{"id":718,"date":"2009-04-26T17:38:57","date_gmt":"2009-04-26T14:38:57","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/"},"modified":"2009-04-26T17:38:57","modified_gmt":"2009-04-26T14:38:57","slug":"ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/","title":{"rendered":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>&#8220;EP\u0130K&#8221; KAVRAMI<br \/>Tiyatroda marksizmin de katk\u0131s\u0131yla olu\u015fan ola\u011fan\u00fcst\u00fc de\u011fi\u015fiklikleri kavramada en b\u00fcy\u00fck engel, kesin terimleri kullanarak bir y\u00f6ntem yanl\u0131\u015f\u0131 yapmakt\u0131r. B\u00f6ylesi b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler birdenbire kavranamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc. Yeni kuramlar eski s\u00f6zc\u00fcklerle a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Yeni ger\u00e7eklikleri tasar\u0131mlamak i\u00e7in eski s\u00f6zc\u00fcklere ba\u015fvurulur. Zaten eski g\u00f6stergeleri taraf\u0131ndan t\u00fcketilmi\u015f s\u00f6zc\u00fckleri kullanarak hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz bir giri\u015fimde bulunulur b\u00f6ylece.<\/p>\n<p>Bir \u00f6rnek alal\u0131m: &#8220;Epik&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn anlam\u0131 nedir? Bertolt Brecht ba\u015flang\u0131\u00e7ta, tiyatrosu i\u00e7in bu eski s\u00f6zc\u00fc\u011fe ba\u015fvurmu\u015ftur. Aristoteles &#8220;epik tiyatro&#8221; hakk\u0131nda konu\u015fmaz, yaln\u0131zca epik \u015fiir, tragedya ve komedya \u00fczerinde durur. Onun epik \u015fiir ile tragedya aras\u0131nda buldu\u011fu farklar ko\u015fu\u011fa g\u00f6nderme yapar. (Ona g\u00f6re iki bi\u00e7imde de bu temel gerekliliktir.) Epik \u015fiir, tragedyada t\u00fcm olanlara kar\u015f\u0131n onun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc haliyle, bi\u00e7imsel olarak &#8220;anlat\u0131mc\u0131&#8221;d\u0131r. \u0130kincisinde aksiyon \u015fu an olur. \u0130lkinde ise aksiyon ge\u00e7mi\u015fte olmu\u015ftur ve yeniden an\u0131l\u0131r. Aristoteles ayn\u0131 zamanda epik \u015fiirin t\u00fcm \u00f6\u011felerinin tragedyada oldu\u011funu, ancak tragedyan\u0131n t\u00fcm \u00f6\u011felerinin epik \u015fiirde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da eklemi\u015ftir buna. Temel olarak ikisi de &#8220;s\u0131rad\u0131\u015f\u0131 bir \u00e7izgi&#8221;deki karakterlerin aksiyonlar\u0131n\u0131 &#8220;taklit&#8221; eder.<\/p>\n<p>Brecht&#8217; in \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 Erwin Piscator &#8220;epik&#8221;in anlam\u0131n\u0131 tam olarak farkl\u0131 bir bi\u00e7imde kavramla\u015ft\u0131r\u0131r ya da o da ayn\u0131 isme ba\u015fvurmakla birlikte Aristoteles&#8217;in &#8220;epik \u015fiir&#8221;den anlad\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok farkl\u0131 bir tiyatro bi\u00e7imi olu\u015fturur. Piscator, teyatral g\u00f6sterimde ilk kez, hareketli filmi, saydam\u0131, grafi\u011fi, k\u0131saca oyunun o an sahnelenmesine yard\u0131mc\u0131 olacak her t\u00fcrl\u00fc kayna\u011f\u0131 ve mekanizmay\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu, herhangi bir elementin s\u0131rad\u0131\u015f\u0131 bir anlamda kullan\u0131lmas\u0131, bu bi\u00e7imsel \u00f6zg\u00fcrl\u00fck Piscator taraf\u0131ndan &#8220;epik&#8221; bi\u00e7im olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu engin bi\u00e7imsel zenginlik, geleneksel &#8220;ac\u0131ma&#8221; ba\u011f\u0131n\u0131 ve &#8220;uzakl\u0131k&#8221;\u0131 k\u0131rm\u0131\u015f, daha sonra da g\u00f6rece\u011fimiz gibi Brecht bunu sonra daha da ileriye g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Piscator Sartre&#8217;\u0131n &#8220;Sinekler&#8221;ini New York&#8217;ta sahneye koyarken, \u00f6ncelikle hi\u00e7bir seyircinin, Sartre&#8217;\u0131n Alman Nazi g\u00fc\u00e7lerince i\u015fgal edilen kendi \u00fclkesi hakk\u0131nda konu\u015ftu\u011fu konusunda hataya d\u00fc\u015fmeyece\u011finden emin olmak istedi. \u00d6ncelikle de oyundan \u00f6nce g\u00f6r\u00fclecek bir sergi d\u00fczenledi. Bu sergide, sava\u015f\u0131, i\u015fkenceyi, i\u015fgali ve kapitalizmin \u015feytanl\u0131klar\u0131n\u0131 anlatan bir film g\u00f6sterdi. Piscator hi\u00e7 kimsenin \u00e7a\u011fda\u015f ve g\u00fcncel olan\u0131n i\u00e7inde anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi bir mesel (Fable) arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Yunanl\u0131lar\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesini istemiyordu. Bug\u00fcnlerde ise &#8220;epik&#8221;e moda olarak bir anlamda ba\u015fvuruluyor. Devlet g\u00fc\u00e7lerince kitle k\u0131y\u0131m\u0131na u\u011frat\u0131lan K\u0131z\u0131lderilileri ya da Amerika&#8217;n\u0131n Meksika&#8217;ya kar\u015f\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131 yay\u0131lma sava\u015flar\u0131n\u0131 anlatan-yani