fine y\u00f6neliktir. Tragedyalar ve operalar, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de yaz\u0131lmaktad\u0131r; de\u011feri uzun ge\u00e7mi\u015fe dayanan bir uygulamayla kan\u0131tlanm\u0131\u015f bir sahne ayg\u0131t\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe bak\u0131l\u0131rsa bu t\u00fcrlerin buyru\u011fundad\u0131r. Oysa ger\u00e7ekte yap\u0131lan, ge\u00e7erlili\u011fini yitirmi\u015f bir ayg\u0131ta gere\u00e7 sa\u011flamaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u201cM\u00fczik\u00e7ilerin, yazarlar\u0131n ve ele\u015ftirmenlerin kendi durumlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131kla g\u00f6rememeleri \u00e7ok \u00f6nemli sonu\u00e7lara yol a\u00e7makta, ama bu sonu\u00e7lar gerekti\u011fince dikkate al\u0131nmamaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ellerinde bir ayg\u0131t bulundu\u011funa inan\u0131rken, ger\u00e7ekte o ayg\u0131t\u0131n buyru\u011funda olan ki\u015filer, art\u0131k hi\u00e7 bir bi\u00e7imde denetleyemedikleri bir ayg\u0131t\u0131 savunmaktad\u0131rlar. Kan\u0131lar\u0131n\u0131n tersine, bu ayg\u0131t \u00fcreticinin yan\u0131nda de\u011fil, kar\u015f\u0131s\u0131nda yer alan bir ara\u00e7t\u0131r art\u0131k.\u201d Brecht, bu s\u00f6zleriyle bir yan\u0131lsamay\u0131, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tiyatronun temelini edebiyatta buldu\u011fu yan\u0131lsamas\u0131n\u0131 y\u0131kmaktad\u0131r. Bu yan\u0131lsama ne t\u00fcketim tiyatrosu i\u00e7in(1), ne de Brecht\u2019in kendi tiyatrosu i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Metin iki tiyatro a\u00e7\u0131s\u0131ndan da hizmet eder konumdad\u0131r; t\u00fcketim tiyatrosunda i\u015fletmenin(2) ayakta tutulmas\u0131, Brecht\u2019in tiyatrosunda ise tiyatronun de\u011fi\u015ftirilmesi amac\u0131na hizmet eder. Peki bu sonuncu \u015f\u0131k nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fir? K\u00fcrs\u00fcye- \u00c7\u00fcnk\u00fc sahne, k\u00fcrs\u00fcye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr- yada, Brecht\u2019in deyi\u015fiyle, \u201cyay\u0131n kurumlar\u0131na\u201d g\u00f6re bir oyun var m\u0131d\u0131r? Varsa, nas\u0131l yap\u0131dad\u0131r bu tiyatro? \u201c\u00c7a\u011fc\u0131l Tiyatro\u201d(3), k\u00fcrs\u00fcye uygun d\u00fc\u015fmenin tek yolu politik nitelikteki tezli oyunlarda(4) bulmu\u015f gibiydi. Ama bu politik tiyatro -i\u015fleyi\u015fi nas\u0131l olursa olsun -tiyatro ayg\u0131t\u0131n\u0131n kentsoylu kitleleri i\u00e7in yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktalar\u0131na bu kez proleter kitlenin ge\u00e7mesini sa\u011flad\u0131 yaln\u0131zca. Sahne ile izleyici, oyun metni ile o metnin oynan\u0131\u015f\u0131, y\u00f6netmen ile oyuncu aras\u0131ndaki i\u015flevsel ba\u011flam ise hemen hi\u00e7 bir de\u011fi\u015fime u\u011framad\u0131. \u0130\u015fte epik tiyatro, bu i\u015flevsel ba\u011flam\u0131 temelinden de\u011fi\u015ftirme giri\u015fimini \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 yapar. \u0130zleyicisine \u201cd\u00fcnyay\u0131 simgelen dekorlar\u0131\u201d (ba\u015fka bir de\u011fi\u015fle izleyicinin s\u00fcrg\u00fcn edildi\u011fi bir mekan\u0131) de\u011fil, konumu elveri\u015fli bir sergi salonunu sunar. Epik tiyatronun sahnesi kar\u015f\u0131s\u0131nda izleyiciler, bir deney i\u00e7in kullan\u0131lmalar\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fclen, uyutulmu\u015f ki\u015filerden olu\u015fan bir kitle de\u011fil, sahneden istemlerinin yerine getirilmesini bekleyen bir ilgililer toplulu\u011fudur.<\/p>\n<p>Epik tiyatronun metinleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6steri, usta i\u015fi bir yorum de\u011fil, metnin s\u0131k\u0131 bir denetimden ge\u00e7mesi demektir. G\u00f6steri a\u00e7\u0131s\u0131ndan metin, g\u00f6sterinin getirdi\u011fi yeni \u00e7\u00f6z\u00fcmlemlerin ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 saptayan bir \u00f6l\u00e7ek olup, art\u0131k g\u00f6sterinin temelini olu\u015fturmaktan uzakt\u0131r. Epik tiyatroda y\u00f6netmen, oyuncusuna yaratmas\u0131 gereken etkiye ili\u015fkin y\u00f6nerimler de\u011fil, kar\u015f\u0131s\u0131nda tutum alaca\u011f\u0131 savlar verir. Y\u00f6netmen kar\u015f\u0131s\u0131nda oyuncu, herhangi bir rol ile \u00f6zde\u015fle\u015fmekle y\u00fck\u00fcnl\u00fc ki\u015fi de\u011fil, bu rol\u00fcn d\u00f6k\u00fcm\u00fcn\u00fc yapmakla y\u00fck\u00fcml\u00fc ki\u015fidir.<\/p>\n<p>Bu denli de\u011fi\u015fime u\u011fram\u0131\u015f i\u015flevlerin, eskisinden de\u011fi\u015fik \u00f6\u011feleri temel almas\u0131 do\u011fald\u0131r. Brecht\u2019in k\u0131sa s\u00fcre \u00f6nce(5) Berlin\u2019de sergilenen \u201c\u0130nsan \u0130nsand\u0131r\u201d (Mann ist Mann ) adl\u0131 yap\u0131t\u0131, bu durumun s\u0131nanmas\u0131 i\u00e7in en iyi olanaklar\u0131 sa\u011flad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc tiyatronun m\u00fcd\u00fcr\u00fc Legal\u2019in y\u00fcrekli ve bilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 sonucu g\u00f6steri, y\u0131llard\u0131r Berlin\u2019de en iyi oyunlardan biri olmakla kalmay\u0131p, epik tiyatronun bug\u00fcne de\u011fin g\u00f6r\u00fclen ilk \u00f6rne\u011fini sergiledi. \u0130zleyiciler, ilk gecenin a\u011f\u0131r havas\u0131 ortadan kalkar kalkmaz komediyi her t\u00fcrl\u00fc profesyonel ele\u015ftiriden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak benimseyiverdiler \u00e7\u00fcnk\u00fc epik tiyatronun kavran\u0131lmas\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin tek kayna\u011f\u0131, bu tiyatronun ya\u015fama bu denli yak\u0131n olu\u015funda yatmaktad\u0131r. Kuram ise, ya\u015fam\u0131m\u0131zda uzaktan yak\u0131ndan ilintisi bulunmayan bir uygulaman\u0131n s\u00fcrg\u00fcn\u00fcnde \u00f6mr\u00fcn\u00fc t\u00fcketmektedir. \u00d6yle ki esteti\u011fin kurallara s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 dilinde Kollo\u2019nun(6) bir operetinin de\u011ferlerinin betimlenmesi, Brecht\u2019in bir oyununun de\u011ferlerinin betimlenmesinden daha kolayd\u0131r. Bu durumun ba\u015fl\u0131ca nedeni ise, Brecht\u2019in tiyatrosunun, kendini yeni tiyatronun, yeni sahnenin olu\u015fturma ere\u011fine t\u00fcm\u00fcyle adayabilmek i\u00e7in, edebiyat kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6zg\u00fcr bir tutum almas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Epik tiyatro gestus\u2019a dayanan bir tiyatrodur.