{"id":7162,"date":"2018-09-10T13:21:09","date_gmt":"2018-09-10T10:21:09","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/"},"modified":"2025-04-28T14:43:30","modified_gmt":"2025-04-28T11:43:30","slug":"kirli-hava-bulutu-italo-calvino","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/","title":{"rendered":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-7784 size-thumbnail alignleft\" src=\"http:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino-150x150.jpg\" alt=\"\" width=\"150\" height=\"150\" \/>Bu \u015fehre yerle\u015fmeye, beni hi\u00e7 ama hi\u00e7bir \u015feyin ilgilendirmedi\u011fi bir d\u00f6nemde geldim. Yerle\u015fmek, do\u011fru s\u00f6zc\u00fck de\u011fil. Yerle\u015fiklik gibi bir arzum yoktu; \u00e7evremde her \u015fey ak\u0131\u015fkan, ge\u00e7ici kals\u0131n istiyordum ve ancak bu yolla i\u00e7sel bir istikrar\u0131 koruyabilirmi\u015fim gibi geliyordu bana, ama bunun ne anlama geldi\u011fini sorsalar, a\u00e7\u0131klayamazd\u0131m. Bu nedenle, bir dizi torpil arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, Ar\u0131tma dergisinin yaz\u0131 i\u015fleri m\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u00f6nerildi\u011finde, ev bulmak i\u00e7in buraya geldim.<br \/>\nBilindi\u011fi gibi, trenden hen\u00fcz inmi\u015f birisi i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn \u015fehir bir istasyondur: D\u00f6ner durur, kendisini hep daha sefil yollarda, garajlar\u0131n, nakliyeci depolar\u0131n\u0131n, \u00e7inko tezg\u00e2hl\u0131 kahvelerin, y\u00fcz\u00fcne pis kokulu gazlar p\u00fcsk\u00fcrten kamyonlar\u0131n aras\u0131nda bulur, ikide bir valizini bir elinden \u00f6tekine ge\u00e7irir, ellerinin \u015fi\u015fti\u011fini, kirlendi\u011fini, \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00fczerine yap\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, sinirlendi\u011fini hisseder ve g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc her \u015fey sinir bozucudur, par\u00e7a par\u00e7ad\u0131r. Bana uygun mobilyal\u0131 oday\u0131 tam da bu yollardan birinde buldum; bina kap\u0131s\u0131n\u0131n iki yan\u0131nda ilanlar vard\u0131: \u0130plere as\u0131l\u0131 ayakkab\u0131 kutusu par\u00e7alar\u0131yd\u0131 bunlar; \u00fczerlerine kaba bir el yaz\u0131s\u0131yla \u201ckiral\u0131k oda\u201d yaz\u0131lm\u0131\u015f ve bir k\u00f6\u015felerine damga pullar\u0131 yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ben valizimi bir elimden \u00f6tekine ge\u00e7irmek i\u00e7in arada bir duruyordum, ilanlar\u0131 g\u00f6r\u00fcp i\u00e7eri girdim. Binadaki her merdivenin her kat\u0131nda mobilyal\u0131 oda&#8217; kiraya veren bir \u00e7ift kad\u0131n vard\u0131; C merdiveninin birinci kat\u0131ndaki zili \u00e7ald\u0131m.<br \/>\nS\u0131radan bir odayd\u0131, biraz karanl\u0131kt\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc caml\u0131 bir kap\u0131yla avluya a\u00e7\u0131l\u0131yordu ve i\u00e7eriye oradan, parmakl\u0131\u011f\u0131 pasl\u0131 bir terastan giriliyordu, onun i\u00e7in oda binan\u0131n kalan\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131, ama \u00f6nce bir dizi kilitli<br \/>\nkap\u0131y\u0131 a\u00e7mak gerekiyordu; oday\u0131 kiraya veren Bayan Margariti sa\u011f\u0131rd\u0131 ve hakl\u0131 olarak h\u0131rs\u0131zlardan korkuyordu. Banyo yoktu; tuvalet teras\u0131n \u00fczerinde, ah\u015fap bir kul\u00fcbenin i\u00e7indeydi; odada akar suyu olan bir lavabo vard\u0131, ama s\u0131cak su tesisat\u0131 yoktu. Hem zaten ne ar\u0131yordum ki? Kira benim i\u00e7in uygundu, daha do\u011frusu tek m\u00fcmk\u00fcn olan\u0131yd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc daha y\u00fcksek bir kiray\u0131 \u00f6deyemezdim, daha d\u00fc\u015f\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de bulamazd\u0131m; \u00fcstelik, b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla her \u015fey ge\u00e7iciydi ve bu benim g\u00f6z\u00fcmde de netlik<br \/>\nkazans\u0131n istiyordum.<br \/>\n\u201cEvet, evet, tutuyorum,\u201d dedim Bayan Margariti&#8217;ye. O, oda so\u011fuk oluyor mu diye sordu\u011fumu zannedip bana sobay\u0131 g\u00f6sterdi. Art\u0131k her \u015feyi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm ve e\u015fyam\u0131 odaya b\u0131rak\u0131p \u00e7\u0131kmak istiyordum. Ama \u00f6nce lavaboya gidip ellerimi muslu\u011fun alt\u0131na tuttum; \u015fehre vard\u0131\u011f\u0131mdan beri, ellerimi y\u0131kamak istiyordum, ama \u00e7alkalamakla yetindim, \u00e7\u00fcnk\u00fc valizi a\u00e7\u0131p sabun aramak hi\u00e7 i\u00e7imden gelmiyordu.<br \/>\nBayan Margariti: \u201cHay Allah, ni\u00e7in bana s\u00f6ylemediniz? Hemen bir havlu getireyim size!\u201d dedi; d\u0131\u015far\u0131 ko\u015fup \u00fct\u00fcl\u00fc bir el havlusuyla geri d\u00f6nd\u00fc ve havluyu sandalyenin arkal\u0131\u011f\u0131na koydu. Serinlemek i\u00e7in y\u00fcz\u00fcme de biraz su \u00e7arpt\u0131m; kendimi rahats\u0131z olacak kadar kirli hissediyordum; sonra havluyla y\u00fcz\u00fcm\u00fc ovdum. Bu hareketimden, kad\u0131nca\u011f\u0131z en sonunda oday\u0131 kiralamak istedi\u011fimi anlad\u0131. \u201cDemek, oday\u0131 tutuyorsunuz! G\u00fczel, herhalde \u00fcst\u00fcn\u00fcz\u00fc de\u011fi\u015ftirmek, e\u015fyan\u0131z\u0131 yerle\u015ftirmek istersiniz; rahat\u0131n\u0131za bak\u0131n l\u00fctfen, burada giysi dolab\u0131 var, paltonuzu bana verin!\u201d<br \/>\nPaltomu \u00e7\u0131karmas\u0131na izin vermedim; hemen d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmak istiyordum. Ona yaln\u0131zca bir rafa ihtiyac\u0131m oldu\u011funu s\u00f6yledim; bir sand\u0131k dolusu kitab\u0131m, da\u011f\u0131n\u0131k ya\u015fam\u0131mda bir arada tutmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131m \u015fu k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fct\u00fcphanem gelecekti. Sa\u011f\u0131r kad\u0131na zar zor derdimi anlatt\u0131m; sonunda beni d\u0131\u015far\u0131ya, kendi odas\u0131na, k\u00fc\u00e7\u00fck bir etajerin \u00f6n\u00fcne g\u00f6t\u00fcrd\u00fc: Etajerde diki\u015f sepetlerini, makara kutular\u0131n\u0131, s\u00f6k\u00fc\u011f\u00fc dikilecek \u015feyleri ve nak\u0131\u015f modellerini muhafaza ediyormu\u015f; i\u00e7indekileri bo\u015falt\u0131p benim odama ta\u015f\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. D\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131m.<br \/>\nAr\u0131tma dergisi, bir Kurum&#8217;un yay\u0131n organ\u0131yd\u0131 ve yapaca\u011f\u0131m i\u015fin ne oldu\u011funu \u00f6\u011frenmek i\u00e7in, kendimi bu Kurum&#8217;a takdim etmem gerekiyordu. Yeni bir i\u015f, de\u011fi\u015fik bir \u015fehir, daha gen\u00e7 ya da ya\u015famdan daha fazla bir \u015feyler bekliyor olsayd\u0131m, bana at\u0131l\u0131m g\u00fcc\u00fc ve mutluluk verirdi; oysa \u015fimdi \u00f6yle de\u011fildi, bir tek \u00e7evremi ku\u015fatan k\u00fclrengini, sefilli\u011fi g\u00f6r\u00fcyor ve kendimi onun i\u00e7ine b\u0131rak\u0131yordum, \u00e7aresiz raz\u0131 olmu\u015fum gibi de\u011fil de, daha \u00e7ok, neredeyse ho\u015fuma gidiyormu\u015f gibi; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, ya\u015fam\u0131n farkl\u0131 olamayaca\u011f\u0131 kan\u0131m\u0131 do\u011frulama olana\u011f\u0131 veriyordu bana. Ge\u00e7mem gereken yollar\u0131 bile b\u00f6yle se\u00e7iyor, en ikincil, dar ve \u00f6zelliksiz olanlar\u0131n\u0131 ye\u011fliyordum, oysa \u015f\u0131k vitrinleri ve g\u00fczel kahveleri olan yollardan ge\u00e7mem i\u015ften de\u011fildi; ama yoldan ge\u00e7enlerin bitkin y\u00fczlerindeki ifadeyi, ucuz lokantalar\u0131n d\u00f6k\u00fcnt\u00fc havas\u0131n\u0131, k\u00f6hne k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fckk\u00e2nlar\u0131 ka\u00e7\u0131rmak istemiyordum, dar sokaklara \u00f6zg\u00fc baz\u0131 g\u00fcr\u00fclt\u00fcleri de: Tramvaylar, kamyonetlerin fren sesleri, avlulardaki k\u00fc\u00e7\u00fck at\u00f6lyelerde kaynak\u00e7\u0131lar\u0131n c\u0131z\u0131rt\u0131s\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n nedeni, o a\u015f\u0131nm\u0131\u015fl\u0131klar ve d\u0131\u015fsal g\u0131c\u0131rt\u0131lar\u0131n, i\u00e7imde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m a\u015f\u0131nm\u0131\u015fl\u0131klar ve g\u0131c\u0131rt\u0131lara fazla \u00f6nem vermemi engellemesiydi.<br \/>\nOysa, Kurum&#8217;a ula\u015fmak i\u00e7in, belli bir noktada bamba\u015fka bir semte girmem gerekti: \u015e\u0131k, a\u011fa\u00e7l\u0131, eski dokusunu korumu\u015f, ara sokaklardaki ta\u015f\u0131tlar\u0131n pek ge\u00e7medi\u011fi bir yerdi buras\u0131, bulvarlar\u0131 son derece geni\u015fti, b\u00f6ylece trafik t\u0131kanmadan ve g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fcz ak\u0131yordu. Mevsim sonbahard\u0131; birka\u00e7 a\u011fa\u00e7, alt\u0131nrengine b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc. Kald\u0131r\u0131m art\u0131k evlerin duvarlar\u0131 \u00f6n\u00fcnden de\u011fil, bah\u00e7e kap\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7iyordu ve kap\u0131lar\u0131n ard\u0131nda, s\u00fcsl\u00fc mimarileri olan, evle k\u00f6\u015fk aras\u0131 yap\u0131lar ve bu yap\u0131lan \u00e7evreleyen \u00e7itler, \u00e7i\u00e7ek tarhlar\u0131, \u00e7ak\u0131ll\u0131 yollar vard\u0131. Art\u0131k eskisi gibi kendimi \u00f6zde\u015fle\u015ftirebilece\u011fim ya da gelece\u011fi \u00e7\u00f6zebilece\u011fim \u015feylere rastlamad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in, farkl\u0131 bir yabanc\u0131l\u0131k duygusu ya\u015f\u0131yordum \u015fimdi. (Ger\u00e7i alametlere inanmam, ama sinirli birisi i\u00e7in, yeni yerlerde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc her \u015fey hep bir alamettir.)<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla, o Kurum&#8217;un ofislerine girdi\u011fimde, biraz \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f bir haldeydim; bu ofisler hayal etti\u011fimden farkl\u0131yd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u00e7inde aynalar\u0131n, konsollar\u0131n, mermer \u015f\u00f6minelerin, duvar ve yer hal\u0131lar\u0131n\u0131n bulundu\u011fu aristokratik bir yap\u0131n\u0131n salonlar\u0131yd\u0131 (ama as\u0131l mobilyalar, normal yirminci y\u00fczy\u0131l ofisine \u00f6zg\u00fc mobilyalard\u0131, floresanl\u0131 ayd\u0131nlatma daha da modern t\u00fcrdendi). K\u0131sacas\u0131, \u015fimdi, o \u00f6ylesine \u00e7irkin ve karanl\u0131k oday\u0131 tuttu\u011fum i\u00e7in can\u0131m s\u0131k\u0131l\u0131yordu; beni Ba\u015fkan Corda&#8217;n\u0131n odas\u0131na buyur ettiklerinde, s\u0131k\u0131nt\u0131m daha da artt\u0131. Corda beni hemen abart\u0131l\u0131 bir i\u00e7tenlikle kar\u015f\u0131lad\u0131, bana e\u015fiti gibi davrand\u0131: Yaln\u0131zca toplumsal ve hiyerar\u015fik sayg\u0131nl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan e\u015fiti gibi de\u011fil (bu bile benim i\u00e7in kald\u0131r\u0131lmas\u0131 zor bir durumdu), \u00f6zellikle Kurum&#8217;un ve Ar\u0131tma dergisinin ilgilendi\u011fi sorunlarla ilgili bilgi ve beceri a\u00e7\u0131s\u0131ndan e\u015fiti gibi. Do\u011fruyu s\u00f6ylemek gerekirse, ben her \u015feyin bir t\u00fcr oyun, g\u00f6z k\u0131rparak anlat\u0131lacak bir hik\u00e2ye oldu\u011funu sanm\u0131\u015f ve i\u015fi s\u0131rf i\u015fsiz kalmamak i\u00e7in kabul etmi\u015ftim; oysa \u015fimdi, ya\u015fam\u0131 boyunca ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmemi\u015f bir ki\u015fi rol\u00fcn\u00fc oynamak zorundayd\u0131m.<br \/>\nBay Corda, elli ya\u015flar\u0131nda, gen\u00e7 g\u00f6r\u00fcn\u00fcml\u00fc, siyah b\u0131y\u0131kl\u0131 bir adamd\u0131, yani her \u015feye ra\u011fmen gen\u00e7 g\u00f6r\u00fcn\u00fcml\u00fc ve siyah b\u0131y\u0131kl\u0131 kalmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015f ku\u015faktan, asla hi\u00e7bir \u015feyi payla\u015fmad\u0131\u011f\u0131m t\u00fcr insanlardan birisiydi. Ondaki her \u015fey, konu\u015fmas\u0131, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc -kusursuz gri bir tak\u0131m, bembeyaz bir g\u00f6mlek giymi\u015fti,- jestler -parmaklar\u0131 aras\u0131ndaki sigaras\u0131yla bir elini hareket ettiriyordu,- verimlili\u011fi, rahatl\u0131\u011f\u0131, iyimserli\u011fi, giri\u015fkenli\u011fi ima ediyordu. Bana Ar\u0131tma&#8217;n\u0131n o zamana kadar \u00e7\u0131kan say\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi; dergiyi o (derginin genel yay\u0131n y\u00f6netmeniydi) ve Kurum&#8217;un bas\u0131n sorumlusu Bay Avandero (beni onunla tan\u0131\u015ft\u0131rd\u0131; yaz\u0131l\u0131 bir metni okurcas\u0131na konu\u015fan tiplerden biriydi) birlikte \u00e7\u0131karm\u0131\u015flard\u0131. Dergi birka\u00e7 say\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131 ve i\u00e7eri\u011fi olduk\u00e7a zay\u0131ft\u0131, meslekten ki\u015filerce haz\u0131rlanmad\u0131\u011f\u0131 belli oluyordu. Dergi i\u015finden anlad\u0131\u011f\u0131m kadar\u0131yla (pek az), usturuplu bir dille ona -elbette, yap\u0131lm\u0131\u015f olanlar\u0131 ele\u015ftirmeden- benim dergiyi nas\u0131l haz\u0131rlayaca\u011f\u0131m\u0131, getirece\u011fim teknik de\u011fi\u015fiklikleri anlatt\u0131m. Nas\u0131l olduysa, ben de o pratik, ula\u015faca\u011f\u0131 sonu\u00e7lardan emin ki\u015fi tonuyla konu\u015fmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m ve b\u00fcy\u00fck bir keyifle birbirimizi anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 fark ettim. B\u00fcy\u00fck bir keyifle, \u00e7\u00fcnk\u00fc ne kadar verimli ve iyimser davran\u0131rsam, o kadar o sefil kiral\u0131k oday\u0131, o rezil sokaklar\u0131, \u00fczerimdeki o paslanm\u0131\u015fl\u0131k ve yap\u0131\u015f yap\u0131\u015fl\u0131k duygusunu, hi\u00e7 ama hi\u00e7bir \u015feye \u00f6nem vermeyi\u015fimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum ve bana sanki bir sayg\u0131nl\u0131k oyunu oynuyormu\u015fum, Ba\u015fkan Corda ve Bay Avandero&#8217;nun g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde b\u00fct\u00fcn teknik-s\u0131nai verimliliklerini un ufak ediyormu\u015fum gibi geliyordu. Onlar bunun fark\u0131na varm\u0131yor, Corda b\u00fcy\u00fck bir co\u015fkuyla s\u00f6ylediklerimi onayl\u0131yordu.<br \/>\n\u201c\u00c7ok iyi, \u00f6yleyse, hi\u00e7 ku\u015fkusuz, siz yar\u0131n, anla\u015ft\u0131k de\u011fil mi,\u201d diyordu bana Corda, \u201cbu arada, son geli\u015fmeler hakk\u0131nda bilginiz olsun diye&#8230;\u201d diye ekliyor ve bana okumam i\u00e7in son kongrelerinin bildirilerini vermek istiyordu. \u201c\u0130\u015fte\u201d deyip, beni teksirle \u00e7o\u011falt\u0131lm\u0131\u015f bildirilerin s\u0131ra s\u0131ra dizili oldu\u011fu bir raf\u0131n \u00f6n\u00fcne g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. \u201cG\u00f6r\u00fcyor musunuz? \u015eunu al\u0131n, \u015funu da, bunu vermi\u015f miydim? \u0130\u015fte, kendiniz say\u0131p bir bak\u0131n, hepsini alm\u0131\u015f m\u0131s\u0131n\u0131z\u201d diyerek, o sayfalar\u0131 eline al\u0131yordu; k\u00e2\u011f\u0131tlardan k\u00fc\u00e7\u00fck bir toz bulutunun y\u00fckseldi\u011fini ve hafif\u00e7e dokunulmu\u015f y\u00fczeylerinde parmak izlerinin belirdi\u011fini o zaman fark ettim. \u015eimdi Ba\u015fkan, tozland\u0131klar\u0131n\u0131 kabul etmek istemiyormu\u015f gibi, k\u00e2\u011f\u0131tlar\u0131 kald\u0131r\u0131p \u00e7ok ama \u00e7ok az silkelemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve hafif\u00e7e \u00fcfl\u00fcyordu. Her raporun ilk sayfas\u0131na parmaklar\u0131n koymamaya \u00f6zen g\u00f6steriyordu, ne var ki \u015fimdi, incecik bir toz bulutuyla kapl\u0131 oldu\u011fundan gri bir fonu and\u0131ran \u015fey \u00fczerinde k\u00fc\u00e7\u00fck beyaz bir izin kalmas\u0131 i\u00e7in, rapora t\u0131rna\u011f\u0131n\u0131n ucuyla \u015f\u00f6yle bir dokunmas\u0131 yetiyordu. Ama belli ki parmaklar\u0131 her durumda kirleniyordu; parmaklar\u0131n avcuna bast\u0131r\u0131p u\u00e7lar\u0131n oynatarak temizlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, bu da elinin her yan\u0131na toz bula\u015fmas\u0131na neden oluyordu. O zaman, i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel olarak ellerini gri flanel pantolonunun iki yan\u0131na indiriyor, orada \u00e7ok az tutup yeniden kald\u0131r\u0131yordu ve ikimiz, parmak u\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131 havada hareket ettirerek, raporlar\u0131 birbirimize ge\u00e7irerek, \u0131s\u0131rgan yapraklar\u0131ym\u0131\u015f gibi olabildi\u011fince kenarlar\u0131ndan tutup alarak, \u00f6ylece duruyorduk; bir yandan da, g\u00fcl\u00fcmsemeye, halimizden memnun g\u00fcl\u00fcmseyip, \u201cHa, evet, ilgin\u00e7 bir kongre! Ha, evet, g\u00fczel bir etkinlik!\u201d diyerek ba\u015f\u0131m\u0131zla onaylamaya devam ediyorduk; ama ben, Ba\u015fkan&#8217;\u0131n kendisini giderek daha sinirli ve daha g\u00fcvensiz hissetti\u011fini ve utkulu bak\u0131\u015f\u0131ma, utkulu ve umutsuz bak\u0131\u015f\u0131ma katlanamad\u0131\u011f\u0131n fark ediyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feyin t\u0131pk\u0131 benim d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm gibi oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yordu.<br \/>\nUykuya dalmam zaman al\u0131yordu. Geceleri, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde sakin olan odama, yava\u015f yava\u015f \u00e7\u00f6zmeyi \u00f6\u011frendi\u011fim sesler ula\u015f\u0131yordu. Ara ara bir hoparl\u00f6rden bi\u00e7imsiz bir ses y\u00fckseliyor, k\u0131sa, anla\u015f\u0131lmaz buyruklar veriyordu; i\u00e7im ge\u00e7mi\u015fse, uyan\u0131veriyor, kendimi trende san\u0131yordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc sesin t\u0131n\u0131s\u0131 ve vurgusu, istasyon hoparl\u00f6rlerinden y\u00fckselen, geceleyin uykuyla uyan\u0131kl\u0131k aras\u0131nda yolcunun kula\u011f\u0131na ula\u015fan seslerinkiyle ayn\u0131yd\u0131. Kula\u011f\u0131m al\u0131\u015f\u0131nca, s\u00f6ylenenleri yakalamay\u0131 ba\u015fard\u0131m. \u201c\u0130ki soslu ravioli&#8230;\u201d diyorlard\u0131. \u201cBir \u0131zgara biftek&#8230; Bir pirzola&#8230;\u201d Kald\u0131\u011f\u0131m oda, gece yar\u0131s\u0131ndan sonra s\u0131cak yemek servisi de yapan Urbano Rattazzi birahanesinin mutfa\u011f\u0131n\u0131n \u00fczerindeydi; tezg\u00e2htan garsonlar sipari\u015flerini bir i\u00e7 mikrofona tane tane s\u00f6yleyerek ah\u00e7\u0131lara iletiyorlard\u0131. Birahaneden s\u0131k s\u0131k u\u011fultu halinde bir ses, arada bir de bir grubun daha uyumlu sesleri y\u00fckseliyordu. Ama g\u00fczel, pahal\u0131ca, alt kesimden olmayan insanlar\u0131n geldikleri bir yerdi; sarho\u015fun tekinin da\u011f\u0131t\u0131p bardaklarla dolu masalar\u0131 devirdi\u011fi geceler seyrekti. Yata\u011f\u0131mda uzan\u0131rken, uyan\u0131k insanlar\u0131n g\u00fcr\u00fclt\u00fcleri iyice zay\u0131flayarak bir sisin i\u00e7inden ge\u00e7iyormu\u015f gibi co\u015fkusuz, renksiz ula\u015f\u0131yordu kula\u011f\u0131ma; hoparl\u00f6re, \u201cYan\u0131na k\u0131zarm\u0131\u015f patates&#8230; Ravioli haz\u0131r m\u0131?\u201d diyen seste genizden gelen, her \u015feye raz\u0131 olmu\u015f bir h\u00fcz\u00fcn vard\u0131.<br \/>\nSaat iki bu\u00e7u\u011fa do\u011fru, Urbano Rattazzi birahanesi kepenklerini indiriyordu; garsonlar, \u00fcniformalar\u0131n\u0131n Tirol ceketleri \u00fczerine giydikleri paltolar\u0131n\u0131n yakalar\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p, mutfak kap\u0131s\u0131ndan d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor ve \u00e7ene \u00e7alarak avluyu ge\u00e7iyorlard\u0131. Saat \u00fc\u00e7e do\u011fru, avluyu madeni bir u\u011fultu kapl\u0131yordu: A\u015f\u00e7\u0131 yamaklar\u0131, a\u011f\u0131r, bo\u015f bira bidonlar\u0131n\u0131, kenarlar\u0131n\u0131 yere e\u011ferek, d\u00f6nd\u00fcrerek ve \u015fiddetle savurarak d\u0131\u015far\u0131ya s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor, sonra bunlar\u0131 \u00e7alkalamaya koyuluyorlard\u0131. Bu yamaklar, besbelli saat \u00fczerinden \u00fccret ald\u0131klar\u0131 i\u00e7in, i\u015flerini a\u011f\u0131rdan alan kimselerdi, bir iki saat boyunca \u0131sl\u0131k \u00e7alarak ve o \u00e7inko bidonlarla b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc \u00e7\u0131kararak, dikkatsiz, \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Saat alt\u0131ya do\u011fru bira kamyonu geliyor, dolu bidonlar\u0131 verip bo\u015flar\u0131 al\u0131yordu; ama \u015fimdiden Urbano Rattazzi&#8217;nin ana mek\u00e2n\u0131nda, yeni g\u00fcn i\u00e7in yerleri temizleyen cila makinelerinin g\u00fcr\u00fclt\u00fcleri ba\u015flam\u0131\u015f oluyordu.<br \/>\nSessizlik anlar\u0131nda, gece yar\u0131s\u0131, \u00f6teden, Bayan Margariti&#8217;nin odas\u0131ndan, karanl\u0131kta, hepsi tek bir ince kad\u0131n sesiyle, k\u00fc\u00e7\u00fck kahkahalar, sorular ve yan\u0131tlar\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi yo\u011fun bir konu\u015fma patlak veriyordu. Sa\u011f\u0131r kad\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi y\u00fcksek sesle konu\u015fmadan ay\u0131ram\u0131yor ve g\u00fcn\u00fcn her saatinde, hatta gece yar\u0131s\u0131 uyanarak, ne zaman bir d\u00fc\u015f\u00fcnce, bir an\u0131, bir pi\u015fmanl\u0131kla co\u015fsa, kendi kendine konu\u015fmaya koyuluyor, diyaloglar\u0131n s\u00f6zlerini de\u011fi\u015fik konu\u015fucular aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131yordu. Neyse ki, bu kendi kendine konu\u015fmalar, onlara e\u015flik eden duygu seli y\u00fcz\u00fcnden, anla\u015f\u0131lm\u0131yordu; gene de, \u00f6zel gizlere tan\u0131k olman\u0131n huzursuzlu\u011funu ya\u015fat\u0131yordu insana.