k\u0131saca a\u00e7\u0131khavada yap\u0131lan-filmleri tan\u0131mlamak i\u00e7in &#8220;epik&#8221; nitelemesi kullan\u0131l\u0131yor. Sekiz ya\u015f ve sonras\u0131 i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f, \u00e7ok ki\u015fili, \u00e7ok atl\u0131, silahl\u0131 sava\u015flar\u0131n, d\u00f6v\u00fc\u015flerin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve genellikle \u00f6l\u00fcmlerin, kan\u0131n, \u015fiddetin ve tecav\u00fcz\u00fcn ortas\u0131nda kimi a\u015fk sahnelerinin oldu\u011fu filmler i\u00e7in bu kavramla\u015ft\u0131rma \u00e7ok s\u0131k yap\u0131l\u0131yor&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;Epik&#8221;in t\u00fcm bu kullan\u0131mlar\u0131nda, geni\u015flik, uzun s\u00fcrelilik, nesnellik, d\u0131\u015fsall\u0131k vb vard\u0131r. Di\u011ferleri gibi Brecht&#8217;te bu terimi s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en anlamlar\u0131 ta\u015f\u0131yacak gibi kullan\u0131l\u0131r. Brecht epik tiyatro kavram\u0131n\u0131 Hegel&#8217;in tan\u0131mlamas\u0131n\u0131n tam kar\u015f\u0131t\u0131 bir bi\u00e7imde kullan\u0131r. Ger\u00e7ekte, Brecht&#8217;in t\u00fcm poetikas\u0131 temelde, Hegel&#8217;in idealist poetikas\u0131na kar\u015f\u0131 bir yan\u0131t ve kar\u015f\u0131t \u00f6nermedir.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;e g\u00f6re &#8220;epik&#8221;in anlam\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in, O&#8217;nun sonatlar dizgesi i\u00e7inde ele almak da yarar vard\u0131r. Hegel farkl\u0131 derecelere de olsa &#8220;\u00f6z\u00fcn bi\u00e7imden \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesine&#8221; k\u00f6kl\u00fc bir \u00f6nem y\u00fcklemi\u015ftir. Bunu daha iyi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in Hegel&#8217;e g\u00f6re sanat\u0131n, \u00f6z\u00fcn ger\u00e7ekli\u011finin yans\u0131mas\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyelim. Bu kavramla\u015ft\u0131rma ba\u011flam\u0131nda da Hegel sanat\u0131 simgesel, klasik ve romantik olarak \u00fc\u00e7e ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lkinde bi\u00e7im daha egemendir ve \u00f6z g\u00fc\u00e7l\u00fckle se\u00e7ilebilir. \u00d6rne\u011fin mimarl\u0131k bu kategoriye dahildir. \u0130kinci tipte, \u00f6z bi\u00e7imden ve yakla\u015f\u0131m dengesinden biraz daha \u00f6zg\u00fcrle\u015fmi\u015ftir. Bu, yontu sanat\u0131na denk d\u00fc\u015fer. Bir insan\u0131n y\u00fcz\u00fc, onun ruhsal yap\u0131s\u0131, onun a\u00e7\u0131klanmas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve ac\u0131s\u0131 mermer yoluyla d\u0131\u015favurulur. Son olarak, romantik olarak adland\u0131r\u0131lan sanatlar ise kendini ve kendi \u00f6z\u00fcn\u00fc bi\u00e7imden tamamen soyutlam\u0131\u015f, \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirrni\u015f sanatlard\u0131r. Bu da \u015fiire denk d\u00fc\u015fer. \u015eirin bi\u00e7imi \u00e7imento ya da mermer de\u011fil, s\u00f6zc\u00fcklerdir. Bundan dolay\u0131 da \u00f6z \u015fiirde, malzemesinin, ta\u015f\u0131n ya da yerin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir etkisi olan mimarl\u0131kta m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir bi\u00e7imde rafineli\u011fi ara\u015ft\u0131rabilir.(1)<\/p>\n<p>HEGEL&#8217;DE \u015e\u0130\u0130R\u0130N B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130<br \/>Hegel&#8217;e g\u00f6re epik \u015fiir &#8220;\u0130nsan davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, olaylar\u0131n ve ruhsal ya\u015fam\u0131n di\u011fer g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri alt\u0131nda, bizden \u00f6nce kurulan ideal ya da temelli bir kabulden olu\u015fan b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir d\u00fcnya&#8221; sunar. (2) O&#8217;na g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bunlar \u00f6z\u00fcn g\u00fcc\u00fcnden -bu kimi zaman tanr\u0131sal kimi zaman ise insansald\u0131r- ve onun eylemini geciktiren tepkisel, d\u0131\u015f etkilerden y\u00fckselir. Bu, d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki zorluklarla sava\u015fan bir insan ya da tanr\u0131n\u0131n \u00f6zsel eylemidir: Epik \u015fiir, bu \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 ve \u00e7arp\u0131\u015fmalar\u0131 onlar\u0131n kaynakland\u0131\u011f\u0131 \u00f6z bi\u00e7imde de\u011fil, d\u0131\u015f d\u00fcnyada ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ele al\u0131r. Aksiyon nesne bi\u00e7imini gerektirir. Bir olay haline gelir. Olaylar kendilerini salt bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131kla ortaya koyar ve \u015fair arkaplana \u00e7ekilir. Bu anlat\u0131lan \u015feyin \u00f6nemli oldu\u011funu, bununla birlikte onu anlatan \u015fair ile canland\u0131ran oyuncular\u0131n ya da karakterlerin \u00f6znelli\u011fini ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirler. Epik \u015fiirin misyonu &#8220;nesnel olan\u0131 kendi nesnelli\u011fi i\u00e7inde vermeyi&#8221; gerektirir.