(7) Geleneksel anlamda ne \u00f6l\u00e7\u00fcde yaz\u0131nsal olabilece\u011fi ise, ayr\u0131 bir sorudur. Gestus epik tiyatronun gerecidir; bu gerecin amaca uygunluk ilkesi do\u011frultusunda de\u011ferlendirilmesi de epik tiyatronun g\u00f6revidir. \u0130nsanlar\u0131n aldat\u0131c\u0131 nitelikteki a\u00e7\u0131klama ve savlar\u0131yla, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7okkesitlili\u011fi ve bulan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda getus\u2019un iki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r. Birinci olarak gestus\u2019ta yapayl\u0131\u011fa ka\u00e7ma olana\u011f\u0131 ancak belli \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u00f6z konusu olabilir; gestus g\u00f6ze \u00e7arp\u0131c\u0131 olmaktan uzakla\u015f\u0131p, al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f\u0131n, do\u011fal olan\u0131n do\u011frultusunda geli\u015fti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, yapayl\u0131k olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 da azal\u0131r. Gestus\u2019un ikinci \u00fcst\u00fcn yan\u0131 insanlar\u0131n eylem ve giri\u015fimlerindeki durumun tersine, saptanabilir bir ba\u015flang\u0131\u00e7\u0131n yine saptanabilir bir sonucun bulunmas\u0131d\u0131r. Belli bir tutumun -bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fam\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde yer almas\u0131na kar\u015f\u0131n -her \u00f6\u011fesinde varolan bu kesin s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015fl\u0131k ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck ayn\u0131 zamanda gestus\u2019un diyalektik nitelikteki temel olgular\u0131ndan biridir. B\u00fct\u00fcn bunlar, \u015fu \u00f6nemli sonuca g\u00f6t\u00fcrmektedir bizi: Elde edece\u011fimiz gestus\u2019lar\u0131n say\u0131s\u0131 eylemde bulunan eylemlerini kesti\u011fimiz, duraksatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00f6l\u00e7\u00fcde artacakt\u0131r. Bu nedenle epik tiyatroda olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 kesmek (Unterbrechung), \u00f6nde gelir. Kula\u011f\u0131 t\u0131rmalay\u0131c\u0131 nakaratlar\u0131yla Brecht\u2019in \u015fark\u0131lar\u0131n\u0131n bi\u00e7imsel edimi, bu kesmeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Epitk tiyatroda metnin i\u015flevi gibi g\u00fc\u00e7 bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n derinliklerine dalmaks\u0131z\u0131n, \u015f\u00f6yle bir saptama yapabiliriz burada: Belli durumlarda metnin ana i\u015flevi, eylemi -o eylemi sergileme ya da destekleme tasas\u0131ndan t\u00fcm\u00fcyle uzak kalarak -duraklatmakt\u0131r. s\u00f6z konusu olan salt ba\u015fka oyuncunun eylemini kesmek de\u011fildir; oyuncu, kendi eylemini de duraklatacakt\u0131r. Duraklatman\u0131n eylemin ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 geciktirici yap\u0131s\u0131yla, burada kazand\u0131r\u0131lan \u00e7er\u00e7evenin yan eylem (Episode) niteli\u011findeki yap\u0131s\u0131, gestus\u2019a dayanan tiyatroyu epik tiyatroya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>\u015e\u00f6yle bir a\u00e7\u0131klama yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: Epik tiyatronun g\u00f6revi olaylar geli\u015ftirmekten \u00e7ok, durumlar (Zustaende) sergilemektir. Epik tiyatronun dramaturgisine ili\u015fkin savs\u00f6zlerin hemen t\u00fcm\u00fc yank\u0131s\u0131z yitip giderken, bu sonuncusu hi\u00e7 olmazsa bir yanl\u0131\u015f anlaman\u0131n konusunu olu\u015fturabilecek kerte dikkate al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum da, s\u00f6z\u00fc edilen yanl\u0131\u015f anlaman\u0131n ete\u011fine yap\u0131\u015fmak i\u00e7in hemen yeterli bir neden say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte buradaki durumlar, eski kuramc\u0131larca \u201cOrtam\u201d (Milieu) diye adland\u0131r\u0131lan \u00f6\u011feden ba\u015fka bir \u015fey olamaz gibiydi. Anlay\u0131\u015f bi\u00e7imi bu olunca da, yeniden do\u011falc\u0131 (naturalist) tiyatroya d\u00f6nmek istiyormu\u015f gibi bir izlenim do\u011fuyordu. Oysa kimse, b\u00f6yle bir iste\u011fi savunacak kerte saf olamaz.<\/p>\n<p>K\u00fcrs\u00fcyle ilgisi bulunmayan do\u011falc\u0131 sahne, t\u00fcm\u00fcyle yan\u0131lsamaya dayanan bir sahnedir; bu sahnenin, kendisinin bir tiyatro oldu\u011fu yolundaki bilinci \u00fcretken k\u0131labilmesi olanaks\u0131zd\u0131r. Tersine, her dinamik sahne gibi do\u011falc\u0131 sahne de kendini ger\u00e7e\u011fi yans\u0131tabilme ere\u011fine t\u00fcm\u00fcyle adayabilmek i\u00e7in, bu bilinci susturmak, kovmak zorundad\u0131r. Epik tiyatro ise kendi i\u00e7ersinde s\u00fcrekli olarak bir tiyatro oldu\u011funa ili\u015fkin canl\u0131 ve \u00fcretken bir bilinci ayakta tutar. Ger\u00e7ekli\u011fin \u00f6\u011felerini bir deneysel d\u00fczen anlam\u0131nda i\u015fleyebilme yetene\u011fini epik tiyatroya kazand\u0131ran, bu bilin\u00e7tir. Durumlar, bu deneyin ba\u015f\u0131nda de\u011fil, sonunda yer al\u0131r. Ba\u015fka deyi\u015fle durumlar izleyiciye yakla\u015ft\u0131r\u0131lmaz, ondan uzakla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. \u0130zleyici, do\u011falc\u0131 tiyatroda oldu\u011fu gibi kendini be\u011fenmi\u015f bir tutumla de\u011fil, ama \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla alg\u0131lar g\u00f6sterilenlerin ger\u00e7ek durumlar oldu\u011funu. Epik tiyatro, yaratt\u0131\u011f\u0131 bu \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla kayna\u011f\u0131n\u0131 Sokrates\u2019te bir uygulamay\u0131 \u00f6d\u00fcns\u00fcz ve ar\u0131 bir bi\u00e7im i\u00e7erisinde onurland\u0131rm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. \u015ea\u015f\u0131ran kimse, ilgi duymaya ba\u015flar; ilgi, yaln\u0131zca \u015fa\u015f\u0131ran kimsede \u00f6zg\u00fcn bi\u00e7imiyle, kayna\u011f\u0131ndan varolur. Epik tiyatroda bu \u00f6zg\u00fcn ilgiyi do\u011frudan uzmanca bir ilgiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye y\u00f6nelik giri\u015fim, Brecht\u2019e \u00f6zg\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminin de en belirleyici \u00f6zelliklerinden biridir.<\/p>\n<p>\u201c Nedensiz d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen\u201d ilgililere seslenir epik tiyatro. Bu tutum ise ger\u00e7ekte s\u00f6z\u00fc edilen ilgililerin kitlelerle payla\u015ft\u0131klar\u0131 bir tutumdur. Brecht\u2019in diyalektik \u00f6zdek\u00e7ili\u011fi, bu kitlelerin tiyatroya uzmanca, ama hi\u00e7 bir zaman \u201c e\u011fitim\u201d yolunu izlemek zorunda kalmayan bir ilgi duymalar\u0131n\u0131 sa\u011flamak \u00e7abas\u0131 i\u00e7ersinde, kendini her t\u00fcrl\u00fc ku\u015fkudan uzak a\u00e7\u0131kl\u0131kta benimsetir. \u201cSpor salonlar\u0131n\u0131n spordan anlayanlarla dolu olmas\u0131 gibi, b\u00f6yle bir tiyatroyu da \u00e7ok k\u0131sa zamanda tiyatrodan anlayanlarla doldurmak, i\u015ften bile de\u011fildir\u201d<\/p>\n<p>Epik tiyatroda daha \u00e7ok durumlar\u0131n yans\u0131t\u0131lmas\u0131 de\u011fil, ama bulunup ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 s\u00f6z konusudur. Durumlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ise olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n kesilmesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Bir aile sahnesini alal\u0131m en yal\u0131n \u00f6rnek olarak.. Sahneye ans\u0131z\u0131n bir yabanc\u0131 girer. Kad\u0131n elindeki yast\u0131\u011f\u0131 k\u0131z\u0131na f\u0131rlatmak \u00fczere s\u0131kmaktad\u0131r. Baba ise polis \u00e7a\u011f\u0131rmak \u00fczere pencereyi a\u00e7maya davranm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte yabanc\u0131, kap\u0131da o anda belirir. 