<br \/>\nG\u00fcn boyunca, t\u0131ra\u015f i\u00e7in ondan biraz s\u0131cak su istemek \u00fczere mutfa\u011fa girdi\u011fimde (kap\u0131y\u0131 vurdu\u011fumda duymuyordu, varl\u0131\u011f\u0131m\u0131 fark etmesi i\u00e7in g\u00f6r\u00fc\u015f alan\u0131na girmem gerekiyordu), onu aynan\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00fclerek ve y\u00fcz\u00fcn\u00fc bi\u00e7imden bi\u00e7ime sokarak kendi kendine konu\u015furken ya da bir sandalyeye oturup g\u00f6zlerini bo\u015flu\u011fa dikmi\u015f, kendi kendine bir \u00f6yk\u00fc anlat\u0131rken yakalad\u0131\u011f\u0131m oluyordu; o zaman birden kendini topluyor ve: \u201c\u015eey! Kediyle konu\u015fuyordum\u201d ya da \u201cAffedersiniz, sizi fark etmemi\u015fim, dua ediyordum\u201d (\u00e7ok dindard\u0131) diyordu; ama \u00e7o\u011fu kez, onu duymu\u015f oldu\u011fumun fark\u0131na varm\u0131yordu.<br \/>\nKonu\u015fmalar\u0131ndan bir\u00e7o\u011funun kediye y\u00f6nelik oldu\u011fu do\u011fruydu. Kediyle saatlerce konu\u015fabiliyordu ve baz\u0131 ak\u015famlar, kedinin balkon, \u00e7at\u0131 ve teraslardaki gezilerinden d\u00f6nmesini bekleyerek pencereden s\u00fcrekli \u201cpisi pisi&#8230; minno\u015f&#8230; gel buraya, minno\u015fum\u201d dedi\u011fini duyuyordum. Bir deri bir kemik ve vah\u015fi bir kediydi, siyah\u0131ms\u0131 t\u00fcyleri vard\u0131; eve her d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcnde t\u00fcylerinin rengi, mahallenin b\u00fct\u00fcn tozunu ve isini emmi\u015f gibi gri oluyordu. Beni uzaktan g\u00f6r\u00fcr g\u00f6rmez, sanki ona bir fiske olsun vurmu\u015fum gibi ka\u00e7\u0131p bir mobilyan\u0131n alt\u0131na saklan\u0131yordu, oysa ben hayvanla ilgilenmiyordum bile. Ama ben yokken, odama giriyor olmal\u0131yd\u0131: Bayan Margariti&#8217;nin \u00e7ekmeceli dolab\u0131m\u0131n mermeri \u00fczerine b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131, y\u0131kanm\u0131\u015f beyaz g\u00f6mle\u011fimin yakas\u0131nda ve g\u00f6\u011fs\u00fcnde hep onun pen\u00e7elerinin isli izlerini buluyordum. S\u00f6ylenmeye ba\u015fl\u0131yor, sonra sa\u011f\u0131r kad\u0131n beni duymayaca\u011f\u0131 i\u00e7in s\u00f6ylenmeyi hemen kesip felaketi ona g\u00f6stermek i\u00e7in odas\u0131na gidiyordum. Bayan Margariti \u00fcz\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirtiyor, cezaland\u0131rmak i\u00e7in kediyi ar\u0131yor, bana izah ediyordu: Belli ki, g\u00f6mle\u011fi getirmek i\u00e7in odama girdi\u011finde, o fark etmeden, kedi pe\u015finden gelmi\u015f olsa gerekmi\u015f; b\u00f6ylece onu odaya kapatm\u0131\u015f, hayvan da d\u0131\u015far\u0131ya \u00e7\u0131karmaman\u0131n \u00f6fkesinden kurtulmak i\u00e7in dolab\u0131n \u00fczerine s\u0131\u00e7ram\u0131\u015f olmal\u0131ym\u0131\u015f.<br \/>\nTopu topu \u00fc\u00e7 g\u00f6mle\u011fim vard\u0131 ve bunlar\u0131 s\u00fcrekli olarak y\u0131kamaya vermek zorundayd\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc g\u00fcn ortas\u0131nda \u00e7oktan kirlenmi\u015f oluyorlard\u0131 (hen\u00fcz oturmam\u0131\u015f ya\u015fam\u0131m y\u00fcz\u00fcnden mi, d\u00fczene sokmam gereken ofis y\u00fcz\u00fcnden mi, bilemiyorum). Bu y\u00fczden, s\u0131k s\u0131k, yakamda kedinin ayak izleriyle ofise gitmem gerekiyordu.<br \/>\nKimi zaman, yast\u0131\u011f\u0131m\u0131n \u00fczerinde de izler buluyordum. Herhalde hayvan, Bayan Margariti ak\u015fam yata\u011f\u0131n\u0131 \u201ctersy\u00fcz etmeye\u201d geldi\u011finde, onun pe\u015fine tak\u0131l\u0131p odada kapal\u0131 kal\u0131yordu.<br \/>\nKedinin bu kadar kirli olmas\u0131nda \u015fa\u015f\u0131lacak bir yan yoktu; insan\u0131n, elini kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda avucunda siyah \u00e7izgilerin olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in, elini teras\u0131n parmakl\u0131\u011f\u0131na koymas\u0131 yetiyordu. Odama her d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmde, d\u00f6rt tane d\u00fcz ya da asma kilitle u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131m, sonra caml\u0131 kap\u0131y\u0131 a\u00e7\u0131p yeniden kapamak i\u00e7in parmaklar\u0131m\u0131 panjur dilimlerinin aras\u0131na soktu\u011fum i\u00e7in ellerim kirleniyordu; \u00f6yle ki, i\u00e7eri girdi\u011fimde, bir yerlere leke izi b\u0131rakmamak i\u00e7in ellerimi havada tutup hemen lavaboya gitmek zorunda kal\u0131yordum.<br \/>\nEllerimi y\u0131kay\u0131p kurulad\u0131ktan sonra, sanki onlar\u0131 yeniden kullanma hakk\u0131na kavu\u015fmu\u015fum gibi, kendimi hemen daha iyi hissediyor ve \u00e7evredeki o birka\u00e7 nesneye dokunup yerlerini de\u011fi\u015ftirmeye koyuluyordum. \u0130tiraf etmeliyim: Bayan Margariti oday\u0131 olduk\u00e7a temiz tutuyordu; toz almaksa, her g\u00fcn toz al\u0131yordu; ama kimi zaman, onun ula\u015famad\u0131\u011f\u0131 yerlere (\u00e7ok ufak tefek, kollar\u0131 k\u0131sa bir kad\u0131nd\u0131) ellerimi koyup \u00e7ekti\u011fimde, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle toza bulanm\u0131\u015f oluyorlar, hemen ellerimi yeniden y\u0131kamak zorunda kal\u0131yordum.<br \/>\nEn ciddi sorun, kitaplard\u0131: Onlar\u0131, \u015fu etajerin \u00fczerine s\u0131raya dizmi\u015ftim ve bir tek onlar bana buras\u0131n\u0131n evim oldu\u011fu hissini veriyordu; i\u015f d\u0131\u015f\u0131nda bo\u015f vaktim oluyordu ve seve seve odamda kal\u0131p birka\u00e7 saati okuyarak ge\u00e7irmek isterdim. Ama kitaplar\u0131n ne kadar toz emdi\u011fi bilinir;<br \/>\nraftan bir tanesini se\u00e7iyordum, ama daha kitab\u0131 a\u00e7madan her yan\u0131n\u0131, s\u0131rt\u0131n\u0131 bir bezle silmem, sonra da iyice silkelemem gerekiyordu: kat kat toz \u00e7\u0131k\u0131yordu kitaptan. Bunun \u00fczerine, ellerimi yeniden y\u0131k\u0131yor ve kitap okumak i\u00e7in kendimi yata\u011fa at\u0131yordum. Ama ne fayda: Kitab\u0131n sayfalar\u0131n\u0131 \u00e7evirdik\u00e7e, giderek daha yumu\u015fak ve daha yo\u011fun hale gelen o toz \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc parmak u\u00e7lar\u0131mda hissediyordum ve bu, okuma zevkime engel oluyordu. Aya\u011fa kalk\u0131yor, lavaboya geri d\u00f6n\u00fcyor, ellerimi suyla \u00e7alkal\u0131yordum, ama art\u0131k g\u00f6mle\u011fim, giysilerim de tozlanm\u0131\u015f gibi hissediyordum kendimi. Yeniden okumaya koyulmak istiyor, ama \u015fimdi ellerim temiz oldu\u011fundan, yeniden kirletmek istemiyordum. B\u00f6ylece, d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmaya karar veriyordum.<br \/>\nDo\u011fal olarak, \u00e7\u0131karken ayn\u0131 i\u015flemleri yeni ba\u015ftan yapmam gerekiyor; panjur, parmakl\u0131k, kilitler, ellerimi eskisinden daha beter hale getiriyor; ama \u015fimdi ofise var\u0131ncaya kadar onlar\u0131 b\u00f6yle tutmam gerekiyordu. Ofise var\u0131r varmaz, ellerimi y\u0131kamak i\u00e7in tuvalete ko\u015fuyordum; ne var ki, ofisteki havlu simsiyah lekelerle kapl\u0131yd\u0131, ellerimi kuruluyor ve kurulad\u0131\u011f\u0131m anda yeniden kirletmi\u015f oluyordum.<br \/>\nKurum&#8217;daki ilk i\u015f g\u00fcnlerimi, yaz\u0131 masama \u00e7ekid\u00fczen vermeye ay\u0131rd\u0131m. Ger\u00e7ekten de, bana ayr\u0131lan masan\u0131n \u00fczerinde bir y\u0131\u011f\u0131n e\u015fya vard\u0131: K\u00e2\u011f\u0131tlar, mektuplar, dosyalar, eski gazeteler; k\u0131sacas\u0131 masam, o zamana kadar, belirli bir yeri olmayan \u015feylerin \u00fczerine koyuldu\u011fu bir t\u00fcr \u201cy\u00fckl\u00fck\u201d i\u015flevi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. \u015eeytan, masan\u0131n \u00fczerinde ne varsa at kurtul diyordu; ama sonra, dergi i\u00e7in gerekli malzemenin ve ilgin\u00e7 olabilecek ba\u015fka \u015feylerin bulundu\u011funu g\u00f6r\u00fcp bunlar\u0131 daha sakin bir g\u00f6zle incelemeye karar verdim. Uzun s\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, sonu\u00e7ta masadan hi\u00e7bir \u015feyi kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131m gibi, olanlara ba\u015fka bir\u00e7ok \u015fey ekledim; ama d\u00fczensiz olarak de\u011fil, aksine, her \u015feyi d\u00fczenli tutmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum. S\u00f6ylemeye gerek yok: Daha \u00f6nce masada bulunan evraklar son derece tozluydu ve yeni evraklar\u0131n da tozlanmas\u0131na neden oluyordu. Bir de, ben kendi d\u00fczenim \u00fczerine \u00e7ok titizlendi\u011fim i\u00e7in, temizlik\u00e7i kad\u0131nlara hi\u00e7bir \u015feye dokunmamalar\u0131 talimat\u0131n\u0131 vermi\u015ftim, bu da evraklar\u0131n, \u00f6zellikle k\u0131rtasiye malzemesi, mektup k\u00e2\u011f\u0131d\u0131, antetli zarf ve benzeri \u015feylerin \u00fczerinde bir g\u00fcnden \u00f6tekine biraz toz birikmesine yol a\u00e7\u0131yordu; bu nesneler, birka\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde, eski ve kirli bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcme b\u00fcr\u00fcn\u00fcyor ve onlara dokunmak insana rahats\u0131zl\u0131k veriyordu.<br \/>\n\u00c7ekmecelerde de ayn\u0131 dert! \u00c7ekmecelerde y\u0131llar \u00f6ncesinden kalma tozlu evraklar \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; bunlar, o masan\u0131n de\u011fi\u015fik kamusal ve \u00f6zel g\u00f6revleri kapsayan uzun kariyerine tan\u0131kl\u0131k ediyorlard\u0131. O masada ne i\u015f yaparsam yapay\u0131m, birka\u00e7 dakika sonra gidip ellerimi y\u0131kama gereksinmesi duyuyordum.<br \/>\nOysa, i\u015f arkada\u015f\u0131m Bay Avandero&#8217;nun elleri -k\u00fc\u00e7\u00fck, narin, ama belli bir sinirli kat\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan eller- her zaman temiz, son derece bak\u0131ml\u0131yd\u0131, cilal\u0131 t\u0131rnaklar\u0131 ayn\u0131 sivrilikteydi.<br \/>\n\u201c\u015eey, affedersiniz,\u201d diye sormay\u0131 denedim ona, \u201csizce de, burada biraz durunca, insan\u0131n elleri, \u00f6yle de\u011fil mi, g\u00f6r\u00fcyorsunuz, nas\u0131l kirleniyor?\u201d<br \/>\n\u201c\u00d6yle olsa gerek,\u201d diye kar\u015f\u0131l\u0131k verdi Avandero, her zamanki sakin tutumuyla, \u201ctozu tam al\u0131nmam\u0131\u015f bir nesne ya da k\u00e2\u011f\u0131da dokunmu\u015f olacaks\u0131n\u0131z. Bir tavsiyede bulunmama izin verirseniz, her zaman en iyisi, masan\u0131n \u00fczerinde hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rakmamakt\u0131r.\u201d<br \/>\nGer\u00e7ekten de, Avandero&#8217;nun masas\u0131n\u0131n \u00fczeri bo\u015f, temiz ve p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131ld\u0131, bir tek o an u\u011fra\u015fmakta oldu\u011fu dosyayla elinde tuttu\u011fu t\u00fckenmezkalem vard\u0131. \u201cBir al\u0131\u015fkanl\u0131k,\u201d diye ekledi, \u201cBa\u015fkan&#8217;\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7ok \u00f6nem verdi\u011fi bir al\u0131\u015fkanl\u0131k.\u201d Ger\u00e7ekten de, Ba\u015fkan Corda, bunu bana da s\u00f6ylemi\u015fti: Yaz\u0131 masas\u0131n\u0131n \u00fczerini bo\u015f tutan y\u00f6netici, asla dosyalar\u0131n \u00fcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lmas\u0131na izin vermeyen y\u00f6neticidir; bu da her sorunun hemen \u00e7\u00f6z\u00fclmesini sa\u011flar. Ama Corda asla ofiste olmuyordu, oldu\u011fu zamanlarda da, \u00e7eyrek saat kal\u0131yor, b\u00fcy\u00fck grafik ve istatistik \u00e7izelgelerini getirtiyor, astlar\u0131na h\u0131zl\u0131 ve genel talimatlar veriyor, \u00e7e\u015fitli i\u015fleri, zorluk derecelerine ald\u0131r\u0131\u015f etmeden, aralar\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131yor, stenocu k\u0131za \u00e7abucak birka\u00e7 mektup yazd\u0131r\u0131yor, g\u00f6nderilecek mektuplar\u0131 imzal\u0131yor ve \u00e7ekip gidiyordu.<br \/>\nAvandero \u00f6yle de\u011fildi; Avandero sabahlar\u0131 ve \u00f6\u011fleden sonralar\u0131 ofiste oluyordu, \u00e7ok fazla \u00e7al\u0131\u015f\u0131yormu\u015f ve stenocu k\u0131zlarla daktilo k\u0131zlara \u00e7ok fazla i\u015f veriyormu\u015f izlenimini uyand\u0131r\u0131yordu, ama hi\u00e7bir evrak\u0131 yaz\u0131 masas\u0131n\u0131n \u00fczerinde on dakikadan fazla tutmamay\u0131 ba\u015far\u0131yordu. Ben bu hik\u00e2yeyi yutmam\u0131\u015ft\u0131m; onu g\u00f6zlemeye ba\u015flad\u0131m ve masas\u0131n\u0131n \u00fczerinde \u00e7ok k\u0131sa duran evraklar\u0131n, sonra hemen ba\u015fka bir yere aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ettim. Bir keresinde onu faka bast\u0131rd\u0131m: Elindeki birka\u00e7 mektubu ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilemeyerek masama do\u011fru yakla\u015f\u0131yor (ben bir an i\u00e7in ellerimi y\u0131kamaya gitmi\u015ftim) ve mektuplar\u0131 bir dosyan\u0131n alt\u0131na gizleyerek oraya koyuyordu. Ve sonra, h\u0131zla, mendil cebinden mendilini \u00e7\u0131kar\u0131yor, parmaklar\u0131ndaki tozu siliyor, gidip tertemiz bir dosya k\u00e2\u011f\u0131d\u0131n\u0131n kenar\u0131na paralel olarak koyulmu\u015f t\u00fckenmezkalemin bulundu\u011fu kendi yerine oturuyordu.<br \/>\nAniden i\u00e7eri girip onu rezil edebilirdim. Ama olan biteni g\u00f6rm\u00fc\u015f olmak, i\u015flerin b\u00f6yle y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u00f6\u011frenmek yetiyordu bana.<br \/>\nOdama terastan girdi\u011fim i\u00e7in, Bayan Margariti&#8217;nin dairesinin kalan\u0131n\u0131 hen\u00fcz ke\u015ffedebilmi\u015f de\u011fildim. Kad\u0131nca\u011f\u0131z, avluya bakan iki oday\u0131 -benimki ile yandaki bir ba\u015fka oda- kiraya vermi\u015f, tek ba\u015f\u0131na ya\u015f\u0131yordu; \u00f6teki odan\u0131n kirac\u0131s\u0131n\u0131n gece ge\u00e7 saatte ve sabah erkenden i\u015fitti\u011fim tok ayak seslerini biliyordum bir tek (polis memuru oldu\u011funu \u00f6\u011frendim, g\u00fcn boyunca ortada hi\u00e7 g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyordu). Dairenin epey b\u00fcy\u00fck olmas\u0131 gereken kalan k\u0131sm\u0131, Bayan Margariti&#8217;nindi.<br \/>\nBirka\u00e7 kez, telefonla arad\u0131klar\u0131 i\u00e7in onu aray\u0131p bulmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131m: Kad\u0131nca\u011f\u0131z zil sesini duymuyor, sonu\u00e7ta telefonlara ben cevap veriyordum; buna kar\u015f\u0131l\u0131k, ahizeyi kula\u011f\u0131na dayad\u0131\u011f\u0131nda yeterince i\u015fitiyordu ve b\u00f6lge kilisesi cemaatinden kad\u0131nlarla yapt\u0131\u011f\u0131 uzun telefon konu\u015fmalar\u0131 tek e\u011flencesiydi. \u201cTelefon! Bayan Margariti! Sizi ar\u0131yorlar!\u201d diye dairenin i\u00e7inde bo\u015funa ba\u011f\u0131r\u0131yor, daha da bo\u015funa kap\u0131lara vuruyordum. Bu dola\u015fmalar s\u0131ras\u0131nda, bir dizi oturma odas\u0131n\u0131n, konuk odas\u0131n\u0131n, yemek odas\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ettim: Hepsi ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 eski ve g\u00f6steri\u015fli mobilyalarla, abajurlar, biblolar, k\u00fc\u00e7\u00fck tablolar, heykelcikler ve takvimlerle doluydu ve koltuklar\u0131n \u00fczerindeki bembeyaz dantelleriyle hepsi d\u00fczenli, temiz, cilal\u0131 odalard\u0131, tek bir toz zerresi bile yoktu.<br \/>\nSonunda, bu odalardan birinin bir ucunda, \u00fczerinde solmu\u015f bir sabahl\u0131k, ba\u015f\u0131nda bir ba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fcyle, parkeyi parlatmakla ya da mobilyalar\u0131 ovmakla me\u015fgul olan Bayan Margariti&#8217;yi buluyordum. Abart\u0131l\u0131 hareketlerle telefonu i\u015faret ediyordum; sa\u011f\u0131r kad\u0131n ko\u015fup gidiyor ve kediyle konu\u015ftu\u011fundaki ses tonunu and\u0131ran bir sesle sonu gelmez gevezeliklerinden birine ba\u015fl\u0131yordu.<br \/>\nBen odama d\u00f6n\u00fcyor, lavabo raf\u0131n\u0131n ya da abajurun \u00fczerinde bir parmak toz g\u00f6r\u00fcnce sinir oluyordum: \u015eu kad\u0131n, b\u00fct\u00fcn g\u00fcn\u00fcn\u00fc kendi odalar\u0131n\u0131 ayna gibi parlatarak ge\u00e7iriyor, benim odama toz bezini dokundurmuyordu bile. Hareketler ve y\u00fcz ifadelerimle olay \u00e7\u0131karmaya kararl\u0131, ona gidiyor; onu mutfakta buluyordum. Bu mutfa\u011f\u0131n hali, benim odamdan da beterdi: Masa \u00fczerindeki mu\u015famba eski p\u00fcsk\u00fc ve lekeliydi, mutfak dolab\u0131n\u0131n \u00fczerinde pis tabaklar vard\u0131, karolar k\u0131r\u0131k ve kararm\u0131\u015ft\u0131. Tek s\u00f6z etmeden kalakal\u0131yordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc mutfa\u011f\u0131n bu kad\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn evde ger\u00e7ekten ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tek yer oldu\u011funu anl\u0131yordum; kalan\u0131, s\u00fcrekli olarak s\u00fcp\u00fcr\u00fcl\u00fcp cilalanan s\u00fcsl\u00fc odalar, b\u00fct\u00fcn g\u00fczellik hayallerini ak\u0131tt\u0131\u011f\u0131 bir t\u00fcr sanat yap\u0131t\u0131yd\u0131 ve o odalar\u0131n kusursuzlu\u011funu korumak i\u00e7in o odalarda ya\u015famamaya, o odalara evin sahibesi olarak de\u011fil, hep hizmet\u00e7i olarak girmeye ve g\u00fcn\u00fcn kalan\u0131n\u0131 pislik ve toz i\u00e7inde ge\u00e7irmeye mahk\u00fbm ediyordu kendisini.<br \/>\nAr\u0131tma, on be\u015f g\u00fcnde bir yay\u0131mlanan bir dergiydi ve \u00fcst ba\u015fl\u0131\u011f\u0131, \u201cHavay\u0131 Duman, Kimyasal S\u0131z\u0131nt\u0131lar ve Yak\u0131tlardan\u201dd\u0131. Dergi, \u201cSanayi Merkezlerindeki \u015eehir Atmosferini Ar\u0131tma Kurumu\u201dnun (SM\u015eAAK) yay\u0131n organ\u0131yd\u0131. SM\u015eAAK&#8217;\u0131n, \u00f6teki \u00fclkelerin karde\u015f kurulu\u015flar\u0131yla ba\u011flant\u0131s\u0131 vard\u0131; bu kurulu\u015flar kendi b\u00fcltenlerini ve kitap\u00e7\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6nderiyorlard\u0131. S\u0131k s\u0131k, \u00f6zellikle de ciddi hava kirlili\u011fi sorunu \u00fczerine uluslararas\u0131 kongreler d\u00fczenleniyordu.<br \/>\nBen bu t\u00fcr sorunlarla hi\u00e7 u\u011fra\u015fmam\u0131\u015ft\u0131m, ama uzman bir alanda dergi haz\u0131rlaman\u0131n g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar zor olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyordum. Yabanc\u0131 dergiler takip edilir, belli yaz\u0131lar \u00e7evrilir; bunlarla, bir de bir kup\u00fcr ajans\u0131na abone olarak, hemen bir haberler s\u00fctunu haz\u0131rlan\u0131r; ayr\u0131ca, k\u00fc\u00e7\u00fck bir yaz\u0131 g\u00f6ndermeyi hi\u00e7 ihmal etmeyen iki \u00fc\u00e7 teknik yazar vard\u0131r; Kurum&#8217;a gelince, do\u011fru d\u00fcr\u00fcst i\u015f g\u00f6rmese de, onun da kal\u0131n siyah harflerle bas\u0131lacak bir resm\u00ee bildirisi ya da g\u00fcndemi vard\u0131r her zaman; ayr\u0131ca, yeni bir lisansl\u0131 \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn betimlemesini yaz\u0131 olarak basman\u0131z\u0131 rica eden ilanc\u0131 vard\u0131r. Sonra, bir kongre oldu\u011funda, derginin en az bir say\u0131s\u0131 ba\u015ftan sona o kongreye ayr\u0131labilir; \u00fcstelik, geriye belli say\u0131da bildiriyle rapor kal\u0131r ve nas\u0131l dolduraca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilemedi\u011finiz \u00fc\u00e7 d\u00f6rt s\u00fctun oldu\u011funda, bunlar\u0131 kullanmaya devam edebilirsiniz.<br \/>\nBa\u015fyaz\u0131y\u0131 d\u00fczenli olarak Ba\u015fkan yaz\u0131yordu. Ama hep \u00e7ok me\u015fgul olan Ba\u015fkan Corda (bir\u00e7ok sanayi kurulu\u015funun y\u00f6netim kurulu ba\u015fkan\u0131yd\u0131 ve Kurum&#8217;a ancak bu i\u015flerden kalan zaman\u0131n\u0131 ay\u0131rabiliyordu), bana \u015fevkle ve a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6sterdi\u011fi kavramlar \u00fczerinden yaz\u0131y\u0131 yazmakla beni g\u00f6revlendirmeye ba\u015flad\u0131. D\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde, haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m yaz\u0131y\u0131 ona verecektim. Corda s\u0131k s\u0131k yolculu\u011fa \u00e7\u0131k\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc tesisleri a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 b\u00fct\u00fcn \u00fclkeye yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; ama bana s\u00f6yledi\u011fine g\u00f6re, bir\u00e7ok etkinli\u011fi aras\u0131nda, SM\u015eAAK ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131, s\u0131rf onursal bir ba\u015fkanl\u0131k olmas\u0131na ra\u011fmen, onu en \u00e7ok tatmin eden g\u00f6revdi, \u201c\u00e7\u00fcnk\u00fc,\u201d diye a\u00e7\u0131klad\u0131 bana, \u201cideal nedenler u\u011fruna bir sava\u015f bu g\u00f6rev.\u201d<br \/>\nOysa benim ideal nedenlerim yoktu, olmas\u0131n\u0131 da istemiyordum; ba\u015fka i\u015flerden ne daha iyi, ne daha k\u00f6t\u00fc olan i\u015fimi korumak i\u00e7in, onun ho\u015funa gidecek bir yaz\u0131 yazmak ve \u00f6teki olas\u0131 b\u00fct\u00fcn ya\u015famlardan ne daha iyi, ne daha k\u00f6t\u00fc olan bu ya\u015fam\u0131m\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek istiyordum yaln\u0131zca. Corda&#8217;n\u0131n tezlerini (\u201cHerkes bizi \u00f6rnek alsa, atmosfer safl\u0131\u011f\u0131 \u00e7oktan&#8230;\u201d) ve ye\u011fledi\u011fi form\u00fclleri (\u201cYanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmas\u0131n: Biz hayalci de\u011fil, pratik insanlar\u0131z ve&#8230; \u201c) biliyordum ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcne onun istedi\u011fi gibi yazacakt\u0131m. Ba\u015fka ne yazabilirdim ki? Kendi akl\u0131mdan ge\u00e7enleri mi? Emin olun, pek g\u00fczel bir yaz\u0131 olurdu! \u0130\u015flevsel ve \u00fcretken bir d\u00fcnya \u00fczerine g\u00fczel bir iyimser g\u00f6r\u00fc\u015f! Ama esinini Ba\u015fkan&#8217;dan alan bir ba\u015fyaz\u0131 i\u00e7in gerekli at\u0131l\u0131m g\u00fcc\u00fcn\u00fc kazanmam i\u00e7in, kendi ruh halimi tersine \u00e7evirmem yeterli oluyordu (bu da benim i\u00e7in zor de\u011fildi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir t\u00fcr kendi kendime sald\u0131rma gibiydi).