(3)<\/p>\n<p>Epik \u015fair, \u015fu ya da bu sava\u015f\u0131n nas\u0131l geli\u015fti\u011fini anlat\u0131rken, kendisini ve duygular\u0131n\u0131 i\u015fin i\u00e7ine kar\u0131\u015ft\u0131rmadan, \u00f6ncelikle olabildi\u011fince ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla ve nesnellikle sava\u015f\u0131 anlatmak zorundad\u0131r. Bir at, nesnel bi\u00e7imde bir at olarak tarif edilmeli, herhangi birinin g\u00f6z\u00fcndeki \u00f6znel bir at imgesinden bahsedilmemelidir.<\/p>\n<p>Lirik \u015fiir, tam olarak epik \u015fiirin kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r. &#8220;Onun i\u00e7eri\u011fi i\u00e7imizdedir. \u0130deal bir d\u00fcnya, ruhun duygusal ya da d\u00fc\u015f\u00fcnsel ya\u015fant\u0131s\u0131, aksiyonu izlemek yerine kendi ideal \u00fclkesinde kalmay\u0131 ye\u011fleyen ve sonu\u00e7 olarak kendi d\u0131\u015favurumunu yegane ve ger\u00e7ek sonu gibi kabullenmeye yatk\u0131n bir \u015feydir.&#8221; (4)<\/p>\n<p>Lirik \u015fiirde kendi ba\u015f\u0131na at\u0131n hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur. Sava\u015f\u0131n somut olaylar\u0131ndansa, \u00f6rne\u011fin k\u0131l\u0131\u00e7 seslerinin ve di\u011fer \u015feylerin \u015fairin ruhunda yaratt\u0131\u011f\u0131 duygulan\u0131mlar \u00f6nemlidir. Lirik \u015fiir b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00f6zneldir, ki\u015fiseldir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, Hegel&#8217;in bak\u0131\u015f\u0131yla dramatik \u015fiir nesnellik ilkesi ile (epik), \u00f6znellik ilkesini (lirik) bir araya getirir. &#8220;Burada yaln\u0131zca nesnel bir ifade de\u011fil, ayn\u0131 zamanda belli insanlar\u0131n ideal ya\u015famlar\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 da buluruz: Burada nesnel olan, bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, bireylerin bilin\u00e7li ya\u015fant\u0131lar\u0131n\u0131 da buluruz: Burada nesnel olan, bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc, bireylerin bilin\u00e7li ya\u015fant\u0131lar\u0131n\u0131 da resmeder.&#8221;<\/p>\n<p>Aksiyon epik&#8217;te oldu\u011fu gibi ge\u00e7mi\u015fte olmu\u015f bir\u015fey gibi de\u011fil, bizim tan\u0131k oldu\u011fumuz anda ge\u00e7en bir\u015feydir. Epik \u015fiirde aksiyon ve karakterler seyircinin zaman\u0131ndan farkl\u0131 bir zamana ba\u011fl\u0131d\u0131rlar. Dramatik \u015fiirde seyirciler aksiyonun oldu\u011fu zaman ve mek\u00e2na ta\u015f\u0131n\u0131rlar. B\u00f6ylece, aksiyon ve karakterlerle ayn\u0131 mekan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131yla ba\u015fkas\u0131n\u0131n duygular\u0131n\u0131 anlayabilme ya\u015fama ve ya\u015fayan duygusal bir uyumun payla\u015f\u0131lmas\u0131 da meydana gelir. Epik \u015fiir, &#8220;yeniden \u00f6yk\u00fcler&#8221;; dramatik \u015fiir, &#8220;yeniden ya\u015fat\u0131r&#8221;.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece dramatik \u015fiirde \u00f6znelli\u011fin ve nesnelli\u011fin ayn\u0131 anda olabilece\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015f oluyoruz. Ancak Hegel&#8217;e g\u00f6re, ilkinin sonrakinden \u00f6nde geldi\u011fini de kaydetmek gerekiyor; Ruh \u00f6zneldir ve t\u00fcm d\u0131\u015fsal aksiyonu belirler. Aristoteles&#8217;in de belirtti\u011fi gibi, tutkular\u0131n hatalara d\u00f6n\u00fc\u015fmesi aksiyonun motiv g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Her iki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrde de drama i\u00e7sel olandan kaynaklanan g\u00fc\u00e7lerin d\u0131\u015fsal \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 -yani, \u00f6znel g\u00fc\u00e7lerin nesnel \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131- g\u00f6sterir. Brecht&#8217;te ise g\u00f6rece\u011fimiz gibi bu tamamen tersine \u00e7evrilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Y\u0130NE HEGEL&#8217;E G\u00d6RE &#8220;DRAMAT\u0130K \u015e\u0130\u0130R&#8221;\u0130N \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130<br \/>Hegel, insan ili\u015fkilerini ve eylemlerinin canl\u0131 ve do\u011frudan sunumuna ihtiyac\u0131m\u0131z oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Ama, \u015funu da ekler: &#8220;Dramatik aksiyon, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir niyetin yal\u0131n ve ilgisiz sunumu de\u011fildir; do\u011frudan do\u011fruya \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n ko\u015fullar\u0131na, insan tutkusuna ve karakterlere ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 da etki ve tepkileri do\u011furur. \u00c7at\u0131\u015fman\u0131n ve engellerin ayr\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 getirir.