1900\u2019lerde s\u00f6ylendi\u011fi gibi, bir \u201ctablo\u201d(8) olu\u015fmu\u015ftur \u015fimdi. Ba\u015fka deyi\u015fle, yabanc\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda bir durum vard\u0131r: Yatak karmakar\u0131\u015f\u0131k, pencere a\u00e7\u0131k, e\u015fyalar da\u011f\u0131n\u0131kt\u0131r. Ancak bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re, kentsoylu ya\u015fam\u0131n\u0131n yukardakinden daha al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f sahneleri de etki a\u00e7\u0131s\u0131ndan bununla a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 e\u015f d\u00fczeydedir. Toplum d\u00fczenimizdeki y\u0131k\u0131nt\u0131lar ne denli b\u00fcy\u00fck boyutlara varm\u0131\u015fsa (ba\u015fka deyi\u015fle gerek ki\u015fili\u011fimizden \u00f6t\u00fcr\u00fc, gerekse bu y\u0131k\u0131nt\u0131lardan \u00f6t\u00fcr\u00fc kendimize hesap verebilme yetene\u011fimiz ne \u00f6l\u00e7\u00fcde zarar g\u00f6rm\u00fc\u015fse ) yabanc\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 sahne ile aras\u0131nda varolan uzakl\u0131k da o denli vurgulanm\u0131\u015f olacakt\u0131r. B\u00f6yle bir yabanc\u0131y\u0131, Brecht \u2018in \u201c Denemelerinden\u201d tan\u0131maktay\u0131z: Suebyal\u0131 \u201c Utis\u201d, tek g\u00f6zl\u00fc Polyphemos\u2019un ma\u011faras\u0131na giden Odysseus\u2019un kar\u015f\u0131t\u0131 bir tiptir.<\/p>\n<p>Keuner de -yabanc\u0131n\u0131n ad\u0131, budur- \u201cS\u0131n\u0131fl\u0131 Devlet&#8221; denen tek g\u00f6zl\u00fc canavar\u0131n ma\u011faras\u0131na gider. Her iki tip de zeki, ac\u0131 \u00e7ekmeye al\u0131\u015fk\u0131n, deneyimlerden yana zengin ve bilgedirler. Odesseus, \u00fctopya niteli\u011findeki her t\u00fcrl\u00fc idealizme engel olan bir yazg\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n etkisi alt\u0131nda geri d\u00f6nmekten ba\u015fka bir \u00e7are d\u00fc\u015f\u00fcnmez. Keuner ise e\u015fi\u011finden d\u0131\u015far\u0131 ad\u0131m\u0131n\u0131 atmaz. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc katta bulunan evinden a\u015fa\u011f\u0131 indi\u011finde, bah\u00e7edeki a\u011fa\u00e7lardan ho\u015flan\u0131r. \u015e\u00f6yle sorar arkada\u015flar\u0131: \u201cA\u011fa\u00e7lar\u0131 sevdi\u011fine g\u00f6re, neden hi\u00e7 ormana gitmiyorsun?\u201d Bay Keuner, \u015f\u00f6yle yan\u0131tlar \u201cBen, bah\u00e7emdeki a\u011fa\u00e7lar\u0131 sevdi\u011fimi s\u00f6ylememi\u015f miydim size?\u201d Brecht\u2019in bir defas\u0131nda -can\u0131 yerinden k\u0131p\u0131rdamak istemedi\u011fi i\u00e7in -sahneye yatar konumda getirilmesini \u00f6nerdi\u011fi bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc, Bay Keuner\u2019i sahnede varl\u0131\u011fa kavu\u015fturmak, yeni tiyatronun \u00e7abalar\u0131n\u0131n ere\u011fidir. Bu tiyatronun k\u00f6kenlerinin ne denli eskiye uzand\u0131\u011f\u0131 saptand\u0131\u011f\u0131nda, \u015fa\u015f\u0131rmamak olanaks\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc eski Yunanl\u0131lardan bu yana, Avrupa tiyatrosunda trajik olmayan kahraman aray\u0131\u015f\u0131, hi\u00e7 bitmemi\u015ftir. B\u00fcy\u00fck oyun yazarlar\u0131, Antik \u00c7a\u011f\u0131n t\u00fcm yeniden do\u011fu\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131n, Yunan Tragedyas\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcn tipiyle aralar\u0131na her zaman en b\u00fcy\u00fck uzakl\u0131\u011f\u0131 koymu\u015flard\u0131r. Bu yolun orta \u00e7a\u011fda Hroswitha\u2019da(9) dinsel oyunlarda (Mysterienspiel), daha sonra Gryhius(10), Lenz(11) ve Grabbe\u2019de(12) nas\u0131l belirginle\u015fti\u011fini, Goethe\u2019nin de Faust II de ayn\u0131 yola girdi\u011fini burada inceleyecek de\u011filiz.<\/p>\n<p>Belirtilmesi gereken, bu yolun en Almanlara \u00f6zg\u00fc yol oldu\u011fudur. -Bunun normal bir yol de\u011fil, orta\u00e7a\u011f ve barok d\u00f6neminin tiyatro miras\u0131n\u0131 klasi\u011fin soylu, ama verimsiz birikiminden ge\u00e7irerek bize ula\u015ft\u0131ran bir gizli yol, bir patika oldu\u011fu da s\u00f6ylenebilir hi\u00e7 ku\u015fkusuz. Bu patika, \u00e7al\u0131lar aras\u0131nda ne denli yitip gitmi\u015f olursa olsun, Bug\u00fcn Brecht\u2019in oyunlar\u0131nda g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kmaktad\u0131r(13). Trajik olmayan kahraman, bu Alman gelene\u011finin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bu Kahraman\u0131n sahnede bir paradoks niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan ve salt sahneye \u00f6zg\u00fc varolu\u015funu, ger\u00e7ek varolu\u015fumuzdan \u00e7\u00f6zmenin gerekli ele\u015ftirmenlerce de\u011fil, ama g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn Georg Lukacs ve Franz Rosenzweig gibi b\u00fcy\u00fcklerince erken saptanm\u0131\u015ft\u0131r. Lukacs, bundan yirmi y\u0131l \u00f6nce yazd\u0131klar\u0131nda, Platon\u2019un en y\u00fcce ki\u015fi olan bilge\u2019nin dramatiklik niteli\u011finden uzak yap\u0131s\u0131n\u0131 saptam\u0131\u015f oldu\u011funu belirtir. Ama Platon, bu tutumuna kar\u015f\u0131n diyaloglar\u0131nda bilge ki\u015fiyi sahnenin e\u015fi\u011fine dek getirmi\u015ftir. Epik tiyatroda dramatik olma niteli\u011finin -durumunun her zaman b\u00f6yle olmas\u0131na kar\u015f\u0131n-diyaloga oranla daha bask\u0131n oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclebilir; ama bu sav, epik tiyatronun felsefe i\u00e7eri\u011finin daha dar kapsaml\u0131 olmas\u0131n\u0131 gerektirmez.