<br \/>\n\u201cArt\u0131k u\u00e7ucu at\u0131klar\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne \u00e7ok yakla\u015ft\u0131k,\u201d diye yaz\u0131yordum, \u201cdaha da b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla ger\u00e7ekle\u015fecek bir \u00e7\u00f6z\u00fcm bu,\u201d ve \u015fimdiden Ba\u015fkan&#8217;\u0131n ho\u015fnut y\u00fcz\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcr gibi oluyordum, \u201c\u00f6zel giri\u015fimin teknolojiye getirdi\u011fi ger\u00e7ek itici g\u00fc\u00e7\u201d, Ba\u015fkan bu noktada elini kald\u0131r\u0131p yazd\u0131klar\u0131m\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00e7izecekti, \u201chep olumlu tepki vermeye haz\u0131r devlet organlar\u0131n\u0131n ayd\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla bulu\u015faca\u011f\u0131 i\u00e7in&#8230; \u201c<br \/>\nYaz\u0131y\u0131 y\u00fcksek sesle Bay Avandero&#8217;ya okudum. Avandero, son derece bak\u0131ml\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fck ellerini yaz\u0131 masas\u0131n\u0131n ortas\u0131ndaki beyaz bir ka\u011f\u0131d\u0131n \u00fczerine koymu\u015f, bana her zamanki ifadesiz nezaketiyle bak\u0131yordu.<br \/>\n\u201c\u015eey, be\u011fenmediniz mi?\u201d diye sordum.<br \/>\n\u201cHi\u00e7 olur mu, hi\u00e7 olur mu&#8230;\u201d dedi apar topar.<br \/>\n\u201cSonunu dinleyin: \u2018Sanayi uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n gelece\u011fi hakk\u0131ndaki en karanl\u0131k \u00f6ng\u00f6r\u00fclere kar\u015f\u0131, bizim iddiam\u0131z odur ki, do\u011fal geli\u015fimi i\u00e7indeki liberal bir ekonomi ile insan organizmas\u0131na gerekli hijyen aras\u0131nda&#8217; &#8211; arada bir Avandero&#8217;ya bak\u0131yordum, ama o ba\u015f\u0131n\u0131 beyaz ka\u011f\u0131ttan kald\u0131rm\u0131yordu- \u2018\u00fcretken fabrikalar\u0131m\u0131z\u0131n bacalar\u0131ndan \u00e7\u0131kan duman ile e\u015fsiz do\u011fal g\u00fczelliklerimizin mavisi ve ye\u015fili aras\u0131nda hi\u00e7bir kar\u015f\u0131tl\u0131k olmayacakt\u0131r (zaten fiilen b\u00f6yle bir kar\u015f\u0131tl\u0131k hi\u00e7bir zaman olmam\u0131\u015ft\u0131r)&#8230; Pekala, buna ne diyorsunuz?\u201d<br \/>\nAvandero bir s\u00fcre b\u00fcz\u00fcl\u00fc dudaklar\u0131 ve bo\u015f g\u00f6zleriyle beni s\u00fczd\u00fc. \u201cEvet, do\u011frusu, yaz\u0131n\u0131z, deyim yerindeyse, Kurum&#8217;umuzun, evet, b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle ula\u015fmay\u0131 ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 nihai hedefi \u00e7ok g\u00fczel dile getiriyor&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cHmm&#8230;\u201d diye homurdand\u0131m. \u0130tiraf etmeliyim ki, i\u015f arkada\u015f\u0131m gibi k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran birisinden daha dolays\u0131z bir onay bekliyordum.<br \/>\nYaz\u0131y\u0131, birka\u00e7 g\u00fcn sonra geldi\u011finde Ba\u015fkan Corda&#8217;ya sundum; dikkatle okudu, o s\u0131rada ben de yan\u0131ndayd\u0131m. Okumas\u0131 bitti, sayfalar\u0131 s\u0131raya koydu, metni ba\u015ftan bir daha okumaya koyulacak gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu, oysa, \u201c\u0130yi,\u201d dedi. Biraz durup d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc, sonra yineledi: \u201c\u0130yi.\u201d Gene biraz durup ard\u0131ndan, \u201cSiz gen\u00e7siniz,\u201d dedi. Bir itiraz\u0131m\u0131 savu\u015fturup -itiraz etmek gibi bir niyetim yoktu- s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: \u201cHay\u0131r, bir ele\u015ftiri de\u011fil bu, izin verin s\u00f6yleyeyim. Siz gen\u00e7siniz, inan\u0131yor, uza\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcyorsunuz. Ama izninizle, durumun ciddi oldu\u011funu s\u00f6ylemeliyim, evet, yaz\u0131n\u0131z\u0131n okurda uyand\u0131raca\u011f\u0131 izlenimden daha ciddi. A\u00e7\u0131k konu\u015fal\u0131m: B\u00fcy\u00fck \u015fehirlerdeki hava kirlili\u011fi tehlikesi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck, elimizde analizler var, durum ciddi. Ciddi oldu\u011fu i\u00e7indir ki, bu kirlili\u011fe \u00e7\u00f6z\u00fcm getirmek i\u00e7in biz var\u0131z. \u00c7\u00f6zemezsek, bizim \u015fehirlerimiz de hava \u201ckirlili\u011finden bo\u011fulacak.\u201d<br \/>\nAya\u011fa kalkm\u0131\u015f, bir ileri bir geri y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u201cBiz g\u00fc\u00e7l\u00fckleri kendimizden gizlemiyoruz. \u00c7evreyle en \u00e7ok ilgilenmesi gerekirken, bunu umursamayan, daha k\u00f6t\u00fcs\u00fc, tekerimize \u00e7omak sokan ba\u015fkalar\u0131 gibi de\u011filiz.\u201d<br \/>\nKar\u015f\u0131mda durdu, sesini al\u00e7altt\u0131: \u201cSiz gen\u00e7 oldu\u011funuz i\u00e7in, belki de herkesin bizimle ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fte oldu\u011funu san\u0131yorsunuz. Ama durum \u00f6yle de\u011fil. Say\u0131ca az\u0131z. Her yandan sald\u0131r\u0131ya u\u011fruyoruz. Evet efendim, her yandan. Gene de, pes etmeyece\u011fiz. Sesimizi y\u00fckseltmek, eylemde bulunmak, sorunu \u00e7\u00f6zmek zorunday\u0131z. Yaz\u0131n\u0131zda bunu daha \u00e7ok duymak isterdim, anlad\u0131n\u0131z m\u0131?\u201d<br \/>\n\u00c7ok iyi anlam\u0131\u015ft\u0131m. Israrla kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerime kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fleri savunmam, beni \u00e7ok uzaklara g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc, ama \u015fimdi yaz\u0131y\u0131 kusursuz hale getirebilecektim. Yazd\u0131klar\u0131m\u0131 \u00fc\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde Ba\u015fkan&#8217;a yeniden sunmam gerekiyordu. Yaz\u0131y\u0131 ba\u015ftan sona yeniden yazd\u0131m. \u00dc\u00e7te ikisinde, kirli havan\u0131n yuttu\u011fu Avrupa \u015fehirlerinin kasvetli bir portresini \u00e7izdim; \u00fc\u00e7te birinde ise, bunun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00f6rnek bir \u015fehrin -tertemiz, bol oksijenli kendi \u015fehrimizin- imgesini koydum: Burada makul bir \u00fcretim yo\u011funlu\u011funun \u00e7evreyle uyum i\u00e7inde oldu\u011funu, vb belirttim.<br \/>\n\u00dczerinde daha iyi yo\u011funla\u015fabilmek i\u00e7in yaz\u0131y\u0131 evde, yata\u011f\u0131ma uzanarak yazd\u0131m. Derin avluya e\u011fik olarak d\u00fc\u015fen bir g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131n\u0131 camlardan i\u00e7eri giriyordu ve \u0131\u015f\u0131n\u0131n odan\u0131n havas\u0131ndaki binlerce g\u00f6ze g\u00f6r\u00fcnmez zerreci\u011fin i\u00e7inden ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6r\u00fcyordum. Bu zerrecikler yatak \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fcn her yan\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f olmal\u0131yd\u0131; biraz sonra \u00fczeri siyah\u0131ms\u0131 bir tabakayla kaplanacak gibi geliyordu bana, t\u0131pk\u0131 panjurun dilimleri, balkonun parmakl\u0131klar\u0131 gibi.<br \/>\nYaz\u0131n\u0131n yeni halini okudu\u011funda, san\u0131r\u0131m Bay Avandero&#8217;nun ho\u015funa gitti. \u201cHi\u00e7 ku\u015fku yok ki, Ba\u015fkan&#8217;\u0131n talimatlar\u0131n\u0131 izleyerek bi\u00e7im verdi\u011finiz,\u201d dedi, \u201cbu bizim \u015fehrimizle \u00f6tekilerin durumu aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k, ger\u00e7ekten pek ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015f.\u201d<br \/>\n\u0130\u015f arkada\u015f\u0131m\u0131n, hi\u00e7bir i\u015fi tek ba\u015f\u0131ma becerebilece\u011fime inanmamas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, elimde olmadan bozularak, \u201cHay\u0131r, hay\u0131r, Ba\u015fkan s\u00f6ylemedi bunu bana, benim bir bulu\u015fum,\u201d dedim.<br \/>\nCord\u00e2&#8217;n\u0131n tepkisi ise hi\u00e7 bekledi\u011fim gibi olmad\u0131. Daktilo edilmi\u015f metni masan\u0131n \u00fczerine koyup olmam\u0131\u015f anlam\u0131nda ba\u015f\u0131n\u0131 sallad\u0131. \u201cBirbirimizi anlamam\u0131\u015f\u0131z, anlamam\u0131\u015f\u0131z,\u201d dedi hemen. Bana bu \u015fehrin sanayi \u00fcretimi \u00fczerine, burada her g\u00fcn yak\u0131lan k\u00f6m\u00fcr ve akaryak\u0131t miktarlar\u0131 \u00fczerine, motorlu ta\u015f\u0131t trafi\u011fi \u00fczerine rakamlar vermeye ba\u015flad\u0131. Sonra meteorolojik verilere ge\u00e7ti ve Kuzey Avrupa&#8217;n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u015fehirleriyle tek tek her a\u00e7\u0131dan h\u0131zl\u0131 bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yapt\u0131. \u201cBilin ki, biz b\u00fcy\u00fck ve dumanl\u0131 bir sanayi \u015fehriyiz, bu y\u00fczden bizde de hava kirlili\u011fi var, bizdeki kirlilik ba\u015fka yerdekinden daha az de\u011fil. Kendi \u00fclkemizdeki rakip \u00f6teki \u015fehirlerin yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi burada onlardan daha az hava kirlili\u011fi oldu\u011funu savunmam\u0131z olanaks\u0131z. Bunu yaz\u0131n\u0131zda a\u00e7\u0131k\u00e7a yazabilirsiniz, yazmal\u0131s\u0131n\u0131z! Atmosferin durumunun en ciddi oldu\u011fu \u015fehirlerden biriyiz, ama ayn\u0131 zamanda durumla ba\u015fa \u00e7\u0131kabilmek i\u00e7in en \u00e7ok \u015feyin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fehiriz. Ayn\u0131 zamanda, anl\u0131yor, musunuz?\u201d<br \/>\nAnl\u0131yordum; birbirimizi asla anlayamayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 da anl\u0131yordum. \u015eu evlerin is tutmu\u015f cepheleri, \u015fu matla\u015fm\u0131\u015f camlar, \u015fu kollar\u0131m\u0131z\u0131 yaslayamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z pencere pervazlar\u0131, \u015fu neredeyse silinmi\u015f insan y\u00fczleri, \u015fimdi sonbahar\u0131n ilerlemesiyle s\u0131cak havalara \u00f6zg\u00fc nemlili\u011fini yitirip sanki nesnelerin bir niteli\u011fi haline gelen -herkes ve her \u015fey, g\u00fcnden g\u00fcne bi\u00e7imini, anlam\u0131n\u0131 ve de\u011ferini yitiriyormu\u015f gibi- \u015fu sisli hava, benim i\u00e7in genel sefilli\u011fin ta kendisi olan her \u015fey; onun gibi insanlar i\u00e7in, zenginlik, \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve g\u00fcc\u00fcn, ayn\u0131 zamanda tehlike, y\u0131k\u0131m ve facian\u0131n g\u00f6stergesi, o karars\u0131z durumda kalarak kendini kahramanca bir y\u00fccelikle ku\u015fanm\u0131\u015f hissetmenin bir yolu olmal\u0131yd\u0131.<br \/>\nYaz\u0131y\u0131 \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kez yazd\u0131m. Sonunda, iyi gidiyordu. Ba\u015fkan yaln\u0131zca yaz\u0131n\u0131n sonundaki bir noktaya (\u201c\u015eu halde, toplumun yazg\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan korkun\u00e7 bir sorunla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bu sorunu \u00e7\u00f6zebilecek miyiz?\u201d) itiraz etti.<br \/>\n\u201cBiraz fazla ku\u015fkulu de\u011fil mi?\u201d diye sordu, \u201cOkurlar\u0131 umutsuzlu\u011fa s\u00fcr\u00fcklemez mi?\u201d<br \/>\nEn basit yol, soruyu d\u00fcz t\u00fcmceye \u00e7evirmekti: \u201cBu sorunu \u00e7\u00f6zebilece\u011fiz.\u201d B\u00f6yle, \u00fcnlem imi olmadan: sakin bir g\u00fcven duygusu.<br \/>\n\u201cPeki, fazla kolay g\u00f6r\u00fcnmez mi b\u00f6ylesi? S\u0131radan bir idari sorunmu\u015f gibi?\u201d<br \/>\nT\u00fcmceyi iki kez yinelemeye karar verdik. Biri soru t\u00fcmcesi olacakt\u0131, \u00f6teki d\u00fcz t\u00fcmce. \u201cBu sorunu \u00e7\u00f6zebilecek miyiz? \u00c7\u00f6zebilece\u011fiz.\u201d<br \/>\nAma bu, \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc belirsiz bir gelece\u011fe ertelemek olmuyor muydu? Hepsini geni\u015f zaman kipinde yazmay\u0131 denedik \u201cBu sorunu \u00e7\u00f6zebilir miyiz? \u00c7\u00f6zebiliriz\u201d; ama kula\u011fa ho\u015f gelmiyordu.<br \/>\nYaz\u0131da nas\u0131l yol al\u0131n\u0131r bilirsiniz; i\u015fe bir virg\u00fcl\u00fc de\u011fi\u015ftirerek ba\u015flar insan, sonra bir s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc de\u011fi\u015ftirmek gerekir, sonra bir t\u00fcmcenin yap\u0131s\u0131n\u0131, en sonunda her \u015fey da\u011f\u0131l\u0131p gider. Yar\u0131m saat tart\u0131\u015ft\u0131k. Soru ile yan\u0131t\u0131 de\u011fi\u015fik zaman kiplerinde yazmay\u0131 \u00f6nerdim: \u201cBu sorunu \u00e7\u00f6zecek miyiz? \u00c7\u00f6zmek \u00fczereyiz.\u201d Ba\u015fkan \u00f6nerimi co\u015fkuyla kar\u015f\u0131lad\u0131 ve o g\u00fcnden sonra yeteneklerime olan g\u00fcveni bir daha hi\u00e7 sars\u0131lmad\u0131.<br \/>\nBir gece telefon sesiyle uyand\u0131m. \u015eehirleraras\u0131 aramalar\u0131n uzun \u00e7al\u0131\u015f\u0131yd\u0131 bu. I\u015f\u0131\u011f\u0131 yakt\u0131m: Saat neredeyse \u00fc\u00e7 olmu\u015ftu. Yataktan kalk\u0131p koridora ko\u015fmaya, karanl\u0131kta ahizeyi elime almaya karar vermeden \u00f6nce, hatta ondan da \u00f6nce, uykumdaki ilk s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f\u0131mda, arayan\u0131n Claudia oldu\u011funu biliyordum.<br \/>\n\u015eimdi sesi ahizeden ta\u015f\u0131yor, sanki ba\u015fka bir gezegenden geliyordu ve ben, uykudan yeni kalkm\u0131\u015f g\u00f6zlerimle, k\u0131v\u0131lc\u0131mlar, \u0131\u015f\u0131lt\u0131lar g\u00f6r\u00fcr gibi oluyordum, oysa bunlar, Claudia&#8217;n\u0131n yakalanmas\u0131 olanaks\u0131z sesinin ini\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131yd\u0131, her zaman s\u00f6yledi\u011fi her \u015feye katt\u0131\u011f\u0131 ve \u015fimdi bana, Bayan Margariti&#8217;nin ruhsuz koridorunun ucuna kadar ula\u015fan o dramatik heyecand\u0131. Claudia&#8217;n\u0131n beni bulaca\u011f\u0131ndan hi\u00e7 ku\u015fkulanmam\u0131\u015f, hatta<br \/>\nb\u00fct\u00fcn bu s\u00fcre boyunca ba\u015fka bir \u015fey beklememi\u015f oldu\u011fumu fark ettim.<br \/>\nO zamana kadar ba\u015f\u0131ma neler geldi\u011fini, nas\u0131l olup da buralara geldi\u011fimi sormak akl\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7miyordu, izimi nas\u0131l buldu\u011funu da a\u00e7\u0131klamad\u0131. Bana anlataca\u011f\u0131 bir y\u0131\u011f\u0131n \u015fey vard\u0131, her zamanki gibi son derece ayr\u0131nt\u0131l\u0131, gene de belirsiz \u015feyler, \u00fcstelik bilmedi\u011fim ve hi\u00e7 gitmedi\u011fim yerlerde ge\u00e7iyorlard\u0131.<br \/>\n\u201cSana ihtiyac\u0131m var, \u00e7abuk, hemen. \u0130lk trene atla gel&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cBiliyorsun, burada bir i\u015fim var&#8230; Kurum&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cHa, belki de g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn Bay&#8230; De ki ona&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cYo, hay\u0131r, biliyorsun, ben yaln\u0131zca&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cTatl\u0131m, hemen yola \u00e7\u0131k\u0131yorsun, de\u011fil mi?\u201d<br \/>\nToz i\u00e7indeki bir yerden konu\u015ftu\u011fumu, panjur dilimlerinin kumlu siyah bir kabukla \u00f6rt\u00fcl\u00fc oldu\u011funu, yakalar\u0131mda bir kedinin ayak izlerinin bulundu\u011funu ve bunun benim i\u00e7in olas\u0131 tek d\u00fcnya oldu\u011funu, d\u00fcnyadaki olas\u0131 tek d\u00fcnya oldu\u011funu, onunkinin, onun d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ise benim i\u00e7in ancak optik bir yan\u0131lsamayla varm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnebilece\u011fini ona nas\u0131l s\u00f6yleyebilirdim? S\u00f6ylediklerimi dinlemezdi bile, her \u015feyi tepeden g\u00f6rmeye \u00e7ok al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131 ve benim ya\u015fam\u0131m\u0131n dokusunu olu\u015fturan sefil ko\u015fullar\u0131n onun g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7mas\u0131 do\u011fald\u0131. Benimle b\u00fct\u00fcn ili\u015fkileri, hep bu \u00fcst\u00fcn dikkatsizli\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fc olmu\u015ftu; bu y\u00fczden, benim, gelece\u011fi ve h\u0131rslar\u0131 olmayan, m\u00fctevaz\u0131 bir ta\u015fra gazetecisi oldu\u011fumu asla fark edememi\u015fti ve bana soylular\u0131n, zenginlerin ve sanat\u00e7\u0131lar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu y\u00fcksek sosyetenin bir par\u00e7as\u0131ym\u0131\u015f\u0131m gibi davranmaya devam ediyordu: Onun hep i\u00e7inde hareket etti\u011fi bu ortamda tesad\u00fcfen kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131k, bir yaz plajda beni onunla tan\u0131\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131nda. Yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabullenmek anlam\u0131na gelece\u011fi i\u00e7in, bunun fark\u0131na varmak istemiyordu. Bu y\u00fczden, bana uza\u011f\u0131ndan bile ge\u00e7medi\u011fim yetenekler, yetkiler ve be\u011feniler atfetmeyi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyordu; ama sonu\u00e7ta benim ger\u00e7ekten kim oldu\u011fum bir ayr\u0131nt\u0131dan ibaretti ve o, bir ayr\u0131nt\u0131 y\u00fcz\u00fcnden yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n y\u00fcz\u00fcne vurulmas\u0131n\u0131 istemiyordu.<br \/>\n\u015eimdi sesi yumu\u015fak, \u015fefkatli bir hal alm\u0131\u015ft\u0131: Kendime itiraf etmesem de, bekledi\u011fim an buydu, \u00e7\u00fcnk\u00fc ancak sevgi dolu kendini b\u0131rak\u0131\u015fta, bizi farkl\u0131 k\u0131lan her \u015fey ortadan kalk\u0131yor ve yaln\u0131zca iki insan oldu\u011fumuzu, kim oldu\u011fumuzun \u00f6neminin kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyorduk. Birbirimize hen\u00fcz birka\u00e7 sevgi s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131k ki, arkamda, caml\u0131 bir kap\u0131n\u0131n ard\u0131ndaki \u0131\u015f\u0131k yand\u0131 ve bo\u011fuk bir \u00f6ks\u00fcr\u00fck sesi i\u015fittim. Ayn\u0131 evde kald\u0131\u011f\u0131m\u0131z polis memurunun kap\u0131s\u0131yd\u0131, odas\u0131 tam orada, telefonun yan\u0131ndayd\u0131. Hemen sesimi al\u00e7altt\u0131m, s\u00f6z\u00fcme kald\u0131\u011f\u0131m yerden devam ettim, ama art\u0131k birisinin beni dinledi\u011fini bildi\u011fim i\u00e7in, do\u011fal bir sak\u0131nganl\u0131k, sevgi ifadelerimi hafifletmeme yol a\u00e7\u0131yordu; sonunda, s\u00f6zlerim yans\u0131z ve anla\u015f\u0131lmas\u0131 zor bir m\u0131r\u0131ldanmaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Biti\u015fik odadaki \u0131\u015f\u0131k s\u00f6nd\u00fc, ama hatt\u0131n \u00f6teki ucundan itirazlar ba\u015flad\u0131: \u201cNe diyorsun? Daha y\u00fcksek sesle konu\u015f! Bana b\u00fct\u00fcn s\u00f6yleyece\u011fin bu mu?\u201d<br \/>\n\u201cBak, yaln\u0131z de\u011filim&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cNas\u0131l? Kiminlesin?\u201d<br \/>\n\u201cHay\u0131r, dinle, burada, anla i\u015fte, \u00f6teki kirac\u0131lar\u0131 uyand\u0131r\u0131yorum, ge\u00e7 oldu&#8230;\u201d<br \/>\nArt\u0131k sinirlenmi\u015fti? \u0130stedi\u011fi, a\u00e7\u0131klamalar de\u011fildi, benim bir tepkimi istiyordu, benden yana bir s\u0131cakl\u0131k i\u015faretini, bizi ay\u0131ran uzakl\u0131\u011f\u0131 yak\u0131p yok edecek bir \u015feyleri. Ama benim yan\u0131tlar\u0131m sak\u0131ngan bir hal alm\u0131\u015ft\u0131, yakar\u0131r gibi, yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131r gibi konu\u015fuyordum. \u201cYo, bak, Claudia, b\u00f6yle yapma, seni temin ederim, yalvar\u0131r\u0131m, Claudia, ben&#8230;\u201d Polis memurunun odas\u0131nda \u0131\u015f\u0131k yeniden yand\u0131. Ahizeye yap\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m dudaklar\u0131mla a\u015fk konu\u015fmam bir c\u0131v\u0131ldamaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<br \/>\nAvluda a\u015f\u00e7\u0131 yamaklar\u0131 bira bidonlar\u0131n\u0131 yuvarl\u0131yorlard\u0131. Bayan Margariti, dairesinin karanl\u0131\u011f\u0131ndan, sanki konuklar\u0131 varm\u0131\u015f gibi, k\u0131sa kahkaha n\u00f6betleriyle kesilen bir konu\u015fmad\u0131r tutturdu. Oda kom\u015fum, G\u00fcneyli a\u011fz\u0131yla s\u00f6v\u00fcp saymaya ba\u015flad\u0131. Ben, \u00e7\u0131plak ayak, koridorun karolar\u0131 \u00fczerinde duruyordum ve hatt\u0131n \u00f6b\u00fcr ucundan Claudia&#8217;n\u0131n tutkulu sesi bana elini uzat\u0131yor, ben de bir \u015feyler kekeleyerek ona kar\u015f\u0131l\u0131k vermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, ama ne zaman aram\u0131zda bir k\u00f6pr\u00fc kuracak olsak, bir an sonra parampar\u00e7a oluyor ve ger\u00e7ekli\u011fin etkisi b\u00fct\u00fcn sevgi s\u00f6zlerimizi birer birer ezip yalanl\u0131yordu.<br \/>\nO konu\u015fmadan sonra, telefon g\u00fcn\u00fcn ve gecenin en olmad\u0131k saatlerinde \u00e7almaya ve Claudia&#8217;n\u0131n bak\u0131rrengi ve alacal\u0131 sesi, bir tuza\u011fa atlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmeyen, bilmedi\u011fi i\u00e7in de, bir ba\u015fka s\u0131\u00e7ray\u0131\u015fla, geldi\u011fi gibi, \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolunu bulan ve hi\u00e7bir \u015feyin fark\u0131na varmayan bir leopar\u0131n ald\u0131r\u0131\u015fs\u0131z s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f\u0131yla, o dar koridorda belirivermeye ba\u015flad\u0131. Ve ac\u0131, a\u015fk, sevin\u00e7 ve ac\u0131mas\u0131zl\u0131k i\u00e7inde bocalayan ben, bu \u00e7irkinlik ve yaln\u0131zl\u0131k sahnesine, \u201cbir \u015fehriyeli \u00e7orba\u201d sipari\u015finin i\u015fitildi\u011fi Urbano Rattazzi hoparl\u00f6r\u00fcne, Bayan Margariti&#8217;nin evyesindeki kirli tabaklara Claudia&#8217;n\u0131n kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor ve art\u0131k onun imgesinin de, bu sahnenin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum. Yo, hay\u0131r, Claudia&#8217;n\u0131n telefondaki sesi hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeden, hi\u00e7bir \u015fey fark etmeden geliyor ve ben her defas\u0131nda onun yoklu\u011funun bo\u015flu\u011fuyla kal\u0131yordum.