&#8221; Bu da s\u00fcrekli olarak d\u0131\u015fsal tehlikeler ve engellerle dolu durumlar\u0131n ortas\u0131nda kar\u015f\u0131t duygular kovalayan, ya\u015fayan karakterler aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n hareketli g\u00f6sterimini sunar.(6)<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n \u00f6tesinde Hegel, kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ile Brecht&#8217;in marksist poetikas\u0131 aras\u0131nda radikal bir farkl\u0131l\u0131\u011fa i\u015faret eden k\u00f6kten bir noktada \u0131srar eder: &#8220;Olay, (Hegel&#8217;e g\u00f6re) d\u0131\u015fsal ko\u015fullardan meydana gelmedi\u011fi gibi, ki\u015fisel iradeden ve karakterden de kaynaklanmaz&#8230;&#8221; (7)<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 dramatik \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda geli\u015fir; bu \u00f6znel olarak da nesnel olarak da ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na aksiyondur. Bu insan tutkular\u0131 ve eylemlerinin karma\u015fas\u0131ndan gelen bir uyumdur. (8) Bunun olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in ise, karakterlerin &#8220;\u00f6zg\u00fcr&#8221; olmalar\u0131na gerek vard\u0131r; bu karakterlerin ruhlar\u0131n\u0131n i\u00e7sel hareketleri i\u00e7in, t\u00fcm s\u0131n\u0131rlamalar ya da \u00e7ekincelerden \u00f6zg\u00fcrce yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olmalar\u0131 gerekmektedir. K\u0131saca, karakter tam anlam\u0131yla eylemlerinin \u00f6znesidir.<\/p>\n<p>&#8220;\u00d6ZNE-KARAKTER&#8221;\u0130N \u00d6ZG\u00dcRL\u00dc\u011e\u00dc<br \/>\u00d6ncelikle karakter tam anlam\u0131yla \u00f6zg\u00fcr olmal\u0131d\u0131r. Hegel, &#8220;\u00f6zne-karakter&#8221;in \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc konusu \u00fczerinde kimi a\u00e7\u0131klamalar verir:<\/p>\n<p>1. Hayvan, \u00e7evresi taraf\u0131ndan belirlenmi\u015ftir. -En temel gereksinimleri, yiyecek vb a\u00e7\u0131s\u0131ndan.- Bundan dolay\u0131 da \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir. \u0130nsan kendi ba\u015f\u0131na \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir. Buradan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda da bir a\u00e7\u0131dan hayvand\u0131r. D\u0131\u015f gereksinimler insan taraf\u0131ndan bi\u00e7imlenir. Maddi gereksinimler onun \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn meydana gelmesinde bir s\u0131n\u0131rlamad\u0131r. Bundan dolay\u0131 da Hegel&#8217;e g\u00f6re dramatik \u015fiir i\u00e7in en iyi karakter, maddi gereksinimlerin bask\u0131s\u0131n\u0131 en az duyand\u0131r. \u00d6rne\u011fin, fiziksel olarak \u00e7al\u0131\u015fmaya ve hayatlar\u0131n\u0131 kazanmaya gereksinimleri olmayan, y\u0131\u011f\u0131nlarca maddi ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131lanan prensler ruhsal i\u015flemlerini \u00f6zg\u00fcrce maddeselle\u015ftirebilir. Hegel&#8217;e g\u00f6re, prensin dramatik bir karakter haline gelmesi i\u00e7in t\u00fcm bu \u015fartlar\u0131 yaratan insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 kendileri bu rol i\u00e7in uygun de\u011fillerdir. Onlar drama i\u00e7in iyi malzeme de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>2. Geli\u015fkin toplum insanlar\u0131 ellerinden ve ayaklar\u0131ndan her t\u00fcrl\u00fc kanun, kural, gelenek, kurum vb taraf\u0131ndan ba\u011flanm\u0131\u015f ve bu yasal orman i\u00e7inde \u00f6yle kolay kolay \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sahip olamazlarken, karakterlerin kendi kaderlerini belirleyebildikleri ve \u00f6zg\u00fcr olduklar\u0131 s\u00f6ylenen bu toplum da dramatik malzeme i\u00e7in katk\u0131 sa\u011flayacak bir bi\u00e7im de\u011fildir. E\u011fer Hamlet, polis, mahkeme, hakim ve savc\u0131lar\u0131 korksayd\u0131, Polonius&#8217;u, Laertes&#8217;i ve Claudius&#8217;u \u00f6ld\u00fcrerek, ruhunun \u00f6zg\u00fcr istemlerini ger\u00e7ekle\u015ftirmemi\u015f olurdu. Yine, Hegel&#8217;e g\u00f6re karakter b\u00fct\u00fcnsel bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe muhta\u00e7t\u0131r. Yukardan verilse bile!<\/p>\n<p>3. Ama \u015fu da kaydedilmeli ki, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde &#8220;fiziksel&#8221; bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f de\u011fildir, \u00f6rne\u011fin Prometheus \u00f6zg\u00fcr bir insand\u0131r (\u00f6zg\u00fcr bir tanr\u0131d\u0131r), Bir da\u011f\u0131n tepesinde zincirlenmi\u015ftir. G\u00fc\u00e7s\u00fcz bir durumda, ci\u011ferini yemeye gelen kargalar\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. (Ki ci\u011feri her g\u00fcn yenilenmekte ve kargalar ertesi g\u00fcn yeniden onu yemeye gelmektedirler.) Prometheus da aciz bir bi\u00e7imde bu g\u00fcnl\u00fck ziyafeti izlemektedir. Ama Prometheus eyleme Zeus&#8217;un, tanr\u0131lar\u0131n en y\u00fccesinin \u00f6n\u00fcnde e\u011filir ve b\u00f6ylece de affedilebilir. Prometheus&#8217;un \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc istedi\u011fi anda bu zulme son verebilir; ama o \u00f6zg\u00fcrce bunu yapmamaya karar verir.