<\/p>\n<p>Epik tiyatronun getirdi\u011fi bi\u00e7imler yeni teknik bi\u00e7imlere, ba\u015fka de\u011fi\u015fle sinema ve radyoya uygun d\u00fc\u015fmektedir. Epik tiyatro, tekni\u011fin doruk noktas\u0131ndad\u0131r. Sinema alan\u0131nda giderek yerle\u015fen bir ilke, izleyiciye istedi\u011fi anda \u201cizlemeye ba\u015flamak\u201d olana\u011f\u0131n\u0131 sunmu\u015ftur; kar\u0131\u015f\u0131k ko\u015fullardan ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131, her b\u00f6l\u00fcm\u00fcn b\u00fct\u00fcn i\u00e7in ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 de\u011ferin yan\u0131 s\u0131ra, kendi ba\u015f\u0131na ba\u011f\u0131ms\u0131z bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olu\u015fturmas\u0131 bu ilkenin gerekleridir. Radyo alan\u0131nda ise, d\u00fc\u011fmeyi istedi\u011fi an a\u00e7\u0131p kapayabilen bir izleyici kitlesinin varl\u0131\u011f\u0131, s\u00f6z\u00fc edilen durumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6zellikle zorunlu k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Epik Tiyatro, bu bulu\u015fa sahne i\u00e7inde uygulama alan\u0131 kazand\u0131r\u0131r. \u0130lke olarak epik tiyatroda, ge\u00e7 kalan izleyiciler diye bir \u015fey yoktur. Bu \u00f6zelli\u011fin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 olgu, \u015fudur: Epik tiyatronun tiyatroyu toplumsal bir g\u00f6steri d\u00fczeyine y\u00fckseltme \u00e7abalar\u0131nda kazand\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131, tiyatronun bir ak\u015fam e\u011flencesi kurumu niteli\u011fine getirdi\u011fi s\u0131ralamadan \u00e7ok daha kapsaml\u0131d\u0131r. Kabarede burjuva s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00fcyeleri ile sanat\u00e7\u0131 ve \u00f6\u011frenciler birbirine kar\u0131\u015f\u0131r; varyetede k\u00fc\u00e7\u00fck ve b\u00fcy\u00fck burjuva aras\u0131ndaki u\u00e7urum, bir ak\u015fam i\u00e7in bile olsa, kapan\u0131r; Brecht\u2019in tasarlad\u0131\u011f\u0131, sigara i\u00e7me yasa\u011f\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 tiyatronun s\u00fcrekli konuklar\u0131 ise proleter s\u0131n\u0131f\u0131ndan gelirler. Bu izleyiciler i\u00e7in epik tiyatronun oyuncudan, \u201c\u00dc\u00e7 Kuru\u015fluk Opera\u201d da tahta baca\u011f\u0131n se\u00e7imi sahnesini, \u201c izleyicilerin yaln\u0131z bir numaray\u0131 g\u00f6rmek i\u00e7in bir kez daha tiyatroya gelmelerini sa\u011flayacak bi\u00e7imde\u201d yans\u0131tmas\u0131n\u0131 istemesinin yad\u0131rganacak yan\u0131 yoktur. Neher\u2019in(14) Projeksiyonlar\u0131, bir sahnenin dekorlar\u0131 olmaktan \u00e7ok, bu t\u00fcr numaralar\u0131n afi\u015fleri niteli\u011findedir. Bir b\u00fct\u00fcn olarak afi\u015f, \u201cyaz\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f tiyatro\u201dnun (literarisiertes Theater) \u00f6\u011feleri aras\u0131nda yer al\u0131r. \u201cYaz\u0131nsalla\u015ft\u0131rma, \u2018bi\u00e7imlenen\u2019 ile \u2018s\u00f6zc\u00fcklerle dile getirilenin birbiriyle kayna\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir ve tiyatroya, tinsel d\u00fczeyde \u00e7al\u0131\u015fmalar yapan ba\u015fkaca kurumlarla ilinti kurabilme olana\u011f\u0131 kazand\u0131r\u0131r\u201d Ba\u015fka deyi\u015fle, kurumlarla ve sonunda do\u011frudan kitab\u0131n kendisiyle kurulabilecek bir ilinti s\u00f6z konusudur. \u201cDipnotu ile, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma amac\u0131yla sayfa \u00e7evirmek, dramatik alan a\u00e7\u0131s\u0131ndan da s\u00f6z konusu olmal\u0131d\u0131r.\u201d Peki neyi sergiler Neher\u2019in resimleri? Brecht, \u015f\u00f6yle yazar: \u201cBu resimler, sahnedeki olaylar kar\u015f\u0131s\u0131nda tutum al\u0131\u015ft\u0131r; \u00f6yle ki, Mahangonny\u2019deki ger\u00e7ek obur, resimde betimlenen oburun \u00f6n\u00fcnde oturur.\u201d Buraya de\u011fin, s\u00f6ylenecek bir \u015fey yoktur. Ama oynanan ger\u00e7ekli\u011fin, resimdeki ger\u00e7eklikten daha bask\u0131n oldu\u011fu konusunda kim g\u00fcvence verebilir? Hi\u00e7bir \u015fey bizi, oynanan\u0131 ger\u00e7ek olan\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7irmekten, ba\u015fka deyi\u015fle sahnenin arka k\u0131sm\u0131ndaki resme oynanandan daha ileri \u00f6l\u00e7\u00fcde ger\u00e7eklik kazand\u0131rmaktan al\u0131koyamaz. B\u00f6ylece sahnelenen b\u00f6l\u00fcmlerin kendine \u00f6zg\u00fc ve g\u00fc\u00e7l\u00fc etkisinin anahtar\u0131, belki ancak bu yap\u0131ld\u0131ktan sonra elde edilebilecektir. Oyunculardan baz\u0131lar\u0131, arka planda kalan g\u00fc\u00e7lerin egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131rlar. Bu oyuncular, Platon\u2019un idea\u2019lar d\u00fcnyas\u0131nda oldu\u011fu gibi, bulunduklar\u0131 yerde \u015feylerin modelini olu\u015fturarak etkinlik kazan\u0131rlar.<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re Neher\u2019in projeksiyonlar\u0131n\u0131 \u00f6zdek\u00e7i idealar, ba\u015fka deyi\u015fle ger\u00e7ek \u201cdurumlar\u201d\u0131n idea\u2019lar\u0131 sayabilme olana\u011f\u0131 vard\u0131r; bunlar olaya ne denli yakla\u015fm\u0131\u015f olursa olsun, kenar \u00e7izgilerindeki titremeler, g\u00f6r\u00fcnebilmek i\u00e7in kendilerini \u00e7ok daha yo\u011fun bir yak\u0131nl\u0131ktan koparm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 ortaya koyar. Tiyatronun s\u00f6zler, afi\u015fler ve ba\u015fl\u0131klar\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yaz\u0131nsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 -buna ko\u015fut \u00c7in uygulamalar\u0131, Brecht taraf\u0131ndan bilinmekteydi; biz de ayn\u0131 konuyu ba\u015fka zaman ayr\u0131ca ele alaca\u011f\u0131z -\u201dsahneyi konunun yaratabilece\u011fi co\u015fkulardan\u201d ar\u0131nd\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lar. Brecht, ayn\u0131 amac\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi do\u011frultusunda daha da ilerler ve epik oyucunun sergileyebilece\u011fi olaylar\u0131n bilinen olaylar aras\u0131ndan se\u00e7ilmesinin daha uygun olup olmayaca\u011f\u0131 sorusunu sorar. \u201cB\u00f6yle bir durumda tarihsel olaylar, en elveri\u015fli olaylar olacakt\u0131r.\u201d Ancak b\u00f6yle bir durumda da olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131nda belli \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin kullan\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacak, vurgular, zaten beklentiler do\u011frultusundaki b\u00fcy\u00fck kararlara de\u011fil, ba\u015fkalar\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmas\u0131 olanaks\u0131z, ba\u015fka de\u011fi\u015fle biricik niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan olaylara kayd\u0131r\u0131lacakt\u0131r. \u201cB\u00f6yle de olabilir bundan \u00e7ok de\u011fi\u015fikte olabilir\u201d- epik tiyatronun oyun yazar\u0131n\u0131n temel tutumu, budur. Epik oyun yazar\u0131yla ele ald\u0131\u011f\u0131 olay aras\u0131ndaki ili\u015fki, bale \u00f6\u011fretmeni ile \u00f6\u011frencisi aras\u0131ndaki ili\u015fki gibidir; ilk yap\u0131lacak i\u015f eklem yerlerine olabildi\u011fince esneklik kazand\u0131rmakt\u0131r. Epik oyunun yazar\u0131 da Strindberg\u2019in tarihi oyunlar\u0131n\u0131 yazarken yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapacak, tarihi ve psikolojik kal\u0131plardan uzakla\u015facakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Strindberg, bilin\u00e7li olarak epik nitelikte, trajik olmayan bir tiyatro ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi denemi\u015ftir. Tarihsel i\u00e7erikli