<br \/>\nKimi zaman Claudia ne\u015feli, rahat oluyor, g\u00fcl\u00fcyor, benimle alay etmek i\u00e7in birbiriyle ilgisiz \u015feyler s\u00f6yl\u00fcyordu, sonunda ben de onun ne\u015fesine kat\u0131l\u0131yordum, ama o zaman, ya\u015fam\u0131n farkl\u0131 olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmenin \u00e7ekicili\u011fine kap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fum i\u00e7in, avlu, toz, beni daha da h\u00fcz\u00fcnlendiriyordu. Kimi zaman da Claudia hummal\u0131 bir kayg\u0131ya kap\u0131lm\u0131\u015f oluyor ve o zaman bu kayg\u0131, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m yerin, Ar\u0131tma&#8217;daki yaz\u0131 i\u015fleri g\u00f6revimin \u00e7ehresine ekleniyor ve ben bundan kurtulmay\u0131 ba\u015faram\u0131yordum. Daha da kayg\u0131l\u0131 yeni bir telefon beni gece yar\u0131s\u0131 uyand\u0131rs\u0131n diye bekleyerek ya\u015f\u0131yordum, oysa sesi bana, \u00f6nceki ak\u015fam\u0131n kayg\u0131s\u0131n\u0131 hi\u00e7 hat\u0131rlam\u0131yormu\u015f gibi, beklenmedik bi\u00e7imde farkl\u0131, ne\u015feli ya da kay\u0131ts\u0131z ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda kendimi \u00f6zg\u00fcrle\u015fmi\u015f de\u011fil, yolumu \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f, yitirmi\u015f hissediyordum.<br \/>\n\u201cDo\u011fru mu i\u015fittim? Taormina&#8217;dan m\u0131 ar\u0131yorsun?\u201d<br \/>\n\u201cEvet, arkada\u015flarla buraday\u0131m, \u00f6yle g\u00fczel ki, u\u00e7a\u011fa atla, hemen gel!\u201d<br \/>\nClaudia hep de\u011fi\u015fik \u015fehirlerden telefon ediyordu ve her defas\u0131nda, ister kayg\u0131l\u0131 bir ruh hali i\u00e7inde olsun, ister ya\u015fama sevinciyle dolu, bu ruh halini onunla payla\u015fmam i\u00e7in hemen yan\u0131nda olmam\u0131 istiyordu. Ben her defas\u0131nda ona yolculu\u011fa \u00e7\u0131kmam\u0131n ni\u00e7in kesinlikle imkans\u0131z oldu\u011funu en ince ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla a\u00e7\u0131klamaya koyuluyor, ama s\u00f6z\u00fcm\u00fc s\u00fcrd\u00fcremiyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc Claudia durup beni dinlemeden s\u00f6z\u00fc \u00e7oktan ba\u015fka konulara getirmi\u015f oluyordu; fark\u0131na varmadan kulland\u0131\u011f\u0131m ve onun itici buldu\u011fu ya da bay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir ifade y\u00fcz\u00fcnden, \u00e7o\u011funlukla beni paylayan ya da beklenmedik bi\u00e7imde \u00f6ven konu\u015fmalard\u0131 bunlar.<br \/>\nTam konu\u015fma s\u00fcresi doldu\u011funda ve g\u00fcnd\u00fcz \u00e7al\u0131\u015fan kad\u0131n ya da gece n\u00f6betinde \u00e7al\u0131\u015fan erkek santral memurlar\u0131, \u201cKesmek zorunday\u0131z,\u201d dediklerinde, Claudia sanki her konuda anla\u015fm\u0131\u015f\u0131z gibi ortaya bir, \u201c\u00d6yleyse, ne zaman geliyorsun?\u201d s\u00f6z\u00fc at\u0131veriyor ve ben homurdanarak kar\u015f\u0131l\u0131k veriyordum, b\u00f6ylece son karar\u0131 benim ona edece\u011fim ya da onun bana edece\u011fi ba\u015fka bir telefona erteleyerek konu\u015fmay\u0131 noktal\u0131yorduk. Bu arada Claudia&#8217;n\u0131n b\u00fct\u00fcn programlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirece\u011finden ve acil yola \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131m\u0131 gene, ama yeni ertelemeleri hakl\u0131 k\u0131lacak farkl\u0131 durumlarda bir daha \u00f6nerece\u011finden emindim; gene de, i\u00e7imde bir t\u00fcr pi\u015fmanl\u0131k kal\u0131yor, yola \u00e7\u0131kmam\u0131n o kadar da olanaks\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, s\u00f6zgelimi, gelecek ayki maa\u015f\u0131mdan avans al\u0131p bir mazeret uydurarak i\u015ften \u00fc\u00e7 d\u00f6rt g\u00fcn izin isteyebilece\u011fimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor, bu karars\u0131zl\u0131klarla kendimi yiyip bitiriyordum.<br \/>\nBayan Margariti \u201chi\u00e7bir \u015fey duymuyordu. Koridordan ge\u00e7erken beni telefonun ba\u015f\u0131nda g\u00f6r\u00fcrse, i\u00e7imde hangi f\u0131rt\u0131nalar\u0131n esti\u011finden habersiz, bir ba\u015f i\u015faretiyle beni selaml\u0131yordu. Oda kom\u015fum, \u00f6yle de\u011fildi. Odas\u0131ndan her \u015feyi duyuyor ve zil sesiyle her irkilmemde polis sezgisini kullanmak zorunda kal\u0131yordu. Neyse ki, hemen hi\u00e7 evde olmuyordu; onun i\u00e7in, baz\u0131 telefon konu\u015fmalar\u0131m rahat, umursamaz bile olabiliyordu ve her ne kadar Claudia&#8217;n\u0131n ruh hali pek f\u0131rsat tan\u0131masa da, her s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn bir s\u0131cakl\u0131k, bir i\u00e7tenlik, i\u00e7sel bir titre\u015fim edindi\u011fi bir a\u015fk konu\u015fmas\u0131 atmosferine girebiliyorduk. Bazen de, Claudia iyimser bir ruh hali i\u00e7inde oluyor, buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben aram\u0131za bir set \u00e7ekiyor, tek heceli s\u00f6zlerle, suskun ve ka\u00e7ak t\u00fcmcelerle yan\u0131t veriyordum: Kap\u0131n\u0131n arkas\u0131nda, bir metre uza\u011f\u0131mda polis memuru vard\u0131; bir keresinde kap\u0131y\u0131 aralad\u0131, b\u0131y\u0131kl\u0131 ve kara surat\u0131n\u0131 g\u00f6sterip beni s\u00fczd\u00fc. \u0130tiraf etmeliyim ki, ba\u015fka zaman olsa \u00fczerimde hi\u00e7bir etki b\u0131rakmayacak ufak tefek bir adamd\u0131; ama orada, o zavall\u0131lar pansiyonunda, gecenin bir yar\u0131s\u0131, ikimiz de pijamal\u0131, ilk kez y\u00fcz y\u00fcze geldi\u011fimizde, kesinlikle birbirimizden nefret ettik: Ben yar\u0131m saatlik \u015fehirleraras\u0131 a\u015fk telefonlar\u0131 ediyor ya da gelen telefonlara cevap veriyordum, o i\u015finden d\u00f6n\u00fcyordu.<br \/>\nClaudia&#8217;n\u0131n konu\u015fmalar\u0131nda s\u0131k s\u0131k \u00fcnl\u00fclerin, birlikte oldu\u011fu insanlar\u0131n adlar\u0131 ge\u00e7iyordu. Birincisi, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi ki\u015filerin hi\u00e7birini tan\u0131m\u0131yordum; ikincisi, dikkat \u00e7ekmeye katlanam\u0131yordum. Bu y\u00fczden, Claudia&#8217;ya ille de cevap vermem gerekti\u011finde, adlar\u0131 s\u00f6ylememeye, dolayl\u0131 s\u00f6zler kullanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, o bunun nedenini anlam\u0131yor, \u00f6fkeleniyordu. Tam da ortalarda g\u00f6r\u00fcnmekten hi\u00e7 ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in siyasetten hep uzak durmu\u015ftum; kald\u0131 ki, \u015fimdi, devletin denetledi\u011fi bir kurumda \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum ve hi\u00e7bir parti hakk\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey bilmemeyi kural bellemi\u015ftim. Claudia, kim bilir akl\u0131na ne estiyse, bir ak\u015fam bana baz\u0131 milletvekillerini sordu. Hemen o anda, polis memuru kap\u0131dayken, \u015f\u00f6yle ya da b\u00f6yle bir kar\u015f\u0131l\u0131k vermem gerekiyordu. \u201cS\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fin ilk ki\u015fi, elbette, ilki&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cKim? Kimden s\u00f6z ediyorsun?\u201d<br \/>\n\u201cHani \u015fu, evet, daha \u015fi\u015fman olan\u0131, yok, daha ufak tefe\u011fi&#8230;\u201d<br \/>\nK\u0131sacas\u0131, Claudia&#8217;y\u0131 seviyordum. Ve mutsuzdum. Ama o benim bu mutsuzlu\u011fumu nas\u0131l anlayabilirdi? Ba\u015flar\u0131ndan bir ac\u0131, bir talihsizlik ge\u00e7ti\u011fi i\u00e7in kendilerini en vasat ya\u015fam\u0131n tekd\u00fczeli\u011fine mahk\u00fbm edenler vard\u0131r; ama katlanabileceklerini hissettiklerinden daha b\u00fcy\u00fck bir talih ya\u015fad\u0131klar\u0131 i\u00e7in bunu yapanlar da vard\u0131r.<br \/>\nYemeklerimi baz\u0131 sabit fiyatl\u0131 lokantalarda yiyordum. Bu \u015fehirde bu lokantalar\u0131 hepsi birbiriyle akraba Toskanal\u0131 aileler i\u015fletirler. Garson k\u0131zlar\u0131n hepsi, Altopascio ad\u0131ndaki bir kasabadan gelir, gen\u00e7likleri boyunca burada ya\u015farlar, ama hepsinin akl\u0131 Altopascio&#8217;dad\u0131r ve \u015fehrin kalan\u0131yla kar\u0131\u015fmazlar; ak\u015famlar\u0131, gene Altopasciolu olup, burada lokantalar\u0131n mutfaklar\u0131nda ya da oto tamirhanelerinde \u00e7al\u0131\u015fan, ama kasabalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f mahalleleriymi\u015f gibi lokantalar\u0131n \u00e7evresinden ayr\u0131lmayan gen\u00e7lerle \u00e7\u0131karlar ve bu k\u0131zlarla bu gen\u00e7ler evlenirler, baz\u0131lar\u0131 Altopascio&#8217;ya d\u00f6ner, baz\u0131lar\u0131 burada kal\u0131p akrabalar\u0131n\u0131n ve hem\u015ferilerinin lokantalar\u0131nda \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, bir g\u00fcn kendi adlar\u0131na bir lokanta a\u00e7abilmek i\u00e7in para biriktirirler.<br \/>\nBu lokantalarda kimlerin yemek yedi\u011fi bilinir: Yoldan ge\u00e7erken u\u011frayan ve hep de\u011fi\u015fen ki\u015filer d\u0131\u015f\u0131nda, her zamanki m\u00fc\u015fteriler, aralar\u0131nda evde kalm\u0131\u015f birka\u00e7 kad\u0131n memurun da bulundu\u011fu bekar memurlar, birka\u00e7 \u00f6\u011frenci ve asker. Bir s\u00fcre sonra bu m\u00fc\u015fterilerin hepsi tan\u0131\u015f\u0131yor, bir masadan \u00f6tekine gevezelik ediyorlard\u0131 ve belli bir noktada, ba\u015flang\u0131\u00e7ta birbirlerini tan\u0131may\u0131p sonra her zaman birlikte yeme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 edinenler, ortak masalar olu\u015fturuyorlard\u0131.<br \/>\nToskanal\u0131 garson k\u0131zlarla da herkes \u015fakala\u015f\u0131yordu; elbette, iyi niyetli \u015fakalard\u0131 bunlar, k\u0131zlara erkek arkada\u015flar\u0131n\u0131 soruyorlar, onlarla kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 espriler yap\u0131yorlard\u0131, konu\u015facak ba\u015fka bir \u015fey kalmad\u0131\u011f\u0131nda da, televizyona el at\u0131yor, son zamanlarda programlarda g\u00f6rd\u00fckleri ki\u015filerden hangilerinin sempatik, hangilerinin antipatik oldu\u011fundan s\u00f6z ediyorlard\u0131.<br \/>\nOysa ben, yemek sipari\u015fleri d\u0131\u015f\u0131nda -zaten rejimde oldu\u011fum i\u00e7in, hep ayn\u0131 \u015feyleri istiyordum: tereya\u011fl\u0131 spagetti, ha\u015flama et ve salata- asla bir \u015fey s\u00f6ylemiyordum; adlar\u0131n\u0131 art\u0131k ben de \u00f6\u011frenmi\u015f olmakla birlikte, k\u0131zlar\u0131 adlar\u0131yla \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131yor, i\u00e7li d\u0131\u015fl\u0131l\u0131k izlenimi uyand\u0131rmamak i\u00e7in hep \u201cHan\u0131mefendi\u201d demeyi ye\u011fliyordum. O lokantada tesad\u00fcfen bulunuyordum, ge\u00e7ici bir m\u00fc\u015fteriydim, ger\u00e7i kim bilir daha ne kadar s\u00fcre boyunca oraya her g\u00fcn gidebilirdim, ama bug\u00fcn burada, yar\u0131n orada olan, ge\u00e7ici birisi gibi hissetmek istiyordum kendimi, yoksa sinirlerim bozuluyordu. Lokantadakileri antipatik buldu\u011fumdan de\u011fil, tam tersine: Gerek \u00e7al\u0131\u015fanlar gerek m\u00fc\u015fteriler, iyi ve sempatik insanlard\u0131, \u00e7evremdeki o konuksever atmosfer de ho\u015fuma gidiyordu, hatta bu atmosfer olmasa, bir \u015feylerin eksikli\u011fini duyard\u0131m, ama kat\u0131lmadan g\u00f6zlemeyi ye\u011fliyordum. \u00d6teki m\u00fc\u015fterilerle konu\u015fmaktan ka\u00e7\u0131n\u0131yordum, selamla\u015fmaktan da; \u00e7\u00fcnk\u00fc bilindi\u011fi gibi, birileriyle tan\u0131\u015fmak \u00e7ok kolayd\u0131r, ama sonra ba\u011flay\u0131c\u0131 hale gelir: Birisi, \u201cBu ak\u015fam ne yap\u0131yoruz?\u201d der ve b\u00f6ylece hep birlikte televizyon seyredilir ya da sinemaya gidilir ve o ak\u015famdan sonra, seni hi\u00e7 ilgilendirmeyen bir insanlar toplulu\u011funun bir par\u00e7as\u0131 haline gelirsin ve hakk\u0131ndaki her \u015feyi anlatman, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hakk\u0131ndaki her \u015feyi dinlemen gerekir.<br \/>\nKimsenin olmad\u0131\u011f\u0131 bir masaya oturmaya \u00e7al\u0131yor, sabah ya da ak\u015fam gazetesini a\u00e7\u0131yordum (gazeteyi ofise giderken al\u0131yor, ba\u015fl\u0131klara bir g\u00f6z at\u0131yor, ama okumak i\u00e7in lokantaya gelmeyi bekliyordum) ve gazeteye ba\u015ftan sona g\u00f6z gezdiriyordum. Gazete, ba\u015fka yer bulamad\u0131\u011f\u0131mda ve \u00f6nceden birisinin oturdu\u011fu bir masaya oturmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131mda da, \u00e7ok i\u015fime yar\u0131yordu; okumaya dal\u0131yordum ve kimse hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemiyordu bana. Ama her zaman tek ba\u015f\u0131ma oturaca\u011f\u0131m bir masa bulmaya gayret ediyor ve bu y\u00fczden, yemek saatlerimi elimden geldi\u011fince geciktirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, b\u00f6ylece lokantaya vard\u0131\u011f\u0131mda, m\u00fc\u015fterilerin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc gitmi\u015f oluyordu.<br \/>\nK\u0131r\u0131nt\u0131lar sorunu vard\u0131. \u00c7o\u011fu zaman, tam o anda m\u00fc\u015fterinin kalkt\u0131\u011f\u0131, k\u0131r\u0131nt\u0131larla dolu bir masaya oturmam gerekiyordu; bu y\u00fczden, garson k\u0131z gelip kirli tabaklar\u0131 ve bardaklar\u0131 g\u00f6t\u00fcr\u00fcnceye, masa \u00f6rt\u00fcs\u00fcndeki kal\u0131nt\u0131lar\u0131 temizleyip yeni bir \u00f6rt\u00fc koyuncaya kadar masaya bakmaktan \u00e7ekiniyordum. Kimi zaman bu i\u015f aceleye getiriliyor ve \u00fcstteki \u00f6rt\u00fcyle alttaki aras\u0131nda ekmek k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131 kal\u0131yor, bu da can\u0131m\u0131 s\u0131k\u0131yordu.<br \/>\nEn iyisi, s\u00f6zgelimi \u00f6\u011fle yeme\u011fi i\u00e7in, garson k\u0131zlar\u0131n art\u0131k ba\u015fka m\u00fc\u015fteri gelmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek masalar\u0131 iyice temizleyip ak\u015fama haz\u0131rlad\u0131klar\u0131 saati kollamakt\u0131; sonra, b\u00fct\u00fcn aile -patronlar, garson k\u0131zlar, a\u015f\u00e7\u0131lar, a\u015f\u00e7\u0131 yamaklar\u0131- bir sofra kuruyor ve en sonunda yemek yemek i\u00e7in kendileri oturuyorlard\u0131. O anda i\u00e7eri ben giriyor: \u201cHay Allah, \u00e7ok mu<br \/>\nge\u00e7 oldu, bir \u015feyler yemem m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil mi?\u201d diyordum.<br \/>\n\u201cLaf\u0131 m\u0131 olur? Buyurun, istedi\u011finiz yere oturun! Lisa, beyefendinin sipari\u015fini al\u0131ver.\u201d<br \/>\nO temiz, g\u00fczel masalardan birine oturuyordum. Bir a\u015f\u00e7\u0131 mutfa\u011fa d\u00f6n\u00fcyordu, ben gazetemi okuyor, sakin sakin yeme\u011fimi yiyor, sofradakilerin g\u00fcl\u00fcp \u015fakala\u015fmalar\u0131na, anlatt\u0131klar\u0131 Altopascio \u00f6yk\u00fclerine kulak veriyordum. Bir servisle \u00f6teki aras\u0131nda \u00e7eyrek saat beklemem gerekebiliyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc garson k\u0131zlar\u0131n hepsi orada oturmu\u015f, yemek yiyor, \u00e7ene \u00e7al\u0131yorlard\u0131, sonunda ben, \u201cHan\u0131mefendi, bir portakal&#8230;\u201d demeye karar veriyordum, onlar da, \u201cDerhal! Anna, sen gidiver! Hey, Lisa!\u201d diye kar\u015f\u0131l\u0131k veriyorlard\u0131. Ama b\u00f6ylesi ho\u015fuma gidiyordu ve memnundum.<br \/>\nYeme\u011fimi yedikten, gazetemi okuduktan sonra, rulo yapt\u0131\u011f\u0131m gazetem elimde lokantadan \u00e7\u0131k\u0131yordum; eve d\u00f6n\u00fcyor, odama \u00e7\u0131k\u0131yordum, gazeteyi yata\u011f\u0131n \u00fczerine f\u0131rlat\u0131p ellerimi y\u0131k\u0131yordum. Bayan Margariti, girdi\u011fim ve \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131m an\u0131 kolluyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc ben d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz odama gelip gazeteyi al\u0131yordu. Benden istemeye cesaret edemiyordu; bu y\u00fczden, gazeteyi gizlice g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor ve ben d\u00f6nmeden gene gizlice yata\u011f\u0131m\u0131n \u00fczerine koyuyordu. Sanki biraz hoppaca bir meraktan utan\u0131r gibi utan\u0131yordu; asl\u0131nda bir tek \u015fey okuyordu: \u00f6l\u00fcm ilanlar\u0131.<br \/>\nBir kez i\u00e7eri girdi\u011fimde, onu elinde gazeteyle buldum, \u00e7ok utand\u0131 ve kendini mazur g\u00f6sterme ihtiyac\u0131n\u0131 hissetti: \u201c\u015eey, arada bir \u00f6l\u00fcm ilanlar\u0131na bakmak i\u00e7in gazetenizi al\u0131yorum, ba\u011f\u0131\u015flay\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc kimi zaman, \u015fey, \u00f6lenler aras\u0131nda tan\u0131d\u0131klar\u0131m oluyor&#8230;\u201d<br \/>\nBu yemek saatlerini erteleme fikri y\u00fcz\u00fcnden, baz\u0131 ak\u015famlar mesela sinemaya gidiyordum, sinemadan kafam biraz sersemlemi\u015f bir halde \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131mda, saat ge\u00e7 oluyordu ve \u0131\u015f\u0131kl\u0131 tabelalar\u0131n \u00e7evresine, \u015fehrin boyutlar\u0131n\u0131 silip yok eden bir sonbahar sisinin kesif karanl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fcyordu. Saate bak\u0131yor, kendi kendime belki de k\u00fc\u00e7\u00fck lokantalarda art\u0131k-yiyecek bir \u015fey bulamayaca\u011f\u0131m\u0131 ya da her durumda her zamanki gidi\u015f saatimi ge\u00e7irdi\u011fimi ve kapanmadan lokantaya yeti\u015femeyece\u011fimi s\u00f6yl\u00fcyordum; o zaman, evimin alt\u0131ndaki Urbano Rattazzi birahanesinin tezgah\u0131nda ayakta bir \u015feyler at\u0131\u015ft\u0131rmaya karar veriyordum.<br \/>\nSokaktan bira salonuna girmek, yaln\u0131zca karanl\u0131ktan \u0131\u015f\u0131\u011fa bir ge\u00e7i\u015f de\u011fildi; d\u00fcnyan\u0131n yo\u011funlu\u011fu de\u011fi\u015fiyordu: D\u0131\u015far\u0131da her \u015fey bi\u00e7imsiz, belirsiz, seyrekti; oysa buras\u0131, sa\u011flam bi\u00e7imler, belirli bir kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 olan hacimler, parlak renkli y\u00fczeyler, tezgahta dilimledikleri jambonun k\u0131rm\u0131z\u0131s\u0131, garsonlar\u0131n Tirol ceketlerinin ye\u015fili, biran\u0131n alt\u0131nrengi ile doluydu. \u0130\u00e7erisi insan kayn\u0131yordu ve yolda y\u00fcr\u00fcrken, ge\u00e7enleri \u00e7ehreden yoksun birer g\u00f6lge, kendimi de onlar aras\u0131nda \u00e7ehreden yoksun bir g\u00f6lge olarak g\u00f6rmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f olan ben, birden bir erkek ve kad\u0131n y\u00fczleri orman\u0131n\u0131 yeniden ke\u015ffediyordum, meyveler gibi renkli, her biri \u00f6tekilerden farkl\u0131 ve hepsi de tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131m y\u00fczler. Bir an i\u00e7in onlar\u0131n ortas\u0131nda kendi hayalet g\u00f6r\u00fcnmezli\u011fimi biraz daha korumay\u0131 umuyordum, sonra benim de onlar gibi birisi, aynalar\u0131n bile sabahtan beri \u00e7oktan uzam\u0131\u015f olan sakal\u0131m\u0131n b\u00fct\u00fcn k\u0131llar\u0131n\u0131 yans\u0131taca\u011f\u0131 kadar belirli bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc haline geldi\u011fimi fark ediyordum; art\u0131k olas\u0131 hi\u00e7bir s\u0131\u011f\u0131nak kalm\u0131yordu, birahanede yan\u0131k b\u00fct\u00fcn sigaralardan tavana y\u00fckselen yo\u011fun duman bile, kendi d\u0131\u015f \u00e7izgileri ve kendi kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olan ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir \u015feydi ve \u00f6teki \u015feylerin \u00f6z\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmiyordu.<br \/>\nHer zaman son derece kalabal\u0131k olan tezgahta kendime yer a\u00e7\u0131yor, her masadan y\u00fckselen kahkahalar ve s\u00f6zlerle dolu salona s\u0131rt\u0131m\u0131 d\u00f6n\u00fcyor ve bir tabure bo\u015fal\u0131r bo\u015falmaz oturuyordum; \u00f6n\u00fcme d\u00f6rtgen mukavva bir altl\u0131k, bir bira barda\u011f\u0131 ve m\u00f6n\u00fcy\u00fc koymas\u0131 i\u00e7in garsonun dikkatini \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum. Gecelerce n\u00f6betini tuttu\u011fum, her saatini, her irkiltisini bildi\u011fim bu Urbano Rattazzi&#8217;de beni fark etmelerini sa\u011flamakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekiyordum ve sesimin i\u00e7inde yitip gitti\u011fi u\u011fultu, her ak\u015fam pasl\u0131 demir parmakl\u0131klardan yukar\u0131 y\u00fckseldi\u011fini i\u015fitti\u011fim u\u011fultu oluyordu.<br \/>\n\u201cTereya\u011fl\u0131 gnochhi , l\u00fctfen,\u201d diyordum ve sonunda tezgahtaki garson i\u015fitip mikrofona tane tane s\u00f6yl\u00fcyordu: \u201cTereya\u011fl\u0131 bir gnocchi!\u201d Ve ben bu na\u011fmeli sesleni\u015fin mutfaktaki hoparl\u00f6rden nas\u0131l \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum, ayn\u0131 anda burada tezgahta ve yukar\u0131da odamda yata\u011f\u0131ma uzanm\u0131\u015f\u0131m gibi geliyordu bana ve yiyip i\u00e7en ne\u015feli insanlar aras\u0131ndaki yo\u011fun s\u00f6z trafi\u011fini, bardaklar\u0131n \u00e7\u0131nlamas\u0131n\u0131 ve \u00e7atal- b\u0131\u00e7aklar\u0131n sesini zihnimde k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcp hafifletmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, ta ki b\u00fct\u00fcn ak\u015famlar\u0131m\u0131 dolduran g\u00fcr\u00fclt\u00fcy\u00fc tan\u0131y\u0131ncaya kadar.<br \/>\nD\u00fcnyan\u0131n bu kesiminin \u00e7izgileriyle renkleri aras\u0131ndan, tersinin &#8211; yaln\u0131zca onun sakini hissediyordum kendimi- \u00e7ehresini ay\u0131rt ediyordum saydam bir bi\u00e7imde. Ama belki de ger\u00e7ek ters buras\u0131yd\u0131, a\u00e7\u0131k g\u00f6zlerle dolu, \u0131\u015f\u0131kl\u0131 bu yerdi; buna kar\u015f\u0131l\u0131k, her a\u00e7\u0131dan \u00f6nemli olan yan, g\u00f6lgede kalan\u0131yd\u0131 ve Urbano Rattazzi birahanesi, karanl\u0131kta \u015fu bi\u00e7imsiz \u201cTereya\u011fl\u0131 bir gnocchi!\u201d sesi, bidonlar\u0131n tak\u0131rt\u0131s\u0131 i\u015fitilebilsin diye, tabelan\u0131n halesi, \u00fczerinde bulan\u0131k insan bi\u00e7imlerinin belirdi\u011fi bu\u011fulu camlar\u0131n \u00e7er\u00e7evesi yoldaki sisi delip ge\u00e7sin diye vard\u0131 yaln\u0131zca.<br \/>\nBir sabah Claudia&#8217;n\u0131n bir telefonuyla uyand\u0131m, ama \u015fehirleraras\u0131 bir arama de\u011fildi: \u015eehirde, istasyondaym\u0131\u015f, hen\u00fcz gelmi\u015f ve yatakl\u0131 vagondan inerken, yan\u0131nda getirdi\u011fi bir\u00e7ok valizinden birini kaybetti\u011fi i\u00e7in beni ar\u0131yormu\u015f.