<\/p>\n<p>Hegel bununla birlikte Murillo&#8217;nun, bir annenin \u00e7ocu\u011funu d\u00f6verken, \u00e7ocu\u011fun da \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc anlat\u0131r. Anne ve \u00e7ocu\u011fun fiziksel g\u00fc\u00e7lerinin aras\u0131ndaki fark, \u00e7ocu\u011fa ondan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olan annesine kar\u015f\u0131 koymak i\u00e7in yeterli \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc vermez. Bundan dolay\u0131 da, biri kalk\u0131p da hapiste olan bir karakterin ruhsal bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc oldu\u011fu \u00fczerine bir yap\u0131t yazabilir.<\/p>\n<p>1. Karakterin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc rastlant\u0131sal bir bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131kmaz. En az\u0131ndan en evrensel, en ak\u0131lc\u0131, en k\u00f6kl\u00fc ve insan ya\u015fam\u0131 i\u00e7in en anlaml\u0131 alan kimi ko\u015fullara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Aile, \u00fclke, devlet, ahlak, toplum vb insan\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc, bundan dolay\u0131 da dramatik \u015fiiri ilgilendirir.<\/p>\n<p>2. Genelde sanat, \u00f6zelde ise dramatik \u015fiir soyutlamalarla de\u011fil maddi ger\u00e7ekliklerle ilgilenir: Bundan dolay\u0131 da \u00f6zel olan\u0131n evrensel olarak da g\u00f6r\u00fcnmesi gerekmektedir. Felsefe soyutlarnalarla, matematik say\u0131larla ilgilenir. Ama tiyatronun ilgilendi\u011fi \u015fey bireylerdir. Bu y\u00fczden de onlar\u0131 maddi ger\u00e7eklikleri i\u00e7inde g\u00f6stermek gereklidir.<\/p>\n<p>3. \u00c7\u00fcnk\u00fc tiyatronun i\u00e7indeki genel konular kesinlikle evrenseldir. (Tabi bunun kar\u015f\u0131t\u0131 idiosantrik \u00f6zellikler de\u011fildir.) \u0130nsan \u00f6z\u00fcn\u00fcn bu g\u00fcd\u00fcml\u00fc g\u00fc\u00e7leri etik olarak tan\u0131mlanabilir. Bir karakterin bireysel istemi ahlaksal bir de\u011feri somutlanmas\u0131 ya da etik bir tercihtir. \u00d6rnekse: Kreon&#8217;un somut tutkusu Antigone&#8217;nin karde\u015finin cenazesine izin vermemekten yanad\u0131r, bireysel istem olarak devletin bekas\u0131n\u0131 savunmada etik uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n somutlanmas\u0131d\u0131r; ayn\u0131 \u015fey Antigone&#8217;nin kendi karde\u015finin cenazesini kald\u0131rmadaki g\u00fc\u00e7l\u00fc istemi i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir -bu da ba\u015fka bir ahlaksal de\u011ferin, ailenin bekas\u0131n\u0131n, somutlanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu iki bireysel istem \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 zamanda ger\u00e7eklikte iki ahlaksal de\u011fer de \u00e7arp\u0131\u015f\u0131yor demektir. Hegel&#8217;in g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n g\u00fcvenli bir bi\u00e7imde sona ermesi gerekmektedir. Ki bu ahlaksal tart\u0131\u015fma \u00e7\u00f6z\u00fcmlenebilsin. Kim hakl\u0131? Hangisi daha b\u00fcy\u00fck bir de\u011fer ta\u015f\u0131yor? Belki d\u0131\u015favurumlar\u0131 biraz abart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ama, s\u00f6z konusu durumda sonu\u00e7 g\u00f6steriyor ki, her iki ahlaksal de\u011fer de do\u011frudur. Belki de hata tek ba\u015f\u0131na de\u011ferde de\u011fil, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131ktad\u0131r.<\/p>\n<p>4. Tragedyay\u0131 do\u011fru bir bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131karabilmek i\u00e7in, tragedya -e\u011fer bu do\u011fru bir tragedya olabilirse tabii- uzla\u015fmaz karakterlerce olu\u015fturulmal\u0131d\u0131r; e\u011fer uzla\u015fman\u0131n ortaya \u00e7\u0131kabilece\u011fi bir olas\u0131l\u0131k varsa dramatik yap\u0131t ba\u015fka bir t\u00fcre, &#8220;drama&#8221;ya eklemlenecektir.<\/p>\n<p>T\u00fcm bu Hegel&#8217;yen tart\u0131\u015fmalar, onun, karakterin do\u011fal olarak \u00f6zne oldu\u011funda \u0131srar eden poetikas\u0131n\u0131 tam anlam\u0131yla karakterize eder; bunun da temelindeki kabul, b\u00fct\u00fcn d\u0131\u015fsal eylemlerin k\u00f6keninde karakterin \u00f6zg\u00fcr ruhunun yatt\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>YOKSULCA SE\u00c7\u0130LM\u0130\u015e B\u0130R S\u00d6ZC\u00dcK<br \/>Brecht&#8217;in marksist poetikas\u0131 Hegel&#8217;in idealist poetikas\u0131n\u0131n herhangi bir formel durumuna kar\u015f\u0131 durmaz. Ama bununla birlikte, karakterin tam anlam\u0131yla \u00f6zne olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fu ekonomik ve toplumsal g\u00fc\u00e7lerin nesnesi oldu\u011funu ispat ederek ona k\u00f6kten bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 koyar.