oyunlarda, ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcncesinin t\u00fcm at\u0131lganl\u0131\u011f\u0131 ile ve g\u00fclmece yan\u0131yla, gestus\u2019u temel alan tiyatroya uzanan yolun \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bireysel nitelikli oyunlar\u0131nda k\u00f6kenini H\u0131ristiyanl\u0131kta bulan \u201c \u0130sa\u2019n\u0131n \u00e7ekti\u011fi ac\u0131lar\u201d konusunda zaman zaman d\u00f6nm\u00fc\u015f olan Strindberg\u2019in dramatik verimi i\u00e7erisinde, Hz \u0130sa\u2019n\u0131n ac\u0131 \u00e7ekti\u011fi son yolculu\u011funu konu alan \u201c \u015eam Yolu\u201d (Nach Damaskus) ile, \u015fark\u0131l\u0131 oyunu \u201c Gustav Adolf\u201d, kutuplar\u0131 olu\u015ftururlar. Brecht ile \u201c \u00e7a\u011fc\u0131l oyun \u201c diye adland\u0131r\u0131lan olgu aras\u0131nda bulunan ve Brecht\u2019in \u201c\u00f6\u011fretici oyunlar\u0131yla (Lehrst\u00fcck)\u201d(15)) a\u015fmay\u0131 ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 verimli kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 kavrayabilmek i\u00e7in, yaln\u0131zca bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 yeterlidir. \u00d6\u011fretici oyunlar, epik tiyatro \u00fczerinden ge\u00e7en ve kestirme olmayan bir yol niteli\u011findedir; savl\u0131 oyun (Thesenst\u00fcck), bu yoldan ge\u00e7me \u00e7abas\u0131na katlanmak zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fc edilen yol, Toller ya da Lampel\u2019in oyunlar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ger\u00e7ekten de kestirme olmaktan uzakt\u0131r; bu yazarlar\u0131n oyunlar\u0131, Almanya\u2019daki klasik benzeri yap\u0131tlar gibi \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnceye \u00f6ncelik tan\u0131r, izleyicinin hep belli bir ere\u011fi istemesini sa\u011flar; ba\u015fka bir de\u011fi\u015fle, arz\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda kapsam\u0131 giderek geni\u015flemeyen bir talep \u00e7\u0131kar\u0131r.\u201d Brecht, s\u00f6z\u00fc edilen yazarlar\u0131n tersine, durumlar\u0131m\u0131za d\u0131\u015fardan sald\u0131rmak yerine, onlar\u0131n diyalektik bir tutumla ele\u015ftirilmesini, bu durumlar\u0131n de\u011fi\u015fik \u00f6\u011felerinin birbirinin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r; \u201c\u0130nsan \u0130nsand\u0131r\u201d oyunundaki ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 Galy Gay, toplum d\u00fczenimizin i\u00e7erde\u011fi \u00e7eli\u015fkilerin sergiledi\u011fi bir alandan ba\u015fkaca bir \u015fey de\u011fildir. Brecht\u2019in anlay\u0131\u015f\u0131 do\u011frultusunda, bilge ki\u015fiyi bu t\u00fcr bir diyalekti\u011fin ger\u00e7ek ortam\u0131 olarak tan\u0131mlamak a\u015f\u0131r\u0131 bir davran\u0131\u015f olmayacakt\u0131r belki de. Galy Gay, \u201ci\u00e7ki kullanmayan, \u00e7ok az sigara i\u00e7en ve hemen hi\u00e7 bir tutkusu bulunmayan\u201d bir ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 olarak tan\u0131t\u0131r kendini; sepetini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 dul kad\u0131n\u0131n gece onu \u00f6d\u00fcllendirmek istemesinin nedenini de kavrayamaz: \u201cA\u00e7\u0131k s\u00f6ylemek gerekirse, bir bal\u0131k sat\u0131n almak isterdim.\u201d Ama Galy Gay, yine de \u201c hay\u0131r diyemeyen\u201d bir adam olarak tan\u0131t\u0131l\u0131r. Bu da bilgece bir tutumdur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Galy Gay, varolu\u015fun \u00e7eli\u015fkilerini sonu\u00e7ta a\u015fabilecekleri tek yere \u0130nsano\u011flunun i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131na yerle\u015ftirmi\u015f olmaktad\u0131r. Yaln\u0131zca \u201cuzla\u015fan\u201d, d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirme olanaklar\u0131na sahiptir. B\u00f6ylece bilge d\u00fc\u015f\u00fcnceli yaln\u0131z adam ve emek\u00e7i Galy Gay, bilgeli\u011fine son verilmesine, kendisinin de \u0130ngiliz s\u00f6m\u00fcrge ordusunun sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131 aras\u0131na sokulmas\u0131na boyun e\u011fer.<\/p>\n<p>Daha biraz \u00f6nce kar\u0131s\u0131n\u0131n istedi\u011fi \u00fczerine bal\u0131k sat\u0131n almak \u00fczere evinin kap\u0131s\u0131ndan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. D\u0131\u015farda Hindistan\u2019daki \u0130ngiliz ordusuna mensup bir tak\u0131mla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r; tak\u0131m bir tap\u0131na\u011f\u0131n ya\u011fmalanmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc adam\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. Geri kalan \u00fc\u00e7 ki\u015fi, yitirdikleri arkada\u015flar\u0131n\u0131n yerine en acele taraf\u0131ndan birini bulma pe\u015findedirler. Galy Gay de, hi\u00e7 bir \u015feye hay\u0131r diyemeyen insand\u0131r. Kendisinden ne istediklerini bilmeksizin, rastlad\u0131\u011f\u0131 \u00fc\u00e7 ki\u015finin ard\u0131ndan gider. Att\u0131\u011f\u0131 her ad\u0131mla, sava\u015ftaki adam\u0131n sahip olmak zorunda oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnce, tutum ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 biraz daha benimser; sonunda t\u00fcm\u00fcyle ve kesin bir de\u011fi\u015fime u\u011frayacak, onu bulan kar\u0131s\u0131n\u0131 tan\u0131mayacak, Tibet\u2019teki Sir El Dhovr kalesinin korkulan sava\u015f\u00e7\u0131s\u0131 ve fatihi olacakt\u0131r. \u0130ster ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 olsun, \u0130ster paral\u0131 asker, insan, insand\u0131r. Bir zamanlar nas\u0131l ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k yapt\u0131ysa Galy Gay, \u015fimdi de paral\u0131 askerlik yapacakt\u0131r. \u0130nsan insand\u0131r s\u00f6z\u00fc, burada kendi \u00f6z\u00fcne sadakat de\u011fil, benli\u011finde bir yeni insan\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmaya haz\u0131r olu\u015f durumunu dile getirir.<\/p>\n<p>Tam olarak adland\u0131rmaya kalk\u0131\u015fma kendini, gereksiz<br \/>O ad\u0131 hep bir ba\u015fkas\u0131 ta\u015f\u0131yacak \u00e7\u00fcnk\u00fc. <br \/>D\u00fc\u015f\u00fcnceni y\u00fcksek bir sesle s\u00f6ylemeyi b\u0131rak bir yana. Unut. <br \/>O denli \u00f6nemli de\u011fil ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn. <br \/>An\u0131y\u0131 da \u00e7\u0131kar at belle\u011finden, an\u0131msad\u0131\u011f\u0131n\u0131n <br \/>Varl\u0131\u011f\u0131 son buldu\u011funda.<\/p>\n<p>Epik Tiyatro,tiyatronun e\u011flence olma niteli\u011fini tart\u0131\u015fma konusu yapar; anamalc\u0131 d\u00fczen i\u00e7erisinde onu i\u015flevinden yoksun k\u0131lmakla, toplumsal ge\u00e7erlili\u011fini sarsar. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da ele\u015ftirinin ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 ile bir hesapla\u015fmaya girer. Bu ayr\u0131cal\u0131klar. Belli bir uzmanl\u0131k bilgisinden kaynaklanmakta, bu bilgi de ele\u015ftirmene, reji ve oyun \u00fczerine belli g\u00f6zlemler yapabilme yetene\u011fini kazand\u0131rmaktad\u0131r. Bu g\u00f6zlemler yap\u0131l\u0131rken ba\u015f vurulan \u00f6l\u00e7\u00fclerin ele\u015ftirmence denetlenebildi\u011fi \u00e7ok ender rastlanan bin durumdur.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca ele\u015ftirmen, ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 kimsenin tam olarak bilmeye yana\u015fmad\u0131\u011f\u0131 \u201ctiyatronun esteti\u011fi\u201dne bel ba\u011flayarak s\u00f6z\u00fc edilen \u00f6l\u00e7\u00fctleri bir yana da b\u0131rak\u0131labilir. Gelgelelim, tiyatronun esteti\u011fi geri planda kalmaktan \u00e7\u0131karsa, bu esteti\u011fin tart\u0131\u015fma alan\u0131n\u0131 izleyici kitlesi olu\u015fturursa, son olarak da ayn\u0131 esteti\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc tek tek ki\u015filer \u00fczerinde ruhsal bak\u0131mdan yarataca\u011f\u0131 etkide de\u011fil, bir dinleyici kitlesinin \u00f6rg\u00fctlenmesinde aran\u0131rsa, o zaman \u015fimdiki konumu i\u00e7erisinde ele\u015ftiri, kitlenin \u00f6n\u00fcnde yer alaca\u011f\u0131na, \u00e7ok gerisinde kal\u0131r. Kitle, tart\u0131\u015fmalar, sorumluluk bilinciyle verilen karalar ve belli bir gerek\u00e7eye dayanan tutum al\u0131\u015flarla ayr\u0131mla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 anda, asl\u0131nda ger\u00e7ekleri perdelemekten ba\u015fka bir i\u015fe yaramayan, yapay bir b\u00fct\u00fcn olan \u201c izleyici kitlesi\u201d, ba\u011fr\u0131nda ger\u00e7ek ko\u015fullar do\u011frultusunda olu\u015fan \u00f6bekle\u015fmelere yer vermek i\u00e7in par\u00e7alanmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131nda, ele\u015ftiri de iki yanl\u0131 bir k\u00f6t\u00fc yazg\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r; ba\u015fka de\u011fi\u015fle hem \u201c ajanl\u0131k\u201d karakteri ortaya \u00e7\u0131kar, hem de bu ajanl\u0131k i\u015flevinin art\u0131k ge\u00e7erlili\u011fini yitirdi\u011fine tan\u0131k olur. Sinema i\u00e7in art\u0131k hi\u00e7 s\u00f6z konusu olmayan, tiyatro bak\u0131m\u0131ndan ise saydaml\u0131ktan alabildi\u011fine uzak bi\u00e7imde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren bir kavrama, \u201c izleyici kitlesi\u201dkavram\u0131na seslendi\u011fi i\u00e7in, ele\u015ftiri istese de istemese de, eskilerin \u201cTheokratia\u201d diye adland\u0131rd\u0131klar\u0131 bir \u015feyin, ba\u015fka bir de\u011fi\u015fle temelini tepkilerde ve co\u015fkularda bulan bir kitle egemenli\u011finin savunucusu olur; bu egemenlik, sorumlu bir toplumun almas\u0131 gereken tutumun tam kar\u015f\u0131t\u0131 bir olguyu dile getirir. \u0130zleyicinin bu t\u00fcrden bir tutumuyla ge\u00e7erlilik kazanan \u201c yenilikler\u201d, toplum i\u00e7erisinde ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi olanakl\u0131 olanlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnceleri d\u0131\u015flar, B\u00f6ylece de t\u00fcm \u201cYenile\u015ftirme giri\u015fimleri\u201dnin kar\u015f\u0131t\u0131 olarak belirginle\u015fir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, burada sald\u0131r\u0131n\u0131n ere\u011fi, do\u011frudan do\u011fruya bir temeldir, ba\u015fka bir de\u011fi\u015fle sanat\u0131n yaln\u0131zca \u201cde\u011finip ge\u00e7ebilece\u011fi\u201d, ya\u015fam deneyiminin t\u00fcm kapsam\u0131na do\u011frudan y\u00f6nelmenin ancak \u201cKisch\u201d diye adland\u0131r\u0131lan, sanat de\u011ferinden yoksun sanat- benzeri \u00e7abaya d\u00fc\u015febilece\u011fi, b\u00f6yle bir y\u00f6nelmenin de ancak a\u015fa\u011f\u0131 s\u0131n\u0131flara ili\u015fkin olabilece\u011fi yolundaki g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Gelgelelim s\u00f6z\u00fc edilen temele y\u00f6nelen sald\u0131r\u0131, ayn\u0131 zamanda ele\u015ftirinin ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131lmas\u0131 demektir ve ele\u015ftiri bu durumu alg\u0131lam\u0131\u015ft\u0131r. Epik tiyatroya ili\u015fkin tart\u0131\u015fmada ele\u015ftiriye, ancak bir taraf olarak s\u00f6z hakk\u0131 tan\u0131na bilir.<\/p>\n<p>Sahnenin \u201ckendi kendisini denetleyebilmesi\u201d i\u00e7in, izleyici kitlesine, hayvan terbiyecisinin kafesi dolduran hayvanlara bakt\u0131\u011f\u0131ndan farkl\u0131 bi\u00e7imde bakan oyuncular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 gereklidir. Bu oyuncular i\u00e7in etki ama\u00e7 de\u011fil ara\u00e7t\u0131r. Rus y\u00f6netmeni Meyerhold\u2019a son kez Berlin\u2019e geldi\u011finde, kendi oyuncular\u0131 ile Bat\u0131 Avrupal\u0131 oyuncular aras\u0131nda nas\u0131l bir fark g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc sorulmu\u015ftu. Meyerhold, \u015f\u00f6yle yan\u0131tlad\u0131 bu soruyu: \u201c iki fark var. Birincisi, benim oyuncular\u0131m, d\u00fc\u015f\u00fcnebilen oyunculard\u0131r. ikincisi olarak oyuncular\u0131m, idealist de\u011fil Metaryalist d\u00fc\u015f\u00fcnebilen ki\u015filerdir.\u201d Sahnenin bir akt\u00f6re kurumu oldu\u011funa ili\u015fkin saptama, ancak bilgi iletmekle yetinmeyip, ayn\u0131 zamanda bilgi \u00fcreten bir tiyatro i\u00e7in ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p>Epik tiyatroda oyuncunun e\u011fitim, onu bilgi edinmeye y\u00f6neltecek bi\u00e7imdeki bir oynay\u0131\u015f t\u00fcr\u00fcn\u00fc temel al\u0131r. Oyuncunun edindi\u011fi bilgi ise yaln\u0131z i\u00e7eri\u011fi ile de\u011fil, ama tempolar\u0131, aralar\u0131 ve vurgular\u0131yla oyuncun t\u00fcm oynay\u0131\u015f bi\u00e7imini y\u00f6nlendirir. Ancak bunu, bir bi\u00e7em olarak anlamamak gerekir. \u201c\u0130nsan \u0130nsand\u0131r\u201d\u0131n izlencesinde, \u015fu \u015fartlarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z: Epik tiyatroda oyuncunun \u00e7e\u015fitli i\u015flevleri vard\u0131r; yerine getirdi\u011fi i\u015fleve g\u00f6re, sergiledi\u011fi bi\u00e7em de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler ta\u015f\u0131r.\u201d Gelgelelim, olanaklardan olu\u015fan bu birikim, belli bir diyalekti\u011fin egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131r. ve bi\u00e7em \u00f6\u011felerinin t\u00fcm\u00fc, bu diyalekti\u011fe uymak zorundad\u0131r. \u201cHem rol\u00fcn\u00fc hem de kendini sergilemelidir oyuncu. Rol\u00fcn\u00fc hi\u00e7 ku\u015fkusuz kendini sergileyerek oynar. Rol\u00fcn\u00fc oynayaraktan kendini sergiler. Bu ikisi bir araya gelir ger\u00e7i; ama bu birle\u015fme, hi\u00e7 bir zaman iki g\u00f6rev aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131r\u0131 silecek denli yo\u011fun olmamal\u0131d\u0131r.