<br \/>\nUcu ucuna yeti\u015fip Claudia&#8217;y\u0131 g\u00f6rd\u00fcm: Bir grup hamal\u0131n ba\u015f\u0131nda, istasyondan \u00e7\u0131k\u0131yordu. G\u00fcl\u00fcmsemesinde birka\u00e7 dakika \u00f6nceki telefon konu\u015fmas\u0131nda bana yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 heyecandan eser yoktu. \u00c7ok g\u00fczel ve \u015f\u0131k bir kad\u0131nd\u0131; onu ne zaman yeniden g\u00f6rsem, nas\u0131l oldu\u011funu unuttu\u011fuma \u015fa\u015f\u0131yordum. \u015eimdi birden bu \u015fehre bay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve gelip burada ya\u015fama fikrimi takdir etti\u011fini belirtiyordu. G\u00f6k kur\u015funiydi; Claudia \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131, yollar\u0131n renklerini \u00f6v\u00fcyordu.<br \/>\nB\u00fcy\u00fck bir otelde bir daire tuttu. Benim i\u00e7in lobiye girme, resepsiyon g\u00f6revlisine ba\u015fvurma, telefonla geldi\u011fimin bildirilmesi, belboyun pe\u015fi s\u0131ra asans\u00f6re gitme, s\u00fcrekli bir huzursuzluk ve s\u0131k\u0131nt\u0131 kayna\u011f\u0131yd\u0131. Claudia&#8217;n\u0131n baz\u0131 i\u015fleri nedeniyle, ama belki de ger\u00e7ekten beni g\u00f6rmek i\u00e7in birka\u00e7 g\u00fcn ge\u00e7irmek \u00fczere buraya gelmi\u015f olmas\u0131, beni \u00e7ok duyguland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131, duyguland\u0131rm\u0131\u015f ve zor bir duruma sokmu\u015ftu, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6n\u00fcmde onun ya\u015fam tarz\u0131 ile kendi ya\u015fam tarz\u0131 aras\u0131ndaki u\u00e7urum a\u00e7\u0131l\u0131yordu.<br \/>\nGene de, o ko\u015fturma i\u00e7indeki sabah boyunca durumu iyi idare ettim, beni bekleyen ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 g\u00fcnleri hesaba katarak, bir ara ofise u\u011fray\u0131p bir sonraki maa\u015f\u0131mdan kesilmek \u00fczere avans almay\u0131 bile ba\u015fard\u0131m. Claudia&#8217;y\u0131 yeme\u011fe g\u00f6t\u00fcrece\u011fim yerleri se\u00e7me sorunu vard\u0131; l\u00fcks restoranlar\u0131 ya da karakteristik yerleri pek az biliyordum. Ba\u015flang\u0131\u00e7 olarak, onu tepeye g\u00f6t\u00fcrmenin iyi olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm.<br \/>\nBir taksi tuttum. \u015eimdi fark ediyordum: O \u015fehirde belli bir rakam\u0131n \u00fczerinde maa\u015f al\u0131p da arabas\u0131 olmayan yoktu (i\u015f arkada\u015f\u0131m<br \/>\nAvandero&#8217;nun bile vard\u0131), oysa ben arabas\u0131zd\u0131m, her durumda araba kullanmay\u0131 bilmiyordum. Bu benim i\u00e7in asla sorun olmam\u0131\u015ft\u0131, ama \u015fimdi Claudia&#8217;n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda bundan dolay\u0131 utan\u00e7 duyuyordum. Oysa, Claudia her \u015feyi do\u011fal buluyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u201cSenin elinde bir araba,\u201d diyordu, \u201ckesin bir felaket demektir\u201d; b\u00fct\u00fcn pratik becerilerimi \u00f6nemsiz buldu\u011funu ortaya koyuyor -bu \u00e7ok can\u0131m\u0131 s\u0131k\u0131yordu- ve bana ili\u015fkin de\u011ferlendirmesini ba\u015fka yeteneklerime dayand\u0131r\u0131yordu, ama bu yeteneklerin ne oldu\u011fu belli de\u011fildi.<br \/>\nHer durumda, bir taksi tuttuk; bana ya\u015fl\u0131 bir adam\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6k\u00fcnt\u00fc bir araba denk geldi. Ben \u00e7evremde birden canlan\u0131veren bu alakas\u0131z, hurdal\u0131k \u015feyler \u00fczerine espri yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, ama Claudia, sanki bu \u015feylerin ona dokunmas\u0131 imkans\u0131zm\u0131\u015f gibi, taksinin \u00e7irkinli\u011finden rahats\u0131zl\u0131k duymuyordu ve ben kendimi rahatlam\u0131\u015f m\u0131, yoksa her zamankinden \u00e7ok yazg\u0131ma terk edilmi\u015f mi hissetmem gerekti\u011fini bilemiyordum.<br \/>\nDo\u011fu y\u00f6n\u00fcnde \u015fehri ku\u015fatan ye\u015fil tepelerin s\u0131rtlar\u0131ndan yukar\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yorduk. Alt\u0131nrengi bir sonbahar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde hava a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131, k\u0131rlar\u0131n renkleri de alt\u0131nrengine b\u00fcr\u00fcn\u00fcyordu. O takside Claudia&#8217;ya sar\u0131ld\u0131m; onun bana duydu\u011fu a\u015fka kendimi b\u0131rak\u0131rsam, belki de yolun iki yan\u0131nda bulan\u0131k g\u00f6r\u00fcnt\u00fcler halinde ak\u0131p giden (ona sar\u0131lmak i\u00e7in, g\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131m) o ye\u015fil ve alt\u0131nrengi ya\u015fam a\u00e7\u0131l\u0131rd\u0131 \u00f6n\u00fcmde.<br \/>\nK\u0131r lokantas\u0131na gitmeden \u00f6nce, ya\u015fl\u0131 s\u00fcr\u00fcc\u00fcye bizi yukar\u0131da manzaray\u0131 g\u00f6rebilece\u011fimiz bir noktaya g\u00f6t\u00fcrmesini s\u00f6yledim. Arabadan indik. Claudia, ba\u015f\u0131nda b\u00fcy\u00fck siyah bir \u015fapkayla, ete\u011finin k\u0131vr\u0131mlar\u0131n\u0131 r\u00fczgarda u\u00e7u\u015fturarak kendi \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc. Ben bir oraya, bir buraya ko\u015fturuyor, ona \u015furada Alpler&#8217;in beyaz doru\u011funun g\u00f6\u011fe y\u00fckseldi\u011fi yeri (bilemedi\u011fim da\u011flar\u0131n adlar\u0131n\u0131 rastgele s\u00f6yl\u00fcyordum), burada k\u00f6yler, yollar ve nehirlerle tepenin ini\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131, kesintili \u00e7izgilerini ve a\u015fa\u011f\u0131da titizlikle yan yana dizilmi\u015f k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck mat ya da \u0131\u015f\u0131lt\u0131l\u0131 pullar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir a\u011f \u015feklindeki \u015fehri g\u00f6steriyordum. Bir u\u00e7suz bucaks\u0131zl\u0131k duygusu kaplam\u0131\u015ft\u0131 i\u00e7imi, Claudia&#8217;n\u0131n \u015fapkas\u0131 ve&#8217; ete\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc m\u00fc, g\u00f6r\u00fcn\u00fcmden \u00f6t\u00fcr\u00fc m\u00fc, bilemiyorum. Sonbahar olmas\u0131na ra\u011fmen, hava olduk\u00e7a berrak ve temizdi, ama gene de havay\u0131 bir u\u00e7tan bir uca \u00e7ok de\u011fi\u015fik yo\u011funluklar ku\u015fat\u0131yordu: Da\u011flar\u0131n eteklerinde yo\u011fun puslar, nehirlerin \u00fczerinde sis par\u00e7alar\u0131, r\u00fczgar\u0131n de\u011fi\u015fik \u015fekillerde hareket ettirdi\u011fi bulut zincirleri. Al\u00e7ak duvardan a\u015fa\u011f\u0131 bak\u0131yorduk, ben kolumu onun beline dolam\u0131\u015f, manzaran\u0131n bin bir \u00e7ehresini seyrediyordum; birden bir \u00e7\u00f6z\u00fcmleme gereksinmesine kap\u0131ld\u0131m, zaten kendimden memnun de\u011fildim, \u00e7\u00fcnk\u00fc yerlerin ve do\u011fal olaylar\u0131n adlar\u0131n\u0131 yeterince bilmiyordum; oysa o, duyu izlenimlerini beklenmedik ne\u015feli hareketlere, s\u00f6ze d\u00f6kmelere, durumumuzla hi\u00e7 ilgisi olmayan s\u00f6zlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye haz\u0131rd\u0131. O \u015feyi tam o anda g\u00f6rd\u00fcm. Claudia&#8217;n\u0131n bile\u011fini tutup s\u0131kt\u0131m. \u201cBak! A\u015fa\u011f\u0131 bak!\u201d<br \/>\n\u201cNe?\u201d<br \/>\n\u201cA\u015fa\u011f\u0131! Bak! Hareket ediyor!\u201d<br \/>\n\u201c\u0130yi de, ne? Ne g\u00f6rd\u00fcn?\u201d<br \/>\nNas\u0131l anlatmal\u0131yd\u0131 ona? Sonu\u00e7ta bu bulut, havan\u0131n so\u011fuk katmanlar\u0131nda nemin yo\u011funla\u015fmas\u0131na g\u00f6re gri, mavimsi, beyaz, hatta siyah olan \u00f6teki bulut ya da sislerden \u00e7ok farkl\u0131 de\u011fildi; belirsiz rengi d\u0131\u015f\u0131nda: Daha \u00e7ok kahverengiye mi, yoksa katranrengine mi \u00e7al\u0131yordu, bilemiyorum; daha do\u011frusu, farkl\u0131l\u0131k, bu rengin kah kenarlarda, kah ortada yo\u011funla\u015f\u0131yor gibi g\u00f6r\u00fcnen g\u00f6lgesindeydi. K\u0131sacas\u0131, a\u011f\u0131r oldu\u011fu, yerden, alacal\u0131 uzay\u0131p giden \u015fehirden iyice kopmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, bulutu b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kirleten ve yo\u011funlu\u011funu bile de\u011fi\u015ftiren -bu a\u00e7\u0131dan da, \u00f6teki bulutlardan farkl\u0131yd\u0131- pis bir g\u00f6lgeydi bu: \u015eehrin \u00fczerinden a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r ak\u0131yor, \u015fehrin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 yava\u015f yava\u015f g\u00f6zden silip bir ba\u015fka k\u0131sm\u0131n\u0131 yeniden a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131yor, ama arkas\u0131nda hafif kirli \u00e7izgileri and\u0131ran ve uzay\u0131p giden bir iz b\u0131rak\u0131yordu.<br \/>\n\u201cKirli hava bulutu!\u201d diye ba\u011f\u0131rd\u0131m Claudia&#8217;ya. \u201c\u015eunu g\u00f6r\u00fcyor musun? Bir kirli hava bulutu!\u201d<br \/>\nAma o beni dinlemiyordu, u\u00e7tu\u011funu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bir \u015feye, bir ku\u015f s\u00fcr\u00fcs\u00fcne kendini kapt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131 ve ben orada, duvar\u0131n \u00f6n\u00fcnde durmu\u015f, beni her an ku\u015fatan buluta, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m ve i\u00e7imde ya\u015fayan buluta ilk kez d\u0131\u015far\u0131dan bak\u0131yor ve \u00e7evremdeki b\u00fct\u00fcn rengarenk d\u00fcnya i\u00e7inde beni bir tek onun ilgilendirdi\u011fini biliyordum.<br \/>\nAk\u015fam Claudia&#8217;y\u0131 yeme\u011fe Urbano Rattazzi birahanesine g\u00f6t\u00fcrd\u00fcm, \u00e7\u00fcnk\u00fc sabit fiyatl\u0131 lokantalar d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir yer bilmiyor ve a\u015f\u0131r\u0131 pahal\u0131 bir yere denk gelmekten korkuyordum. Urbano Rattazzi&#8217;den i\u00e7eri Claudia gibi bir kad\u0131nla girmek, bamba\u015fka bir \u015feydi: Tirol ceketli garsonlar\u0131n hepsi seferber oldular, bizi g\u00fczel bir masaya oturttular, \u00fczerinde spesiyalitelerinin bulundu\u011fu servis masalar\u0131n\u0131 masam\u0131za yana\u015ft\u0131rd\u0131lar. Ben ald\u0131r\u0131\u015fs\u0131z kavalye pozlar\u0131 tak\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, ama ayn\u0131 zamanda avlunun \u00fczerindeki kiral\u0131k odada kalan, tezgahta ayak\u00fcst\u00fc bir \u015feyler at\u0131\u015ft\u0131ran m\u00fc\u015fteri oldu\u011fumu fark ettiklerini hissediyordum. Bu ruh hali beni beceriksiz, s\u0131k\u0131c\u0131 konulardan konu\u015fan birisi yapt\u0131 ve \u00e7ok ge\u00e7meden Claudia bana \u00f6fkelendi. Hararetli bir kavgaya tutu\u015ftuk; birahanedeki pat\u0131rt\u0131 seslerimizi bast\u0131r\u0131yordu, ama yaln\u0131zca Claudia&#8217;n\u0131n her hareketinde yan\u0131m\u0131zda bitiveren garsonlar\u0131n de\u011fil, b\u00f6ylesine g\u00f6steri\u015fsiz bir adam\u0131n yan\u0131ndaki bu son derece g\u00fczel, \u015f\u0131k ve otoriter kad\u0131n\u0131 merak eden m\u00fc\u015fterilerin de bak\u0131\u015flar\u0131 \u00fczerimizdeydi. Ve ben herkesin kavgan\u0131n a\u015famalar\u0131n\u0131 izledi\u011fini fark ediyordum; bunun bir nedeni de, Claudia&#8217;n\u0131n, \u00e7evresini saran insanlara kar\u015f\u0131 kay\u0131ts\u0131zl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 gizlemeye ald\u0131rmamas\u0131yd\u0131. Bana \u00f6yle geliyordu ki, herkes \u00f6fkeli Claudia&#8217;n\u0131n aya\u011fa kalk\u0131p beni orada tek ba\u015f\u0131ma b\u0131rakaca\u011f\u0131, beni hep oldu\u011fum, duvardaki bir nem lekesinden daha fazla dikkat \u00e7ekmeyen o ads\u0131z sans\u0131z ki\u015fiye d\u00f6nd\u00fcrece\u011fi an\u0131 bekliyordu yaln\u0131zca.<br \/>\nOysa, her zamanki gibi, kavgay\u0131 sevgi dolu yumu\u015fak bir uzla\u015fma izledi; yeme\u011fimizi bitirmi\u015ftik ve Claudia oraya yak\u0131n bir yerde oturdu\u011fumu bildi\u011finden, \u201cSana geliyorum.\u201d dedi.<br \/>\n\u015eu var ki, ben onu Urbano Rattazzi&#8217;ye, kald\u0131\u011f\u0131m yere yak\u0131n oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, bildi\u011fim o t\u00fcr tek yer oldu\u011fu i\u00e7in g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcm; hatta Claudia&#8217;n\u0131n d\u0131\u015f kap\u0131ya bir g\u00f6z at\u0131p ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m ev hakk\u0131nda bir fikir edinebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi bile kendimi diken \u00fcst\u00fcnde hissetmeme yol a\u00e7\u0131yor ve her \u015feyden \u00e7ok onun dikkatsizli\u011fine bel ba\u011fl\u0131yordum.<br \/>\nOysa, o yukar\u0131 \u00e7\u0131kmak istedi. Ona odadan s\u00f6z ederken, her \u015feyi g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir hale d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in yerin sefilli\u011fini abartt\u0131m. Ama o, yukar\u0131 \u00e7\u0131karken ve teras\u0131 ge\u00e7erken, yaln\u0131zca \u00f6v\u00fclecek y\u00f6nleri g\u00f6r\u00fcyordu: Binan\u0131n eski ve kayda de\u011fer mimarisini, eski binalar\u0131n mimarisindeki i\u015flevselli\u011fi. \u0130\u00e7eri girdik ve o, \u201cNe diyorsun sen! \u00c7ok g\u00fczel bir oda! Daha ne istiyorsun?\u201d dedi.<br \/>\nBen paltosunu \u00e7\u0131karmas\u0131na yard\u0131m etmeden \u00f6nce, hemen lavaboya y\u00f6neldim, \u00e7\u00fcnk\u00fc her zamanki gibi ellerim kirlenmi\u015fti. O buna ihtiya\u00e7 duymad\u0131, odada dola\u015f\u0131p t\u00fcyler gibi u\u00e7u\u015fan ellerini tozlu mobilyalar\u0131n aras\u0131nda gezdirdi.<br \/>\nOday\u0131 \u00e7ok ge\u00e7meden o son derece yabanc\u0131 nesneler kaplam\u0131\u015ft\u0131: Claudia&#8217;n\u0131n t\u00fcll\u00fc \u015fapkas\u0131, omuzuna att\u0131\u011f\u0131 tilki k\u00fcrk\u00fc, kadife giysisi, organze ete\u011fi, saten ayakkab\u0131lar\u0131, ipek \u00e7oraplar\u0131; ben her \u015feyi elbise dolab\u0131na, \u00e7ekmecelere t\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc orada dururlarsa, k\u0131sa s\u00fcrede \u00fcstleri isli izlerle kaplanacak gibi geliyordu bana.<br \/>\n\u015eimdi Claudia beyaz teniyle yata\u011fa, vuracak olsak bir toz bulutunun kalkaca\u011f\u0131 yata\u011fa uzanm\u0131\u015ft\u0131 ve elini yandaki rafa uzat\u0131p bir kitap ald\u0131. \u201cDikkat et! Tozlu!\u201d Ama Claudia kitab\u0131 a\u00e7m\u0131\u015f, sayfalar\u0131n\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu, sonra kitab\u0131 yere b\u0131rakt\u0131. Ben hen\u00fcz k\u00f6rpe g\u00f6\u011fs\u00fcne, pembe sivri g\u00f6\u011f\u00fcs u\u00e7lar\u0131na bak\u0131yordum; g\u00f6\u011f\u00fcs u\u00e7lar\u0131na kitab\u0131n sayfalar\u0131ndan toz d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olabilece\u011fi derdine kap\u0131ld\u0131m, ellerimi uzat\u0131p ok\u015famay\u0131 and\u0131ran, ama asl\u0131nda oraya d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sand\u0131\u011f\u0131m o bir par\u00e7a tozu silme arzusundan ibaret olan bir hareketle \u00fczerlerinde gezdirmeye ba\u015flad\u0131m.<br \/>\nOysa Claudia&#8217;n\u0131n teni p\u00fcr\u00fczs\u00fcz, k\u00f6rpe, elde\u011fmemi\u015fti; ama ben lamban\u0131n \u0131\u015f\u0131k konisi i\u00e7inde yava\u015f yava\u015f Claudia&#8217;n\u0131n da \u00fczerine konacak olan bir toz zerrecikleri sa\u011fana\u011f\u0131n\u0131n havada s\u00fcz\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcnce, \u00f6ncelikle onu \u00f6rtme, koruma, o kurtulsun diye b\u00fct\u00fcn tozu kendi \u00fczerime alma arzusuyla \u00fczerine at\u0131l\u0131p onu kucaklad\u0131m.<br \/>\nClaudia \u015fehirden ayr\u0131ld\u0131ktan Sonra (yan\u0131ndakilere s\u0131rf ona \u00f6zg\u00fc bir \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 yans\u0131tma y\u00f6n\u00fcndeki sars\u0131lmaz kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen, benimle olmaktan d\u00fc\u015f k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011fram\u0131\u015f ve s\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131), iki kat enerjiyle edit\u00f6rl\u00fck \u00e7al\u0131\u015fmama sar\u0131ld\u0131m, biraz Claudia&#8217;n\u0131n ziyareti bana epey i\u015f saati kaybettirdi\u011fi ve yeni say\u0131n\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131nda geride kald\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in, biraz Claudia&#8217;y\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemek i\u00e7in, biraz da Ar\u0131tma dergisinin i\u015fledi\u011fi konuyu art\u0131k ba\u015flang\u0131\u00e7taki gibi kendime uzak hissetmedi\u011fim i\u00e7in.<br \/>\nHen\u00fcz ba\u015fyaz\u0131 eksikti, ama bu kez Ba\u015fkan Corda bana talimat vermemi\u015f, \u201cSiz hallediverin, ama dikkatli olun,\u201d demi\u015fti. Her zamanki tumturakl\u0131 yaz\u0131lan\u0131ndan birini yazmaya koyuldum, ama yava\u015f yava\u015f, bir s\u00f6zc\u00fckten \u00f6tekine, kirli hava bulutunu betimledi\u011fimi fark ettim: Onun nas\u0131l \u015fehrin \u00fczerine \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc; bu bulut i\u00e7inde ya\u015fam\u0131n nas\u0131l s\u00fcr\u00fcp gitti\u011fini; siyah bir tortunun birikti\u011fi \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131 ve oyuklarla kapl\u0131 eski evlerin cephelerini; keza \u00fczerlerinde, t\u0131pk\u0131 memurlar\u0131n yar\u0131m g\u00fcn bile temiz kalmayan g\u00f6mleklerinin beyaz yakalar\u0131 gibi, yava\u015f yava\u015f belli belirsiz kara g\u00f6lgelerin yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00fcz, tekrenkli, d\u00f6rtgen yeni evlerin cephelerini. Ve \u015f\u00f6yle yazd\u0131m: Evet, hen\u00fcz kirli hava bulutunun d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fayanlar, bulutu bir u\u00e7tan bir uca ge\u00e7en, tam ortas\u0131nda duran ve \u00fczerlerine en k\u00fc\u00e7\u00fck bir duman esintisi ya da k\u00f6m\u00fcr tanesi de\u011fmeden, de\u011fi\u015fik ritimleri, ba\u015fka bir d\u00fcnyaya \u00f6zg\u00fc g\u00fczellikleri bozulmadan d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kabilenler vard\u0131 ve belki de her zaman var olacakt\u0131, ama \u00f6nemli olan, kirli hava bulutunun d\u0131\u015f\u0131ndakiler de\u011fil, i\u00e7indekilerdi; ancak bulutun en i\u00e7ine dalarak, bu sabahlar\u0131n sisli havas\u0131n\u0131 soluyarak (\u015fimdiden k\u0131\u015f, yollar\u0131 belirsiz bir pus i\u00e7inde g\u00f6zden siliyordu), ger\u00e7e\u011fin \u00f6z\u00fcne dokunabilir ve belki kendimizi kurtarabilirdik Yaz\u0131n\u0131n tamam\u0131, Claudia&#8217;ya y\u00f6nelik bir polemikti; bunun \u00e7abucak fark\u0131na var\u0131p yaz\u0131y\u0131 Avandero&#8217;ya bile okutmadan y\u0131rtt\u0131m.<br \/>\nBay Avandero, hen\u00fcz iyi anlamad\u0131\u011f\u0131m bir tipti. Bir pazartesi sabah\u0131 ofise girdi\u011fimde, onu nas\u0131l buldum dersiniz? Bronzla\u015fm\u0131\u015f! Evet, her zamanki ha\u015flama bal\u0131k rengi surat yerine, k\u0131z\u0131lla kahverengi aras\u0131 bir teni vard\u0131, aln\u0131nda ve \u015fakaklar\u0131nda da birka\u00e7 g\u00fcne\u015f yan\u0131\u011f\u0131 izi.<br \/>\n\u201cSana ne oldu b\u00f6yle?\u201d diye sordum. (Son zamanlarda birbirimize sen diye hitap etmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131k.)<br \/>\n\u201cKaya\u011fa gittim. D\u00fc\u015fen ilk kar. Harika, g\u00fczel ve kuru. Sen de gelir misin, pazar g\u00fcn\u00fc?\u201d<br \/>\nO g\u00fcnden sonra, Avandero bana kayak tutkusu s\u0131rr\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131. S\u0131rr\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131, dedim, \u00e7\u00fcnk\u00fc benimle kayaktan konu\u015furken, teknik bir becerinin, hareketlerdeki \u015fa\u015fmaz geometrik kesinli\u011fin, i\u015flevsel bir gerecin, bembeyaz bir sayfaya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bir manzaran\u0131n \u00f6tesinde bir \u015fey anlat\u0131yordu; o, bu kusursuz ve kurallara ba\u011fl\u0131 memur, anlatt\u0131klar\u0131n\u0131n i\u00e7ine, i\u015fine kar\u015f\u0131 gizli bir \u00e7eki\u015fmeyi kat\u0131yor, bunu sanki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6steren k\u00fc\u00e7\u00fck kahkahalar ve k\u00fc\u00e7\u00fck h\u0131nz\u0131r de\u011finilerle a\u00e7\u0131\u011fa vuruyordu: \u201cDo\u011frusu, ar\u0131tma diye buna derim ben! Al\u0131n, kirli hava bulutunuz sizin olsun!\u201d diyor, hemen ard\u0131ndan: \u201c\u015eaka olsun diye s\u00f6yl\u00fcyorum,\u201d diyerek s\u00f6z\u00fcn\u00fc d\u00fczeltiyordu. Ama onun gibi son derece sad\u0131k birisinin bile, Kurum&#8217;a ve Ba\u015fkan Corda&#8217;n\u0131n fikirlerine hi\u00e7 de inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlam\u0131\u015ft\u0131m.<br \/>\nBir cumartesi g\u00fcn\u00fc \u00f6\u011fleden sonra Avandero&#8217;ya rastlad\u0131m, tepeden t\u0131rna\u011fa kayak tak\u0131mlar\u0131n\u0131 ku\u015fanm\u0131\u015f, ba\u015f\u0131na karatavuk gagas\u0131n\u0131 and\u0131ran siperlikli bir bere ge\u00e7irmi\u015fti; \u015fimdiden kalabal\u0131k bir kad\u0131n-erkek kayak\u00e7\u0131lar grubunun sald\u0131r\u0131s\u0131na u\u011fram\u0131\u015f olan bir otob\u00fcse do\u011fru gidiyordu. Her zamanki yetingen havas\u0131yla beni selamlad\u0131: \u201c\u015eehirde mi kal\u0131yorsun?\u201d<br \/>\n\u201cBen mi? Evet. Gitmek neye yarar? Ertesi ak\u015fam ayn\u0131 tas ayn\u0131 hamam buradas\u0131n.\u201d<br \/>\nBeresinin karatavuk gagas\u0131n\u0131 and\u0131ran siperli\u011fi alt\u0131nda ka\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7att\u0131: \u201cCumartesi ve pazar uzakla\u015fmad\u0131ktan sonra, neye yarar \u015fehir?\u201d dedi ve bir ko\u015fu otob\u00fcse d\u00f6nd\u00fc, \u00e7\u00fcnk\u00fc kayaklar\u0131 otob\u00fcs\u00fcn \u00fcst\u00fcne yerle\u015ftirmenin yeni bir yolunu \u00f6nermek istiyordu.