<\/p>\n<p>E\u011fer biz Hegel&#8217;in poetikas\u0131na tipik bir bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131 olarak dramatik aksiyonun bilgisel bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yaparsak, \u00f6zne, y\u00fcklem ve do\u011frudan nesneli basit bir t\u00fcmce kurabiliriz. \u00d6rnek: &#8216;Kennedy Domuzlar K\u00f6rfezi&#8217;ne sald\u0131rd\u0131! Burada hegel&#8217;yen \u00f6zne &#8220;Kennedy&#8221;dir. Ve i\u00e7sel \u00f6z\u00fcn\u00fcn g\u00fcd\u00fcleri K\u00fcba&#8217;n\u0131n i\u015fgali bi\u00e7iminde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r; &#8220;sald\u0131r\u0131&#8221;, y\u00fcklemdir ve &#8220;Domuzlar K\u00f6rfezi&#8221; ise do\u011frudan nesnedir.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan, Brecht&#8217;in \u00f6nerdi\u011fi bi\u00e7imiyle marksist poetikay\u0131 bu \u00f6rnekte referans g\u00f6sterecek olursak, yapaca\u011f\u0131m\u0131z bilgi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi bir ana \u015fart ile ikinci \u015farta gereksinim duyar. Ki &#8220;Kennedy&#8221; \u00f6zne olmay\u0131 tamamlayabilsin; ancak ana \u015fart\u0131n \u00f6znesi bu kez ba\u015fka bir \u015fey olacakt\u0131r. Dramatik aksiyonu en iyi a\u00e7\u0131klayabilecek t\u00fcmce, bu durumda, \u015f\u00f6yle bir \u015fey olacakt\u0131r: &#8220;Ekonomik g\u00fc\u00e7ler Kennedy&#8217;yi Domuzlar K\u00f6rfezi&#8217;ne sald\u0131rmaya y\u00f6nlendirmi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>Bertolt Brecht&#8217;in durumunun olduk\u00e7a belirgin oldu\u011funa inan\u0131yorum: Ger\u00e7ek \u00f6zne Kennedy&#8217;yi y\u00f6nlendiren ekonomik g\u00fc\u00e7lerdir. Ana \u015fart ekonomik g\u00fc\u00e7lerle olan bir ili\u015fkidir. Karakter tam anlam\u0131yla \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir. O bir son g\u00f6sterir; son olarak dramatik \u015fiir ise, g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde, ruhu ve onun d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki aksiyonlar\u0131n\u0131 sunar. Yeterince a\u00e7\u0131k san\u0131r\u0131m, \u015eiirin \u00fc\u00e7 t\u00fcr\u00fc de nesnellik ve \u00f6znellik bulu\u015fmas\u0131n\u0131 gerekli k\u0131l\u0131yor. Ancak her durumda \u00f6znellik (insan\u0131n i\u00e7 hareketleri, \u00f6z) nesnelli\u011fi \u00fcretmektedir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce Hegel poetikas\u0131nda a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Brecht&#8217;in nesnelli\u011fi, t\u00fcm di\u011fer marksist nesnelliklerde oldu\u011fu gibi, neyin neden \u00f6nce geldi\u011fini ara\u015ft\u0131r\u0131r ilkin. \u0130dealist poetikaya g\u00f6re, toplumsal d\u00fc\u015f\u00fcnce toplumsal varolu\u015fu belirler; marksist poetikaya g\u00f6re, toplumsal varolu\u015f toplumsal d\u00fc\u015f\u00fcnceyi belirler. Hegel&#8217;in g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, \u00f6z dramatik aksiyonu yarat\u0131r. Brecht i\u00e7in ise dramatik aksiyonu yaratan \u015fey karakterin toplumsal ili\u015fkileridir.<\/p>\n<p>Brecht, d\u00fcr\u00fcst\u00e7e, b\u00fct\u00fcn olarak, k\u00fcresel olarak Hegel&#8217;e kar\u015f\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 da onun poetikas\u0131n\u0131 tasar\u0131mlarken Hegel&#8217;in poetikas\u0131 i\u00e7inde bir t\u00fcr olan deyimi kullanmak bir hatad\u0131r.<\/p>\n<p>Brecht poetikas\u0131 basit anlam\u0131yla &#8220;epik&#8221; de\u011fildir: marksisttir ve marksist olarak, lirik, dramatik ve epik olabilir. Onun bir\u00e7ok yap\u0131t\u0131 bir t\u00fcre, kimileri di\u011ferine ve kimileri de bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r. Brecht&#8217;in poetikas\u0131, dramatik ve epik yap\u0131tlar\u0131 oldu\u011fu kadar lirik olan\u0131 da kapsar.<\/p>\n<p>Brecht daha sonra, yapt\u0131\u011f\u0131 bu hatay\u0131 anlam\u0131\u015f, son yaz\u0131lar\u0131nda kendi poetikas\u0131n\u0131 &#8220;diyalektik poetika&#8221; olarak adland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Hegel&#8217;in poetikas\u0131n\u0131n da diyalektik oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek bu da bir hatad\u0131r: Brecht bunu kendi ad\u0131yla marksist poetika olarak anlamal\u0131yd\u0131. Ancak o ilk tasar\u0131mlamas\u0131ndaki bu hatadan ku\u015fkuland\u0131\u011f\u0131nda, bir\u00e7ok kitap yaz\u0131lm\u0131\u015f ve karma\u015fa olu\u015fmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u015eimdi. Brecht&#8217;in Mahagonny&#8217;nin \u00f6ns\u00f6z\u00fcne ekledi\u011fi idealist poetika ile Brecht poetikas\u0131 aras\u0131ndaki farklar\u0131n bir \u00f6zetine bakmakta yarar var. A\u015fa\u011f\u0131daki Brecht&#8217;in di\u011fer yap\u0131tlar\u0131nda da s\u00f6yledi\u011fi kimi eklemeler yapt\u0131k. Bu bilimsel bir \u00f6zet de\u011fildir ve terimleri kesin olmayan, m\u00fcphem terimlerdir. E\u011fer temel bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 akl\u0131m\u0131zda tutarsak &#8211; yani Brecht&#8217;in nesne, ekonomik ve toplumsal g\u00fc\u00e7lerin s\u00f6zc\u00fcs\u00fc olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc karakterin Hegel taraf\u0131ndan tam anlam\u0131yla \u00f6zne olarak g\u00f6r\u00fclmesi -e\u011fer bunu akl\u0131m\u0131zda tutarsak, kincil farklar \u00e7ok daha belirgin hale gelir.