\u201d Oyuncunun en \u00f6nemli edinimi, \u201cgestus\u2019lar\u0131 al\u0131nt\u0131lanabilir k\u0131lmak\u201dt\u0131r; bir dizgici harfleri nas\u0131l aral\u0131kl\u0131 dizebiliyorsa, oyuncu da gestus\u2019lar\u0131 i\u00e7ersinde aral\u0131klar yerle\u015ftirebilmelidir. \u201cEpik oyun, ak\u0131lc\u0131 tutumla g\u00f6zlenmesi gereken, \u00f6\u011feleri saptamay\u0131 gereksinen bir yap\u0131d\u0131r. Bu durumda da oyunun sergilenmesi de, b\u00f6yle bir g\u00f6zlemin do\u011frultusunda ger\u00e7ekle\u015ftirilmelidir.\u201d Bir epik rejinin birinci g\u00f6revi, canland\u0131r\u0131lan olay ile, b\u00fct\u00fcn aras\u0131ndaki ilintiyi dile getirmektir. Marksist e\u011fitim izlencesi, bir b\u00fct\u00fcn olarak \u00f6\u011fretici davran\u0131\u015f ile \u00f6\u011frenilmesi gereken davran\u0131\u015f aras\u0131nda egemen olan diyalektik taraf\u0131ndan belirlenir; \u201cG\u00f6steren\u201din ba\u015fka de\u011fi\u015fle oyuncunun, e\u015f anlaml\u0131 olarak \u201cg\u00f6sterilmesi\u201d, bu tiyatronun en y\u00fcce buyru\u011fudur. Bu \u00e7\u00f6z\u00fcm, belki baz\u0131lar\u0131na Tieck\u2019in g\u00f6zleme dayanan dramaturgisini an\u0131msatacakt\u0131r. B\u00f6yle bir an\u0131msaman\u0131n neden yan\u0131lt\u0131c\u0131 oldu\u011funu tan\u0131tlamaya kalk\u0131\u015fmak, Brecht\u2019in kuram\u0131n\u0131n sahne tavan\u0131na helezonlu bir merdivenden \u00e7\u0131kmaya kalk\u0131\u015fmak anlam\u0131na gelir. Burada bir noktaya dikkati \u00e7ekmek, yeterli olacakt\u0131r: Romantizm sahnesi, g\u00f6zlemi temel alan t\u00fcm sanatlar\u0131na kar\u015f\u0131n, diyalektik ili\u015fkilerin en \u00f6zg\u00fclerinden birinin gereklerini, ba\u015fka de\u011fi\u015fle kuram ile uygulama aras\u0131ndaki ili\u015fkinin gereklerini yerine getirmeyi hi\u00e7 bir zaman ba\u015faramam\u0131\u015f, yaln\u0131zca -g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki \u201c\u00e7a\u011fc\u0131l tiyatro\u201d(Zeittheater) gibi -bu ere\u011fe ula\u015fabilmek i\u00e7in kendi \u00e7ap\u0131nda bo\u015funa \u00e7aba harcam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Eski sahnenin oyuncusu, \u201ckomedyen\u201d s\u0131fat\u0131yla zaman zaman din adam\u0131n\u0131n i\u015flevine yakla\u015f\u0131rken, epik tiyatro oyuncusu kendini filozofun yan\u0131nda bulmaktad\u0131r. Gestus, diyalekti\u011fin toplumsal \u00f6nemini ve uygulanabilirli\u011fini sergiler. Durumlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan insanlar\u0131 deneyden ge\u00e7irir. Oyunun y\u00f6netmeninin \u00e7al\u0131\u015fmalar s\u0131ras\u0131nda, oyunu incelerken kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fckleri, toplumu somut bi\u00e7imde incelemeksizin yenebilmek olanaks\u0131zd\u0131r. Gelgelelim epik tiyatronun ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 diyalektik, zaman i\u00e7erisinde sahnelerin birbirini izlemesine ba\u011fl\u0131 de\u011fildir; bu diyalektik kendini daha \u00e7ok her zamansal birbirine izleme olgusuna temel olan gestus \u00f6\u011felerinde a\u00e7\u0131\u011fa vurur. Bu olgular, zaman i\u00e7erisinde sahnelerin birbirini izlemesine oranla daha yal\u0131n nitelik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131ndan, ger\u00e7ek anlamda \u00f6\u011fe say\u0131lmazlar.<\/p>\n<p>Durumlar i\u00e7erisinde -insanlar\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n, eylemlerinin ve s\u00f6zlerinin bir yans\u0131s\u0131 olarak-ans\u0131z\u0131n ortaya konan, i\u00e7kin bir diyalektik davran\u0131\u015ft\u0131r. Epik tiyatronun ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturdu\u011fu durum (Zustand), dingin diyalektiktir. Hegel\u2019de nas\u0131l zaman\u0131n ak\u0131\u015f\u0131, diyalekti\u011fin kayna\u011f\u0131 olmay\u0131p, salt o diyalekti\u011fin sergilendi\u011fi alan niteli\u011findeyse, epik tiyatroda da diyalekti\u011fin kayna\u011f\u0131, a\u00e7\u0131klamalar\u0131n ya da davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerinin \u00e7eli\u015fkili ak\u0131\u015f\u0131 de\u011fil, gestus\u2019un kendisidir. Galy Gay\u2019i bir kez \u00fcst\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmesi, bir kez de kur\u015funa dizilmesi i\u00e7in duvar dibine g\u00f6t\u00fcren, tek ve ayn\u0131 nedendir. Onu bal\u0131ktan vazge\u00e7irip file g\u00f6t\u00fcren de tek ve ayn\u0131 nedendir. Bu t\u00fcr bulu\u015flar, epik tiyatroya gelen izleyicilerin ilgilerini doyurabilecek yap\u0131dad\u0131r.<\/p>\n<p>Yazar, bu tiyatroyu al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f, e\u011flence amac\u0131na y\u00f6nelik tiyatrodan ay\u0131ran ve daha ciddi k\u0131lan\u0131 a\u00e7\u0131klamak amac\u0131yla, hakl\u0131 olarak \u015fu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapar: \u201cD\u00fc\u015fman bildi\u011fimiz tiyatroyu salt t\u00fcketime y\u00f6nelik bir tiyatro olmakla su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kendi tiyatromuzda her t\u00fcrl\u00fc e\u011flenceye kar\u015f\u0131 oldu\u011fumuz, \u00f6\u011frenmeyi, ders almay\u0131 insana yal\u0131zca s\u0131k\u0131nt\u0131 veren bir \u015fey sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi bir izlenim yarat\u0131yoruz. \u0130nsan, bir has\u0131mla \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 gerekti\u011finde, \u00e7o\u011fu kez kendi durumunu zay\u0131flat\u0131r; k\u00f6ktenci davran\u0131\u015f\u0131n sava\u015fta daha etkin olu\u015fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, kendi davas\u0131n\u0131 t\u00fcm kapsam ve ge\u00e7erlili\u011finden yoksun k\u0131lar B\u00f6ylece sava\u015f d\u00fczenine sokulan bir dava, belki yengi kazanabilir, ama yenilenin yerini tutabilmesi olanaks\u0131zd\u0131r. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz s\u00fcre\u00e7 ise, ger\u00e7ekte tad alma kayna\u011f\u0131 olan bir s\u00fcre\u00e7tir. \u0130nsan\u0131n ancak belli bir yakla\u015f\u0131mla tan\u0131nabilece\u011fi olgusu bile, bir yengi duygusunu uyand\u0131rmaya yeterlidir; bunun yan\u0131 s\u0131ra, insan\u0131n hi\u00e7 bir zaman b\u00fct\u00fcn\u00fcyle tan\u0131nmayaca\u011f\u0131n\u0131n, son bulmak bilinmeyen, \u00e7ok \u00e7e\u015fitli olas\u0131l\u0131klar\u0131 kendi i\u00e7ersinde saklayan- ki, insan\u0131n geli\u015fme yetene\u011finin kayna\u011f\u0131 da, onun niteli\u011fidir. -bir varl\u0131k oldu\u011funun anla\u015f\u0131lmas\u0131 da haz kayna\u011f\u0131 olan bir sapmad\u0131r. \u0130nsano\u011flunun \u00e7evresinin etkisiyle de\u011fi\u015fmeye haz\u0131r olmas\u0131, kendisinin de \u00e7evresini de\u011fi\u015ftirmek, ba\u015fka de\u011fi\u015fle o \u00e7evre \u00fczerinde sonu\u00e7 do\u011furacak bi\u00e7imde etkin olabilme olana\u011f\u0131na sahip olmas\u0131, yine ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir haz kayna\u011f\u0131d\u0131r. \u0130nsan mekanik, yeri kolayl\u0131kla doldurulabilir, diren\u00e7siz bir varl\u0131k