<br \/>\nS\u0131rf pazar g\u00fcn\u00fc \u015fehirden uzakla\u015fabilmek u\u011fruna hafta boyunca tekd\u00fcze i\u015flerde k\u00f6le gibi \u00e7al\u0131\u015fan y\u00fczlerce, binlerce ki\u015fi i\u00e7in oldu\u011fu gibi, Avandero i\u00e7in de \u015fehir yitik bir d\u00fcnyayd\u0131, ondan birka\u00e7 saat \u00e7\u0131k\u0131p sonra ona d\u00f6nmenin ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcreten bir de\u011firmen ta\u015f\u0131yd\u0131. Kayak mevsimi ge\u00e7ince, Avandero i\u00e7in k\u0131r gezintileri, alabal\u0131k avlar\u0131, sonra deniz, yazlar\u0131 da\u011f gezileri, foto\u011fraf makinesiyle y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fler d\u00f6nemi ba\u015fl\u0131yordu. Onunla birlikte olduk\u00e7a, y\u0131l y\u0131l yeniden kurmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m ya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fc, ta\u015f\u0131t ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fcyd\u00fc: \u00d6nce bir mobilet, sonra bir skuter, daha sonra bir motosiklet, \u015fimdi de araba. Gelecek y\u0131llarda neler olaca\u011f\u0131 da belirlenmi\u015fti: Giderek daha rahat ve daha h\u0131zl\u0131 otomobiller.<br \/>\nAr\u0131tma&#8217;n\u0131n yeni say\u0131s\u0131n\u0131n bask\u0131ya girmesi gerekiyordu, ama Ba\u015fkan Corda hen\u00fcz taslaklar\u0131 g\u00f6rmemi\u015fti. O g\u00fcn SM\u015eAAK&#8217;ta onu bekliyordum, ama gelmedi, ancak ak\u015fama do\u011fru telefon edip Wafd&#8217;daki ofisine gelmemi ve taslaklar\u0131 oraya getirmemi s\u00f6yledi, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun yerinden k\u0131p\u0131rdamas\u0131 olanaks\u0131zm\u0131\u015f. Hatta \u015fof\u00f6r\u00fcyle arabas\u0131n\u0131 g\u00f6nderip beni ald\u0131racakt\u0131.<br \/>\nWafd, Corda&#8217;n\u0131n y\u00f6netim kurulu ba\u015fkan\u0131 oldu\u011fu bir fabrikayd\u0131. Dev otomobil beni -araban\u0131n bir k\u00f6\u015fesine b\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcm, elimde dizlerimin \u00fcst\u00fcnde tuttu\u011fum taslak dosyas\u0131 vard\u0131- varo\u015flar\u0131n bilmedi\u011fim mahallelerinden ge\u00e7irdi, sa\u011f\u0131r bir duvar\u0131n yan\u0131ndan ge\u00e7ti, geni\u015f bir bah\u00e7e kap\u0131s\u0131ndan bek\u00e7ilerin selamlar\u0131yla i\u00e7eri girdi ve beni y\u00f6netime giden merdivenin ba\u015f\u0131nda indirdi.<br \/>\nBa\u015fkan Corda, ofisindeki yaz\u0131 masas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda oturuyordu, \u00e7evresini bir grup y\u00f6netici sarm\u0131\u015ft\u0131, baz\u0131 hesaplar\u0131 ya da masadan ta\u015fan kocaman ka\u011f\u0131t tabakalar \u00fczerindeki \u00fcretim planlar\u0131n\u0131 inceliyordu. \u201cBana bir dakika izin verin,\u201d dedi bana, \u201chemen sizinle me\u015fgul olaca\u011f\u0131m.\u201d<br \/>\nBen Ba\u015fkan&#8217;\u0131n arkas\u0131ndaki camla kapl\u0131 duvara bak\u0131yordum: Fabrika kompleksine bakan \u00e7ok geni\u015f bir pencereydi bu. Sisli ak\u015famda birka\u00e7 g\u00f6lge y\u00fckseliyordu; \u00f6nde, yukar\u0131 b\u00fcy\u00fck kovalarla, san\u0131r\u0131m demir tozu ta\u015f\u0131yan zincirli bir y\u00fck asans\u00f6r\u00fc &#8211; g\u00f6ze \u00e7arp\u0131yordu. S\u0131ral\u0131 demir kaplar\u0131n\u0131n s\u00fcrekli s\u0131\u00e7ray\u0131\u015flarla ve maden y\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131n d\u0131\u015f \u00e7izgilerini biraz bozar gibi g\u00f6r\u00fcnen hafif bir dalgalanmayla yukar\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu ve oradan havaya yo\u011fun bir toz bulutu y\u00fckselip Ba\u015fkan&#8217;\u0131n \u00e7al\u0131\u015fma odas\u0131ndaki cam\u0131n \u00fczerine konuyormu\u015f gibi geliyordu bana.<br \/>\nTam o anda Ba\u015fkan \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 yakmalar\u0131n\u0131 istedi; birden d\u0131\u015far\u0131s\u0131n\u0131n karanl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131, pencere cam\u0131, belli ki demir tozundan olu\u015fmu\u015f, bir galaksinin toz bulutu gibi \u0131\u015f\u0131lt\u0131l\u0131, incecik bir z\u00fcmr\u00fctle kapl\u0131 beliriverdi. D\u0131\u015far\u0131daki g\u00f6lgelerin bi\u00e7imi bozuldu; dipteki fabrika bacalar\u0131n\u0131n bi\u00e7imleri daha net g\u00f6r\u00fcn\u00fcr oldu: Her birinin \u00fcst\u00fcnde k\u0131rm\u0131z\u0131 bir duman bulutu vard\u0131 ve bu alevlerin \u00fcst\u00fcnde, onlarla belirgin bir kar\u015f\u0131tl\u0131k olu\u015fturan m\u00fcrekkep siyah\u0131 bir \u00e7izgi, b\u00fct\u00fcn g\u00f6\u011f\u00fc ku\u015fat\u0131yor; \u00e7izginin i\u00e7inde akkor beneklerin d\u00f6nerek havaya y\u00fckseldi\u011fi g\u00f6r\u00fclebiliyordu.<br \/>\n\u015eimdi Corda&#8217;yla birlikte Ar\u0131tma&#8217;n\u0131n taslaklar\u0131n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7iriyorduk; SM\u015eAAK ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na \u00f6zg\u00fc farkl\u0131 heyecanlar\u0131n ve zihinsel d\u00fcrt\u00fclerin havas\u0131na hemen girmi\u015f, benimle ve Wafd y\u00f6neticileriyle derginin yaz\u0131lar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yordu. Ve Kurum&#8217;un ofislerinde, Corda&#8217;n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda bir\u00e7ok kez memurlar\u0131n do\u011fal muhalif tutumunu tak\u0131narak i\u00e7ini d\u00f6km\u00fc\u015f, zihnen kirli hava bulutunun yan\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131m\u0131, onun d\u00fc\u015fman saflar\u0131na s\u0131zm\u0131\u015f gizli ajan\u0131 oldu\u011fumu dile getirmi\u015f olan ben, \u015fimdi oyunumun ne kadar anlams\u0131z oldu\u011funu anl\u0131yordum; \u00e7\u00fcnk\u00fc kirli hava bulutunun patronu Ba\u015fkan Corda&#8217;yd\u0131, bu bulutu aral\u0131ks\u0131z olarak \u015fehrin \u00fczerine estiren oydu ve SM\u015eAAK, kirli hava bulutunun yaratt\u0131\u011f\u0131 bir \u015feydi, onu \u00fcretmek i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fanlara, yaln\u0131zca kirli havadan ibaret olmayan bir ya\u015fam umudu verme, ama ayn\u0131 zamanda onun g\u00fcc\u00fcn\u00fc y\u00fcceltme gereksinmesinden do\u011fmu\u015ftu.<br \/>\nDerginin son say\u0131s\u0131ndan memnun kalan Corda, matbaaya kadar bana e\u015flik etmek istedi. Yo\u011fun sisin oldu\u011fu bir ak\u015famd\u0131. Tek t\u00fck birka\u00e7 \u0131\u015f\u0131k d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi i\u00e7in, s\u00fcr\u00fcc\u00fc a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r gidiyordu. Genel iyimserlik hallerinden birine kap\u0131lm\u0131\u015f olan Ba\u015fkan, gelece\u011fin \u015fehrinin ana hatlar\u0131n\u0131 \u00e7iziyordu: Parklar\u0131 olan mahalleler, \u00e7i\u00e7ek tarhlar\u0131n\u0131n ve k\u00fc\u00e7\u00fck havuzlar\u0131n \u00e7evreledi\u011fi fabrikalar, havay\u0131 fabrika bacalar\u0131n\u0131n duman\u0131ndan ar\u0131nd\u0131ran f\u00fcze tesisleri. Ve camlar\u0131n \u00f6tesindeki, d\u0131\u015far\u0131daki bo\u015flu\u011fa i\u015faret ediyordu, sanki hayal etti\u011fi \u015feyler \u00e7oktan oradaym\u0131\u015f gibi; ben, becerikli i\u015f adam\u0131yla gelece\u011fi g\u00f6ren ki\u015finin onda nas\u0131l bir arada var olduklar\u0131n\u0131 ve birbirlerine gereksinme duyduklar\u0131n\u0131 ke\u015ffederek onu dinliyordum, korkarak m\u0131, hayranl\u0131k duyarak m\u0131, bilemiyorum.<br \/>\nBelli bir noktada, oturdu\u011fum yeri tan\u0131r gibi oldum. \u201cDurun, burada durun, geldim,\u201d dedim s\u00fcr\u00fcc\u00fcye. \u0130yi ak\u015famlar diledim, te\u015fekk\u00fcr ettim, arabadan indim. Araba hareket etti\u011finde, yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131 fark ettim. Bilmedi\u011fim bir mahallede inmi\u015ftim ve \u00e7evremde sisten hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu.<br \/>\nLokantada, gazeteme s\u0131\u011f\u0131narak, yemeklerimi tek ba\u015f\u0131ma yemeye devam ediyordum. Ayn\u0131 \u015fekilde davranan bir ba\u015fka m\u00fc\u015fterinin daha oldu\u011funu fark ettim. Bazen ba\u015fka bo\u015f yer olmad\u0131\u011f\u0131nda, ayn\u0131 masaya d\u00fc\u015f\u00fcyor ve gazetelerimizi a\u00e7\u0131p kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 oturuyorduk. Farkl\u0131 gazeteler okuyorduk: Benimki, herkesin okudu\u011fu, \u015fehrin en \u00f6nemli gazetesiydi; elbette, ba\u015fkalar\u0131ndan farkl\u0131 bir gazete okuyarak, kendimi de\u011fi\u015fik birisiymi\u015fim gibi, hatta (masay\u0131 payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m ki\u015finin gazetesini okusam) u\u00e7 siyasal g\u00f6r\u00fc\u015fleri olan birisiymi\u015fim gibi g\u00f6stermem i\u00e7in hi\u00e7bir neden yoktu. Siyasal g\u00f6r\u00fc\u015fler ve partilerden her zaman uzak durdum, ama orada lokanta masas\u0131nda, baz\u0131 ak\u015famlar, gazeteyi masaya koydu\u011fumda, kar\u015f\u0131mdaki ki\u015fi gazeteye uzan\u0131p: \u201cAlabilir miyim?\u201d diyor; bana kendi gazetesini sunuyordu: \u201c\u015eayet bunu okumak isterseniz&#8230;\u201d<br \/>\nB\u00f6ylece onun gazetesine bir g\u00f6z at\u0131yordum; deyim yerindeyse, biraz benimkinin tersiydi, sadece kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fleri savundu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, ayn\u0131 zamanda \u00f6teki gazete a\u00e7\u0131s\u0131ndan varl\u0131\u011f\u0131 bile s\u00f6z konusu olmayan \u015feylerle ilgilendi\u011fi i\u00e7in: \u0130\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lan i\u015f\u00e7iler, ellerini makineye kapt\u0131ran makinistler (gazete bu ki\u015filerin resimlerini de yay\u0131nl\u0131yordu), aile yard\u0131m\u0131 rakamlar\u0131n\u0131 g\u00f6steren \u00e7izelgeler, vb. Ama en \u00f6nemlisi, \u00f6teki gazete ne kadar parlak \u00fcsluplu yaz\u0131lara yer vermeye ve g\u00fczel k\u0131zlar\u0131n bo\u015fanmalar\u0131 gibi e\u011flendirici, sudan olaylarla okurun dikkatini \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorsa; bu gazete, o kadar hep ayn\u0131, birbirinin tekrar\u0131, tekd\u00fcze ifadelerle, olaylar\u0131n olumsuz y\u00f6n\u00fcn\u00fc ortaya koyan ba\u015fl\u0131klarla \u00e7\u0131k\u0131yordu. Gazetenin bas\u0131lma tarz\u0131 da ayn\u0131yd\u0131; harfleri gri, s\u0131k, tekd\u00fczeydi. Bunun \u00fczerine, \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm: \u201c\u0130\u015fte, bundan ho\u015fland\u0131m.\u201d<br \/>\nBu izlenimimi masay\u0131 payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m ki\u015fiye s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m, elbette tek tek haberleri ve g\u00f6r\u00fc\u015fleri yorumlamaktan uzak durarak (o \u00e7oktan bana Asya&#8217;dan belli bir haber hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc sormaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131) ve ayn\u0131 zamanda yarg\u0131m\u0131n olumsuz y\u00f6n\u00fcn\u00fc yumu\u015fatmaya \u00e7al\u0131\u015farak; \u00e7\u00fcnk\u00fc kendisiyle ilgili ele\u015ftirileri kabul etmeyen bir tipmi\u015f gibi geliyordu bana ve benim herhangi bir tart\u0131\u015fmaya girmeye hi\u00e7 mi hi\u00e7 niyetim yoktu.<br \/>\nOysa o, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerine dalm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu, bu y\u00fczden, gazete hakk\u0131nda \u00f6vg\u00fc dolu s\u00f6zlerim gereksiz ya da yersiz g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor olsa gerekti. \u201cBiliyor musunuz?\u201d dedi, \u201chen\u00fcz olmas\u0131 gerekti\u011fi gibi bir gazete de\u011fil. Benim olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fim gibi de\u011fil.\u201d<br \/>\nK\u0131sa boylu, ama yap\u0131l\u0131yd\u0131; esmer, k\u0131v\u0131rc\u0131k sa\u00e7lar\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u00f6zenle taram\u0131\u015ft\u0131; yanaklar\u0131 pembe, solgun y\u00fcz\u00fc, hen\u00fcz \u00e7ocuk y\u00fcz\u00fcyd\u00fc; ince ve d\u00fczenli y\u00fcz hatlar\u0131, uzun siyah kirpikleri, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131, neredeyse kibirli bir havas\u0131 vard\u0131. Biraz \u00f6zenti bir titizlikle giyinmi\u015fti. \u201cH\u00e2l\u00e2 \u00e7ok genel bir yakla\u015f\u0131m\u0131, kesin ayr\u0131nt\u0131lar konusunda pek \u00e7ok noksan\u0131 var,\u201d diye s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc, \u201c\u00f6zellikle de, bizi ilgilendiren konularda. H\u00e2l\u00e2 fazlas\u0131yla \u00f6tekilere benzeyen bir gazete. Benim dedi\u011fim gibi bir gazetenin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc okurlarca olu\u015fturulmal\u0131; \u00fcretim d\u00fcnyas\u0131nda olup biten her \u015fey hakk\u0131nda bilimsel a\u00e7\u0131dan kesin bilgiler vermeye \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.\u201d<br \/>\n\u201cSiz bir fabrikada teknisyen misiniz?\u201d diye sordum.<br \/>\n\u201cVas\u0131fl\u0131 i\u015f\u00e7iyim.\u201d<br \/>\nTan\u0131\u015ft\u0131k. Ad\u0131 Omar Basaluzzi&#8217;ymi\u015f. SM\u015eAAK&#8217;ta \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 \u00f6\u011frenince \u00e7ok ilgilendi ve bir raporunda kullanaca\u011f\u0131 veriler hakk\u0131nda sorular sordu. Ona birka\u00e7 yay\u0131n\u0131n ad\u0131n\u0131 verdim (kald\u0131 ki, bunlar herkesin ula\u015fabilece\u011fi yay\u0131nlard\u0131; her ihtimale kar\u015f\u0131, ona da hafif bir g\u00fcl\u00fcmsemeyle belirtti\u011fim gibi, herhangi bir meslek s\u0131rr\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vuruyor de\u011fildim) ve o, cebinden bir not defteri \u00e7\u0131kar\u0131p sanki bir kaynak\u00e7a kart\u0131 dolduruyormu\u015f gibi \u00f6zenle not ald\u0131.<br \/>\n\u201cBen, istatistik ara\u015ft\u0131rmalar\u0131yla u\u011fra\u015f\u0131yorum,\u201d dedi, \u201c\u015firketimizin \u00e7ok geri oldu\u011fu bir alan.\u201d D\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmak i\u00e7in paltolar\u0131m\u0131z\u0131 giydik Basaluzzi&#8217;nin \u00fczerinde \u015f\u0131k kesimli, spor bir pard\u00f6s\u00fc ve su ge\u00e7irmez bez bir bere vard\u0131. \u201c\u00c7ok geri,\u201d diye s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc, \u201coysa, bana kal\u0131rsa, temel bir alan bu&#8230; \u201c<br \/>\n\u201cBu ara\u015ft\u0131rmalara ay\u0131racak vakit kal\u0131yor mu i\u015finizden?\u201d diye sordum.<br \/>\n\u201cBak\u0131n,\u201d dedi (hep biraz ukalaca, k\u00fcrs\u00fcden konu\u015furcas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k veriyordu), \u201ctamamen bir y\u00f6ntem sorunu bu. Ben g\u00fcnde sekiz saat fabrikada \u00e7al\u0131\u015f\u0131r\u0131m, sonra her ak\u015fam mutlaka bir toplant\u0131 olur, pazar g\u00fcnleri de. Ama i\u015fi \u00f6rg\u00fctlemeyi bilmek gerekir. \u00c7al\u0131\u015fma gruplar\u0131 olu\u015fturdum, \u015firketimizdeki gen\u00e7ler aras\u0131ndan&#8230;\u201d<br \/>\n\u201c\u00c7ok mu say\u0131lar\u0131 sizin gibi olanlar\u0131n?\u201d<br \/>\n\u201cAz. Giderek azal\u0131yor. Birer birer ba\u015flar\u0131ndan sav\u0131yorlar bizi.\u201d Gazeteyi i\u015faret ederek, \u201c\u00c7ok ge\u00e7mez, bir g\u00fcn burada foto\u011fraf\u0131m\u0131, alt\u0131nda da \u2018misilleme olarak bir i\u015f\u00e7i daha i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131&#8217; yaz\u0131s\u0131n\u0131 okursunuz,\u201d dedi.<br \/>\nGecenin so\u011fu\u011funda y\u00fcr\u00fcyorduk; ben yakas\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m paltomun i\u00e7ine b\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcm; Omar Basaiuzzi sakin sakin y\u00fcr\u00fcyor, ince dudaklar\u0131ndan \u00e7\u0131kan k\u00fc\u00e7\u00fck bir soluk bu\u011fusuyla, ba\u015f\u0131 dik, konu\u015fuyor, arada bir konu\u015fmas\u0131ndaki bir noktan\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00e7izmek i\u00e7in elini cebinden \u00e7\u0131kar\u0131yor, sanki o nokta yeterince ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmazsa yola devam edemezmi\u015f gibi duruyordu.<br \/>\nBen art\u0131k s\u00f6yledi\u011fi \u015feyleri takip etmiyordum; Omar Basaiuzzi gibilerinin, \u00e7evrede var olan b\u00fct\u00fcn dumanl\u0131 grilikten ka\u00e7maya de\u011fil, onu ahlaki bir de\u011fere, i\u00e7sel bir norma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum.<br \/>\n\u201cKirli hava bulutu&#8230;\u201d dedim.<br \/>\n\u201cKirli hava bulutu mu? Evet, Cord\u00e2&#8217;n\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f sanayici olmak istedi\u011fini biliyorum&#8230; Atmosferi ar\u0131nd\u0131rmak istedi\u011fini&#8230; Gidip i\u015f\u00e7ilerine anlats\u0131n bunu! Herhalde havay\u0131 ar\u0131nd\u0131racak ki\u015fi o olmayacak&#8230; Toplumsal yap\u0131 meselesi bu&#8230; Onu de\u011fi\u015ftirmeyi ba\u015far\u0131rsak, kirli hava bulutu sorununu da \u00e7\u00f6zeriz. Biz, onlar de\u011fil.\u201d<br \/>\n\u015eehirdeki farkl\u0131 \u015firketlerin sendika temsilcilerinin bir toplant\u0131s\u0131na onunla birlikte gitmemi \u00f6nerdi. Dumanl\u0131 bir salonun dibine oturdum. Omar Basaiuzzi, hepsi kendisinden ya\u015fl\u0131 ba\u015fka ki\u015filerle birlikte ba\u015fkanl\u0131k masas\u0131na oturdu. Salon \u0131s\u0131t\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131; herkes paltolu ve \u015fapkal\u0131yd\u0131.<br \/>\nKonu\u015fmas\u0131 gerekenler birer birer aya\u011fa kalk\u0131yor ve masan\u0131n yan\u0131ndaki yerlerini al\u0131yorlard\u0131; hepsinin dinleyici kitlesine hitap etme tarz\u0131 ayn\u0131yd\u0131: Yans\u0131z, sade bir \u00fcslup; konu\u015fmaya ba\u015flarken ve \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen savlar\u0131 sonuca ba\u011flarken kullan\u0131lan kal\u0131p s\u00f6zler &#8211; bunlar, herkes kulland\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, onlara \u00f6zg\u00fc bir kural\u0131n par\u00e7as\u0131 olsa gerekti. Dinleyiciler aras\u0131ndaki baz\u0131 m\u0131r\u0131ldanmalardan, ayk\u0131r\u0131 bir s\u00f6z s\u00f6ylenmi\u015f oldu\u011funu fark ediyordum, ama hep daha \u00f6nce s\u00f6ylenenleri onaylayarak ba\u015flayan \u00fcst\u00fc kapal\u0131 polemiklerdi bunlar. Konu\u015fanlardan bir\u00e7o\u011funun Omar Basaluzzi&#8217;yle bir al\u0131p veremedi\u011fi varm\u0131\u015f gibi geliyordu bana; gen\u00e7 adam, ba\u015fkanl\u0131k masas\u0131na hafif yana kayk\u0131larak oturmu\u015f, cebinden i\u015flenmi\u015f deriden bir t\u00fct\u00fcn torbas\u0131yla k\u0131sa bir \u0130ngiliz piposu \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131, pipoyu k\u00fc\u00e7\u00fck ellerinin a\u011f\u0131r hareketleriyle doldurdu, yar\u0131 kapal\u0131 g\u00f6zlerle,<br \/>\nbir dirse\u011fi masaya, yana\u011f\u0131 eline dayal\u0131, dikkatle t\u00fctt\u00fcrmeye ba\u015flad\u0131.<br \/>\nSalon dumanla dolmu\u015ftu. Birisi yukar\u0131daki k\u00fc\u00e7\u00fck pencereyi bir s\u00fcre a\u00e7may\u0131 \u00f6nerdi. So\u011fuk bir esinti havay\u0131 \u2018de\u011fi\u015ftirdi, ama \u00e7ok ge\u00e7meden d\u0131\u015far\u0131dan i\u00e7eriye sis girmeye ba\u015flad\u0131 ve salonun bir ucundan \u00f6tekine neredeyse g\u00f6z g\u00f6z\u00fc g\u00f6rmez oldu. Ben oturdu\u011fum yerden, so\u011fukta k\u0131p\u0131rt\u0131s\u0131z duran, kimisi kalk\u0131k yakal\u0131 s\u0131rtlardan olu\u015fmu\u015f o kalabal\u0131\u011f\u0131, ba\u015fkanl\u0131k masas\u0131ndaki paltolu ki\u015filer toplulu\u011funu ve ayakta konu\u015fmakta olan ay\u0131 gibi \u015fi\u015fman birisini s\u00fcz\u00fcyordum: Art\u0131k hepsini, s\u00f6zlerini ve inat\u00e7\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 da, o sis ku\u015fatm\u0131\u015f, kaplam\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\nClaudia, \u015fubat ay\u0131nda d\u00f6nd\u00fc. \u00d6\u011fle yeme\u011fi i\u00e7in park\u0131n sonunda, nehir k\u0131y\u0131s\u0131ndaki l\u00fcks bir restorana gittik. Camlardan d\u0131\u015far\u0131daki k\u0131y\u0131ya ve a\u011fa\u00e7lara bak\u0131yorduk: Havan\u0131n rengiyle, ge\u00e7mi\u015fe \u00f6zg\u00fc \u015f\u0131k bir tablo olu\u015fturuyorlard\u0131.<br \/>\nClaudia&#8217;yla anla\u015fam\u0131yorduk. G\u00fczellik konusunu tart\u0131\u015f\u0131yorduk. Claudia: \u201c\u0130nsanlar g\u00fczellik duygusunu yitirdiler,\u201d diyordu.<br \/>\nBen, \u201cG\u00fczelli\u011fi s\u00fcrekli olarak icat etmek gerekir,\u201d diyordum.<br \/>\n\u201cG\u00fczellik, her zaman g\u00fczelliktir, ebedidir.\u201d<br \/>\n\u201cG\u00fczellik, her zaman bir \u00e7at\u0131\u015fmadan do\u011far.\u201d<br \/>\n\u201cEvet, Yunanlar!\u201d<br \/>\n\u201cNas\u0131l, Yunanlar m\u0131?\u201d<br \/>\n\u201cUygarl\u0131kt\u0131r, g\u00fczellik!\u201d<br \/>\n\u201cDemek ki..,\u201d\u2018 \u2018<br \/>\n\u201c\u00d6yleyse.,\u201d<br \/>\nB\u00f6yle b\u00f6yle ertesi g\u00fcne kadar devam edebilirdik \u201cBu park, bu nehir&#8230;\u201d<br \/>\n(\u201cBu park, bu nehir,\u201d diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum ben, \u201cancak ya\u015fam\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131nda durabilir, kalan \u015feyler i\u00e7in bir avuntu kayna\u011f\u0131 olabilir bize; eski bir g\u00fczellik, yeni bir \u00e7irkinli\u011fe kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir \u015fey yapamaz.\u201d)<br \/>\n\u201cBu y\u0131lanbal\u0131\u011f\u0131!..\u201d<br \/>\nRestoran salonunun ortas\u0131nda cam bir kutu, bir akvaryum vard\u0131 ve i\u00e7inde kocaman y\u0131lanbal\u0131klar\u0131 y\u00fcz\u00fcyordu. \u201cBak!