<\/p>\n<p>Brecht taraf\u0131ndan ortaya konan kimi farkl\u0131l\u0131klar, lirik epik ve dramatik bi\u00e7imler aras\u0131nda daha da \u00e7ok farkl\u0131l\u0131\u011fa g\u00f6nderme yapmaktad\u0131r. Bunlar\u0131 \u015f\u00f6yle s\u0131ralamak olas\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>1. Denge, \u00f6znellik- nesnellik;<\/p>\n<p>2. Olay dizisinin bi\u00e7imi, &#8220;\u00fc\u00e7-birlik&#8221;e ba\u011fl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131;<\/p>\n<p>3. Her sahnenin ko\u015ful olarak sonraki sahneyle ba\u011fl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131;<\/p>\n<p>4. Doruksal tart\u0131m ya da \u00e7izgisel anlat\u0131mc\u0131 tart\u0131m;<\/p>\n<p>5. Sonu\u00e7 i\u00e7in merak ya da geli\u015fim i\u00e7in merak; beklenti ya da bir geli\u015fim i\u00e7in bilimsel merak;<br \/>6. S\u00fcre\u011fen evrim ya da seyrek geli\u015fim;<\/p>\n<p>7. \u00d6nerme ya da tart\u0131\u015fma.<br \/>BRECHT&#8217;E G\u00d6RE T\u0130YATRONUN DRAMAT\u0130K VE EP\u0130K OLARAK ADLANDIRILAN<br \/>B\u0130\u00c7\u0130MLER\u0130 ARASINDAK\u0130 AYRIMLAR<br \/>(Bu \u00d6zet Mahagonny notlar\u0131ndan ve di\u011fer yaz\u0131lar\u0131ndan \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.)(9)<\/p>\n<p>BRECHT&#8217;E G\u00d6RE DRAMAT\u0130K B\u0130\u00c7\u0130M<br \/>(\u0130DEAL\u0130ST POET\u0130KA)<\/p>\n<p>1. D\u00fc\u015f\u00fcnce varolu\u015fu belirler.(\u00d6zne-karakter)<\/p>\n<p>BRECHT&#8217;E G\u00d6RE DRAMAT\u0130K B\u0130\u00c7\u0130M<br \/>(\u0130DEAL\u0130ST POET\u0130KA)<\/p>\n<p>1. Toplumsal varolu\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnceyi belirler.(\u00d6zne-karakter)<\/p>\n<p>2. \u0130nsan, de\u011fi\u015fmez, belirlenmi\u015f, kabullenmi\u015f bir varl\u0131kt\u0131r. 2. \u0130nsan, de\u011fi\u015febilir, sorgulaman\u0131n nesnesidir. Ve &#8216;geli\u015fme i\u00e7indedir.&#8217;<br \/>3. \u00d6zg\u00fcr istemlerin \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 dramatik aksiyonu ate\u015fler; yap\u0131t\u0131n yap\u0131s\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmadaki istemlerin dolant\u0131s\u0131d\u0131r. 3. Ekonomik, toplumsal ya da politik g\u00fc\u00e7lerin kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 dramatik aksiyonu ate\u015fler; yap\u0131t bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu yap\u0131 \u00fczerinde y\u00fckselir.<br \/>4. \u0130zleyici olas\u0131 bir hareketlilikten mahrum b\u0131rakan duygusal uzla\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7eren bir payla\u015f\u0131m yarat\u0131r. 4. Dramatik aksiyonu &#8220;tarihselle\u015ftirir&#8221;, izleyiciyi g\u00f6zlemciye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Onun ele\u015ftirel bilincini ve eylem kapasitesini canland\u0131r\u0131r.<br \/>5. Sonu\u00e7ta katharsis izleyiciyi &#8216;ar\u0131nd\u0131r\u0131r&#8217;. 5. Bilgi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla izleyiciyi eyleme s\u00fcr\u00fckler.<br \/>6. Duygu. 6. Neden.<br \/>7. Sonu\u00e7ta \u00e7at\u0131\u015fma yeniden \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr, ancak istemlerin yeni bir dolant\u0131s\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 7. \u00c7at\u0131\u015fma yeniden \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmez ve k\u00f6kl\u00fc \u00e7at\u0131\u015fma daha b\u00fcy\u00fck bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla ortaya \u00e7\u0131kar.<br \/>8. Hamartia karakterin topluma uyumunu engeller ve bu da dramatik aksiyonun temel \u015fart\u0131d\u0131r. 8. Karakterin ki\u015fisel hatalar\u0131 dramatik aksiyonun temel ve do\u011frudan \u015fart\u0131 olamaz.<br \/>9. Anognorisis toplumu do\u011frular. 9. Edinilen bilgi toplumun hatalar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r.<br \/>10. Eylem \u015fu anda ge\u00e7er. 10. Anlat\u0131ma dayan\u0131r.<br \/>11. Deneyim. 11. D\u00fcnyan\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc.<br \/>12. Duygular\u0131 uyand\u0131r\u0131r. 12. Karara y\u00f6neltir.<br \/>D\u00dc\u015e\u00dcNCE VARLI\u011eI BEL\u0130RLER M\u0130? (YOKSA BUNUN TAM TERS\u0130 M\u0130?)<br \/>T\u00fcm idealist poetikalarda (Hegel, Aristoteles ve di\u011ferleri) g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, karakter t\u00fcm \u00f6zellikleri, kesin bi\u00e7imlerde hareket etmesi ve duyumsamas\u0131yla belirlenmi\u015ftir. Onun temel \u00f6zellikleri de\u011fi\u015fmez. \u00d6te yandan Brecht&#8217;e g\u00f6re &#8220;insan\u0131n do\u011fas\u0131&#8221; diye bir \u015fey yoktur. Bundan dolay\u0131 da hi\u00e7 kimse, &#8220;\u0130\u015fte, \u00f6yle..