kayna\u011f\u0131 say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde-bug\u00fcn belli toplumsal durumlardan \u00f6t\u00fcr\u00fc b\u00f6yle yap\u0131lmaktad\u0131r. -B\u00f6yle bir haz da s\u00f6z konusu olamaz hi\u00e7 ku\u015fkusuz. Burada Aristoteles\u2019in tragedyan\u0131n etkisine ili\u015fkin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u00e7ine yerle\u015ftirilmesi gereken \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k \u00f6\u011fesi, t\u00fcm\u00fcyle bir yetenek olarak de\u011ferlendirilmelidir. ve bu yetene\u011fin edilmesi olanakl\u0131d\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n ak\u0131\u015f\u0131nda bir t\u0131kan\u0131kl\u0131k, bir duraklama, kendini bir gerileme bi\u00e7iminde duyumsat\u0131r: \u015ea\u015fk\u0131nl\u0131k, bu geriye ak\u0131\u015ft\u0131r. Dingin konumdaki diyalektik, s\u00f6z konusu \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n as\u0131l konusunu olu\u015fturur. Bir kayay\u0131 simgeler \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k; bak\u0131\u015flar, bir kayan\u0131n \u00fcst\u00fcnden olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131na dikilecektir. Jehoo kentindekilerin, \u201c her zaman dolu olan, ama kimsenin s\u00fcrekli kalmad\u0131\u011f\u0131\u201d kenttekilerin bir de \u015fark\u0131lar\u0131 vard\u0131r. olaylar \u00fczerine ; \u015f\u00f6yle ba\u015flar \u015fark\u0131:<\/p>\n<p>Ayaklar\u0131nda k\u0131r\u0131lan dalgalara direnme, <br \/>Suda kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece ayaklar\u0131n<br \/>Hep yeni dalgalar\u0131 k\u0131racakt\u0131r.<\/p>\n<p>Gelgelelim, olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n kayalar\u0131na \u00e7arp\u0131p k\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, art\u0131k bir insan ya\u015fam\u0131 ile bir s\u00f6zc\u00fck aras\u0131nda ayr\u0131m kalmayacakt\u0131r. Her ikisi de epik tiyatroda, dalga s\u0131rt\u0131d\u0131r. Varolu\u015f\u2019u zaman\u0131n yata\u011f\u0131ndan y\u00fckseklere s\u0131\u00e7ratan epik tiyatro, onu bir an par\u0131lt\u0131lar\u0131 i\u00e7erisinde, bo\u015flukta b\u0131rak\u0131r; amac\u0131, onu yeni bir yata\u011fa yerle\u015ftirmektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcnl\u00fc Alman ele\u015ftirmen ve yazar\u0131 Walter Benjamin (1892-1940), Berlin ve Freiburg\u2019da felsefe \u00f6\u011frenimini g\u00f6rd\u00fc. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u0130svi\u00e7re\u2019ye yerle\u015ferek \u00f6\u011frenimini Bern\u2019de s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. 1919 da yazd\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcn \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131ndan say\u0131lan \u201cAlman Romantizm D\u00f6neminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131\u201d (Der Begriff der Kunstkritik in der deutschen Romantik) ba\u015fl\u0131kl\u0131 doktora tezini verdikten sonra Berlin\u2019e d\u00f6nd\u00fc. 1923-25 y\u0131llar\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[64],"tags":[],"class_list":["post-713","post","type-post","status-publish","format-standard","category-tiyatro-uzerine"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcnl\u00fc Alman ele\u015ftirmen ve yazar\u0131 Walter Benjamin (1892-1940), Berlin ve Freiburg\u2019da felsefe \u00f6\u011frenimini g\u00f6rd\u00fc. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u0130svi\u00e7re\u2019ye yerle\u015ferek \u00f6\u011frenimini Bern\u2019de s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. 1919 da yazd\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcn \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131ndan say\u0131lan \u201cAlman Romantizm D\u00f6neminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131\u201d (Der Begriff der Kunstkritik in der deutschen Romantik) ba\u015fl\u0131kl\u0131 doktora tezini verdikten sonra Berlin\u2019e d\u00f6nd\u00fc. 1923-25 y\u0131llar\u0131 [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-04-26T14:20:53+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"36 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin\",\"datePublished\":\"2009-04-26T14:20:53+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\"},\"wordCount\":7141,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\",\"articleSection\":[\"Tiyatro \u00dczerine\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\",\"name\":\"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\",\"datePublished\":\"2009-04-26T14:20:53+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin","og_description":"\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcnl\u00fc Alman ele\u015ftirmen ve yazar\u0131 Walter Benjamin (1892-1940), Berlin ve Freiburg\u2019da felsefe \u00f6\u011frenimini g\u00f6rd\u00fc. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u0130svi\u00e7re\u2019ye yerle\u015ferek \u00f6\u011frenimini Bern\u2019de s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. 1919 da yazd\u0131\u011f\u0131 ve bug\u00fcn \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131ndan say\u0131lan \u201cAlman Romantizm D\u00f6neminde Sanat Ele\u015ftirisi Kavram\u0131\u201d (Der Begriff der Kunstkritik in der deutschen Romantik) ba\u015fl\u0131kl\u0131 doktora tezini verdikten sonra Berlin\u2019e d\u00f6nd\u00fc. 1923-25 y\u0131llar\u0131 [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-04-26T14:20:53+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"36 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin","datePublished":"2009-04-26T14:20:53+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/"},"wordCount":7141,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg","articleSection":["Tiyatro \u00dczerine"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/","name":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg","datePublished":"2009-04-26T14:20:53+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#primaryimage","url":"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg","contentUrl":"http:\/\/aniceylan.files.wordpress.com\/2010\/02\/wb.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/epik-tiyatro-uzerine-uc-metin-1bolum-walter-benjamin\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Epik Tiyatro \u00dczerine \u00fc\u00e7 metin (1.B\u00f6l\u00fcm) | Walter Benjamin"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/713","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=713"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/713\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=713"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=713"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=713"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}