\u201d<br \/>\nBir grup m\u00fc\u015fteri yakla\u015f\u0131yordu, \u00f6nemli ki\u015filer, a\u011fz\u0131n\u0131n tad\u0131n\u0131 bilen varl\u0131kl\u0131 bir aile: anne, baba, yeti\u015fkin k\u0131zlar\u0131, ergenlik \u00e7a\u011f\u0131ndaki o\u011fullar\u0131. Yanlar\u0131nda, frak ve kolal\u0131 beyaz bir g\u00f6mlek giymi\u015f, iriyar\u0131, dev gibi \u015fef garson vard\u0131; \u00e7ocuklar\u0131n kelebek yakalamak i\u00e7in kulland\u0131klar\u0131 a\u011f\u0131 and\u0131ran bir a\u011f\u0131n sap\u0131n\u0131 tutuyordu. Aile, ciddi, dikkatli, y\u0131lanbal\u0131klar\u0131na bak\u0131yordu; belli bir noktada, anne elini kald\u0131r\u0131p bir y\u0131lanbal\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u015faret etti. \u015eef garson a\u011f\u0131 akvaryuma dald\u0131rd\u0131, h\u0131zl\u0131 bir hareketle bal\u0131\u011f\u0131 yakalay\u0131p sudan \u00e7\u0131kard\u0131. Y\u0131lanbal\u0131\u011f\u0131, a\u011f\u0131n i\u00e7inde k\u0131m\u0131l k\u0131m\u0131l oynayarak \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131yordu. \u015eef garson, can \u00e7eki\u015fen bal\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011fu a\u011f\u0131 bir m\u0131zrak gibi \u00f6n\u00fcnde tutarak mutfa\u011fa do\u011fru yolland\u0131. Aile, bak\u0131\u015f\u0131yla garsonu takip etti, sonra bal\u0131\u011f\u0131n pi\u015fmi\u015f olarak d\u00f6nmesini beklemek \u00fczere masaya oturdu.<br \/>\n\u201cAc\u0131mas\u0131zl\u0131k&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cUygarl\u0131k&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cHer \u015fey ac\u0131mas\u0131z&#8230;\u201d<br \/>\nTaksi \u00e7a\u011f\u0131rmak yerine, y\u00fcr\u00fcyerek \u00e7\u0131kt\u0131k. \u00c7imenleri, a\u011fa\u00e7 g\u00f6vdelerini, nehirden y\u00fckselen yo\u011fun, nemli \u00f6rt\u00fc kaplam\u0131\u015ft\u0131, burada h\u00e2l\u00e2 bir do\u011fa olgusuydu bu. Claudia, geni\u015f yakal\u0131 k\u00fcrk\u00fcne, man\u015fonuna, kalpa\u011f\u0131na s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015f y\u00fcr\u00fcyordu. Tablonun bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturan iki \u00e2\u015f\u0131k g\u00f6lgesiydik.<br \/>\n\u201cG\u00fczellik&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cSenin g\u00fczelli\u011fin&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cNeye yarar? Zaten&#8230;\u201d<br \/>\n\u201cG\u00fczellik ebedidir,\u201d dedim ben.<br \/>\n\u201cHah, daha \u00f6nce benim s\u00f6yledi\u011fimi mi s\u00f6yl\u00fcyorsun?\u201d<br \/>\n\u201cHay\u0131r, tam tersini&#8230; \u201c<br \/>\n\u201cSeninle asla tart\u0131\u015f\u0131lmaz,\u201d dedi Claudia.<br \/>\nYolda tek ba\u015f\u0131na y\u00fcr\u00fcmek istiyormu\u015f gibi benden koptu. Bir sis katman\u0131 tam yerin \u00fcst\u00fcnde ko\u015fuyor; k\u00fcrkl\u00fc siluet, sanki yere de\u011fmiyormu\u015f gibi y\u00fcr\u00fcyordu.<br \/>\nAk\u015fam Claudia&#8217;y\u0131 oteline kadar g\u00f6t\u00fcrd\u00fcm, lobi smokinli beyler ve dekolte giyimli han\u0131mlarla doluydu. Karnaval zaman\u0131yd\u0131, otelin salonunda bir hay\u0131r balosu d\u00fczenleniyordu.<br \/>\n\u201cNe g\u00fczel! Bana e\u015flik eder misin? Gidip gece giysimi giyeyim!\u201d<br \/>\nBen baloluk bir tip olmad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in kendimi huzursuz hissediyordum. \u201cAma davetiyemiz yok&#8230; Benim \u00fczerimde kahveren&#8230; \u201c<br \/>\n\u201cBenim i\u00e7in davetiyeye gerek yok&#8230; Sen de, benim kavalyemsin&#8230; \u201c<br \/>\n\u00dcst\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in yukar\u0131 ko\u015ftu. Ben nerede duraca\u011f\u0131m\u0131 bilemiyordum. Bulundu\u011fum yer, ilk gece giysilerini giymi\u015f k\u0131zlarla doluydu, salona girmeden \u00f6nce y\u00fczlerine pudra s\u00fcr\u00fcyor ve heyecanl\u0131 f\u0131s\u0131lt\u0131larla konu\u015fuyorlard\u0131. Bir k\u00f6\u015fede duruyor, kendimi oraya bir paket teslim etmek i\u00e7in gelmi\u015f bir tezg\u00e2htar gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum.<br \/>\nAsans\u00f6r\u00fcn kap\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131ld\u0131. Claudia bol d\u00f6k\u00fcml\u00fc bir etek, pembe g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde inci bir kolye ve p\u0131rlantal\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir maskeyle \u00e7\u0131kt\u0131. Art\u0131k tezg\u00e2htar rol\u00fcn\u00fc oynayamazd\u0131m. Yan\u0131na gittim.<br \/>\n\u0130\u00e7eri girdik. B\u00fct\u00fcn g\u00f6zler Claudia&#8217;n\u0131n \u00fczerindeydi. Takacak bir balo maskesi buldum, g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir burnu olan bir maskeydi. Dans etmeye koyulduk Claudia kendi \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde, \u00f6teki \u00e7iftler onu g\u00f6rebilmek i\u00e7in yan\u0131m\u0131zdan \u00e7ekiliyorlard\u0131; oysa ben, son derece k\u00f6t\u00fc dans etti\u011fim i\u00e7in, kalabal\u0131\u011f\u0131n ortas\u0131nda kalmak istiyordum, bir t\u00fcr saklamba\u00e7 oyunuydu bu. Claudia, hi\u00e7 de ne\u015feli olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131, e\u011flenmeyi bilmedi\u011fimi belirtti.<br \/>\nDans sona ermi\u015f, masam\u0131za ula\u015fmak i\u00e7in ayaktaki bir grup beyefendinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7iyorduk. \u201cOh!\u201d Ba\u015fkan Corda&#8217;yla y\u00fcz y\u00fcze geldim. Frak giymi\u015fti, ba\u015f\u0131nda turuncu bir k\u00e2\u011f\u0131t \u015fapka vard\u0131. Durup onu selamlamam gerekti. \u201cDemek, siz, ha! Herhalde odur diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm, ama emin olamam\u0131\u015ft\u0131m,\u201d diyor, ama Claudia&#8217;ya bak\u0131yordu ve ben, \u201cher zamanki halinizle, \u00fczerinizde i\u015fe giydi\u011finiz ceketinizle, sizi asla b\u00f6yle bir kad\u0131nla g\u00f6rmeyi beklemezdim,\u201d demek istedi\u011fini anl\u0131yordum.<br \/>\n\u0130kisini tan\u0131\u015ft\u0131rmak zorunda kald\u0131m; Corda, Claudia&#8217;n\u0131n elini \u00f6pt\u00fc, onu yan\u0131ndaki \u00f6teki ya\u015fl\u0131 beylere takdim etti. Hep dalg\u0131n ve \u00fcst\u00fcn Claudia s\u00f6ylenen adlar\u0131 dinlemiyordu (oysa ben kendi kendime: \u201cHay Allah! Adam\u0131n kim oldu\u011funu bir d\u00fc\u015f\u00fcn!\u201d diyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc hepsi, ileri gelen sanayicilerdi). Sonra Corda beni takdim etti: \u201cKendisi, bizim derginin, biliyorsunuz, Ar\u0131tma&#8217;n\u0131n yaz\u0131 i\u015fleri m\u00fcd\u00fcr\u00fcd\u00fcr, hani \u015fu benim y\u00f6netti\u011fim dergi&#8230;\u201d Hepsinin Claudia kar\u015f\u0131s\u0131nda biraz \u00e7ekindi\u011fini anlad\u0131m, budalaca \u015feyler s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Bunun \u00fczerine, kendimi daha az \u00e7ekingen hissettim.<br \/>\nAnlad\u0131m ki, bir \u015feyler olmak \u00fczereydi, yani Corda, Claudia&#8217;y\u0131 dansa kald\u0131rmak i\u00e7in zor bekliyordu. \u201cPeki, \u00f6yleyse, evet, g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere&#8230;\u201d dedim, uzun uzun iyi ak\u015famlar diledim ve Claudia&#8217;y\u0131 yeniden dans pistine g\u00f6t\u00fcrd\u00fcm. Claudia: \u201cBana baksana, bu dans nas\u0131l edilir bilmiyorsun galiba, m\u00fczi\u011fi duymuyor musun?\u201d<br \/>\nBenim tek hissetti\u011fim, Claudia&#8217;n\u0131n yan\u0131nda belirmekle, onlar\u0131n da tam anlayamad\u0131klar\u0131 bir bi\u00e7imde, e\u011flencelerini bozdu\u011fumdu ve balodan elde edebilece\u011fim tek tatmindi bu. \u201c\u00c7a \u00e7a \u00e7a&#8230;\u201d diye m\u0131r\u0131ldan\u0131yor, asl\u0131nda hi\u00e7 bilmedi\u011fim ad\u0131mlarla dans eder gibi yap\u0131yor, kendi ba\u015f\u0131na hareket edebilsin diye Claudia&#8217;n\u0131n elini \u00e7ok hafif\u00e7e tutuyordum.<br \/>\nKarnaval zaman\u0131yd\u0131; ben ne diye e\u011flenmeyecekmi\u015fim? Borazanlar bang\u0131r bang\u0131r \u00f6t\u00fcyor, yere e\u011fik p\u00fcsk\u00fclleri birbirine kar\u0131\u015f\u0131yordu; avu\u00e7 dolusu konfeti, s\u0131va k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131 gibi fraklar\u0131n s\u0131rtlar\u0131na ve \u00e7\u0131plak kad\u0131nlar\u0131n omuzlar\u0131na d\u00f6k\u00fcl\u00fcyor, dekolte giysilerin ve yakalar\u0131n kenar\u0131ndan i\u00e7eri s\u00fcz\u00fcl\u00fcyor, yerde yumu\u015fak yumaklar halinde y\u0131\u011f\u0131l\u0131yor, dans edenler bunlar\u0131 ayaklar\u0131yla itiyorlard\u0131; avizelerden yere \u00e7\u0131plak tel demetlerini ya da genel bir y\u0131k\u0131mda \u00e7\u00f6ken duvarlar aras\u0131nda a\u00e7\u0131kta kalm\u0131\u015f sallanan kablolar\u0131 and\u0131ran serpantinler uzan\u0131yordu.<br \/>\n\u201cSiz \u00e7irkin d\u00fcnyay\u0131 oldu\u011fu gibi kabul edebiliyorsunuz, \u00e7\u00fcnk\u00fc onu yok etmeniz gerekti\u011fini biliyorsunuz,\u201d dedim Omar Basaluzzi&#8217;ye. Biraz da onu tahrik etmek i\u00e7in b\u00f6yle konu\u015fuyordum, yoksa sohbetin tad\u0131 \u00e7\u0131km\u0131yordu.<br \/>\n\u201cBir dakika,\u201d dedi Omar, duda\u011f\u0131na g\u00f6t\u00fcrmek \u00fczere oldu\u011fu kahve fincan\u0131n\u0131 b\u0131rakarak, \u201cbiz hi\u00e7 de \u2018durum ne kadar k\u00f6t\u00fcye giderse, o kadar iyi olur&#8217; demiyoruz. Biz, olan\u0131 daha iyi hale getirmek i\u00e7in buraday\u0131z&#8230; Ne reformculuk, ne a\u015f\u0131r\u0131c\u0131l\u0131k. Biz&#8230; \u201c<br \/>\nBen kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerimin izini s\u00fcr\u00fcyordum, o kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin. Claudia&#8217;yla son kez parka gidi\u015fimizden beri, bu k\u00fclrengi d\u00fczene bir anlam verecek, yitirmekte oldu\u011fumuz b\u00fct\u00fcn g\u00fczellikleri kurtar\u0131p bize geri kazand\u0131racak yeni bir d\u00fcnya imgesi ar\u0131yordum. Yeni bir d\u00fcnya \u00e7ehresi.<br \/>\n\u0130\u015f\u00e7i, siyah bir deri \u00e7antan\u0131n fermuar\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131, i\u00e7inden resimli bir dergi \u00e7\u0131kard\u0131. \u201cG\u00f6r\u00fcyor musunuz?\u201d Bir dizi foto\u011fraf vard\u0131. Asyal\u0131 bir halk, ba\u015flar\u0131nda k\u00fcrk bereler, ayaklar\u0131nda \u00e7izmelerle bir nehirde ne\u015feyle bal\u0131k av\u0131na gidiyordu. Bir ba\u015fka foto\u011frafta, ayn\u0131 insanlar okula gidiyordu: Bir \u00f6\u011fretmen, bir \u00e7ar\u015faf\u0131n \u00fczerinde anla\u015f\u0131lmaz bir alfabenin harflerini g\u00f6steriyordu. Bir ba\u015fka resimde, bir \u015fenlik vard\u0131 ve herkes ba\u015f\u0131na ejderha maskesi ge\u00e7irmi\u015fti, ortada, ejderhalar\u0131n aras\u0131nda; \u00fczerinde bir adam\u0131n portresi bulunan bir trakt\u00f6r \u00f6ne do\u011fru ilerliyordu. Son olarak, gene k\u00fcrk bereli iki adam bir tornay\u0131 i\u015fletiyorlard\u0131.<br \/>\n\u201cG\u00f6r\u00fcyor musunuz? \u0130\u015fte bu,\u201d dedi, \u201cd\u00fcnyan\u0131n \u00f6teki \u00e7ehresi.\u201d<br \/>\nBasaluzzi&#8217;ye bakt\u0131m. \u201cSizin k\u00fcrk bereleriniz yok, mersinbal\u0131\u011f\u0131 avlamaya \u00e7\u0131km\u0131yorsunuz, ejderhalarla oynam\u0131yorsunuz.\u201d<br \/>\n\u201cYani?\u201d<br \/>\n\u201cYani, onlara benzer hi\u00e7bir yan\u0131n\u0131z yok, bunun d\u0131\u015f\u0131nda,\u201d diyerek tornay\u0131 g\u00f6sterdim, \u201co sizde zaten var.\u201d<br \/>\nBasaluzzi: \u201cYo, yo, oradaki gibi olacak, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilin\u00e7 de\u011fi\u015fecek, onlardaki gibi bizde de, d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdan \u00f6nce i\u00e7imiz yenilenecek&#8230;\u201d diyor ve derginin sayfalar\u0131n\u0131 \u00e7evirmeye devam ediyordu. Bir ba\u015fka sayfada, maden eritme ocaklar\u0131n\u0131n ve al\u0131nlar\u0131nda g\u00f6zl\u00fckleri, ma\u011frur y\u00fczleriyle i\u015f\u00e7ilerin foto\u011fraflar\u0131 vard\u0131. \u201cDo\u011frusu, o zaman da sorunlar olacak, sanmayal\u0131m ki, bir g\u00fcnden \u00f6tekine&#8230;\u201d dedi. \u201cEpey bir s\u00fcre zor olacak \u00fcretim&#8230; Ama \u00f6nemli bir ad\u0131m atm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131z&#8230; Mesela, \u015fimdiki gibi \u015feyler olmayacak art\u0131k&#8230;\u201d diye ekleyerek, gene hep s\u00f6z etti\u011fi \u015feylerden, her g\u00fcn akl\u0131nda evirip \u00e7evirdi\u011fi sorunlardan s\u00f6z etmeye koyuldu.<br \/>\nBasaluzzi i\u00e7in o g\u00fcn\u00fcn gelip gelmemesinin san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar \u00f6nemli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ediyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun i\u00e7in \u00f6nemli olan, kendi ya\u015fam \u00e7izgisiydi, bu \u00e7izginin de\u011fi\u015fmemesi gerekiyordu.<br \/>\n\u201cSorunlar her zaman olacak, elbette&#8230; Cennet olmayacak ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yer&#8230; T\u0131pk\u0131 bizim aziz falan olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi&#8230;\u201d<br \/>\nAzizler, cennetin var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilseler, ya\u015famlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirirler miydi?<br \/>\n\u201cGe\u00e7en hafta beni i\u015ften \u00e7\u0131kard\u0131lar,\u201d dedi Omar Basaluzzi.<br \/>\n\u201cPeki, \u015fimdi ne yapacaks\u0131n\u0131z?\u201d<br \/>\n\u201cSendikada birtak\u0131m i\u015flerle u\u011fra\u015f\u0131yorum. Bu sonbahar yer bo\u015fal\u0131rsa, idari bir g\u00f6reve ge\u00e7ebilirim.\u201d<br \/>\nWafd&#8217;a gidiyordu, orada sabah \u015fiddetli g\u00f6steriler olmu\u015ftu. \u201cBenimle gelir misiniz?\u201d<br \/>\n\u201c\u015eey, orada beni g\u00f6rmelerini istemem, nedenini anlars\u0131n\u0131z.\u201d<br \/>\n\u201cBeni g\u00f6rmelerini de istemem. Yolda\u015flar\u0131m\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 derde sokmu\u015f olurum. Yak\u0131ndaki bir kahvede oturaca\u011f\u0131z.\u201d<br \/>\nOnunla gittim. K\u00fc\u00e7\u00fck bir kahvenin camlar\u0131ndan, vardiya i\u015f\u00e7ilerinin bisikletlerini y\u00fcr\u00fcterek d\u0131\u015f kap\u0131dan \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131n\u0131 ya da \u015fimdiden uyku akan y\u00fczlerle tramvaylara dolu\u015ftuklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyorduk. Elbette \u00f6nceden haber verilmi\u015f birileri, kahveye girip hemen Omar&#8217;\u0131n yan\u0131na geliyordu;<br \/>\nb\u00f6ylece k\u00fc\u00e7\u00fck bir grup olu\u015ftu ve aralar\u0131nda konu\u015fmaya ba\u015flad\u0131lar.<br \/>\nBen bu ki\u015filerin sorunlar\u0131ndan hi\u00e7bir \u015fey anlam\u0131yordum ve kalabal\u0131klar halinde fabrika kap\u0131s\u0131ndan \u00e7\u0131kan, belli ki aileleri ve pazar g\u00fcn\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen say\u0131s\u0131z insan\u0131n \u00e7ehresi ile burada Omar&#8217;la oturanlar, yani inat\u00e7\u0131lar, \u00f6d\u00fcn vermezler aras\u0131ndaki fark\u0131n ne oldu\u011funu incelemeye koyulmu\u015ftum. Onlar\u0131 birbirinden ay\u0131rt edecek hi\u00e7bir i\u015faret g\u00f6remiyordum: Ayn\u0131 ya\u015fam\u0131n \u00e7ocuklar\u0131 olan ayn\u0131 ya\u015fl\u0131 ya da erken olgunla\u015fm\u0131\u015f y\u00fczler; fark, i\u00e7lerindeydi.<br \/>\nSonra, sonu\u00e7ta kimin \u201cG\u00fcn gelecek&#8230;\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesinde oldu\u011funu ve kimin t\u0131pk\u0131 Omar gibi o g\u00fcn\u00fcn gelip gelmemesini umursamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ay\u0131rt edip edemeyece\u011fimi g\u00f6rmek i\u00e7in bu ki\u015filerin y\u00fczlerini ve s\u00f6zlerini inceliyordum. Ve onlar\u0131 bu yolla birbirinden ay\u0131rt etmenin olanaks\u0131z oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcm, \u00e7\u00fcnk\u00fc belki de hepsi, sab\u0131rs\u0131zl\u0131klar\u0131 ve \u00fcst\u00fcnk\u00f6r\u00fc konu\u015fmalar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden birinci gruptanm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen birka\u00e7 ki\u015fi bile, ikinci gruptand\u0131.<br \/>\nSonra art\u0131k neye bakaca\u011f\u0131m\u0131 bilemedi\u011fim i\u00e7in g\u00f6\u011fe bakt\u0131m. Bahar\u0131n ilk g\u00fcnlerinden biriydi ve \u015fehrin eteklerindeki evlerin \u00fcst\u00fcnde g\u00f6k p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l, mavi, berrakt\u0131, ama iyice bakt\u0131\u011f\u0131mda, g\u00f6kte bir t\u00fcr g\u00f6lge g\u00f6r\u00fcyordum, sararm\u0131\u015f eski bir foto\u011fraf\u0131n \u00fczerindeki gibi, bir spektroskop merce\u011finden g\u00f6r\u00fclen i\u015faretler gibi bir leke. G\u00fczel bahar mevsimi bile g\u00f6\u011f\u00fc temizlemeyecekti.<br \/>\nOmar Basaluzzi, kal\u0131n \u00e7er\u00e7eveli bir g\u00fcne\u015f g\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc takm\u0131\u015f, o adamlar\u0131n ortas\u0131nda, k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran, i\u015fini bilir, ma\u011frur ki\u015fi edas\u0131yla, biraz genizden konu\u015fmaya devam ediyordu.<br \/>\nAr\u0131tma&#8217;da, atom radyasyonuna ba\u011fl\u0131 hava kirlili\u011fi \u00fczerine yabanc\u0131 bir gazeteden ald\u0131\u011f\u0131m bir haberi yay\u0131mlad\u0131m. K\u00fc\u00e7\u00fck puntoyla dizilmi\u015fti ve Ba\u015fkan Corda taslaklar\u0131 incelerken bu haberi fark etmemi\u015fti, ama bas\u0131l\u0131 dergide okuyunca, beni yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131.<br \/>\n\u201cOlacak i\u015f de\u011fil, her \u015feyin pe\u015finden ko\u015fmak zorunday\u0131m, y\u00fcz g\u00f6z gerekir insana!\u201d dedi. \u201cBuradaki haberi yay\u0131mlamak nereden akl\u0131n\u0131za geldi? Kurum&#8217;umuz bu t\u00fcr \u015feylerle u\u011fra\u015fm\u0131yor. Yok, bir de u\u011fra\u015fsayd\u0131! Kald\u0131 ki, bana hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemediniz! B\u00f6yle hassas bir konuda! \u015eimdi, i\u015fi g\u00fcc\u00fc b\u0131rak\u0131p propaganda yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 s\u00f6yleyecekler!\u201d<br \/>\nKendimi hakl\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in birka\u00e7 \u015fey s\u00f6yledim: \u201cBiliyorsunuz,<br \/>\nhava kirlili\u011fi s\u00f6z konusu oldu\u011fundan, ba\u011f\u0131\u015flay\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcm ki&#8230;\u201d<br \/>\nTam yan\u0131ndan ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131m ki, Corda beni yeniden \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. \u201c\u0130yi de, siz, ger\u00e7ekten bu radyoaktivite tehlikesine inan\u0131yor musunuz? Yani, bu kadar ciddi bir \u015fey oldu\u011funa&#8230;\u201d<br \/>\nBir bilim kongresinin baz\u0131 verilerinden haberim vard\u0131, ona bunlar\u0131 aktard\u0131m. Corda beni dinliyor, ba\u015f\u0131yla s\u00f6ylediklerimi onayl\u0131yordu, ama can\u0131 s\u0131kk\u0131nd\u0131.<br \/>\n\u201c\u0130\u015fe bak\u0131n, ne korkun\u00e7 bir zamanda ya\u015famak zorunday\u0131z, sevgili dostum!\u201d diye k\u00f6p\u00fcrd\u00fc belli bir noktada, \u015fimdi yak\u0131ndan bildi\u011fim Corda oluvermi\u015fti. \u201cRiski g\u00f6ze almak zorunday\u0131z, sevgili dostum, d\u00f6n\u00fcp arkam\u0131za bakmadan, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fcm kal\u0131m meselesi bu, sevgili dostum, \u00f6l\u00fcm kal\u0131m meselesi!\u201d<br \/>\nBirka\u00e7 dakika boyunca ba\u015f\u0131 e\u011fik durdu. \u201cBiz, kendi alan\u0131m\u0131zda,\u201d diye s\u00f6ze girdi yeniden, \u201cabartmak istemiyorum ama, \u00fczerimize d\u00fc\u015feni yap\u0131yoruz, katk\u0131m\u0131z\u0131 veriyoruz, durumla ba\u015fa \u00e7\u0131kabilecek g\u00fc\u00e7teyiz.\u201d<br \/>\n\u201cOras\u0131 kesin, Say\u0131n Ba\u015fkan. Bundan eminim, Say\u0131n Ba\u015fkan.\u201d Biraz \u015fa\u015fk\u0131n, biraz ikiy\u00fczl\u00fc, birbirimize bakt\u0131k \u015eimdi kirli hava bulutu, g\u00f6\u011fe a\u011fan atom bulutu kar\u015f\u0131s\u0131nda, k\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcvermi\u015f, bir bulut\u00e7uk, bir sa\u00e7ak bulut oluvermi\u015f gibiydi.<br \/>\nBirka\u00e7 genel ve onaylay\u0131c\u0131 s\u00f6zden sonra Ba\u015fkan Corda&#8217;n\u0131n yan\u0131ndan ayr\u0131ld\u0131m, bu kez de sava\u015f\u0131n\u0131n buluttan yana m\u0131, ona kar\u015f\u0131 m\u0131 oldu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131yordu.<br \/>\nO andan sonra ba\u015fl\u0131klarda patlamalara ya da radyoaktiviteye de\u011finmemeye \u00f6zen g\u00f6sterdim, ama her say\u0131da, teknik haberlere ayr\u0131lan s\u00fctunlarda, bu konu hakk\u0131nda birtak\u0131m bilgiler aktarmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum; ayr\u0131ca, baz\u0131 yaz\u0131larda, \u015fehir atmosferindeki k\u00f6m\u00fcr ya da yak\u0131t y\u00fczdeleri \u00fczerine verilerin ve bunlar\u0131n fizyolojik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n aras\u0131na, radyoaktif serpintiden etkilenen b\u00f6lgelerdeki benzeri verileri ve \u00f6rnekleri ekliyordum. Art\u0131k Corda da, \u00f6tekiler de benimle ilgilenmiyordu, ama bu beni sevindirmek yerine, Anima&#8217;y\u0131 ger\u00e7ekten de kimsenin okumad\u0131\u011f\u0131 ku\u015fkumu do\u011fruluyordu.<br \/>\nN\u00fckleer radyasyonlar hakk\u0131ndaki malzemeyi muhafaza etti\u011fim bir dosyam vard\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc kullan\u0131lacak haber ve yaz\u0131lar\u0131 se\u00e7meye al\u0131\u015fm\u0131\u015f bir g\u00f6zle gazeteleri g\u00f6zden ge\u00e7irdi\u011fimde, her zaman bu konuda bir \u015feyler buluyor ve bir kenara ay\u0131r\u0131yordum. Sonra, Kurum&#8217;un abone oldu\u011fu bir bas\u0131n kup\u00fcrleri ajans\u0131, bize \u201cAtmosfer Kirlenmesi\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda giderek daha \u00e7ok atom bombalar\u0131ndan s\u00f6z eden kup\u00fcrler g\u00f6nderiyor, kirli hava bulutu \u00fczerine kup\u00fcrlerin say\u0131s\u0131 ise g\u00fcnden g\u00fcne azal\u0131yordu.<br \/>\nB\u00f6ylece her g\u00fcn, korkun\u00e7 hastal\u0131klara ili\u015fkin istatistikleri, okyanusun ortas\u0131nda \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bulutlara yakalanan bal\u0131k\u00e7\u0131lar\u0131n, baz\u0131 uranyum deneylerinden sonra iki ba\u015fl\u0131 do\u011fan kobaylar\u0131n \u00f6yk\u00fclerini buluyordum kar\u015f\u0131mda. Ba\u015f\u0131m\u0131 kald\u0131r\u0131p pencereye bak\u0131yordum. Haziran\u0131n sonlar\u0131na yakla\u015f\u0131yorduk, ama yaz hen\u00fcz ba\u015flamam\u0131\u015ft\u0131: A\u011f\u0131r bir hava vard\u0131, isli bir pus y\u00fcz\u00fcnden bo\u011fucu g\u00fcnler ge\u00e7iriyorduk, \u00f6\u011fle saatlerinde k\u0131yameti and\u0131ran bir \u0131\u015f\u0131k kapl\u0131yordu \u015fehri, yoldan ge\u00e7enler, bedenleri u\u00e7up gittikten sonra yerde resmi \u00e7ekilmi\u015f g\u00f6lgeleri and\u0131r\u0131yordu.<br \/>\nMevsimlerin ola\u011fan seyri de\u011fi\u015fmi\u015f gibiydi, Avrupa&#8217;da \u015fiddetli kas\u0131rgalar h\u00fck\u00fcm s\u00fcr\u00fcyordu, yaz\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 elektrikle y\u00fckl\u00fc g\u00fcnler, sonra haftalarca s\u00fcren ya\u011fmurlar, aniden bast\u0131ran s\u0131caklar, sonra gene Mart ay\u0131na \u00f6zg\u00fc so\u011fuklar\u0131n geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc belirlemi\u015fti. Gazeteler, atmosferdeki bu d\u00fczensizliklere bombalar\u0131n etkilerinin yol a\u00e7m\u0131\u015f olamayaca\u011f\u0131n\u0131 savunuyor, tek t\u00fck birka\u00e7 bilim adam\u0131 (ne ki, onlara g\u00fcvenilip g\u00fcvenilemeyece\u011fine karar vermek de g\u00fc\u00e7t\u00fc) ve onlarla birlikte, bilindi\u011fi gibi, son derece ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere itibar etmeye her zaman haz\u0131r olan halk\u0131n anonim sesi, bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc destekler gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu.<br \/>\nAyr\u0131ca, atom bombas\u0131 hakk\u0131nda budalaca s\u00f6zler eden, o sabah da \u015femsiyemi almam i\u00e7in beni uyaran Bayan Margariti&#8217;yi duymak, sinirlerimi bozuyordu. Ama hi\u00e7 ku\u015fkusuz, panjurlar\u0131 a\u00e7\u0131p o yan\u0131lt\u0131c\u0131 \u0131\u015f\u0131kta, \u00e7izgi ve lekelerden olu\u015fmu\u015f bir a\u011f\u0131 and\u0131ran avlunun soluk g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcmde, sanki tam o anda g\u00f6kten g\u00f6ze g\u00f6r\u00fcnmez par\u00e7ac\u0131klar ya\u011facakm\u0131\u015f gibi, geri \u00e7ekilme gere\u011fini duymu\u015ftum.<br \/>\nS\u00f6ylenmemi\u015f \u015feylerin bu y\u00fck\u00fc, bat\u0131l bir inanca d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor, bir zamanlar en zarars\u0131z kabul edilen hava durumu hakk\u0131ndaki s\u0131radan konu\u015fmalar \u00fczerinde a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyuruyordu. Art\u0131k havadan s\u00f6z etmekten ka\u00e7\u0131n\u0131yorduk ya da ya\u011fmur ya\u011fd\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya havan\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek zorunda kald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, sanki gizli bir sorumlulu\u011fumuzu \u00f6rtbas ediyormu\u015fuz gibi bir t\u00fcr utanca kap\u0131l\u0131yorduk. Haftan\u0131n g\u00fcnlerini pazar gezisine haz\u0131rlanarak ge\u00e7iren Bay Avandero, havaya kar\u015f\u0131 bana b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ikiy\u00fczl\u00fc, baya\u011f\u0131 gelen s\u00f6zde bir kay\u0131ts\u0131zl\u0131k tutumu tak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\nAr\u0131tma&#8217;n\u0131n bir say\u0131s\u0131n\u0131, hepsi bir bi\u00e7imde radyoaktiviteden s\u00f6z eden yaz\u0131lara ay\u0131rd\u0131m. Bu kez de ba\u015f\u0131m\u0131 a\u011fr\u0131tan olmad\u0131. Ama derginin okunmad\u0131\u011f\u0131 do\u011fru de\u011fildi; okumas\u0131na okuyorlard\u0131, ama art\u0131k bu \u015feylere kar\u015f\u0131 bir t\u00fcr al\u0131\u015fkanl\u0131k olu\u015fmu\u015ftu ve yak\u0131nda insanl\u0131\u011f\u0131n yok olaca\u011f\u0131n\u0131 yazsan\u0131z bile kimsenin ald\u0131r\u0131\u015f etti\u011fi yoktu.<br \/>\nG\u00fcncel konulara yer veren dergiler de, t\u00fcyler \u00fcrperten haberler yay\u0131ml\u0131yorlard\u0131, ama sanki insanlar yaln\u0131zca kapaktaki g\u00fcl\u00fcmseyen g\u00fczel k\u0131zlar\u0131n renkli foto\u011fraflar\u0131na itibar ediyor gibiydiler. Bu dergilerden biri, kapa\u011f\u0131nda Claudia&#8217;n\u0131n mayolu bir resmiyle \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131; foto\u011fraf, o su kaya\u011f\u0131yla d\u00f6n\u00fc\u015f yaparken \u00e7ekilmi\u015fti. Resmi d\u00f6rt raptiyeyle kiral\u0131k odam\u0131n bir duvar\u0131na ast\u0131m.<br \/>\nHer sabah ve her \u00f6\u011fleden sonra, ofisimin bulundu\u011fu, bulvarlar\u0131 sakin mahalleye gitmeye devam ediyor ve zaman zaman buraya ilk geldi\u011fim sonbahar g\u00fcn\u00fcn\u00fc an\u0131ms\u0131yordum: O zaman, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm her \u015feyde bir i\u015faret aram\u0131\u015ft\u0131m ve hi\u00e7bir \u015fey kendimi hissetti\u011fim kadar k\u00fclrengi ve kasvetli g\u00f6r\u00fcnmemi\u015fti g\u00f6z\u00fcme. \u015eimdi de g\u00f6zlerim yaln\u0131zca i\u015faretler ar\u0131yordu; hi\u00e7bir zaman ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmeyi ba\u015faramam\u0131\u015ft\u0131m. Neyin i\u015faretleri? Sonsuza dek birbirine g\u00f6nderme yapan i\u015faretler.<br \/>\nB\u00f6ylece, kimi zaman o mahallede bir kat\u0131r\u0131n \u00e7ekti\u011fi bir arabaya rastlad\u0131\u011f\u0131m oluyordu: Kar\u015f\u0131 yoldan giden, \u00e7uvallarla y\u00fckl\u00fc, iki tekerlekli k\u00fc\u00e7\u00fck bir araba. Ya da arabay\u0131 bir kap\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde, iki ok aras\u0131ndaki ba\u015f\u0131n\u0131 e\u011fmi\u015f kat\u0131r ve beyaz \u00e7uval y\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fczerinde bir k\u0131z \u00e7ocu\u011fuyla, durmu\u015f g\u00f6r\u00fcyordum.<br \/>\nSonra, oralarda dola\u015fan b\u00f6yle tek bir araba olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ettim, say\u0131lar\u0131 daha fazlayd\u0131. Bunun ne zaman fark\u0131na varmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6yleyemem; insan bir\u00e7ok \u015fey g\u00f6r\u00fcp dikkat etmez; belki de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bu \u015feylerin onun \u00fczerinde bir etkisi vard\u0131r, ama o bunun fark\u0131na varmaz; sonra bir kez bir \u015feyle bir di\u011feri aras\u0131nda ba\u011f kurmaya ba\u015flar ve o zaman birden her \u015fey anlam kazan\u0131r. Bu arabalar\u0131 g\u00f6rmek, ben bilin\u00e7li olarak onlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesem de, \u00fczerimde yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir etki uyand\u0131r\u0131yordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u0131rad\u0131\u015f\u0131 bir kar\u015f\u0131la\u015fma, s\u00f6zgelimi, otomobillerle dolu bir \u015fehrin ortas\u0131nda k\u00f6y\u00fc an\u0131msatan bir arabay\u0131 g\u00f6rme, d\u00fcnyan\u0131n asla tek boyutlu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 an\u0131msatmaya yeter.<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla, dikkatle g\u00f6zlemeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m: Sa\u00e7lar\u0131 \u00f6r\u00fcl\u00fc bir k\u0131z \u00e7ocu\u011fu, \u00e7uvallar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu beyaz y\u0131\u011f\u0131n\u0131n tepesine oturmu\u015f, bir \u00e7ocuk dergisi okuyor, sonra kap\u0131dan bir \u00e7ift \u00e7uvalla iriyar\u0131 bir adam d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor ve bu iki \u00e7uval\u0131 da araban\u0131n \u00fczerine koyuyordu, fren kolunu indirip kat\u0131ra, \u201cDeh&#8230;\u201d diyor ve gidiyorlard\u0131; k\u0131z \u00e7ocu\u011fu hep \u00e7uvallar\u0131n en \u00fcst\u00fcnde, okumaya devam ediyordu. Sonra bir ba\u015fka kap\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde duruyorlard\u0131; adam birka\u00e7 \u00e7uval\u0131 arabadan indirip i\u00e7eri ta\u015f\u0131yordu.<br \/>\nDaha uzakta, kar\u015f\u0131 yolda bir ba\u015fka araba gidiyordu, s\u00fcr\u00fcc\u00fc yerinde ya\u015fl\u0131 bir adamca\u011f\u0131z oturuyordu ve bir kad\u0131n, ba\u015f\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck boh\u00e7alarla binalar\u0131n merdivenlerini \u00e7\u0131k\u0131p iniyordu.<br \/>\nArabalar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm g\u00fcnler daha ne\u015feli ve g\u00fcvenli oldu\u011fumu fark etmeye ba\u015flad\u0131m; bu g\u00fcnler, hep pazartesiye denk geliyordu; b\u00f6ylece, pazartesinin, \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131lar\u0131n arabalar\u0131yla \u015fehri dola\u015ft\u0131klar\u0131, i\u00e7inde temiz giysiler olan boh\u00e7alar\u0131 teslim edip kirli \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 ald\u0131klar\u0131 g\u00fcn oldu\u011funu \u00f6\u011frendim.<br \/>\nArt\u0131k bunu bildi\u011fim i\u00e7in, \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131 arabalar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc hi\u00e7 ka\u00e7\u0131rm\u0131yordum; sabah giderken birini g\u00f6rmem yetiyor, kendi kendime: \u201c\u00d6yle ya, bug\u00fcn pazartesi!\u201d diyordum; sonra hemen, ba\u015fka bir yolda ilerleyen, havlayan k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u00f6pe\u011fin takip etti\u011fi bir ba\u015fka araba beliriyordu; bir ba\u015fkas\u0131, a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru uzakla\u015f\u0131yor, onun y\u00fck\u00fcn\u00fc, sar\u0131 ve beyaz \u00e7izgili \u00e7uvallar\u0131n\u0131 ancak arkadan g\u00f6r\u00fcyordum.<br \/>\nOfisten d\u00f6n\u00fc\u015fte tramvaya bindim, daha kalabal\u0131k ve a\u015f\u0131r\u0131 g\u00fcr\u00fclt\u00fcl\u00fc yollardan ge\u00e7iyordum, i\u015fte bir kav\u015fakta, bir \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131 arabas\u0131n\u0131n uzun parmakl\u0131 tekerle\u011fi a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r kav\u015fa\u011f\u0131 d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, trafik durmak zorunda kal\u0131yordu. Bir yan yola g\u00f6z at\u0131yor ve kald\u0131r\u0131m\u0131n kenar\u0131nda durmu\u015f, \u00e7ama\u015f\u0131r boh\u00e7as\u0131 y\u00fckl\u00fc kat\u0131n, boh\u00e7alar\u0131 indirmekte olan has\u0131r \u015fapkal\u0131 bir adam\u0131 g\u00f6r\u00fcyordum.<br \/>\nO g\u00fcn eve d\u00f6nmek i\u00e7in her zamankinden \u00e7ok daha uzun bir tur att\u0131m, yolda hep \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131lara rastlamaya devam ettim. Bunun \u015fehir i\u00e7in bir t\u00fcr \u015fenlik oldu\u011funu fark ediyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc herkes duman sinmi\u015f \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 verip k\u0131sa bir s\u00fcreli\u011fine de olsa, \u00fczerine bembeyaz \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 giymekten mutluydu.<br \/>\nBir sonraki pazartesi, \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131lar\u0131 takip etmek istedim: \u00c7ama\u015f\u0131rlar\u0131n\u0131 teslim edip yeni i\u015flerini ald\u0131ktan sonra, d\u00f6n\u00fc\u015fte nereye gittiklerini g\u00f6rmek i\u00e7in. Biraz rastgele y\u00fcr\u00fcyordum, \u00e7\u00fcnk\u00fc biraz bir arabay\u0131, biraz bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 takip ediyordum; bir s\u00fcre sonra, hepsinin tuttuklar\u0131 bir yol oldu\u011funu anlad\u0131m: Belli yollardan ge\u00e7iyor, birbirleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda ya da art arda dizildiklerinde, sakin selamlar ve<br \/>\nesprilerle birbirlerine sesleniyorlard\u0131. B\u00f6ylece, uzun bir g\u00fczerg\u00e2h boyunca, yoruluncaya kadar onlar\u0131 bir takip edip bir g\u00f6zden yitirmeye devam ettim. Ama pe\u015flerini b\u0131rakmadan \u00f6nce, bir \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131lar k\u00f6y\u00fc oldu\u011funu \u00f6\u011frenmi\u015ftim: Hepsi, Barca Bertulla&#8217;n\u0131n varo\u015flar\u0131ndan geliyorlard\u0131.<br \/>\nBir g\u00fcn \u00f6\u011fleden sonra oraya gittim. Bir nehrin \u00fczerindeki bir k\u00f6pr\u00fcy\u00fc ge\u00e7tim, k\u0131rlar\u0131n ortas\u0131ndayd\u0131m, kamyonlar\u0131n ge\u00e7ti\u011fi yollar\u0131n yan\u0131nda \u00e7izgi halinde evler uzan\u0131yor, ama evlerin hemen arkas\u0131nda ye\u015fil alan ba\u015fl\u0131yordu. \u00c7ama\u015f\u0131rhaneler g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyordu. Meyhanelerin g\u00f6lgeli \u00e7ardaklar\u0131, alavere havuzlar\u0131n\u0131n kesintiye u\u011fratt\u0131\u011f\u0131 kanallar\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131na do\u011fru a\u00e7\u0131l\u0131yordu. Her \u00e7iftlik kap\u0131s\u0131na ve her yola dikkatle bakarak y\u00fcr\u00fcd\u00fcm. Yava\u015f yava\u015f yerle\u015fim b\u00f6lgesinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131m, \u015fimdi yolun yan\u0131nda s\u0131ra s\u0131ra kavaklar uzan\u0131yor, s\u0131k aral\u0131kl\u0131 kanallar\u0131n k\u0131y\u0131lar\u0131n\u0131 belirliyordu. Ve biraz uzakta, kavaklar\u0131n \u00f6tesinde, bir beyaz yelkenler \u00e7ay\u0131r\u0131 g\u00f6rd\u00fcm: as\u0131l\u0131 \u00e7ama\u015f\u0131rlard\u0131 bunlar.<br \/>\nBir patikadan y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flad\u0131m. Geni\u015f \u00e7ay\u0131rlar\u0131n i\u00e7inden insan boyunda ipler ge\u00e7iyordu ve birbiri ard\u0131 s\u0131ra bu iplere kurumas\u0131 i\u00e7in b\u00fct\u00fcn \u015fehrin \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 as\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; hen\u00fcz \u0131slak ve bi\u00e7imsizlerdi, g\u00fcne\u015fte kuma\u015fta beliren buru\u015fukluklar\u0131yla hepsi birbirinin ayn\u0131s\u0131yd\u0131 ve \u00e7evredeki her \u00e7ay\u0131rda bu upuzun \u00e7ama\u015f\u0131r s\u0131ralar\u0131n\u0131n akl\u0131\u011f\u0131 yineleniyordu. (Baz\u0131 \u00e7ay\u0131rlarda \u00e7ama\u015f\u0131r yoktu, ama bunlarda da, \u00fcz\u00fcms\u00fcz ba\u011flar gibi, bir u\u00e7tan bir uca paralel ipler uzan\u0131yordu.)<br \/>\nBen as\u0131l\u0131 \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131n ak alanlar\u0131 aras\u0131nda dola\u015f\u0131rken, bir kahkaha patlamas\u0131yla birden d\u00f6n\u00fcverdim. Bir kanal\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131nda, bir setin \u00fczerinde, bulundu\u011fum yerin epey yukar\u0131s\u0131nda, bir \u00e7ama\u015f\u0131r teknesinin kenar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu; onun \u00fczerinde, s\u0131val\u0131 kollar\u0131yla, renk renk giysiler i\u00e7indeki \u00e7ama\u015f\u0131rc\u0131 kad\u0131nlar\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 suratlar\u0131 belirdi, g\u00fcl\u00fcyor, \u00e7ene \u00e7al\u0131yorlard\u0131: Bluzlar\u0131n\u0131n alt\u0131nda bir a\u015fa\u011f\u0131 bir yukar\u0131 hareket eden g\u00f6\u011f\u00fcsleriyle gen\u00e7 k\u0131zlar, ba\u015flar\u0131nda ba\u015f\u00f6rt\u00fcleriyle ya\u015fl\u0131, \u015fi\u015fman kad\u0131nlar tombul kollar\u0131n\u0131 sabun k\u00f6p\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn i\u00e7inde ileri geri hareket ettiriyor, dirseklerinin k\u00f6\u015feli hareketiyle b\u00fck\u00fcl\u00fc \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 s\u0131k\u0131yorlard\u0131. Kad\u0131nlar\u0131n ortas\u0131nda has\u0131r \u015fapkal\u0131 adamlar, sepetleri ayr\u0131 y\u0131\u011f\u0131nlar halinde bo\u015falt\u0131yor ya da d\u00f6rtgen \u00e7ama\u015f\u0131r sabunuyla onlar da \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor veya tahta k\u00fcreklerle \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 d\u00f6v\u00fcyorlard\u0131.<br \/>\nBen art\u0131k g\u00f6rece\u011fimi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm ve s\u00f6yleyece\u011fim ya da i\u015flerine burnumu sokmam\u0131 gerektirecek hi\u00e7bir \u015fey yoktu. Geri d\u00f6nd\u00fcm. Geni\u015f yolun kenar\u0131nda tek t\u00fck otlar bitmi\u015fti; ben, ayakkab\u0131lar\u0131m tozlanmas\u0131n diye ve ge\u00e7en kamyonlardan biraz uzakta durmak i\u00e7in, oradan y\u00fcr\u00fcmeye \u00f6zen g\u00f6steriyordum. \u00c7ay\u0131rlar\u0131n, \u00e7itlerin ve kavaklar\u0131n aras\u0131ndan g\u00f6z\u00fcmle y\u0131kama teknelerini, baz\u0131 al\u00e7ak binalar \u00fczerindeki BUHARLI YIKAMA, BARCA BERTULLA \u00c7AMA\u015eIRCILAR KOOPERAT\u0130F\u0130 yaz\u0131lar\u0131n\u0131, kad\u0131nlar\u0131n ba\u011f bozarcas\u0131na sepetlerle dola\u015f\u0131p iplerden kuru \u00e7ama\u015f\u0131rlar\u0131 ald\u0131klar\u0131 k\u0131rlar\u0131 takip etmeyi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyordum. G\u00fcne\u015fin vurdu\u011fu k\u0131rlar, o beyazl\u0131k aras\u0131nda ye\u015fil \u00e7ehresini d\u0131\u015favuruyor ve su, mavimsi k\u00f6p\u00fcklerle y\u00fckl\u00fc ak\u0131p gidiyordu. Fazla bir \u015fey de\u011fildi, ama yaln\u0131zca g\u00f6zlerinde g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri tutmaya \u00e7al\u0131\u015fan benim gibi birisi i\u00e7in, belki de yeterliydi.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u00c7eviren: Kemal Atakay<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu \u015fehre yerle\u015fmeye, beni hi\u00e7 ama hi\u00e7bir \u015feyin ilgilendirmedi\u011fi bir d\u00f6nemde geldim. Yerle\u015fmek, do\u011fru s\u00f6zc\u00fck de\u011fil. Yerle\u015fiklik gibi bir arzum yoktu; \u00e7evremde her \u015fey ak\u0131\u015fkan, ge\u00e7ici kals\u0131n istiyordum ve ancak bu yolla i\u00e7sel bir istikrar\u0131 koruyabilirmi\u015fim gibi geliyordu bana, ama bunun ne anlama geldi\u011fini sorsalar, a\u00e7\u0131klayamazd\u0131m. Bu nedenle, bir dizi torpil arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, Ar\u0131tma dergisinin yaz\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[115],"tags":[],"class_list":{"0":"post-7162","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-ceviri-oykuler"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Bu \u015fehre yerle\u015fmeye, beni hi\u00e7 ama hi\u00e7bir \u015feyin ilgilendirmedi\u011fi bir d\u00f6nemde geldim. Yerle\u015fmek, do\u011fru s\u00f6zc\u00fck de\u011fil. Yerle\u015fiklik gibi bir arzum yoktu; \u00e7evremde her \u015fey ak\u0131\u015fkan, ge\u00e7ici kals\u0131n istiyordum ve ancak bu yolla i\u00e7sel bir istikrar\u0131 koruyabilirmi\u015fim gibi geliyordu bana, ama bunun ne anlama geldi\u011fini sorsalar, a\u00e7\u0131klayamazd\u0131m. Bu nedenle, bir dizi torpil arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, Ar\u0131tma dergisinin yaz\u0131 [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2018-09-10T10:21:09+00:00\" \/>\n<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2025-04-28T11:43:30+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"250\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"301\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/jpeg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"82 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino\",\"datePublished\":\"2018-09-10T10:21:09+00:00\",\"dateModified\":\"2025-04-28T11:43:30+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\"},\"wordCount\":19454,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino-150x150.jpg\",\"articleSection\":[\"\u00c7eviri \u00d6yk\u00fcler\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\",\"name\":\"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino-150x150.jpg\",\"datePublished\":\"2018-09-10T10:21:09+00:00\",\"dateModified\":\"2025-04-28T11:43:30+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg\",\"width\":250,\"height\":301},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino","og_description":"Bu \u015fehre yerle\u015fmeye, beni hi\u00e7 ama hi\u00e7bir \u015feyin ilgilendirmedi\u011fi bir d\u00f6nemde geldim. Yerle\u015fmek, do\u011fru s\u00f6zc\u00fck de\u011fil. Yerle\u015fiklik gibi bir arzum yoktu; \u00e7evremde her \u015fey ak\u0131\u015fkan, ge\u00e7ici kals\u0131n istiyordum ve ancak bu yolla i\u00e7sel bir istikrar\u0131 koruyabilirmi\u015fim gibi geliyordu bana, ama bunun ne anlama geldi\u011fini sorsalar, a\u00e7\u0131klayamazd\u0131m. Bu nedenle, bir dizi torpil arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, Ar\u0131tma dergisinin yaz\u0131 [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2018-09-10T10:21:09+00:00","article_modified_time":"2025-04-28T11:43:30+00:00","og_image":[{"width":250,"height":301,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg","type":"image\/jpeg"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"82 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino","datePublished":"2018-09-10T10:21:09+00:00","dateModified":"2025-04-28T11:43:30+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/"},"wordCount":19454,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino-150x150.jpg","articleSection":["\u00c7eviri \u00d6yk\u00fcler"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/","name":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino-150x150.jpg","datePublished":"2018-09-10T10:21:09+00:00","dateModified":"2025-04-28T11:43:30+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#primaryimage","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/italo_calvino.jpg","width":250,"height":301},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2018\/09\/10\/kirli-hava-bulutu-italo-calvino\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Kirli Hava Bulutu | \u0130talo Calvino"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7162","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=7162"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7162\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":7785,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7162\/revisions\/7785"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=7162"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=7162"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=7162"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}