&#8221; de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bu fark\u0131 a\u00e7mak i\u00e7in, Brecht&#8217;in aksiyonun karakterin toplumsal i\u015flevi taraf\u0131ndan belirlendi\u011fi yap\u0131tlar\u0131ndan kimi \u00f6rnekler aktarabiliriz. \u0130lki, klasik bir \u00f6rnek: Papa&#8217;n\u0131n Galile ile diyalo\u011funda, pansuman yaparken onu t\u00fcm sempatisi i\u00e7inde bir papa olarak g\u00f6sterir. Pansuman bitti\u011finde, onunla ki\u015fisel olarak ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc payla\u015fsa bile, engizisyondan yana tav\u0131r koyacakt\u0131r. Papa, papa oldu\u011fu s\u00fcrece papa gibi davran\u0131r. Esenhover Vietnam&#8217;\u0131n i\u015fgalini \u00f6ng\u00f6rm\u00fc\u015f, Keneddy bunu harekete ge\u00e7irmi\u015f, Johnson ise en u\u00e7 noktas\u0131na g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nixon ise hepsinden daha skandalc\u0131 davranm\u0131\u015f; bar\u0131\u015f i\u00e7in g\u00fc\u00e7 kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Su\u00e7lu kimdir? Amerika Birle\u015fik Devletleri Ba\u015fkan\u0131.. Hepsi, ya da i\u00e7lerinden her herhangi biri..<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir \u00f6rnek: \u0130yi ruhlu Shen Te yoksul bir fahi\u015fedir. Birden, b\u00fcy\u00fck bir mirasa konar ve milyoner olur. \u0130yi oldu\u011fu zaman arkada\u015flar\u0131na, kom\u015fular\u0131na, akrabalar\u0131na, para isteyen d\u00fc\u015fk\u00fcnlere &#8220;hay\u0131r&#8221; diyememektedir. Ama zengin biri olarak yeni bir ki\u015filik geli\u015ftirmeye karar verir. Kendisini Shui Ta; kendisinin kuzeni olarak tan\u0131t\u0131r. \u0130yilik ve zenginlik hi\u00e7bir zaman yanyana y\u00fcr\u00fcmez. E\u011fer zengin bir insan iyi olmak isterse, t\u00fcm servetini hi\u00e7 \u00e7ekinmeksizin ihtiyac\u0131 olanlara verebilir. Ayn\u0131 oyunda bir pilot \u015fairane bir bi\u00e7imde mavi bir g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn hayalini kurmaktad\u0131r. Ama Shen te (Shui ta) maa\u015f\u0131 dolgun bir formenlik ayarlar ona fabrikada. \u015eairane pilot bir anda mavi g\u00f6ky\u00fcz\u00fc hayalini unutur ve i\u015f\u00e7ileri daha fazla k\u00e2r i\u00e7in nas\u0131l daha \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu \u00f6rneklerde g\u00f6sterir ki, t\u0131pk\u0131 Marks&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi toplumsal varl\u0131k toplumsal d\u00fc\u015f\u00fcnceyi belirler. Bundan dolay\u0131 da egemen s\u0131n\u0131flar, iyi g\u00f6r\u00fcnmelerine kar\u015f\u0131n, kritik anlarda reformist olabilirler. \u0130\u015f\u00e7ilere bir par\u00e7a daha fazla et ve ekmek verdiklerinden bilirler ki, daha az a\u00e7 olan ve daha az devrimci olan olacakt\u0131r. Ve bu mekanizma aynen i\u015fler de.. Kapitalist \u00fclkelerde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00e7ok az bir devrimci ruh ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131n ba\u015fka bir nedeni yoktur. T\u0131pk\u0131, Birle\u015fik Devletlerdeki i\u015f\u00e7i \u00e7o\u011funluk gibi tepkisel olmalar\u0131n\u0131n nedeni de budur. Bunlar, buzdolapl\u0131, arabal\u0131 ve evli bir toplumsal olu\u015fumdur ve gecekondularda a\u00e7 bir ila\u00e7 ya\u015fayan, i\u015fsizli\u011fe ve hastal\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 korumas\u0131z Latin Amerikal\u0131larla ayn\u0131 toplumsal d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ta\u015f\u0131malar\u0131 olanaks\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130NSAN DE\u011e\u0130\u015eT\u0130R\u0130LEB\u0130L\u0130R M\u0130?<br \/>Brecht &#8220;Adam adamd\u0131r&#8221; da ailesinin kimli\u011fini bilmeyen, s\u0131radan, iyi, uysal bir insan olan Galy Gay&#8217;\u0131 sergiler bize. Gay, bir sabah, \u00f6\u011fle yeme\u011fi i\u00e7in bal\u0131k almak \u00fczere evden ayr\u0131l\u0131r. Yolunun \u00fczerinde \u00fc\u00e7 askerden olu\u015fan bir devriye ile kar\u015f\u0131lan\u0131r. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc askeri kaybetmi\u015flerdir ve onsuz, merkeze d\u00f6nememektedirler. Galy Gay&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131n\u0131 al\u0131rlar ve onunla ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131na fil satmas\u0131 i\u00e7in uzla\u015f\u0131rlar. Elinde bir fil olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyince, iki asker kendilerini hayvan k\u0131l\u0131\u011f\u0131na sokarlar. Ya\u015fl\u0131 kad\u0131n fili almaya karar verir, ve onlara bir miktar para verir. Bunun \u00fczerine askerler onu krall\u0131\u011fa ait bir fili satmakla su\u00e7larlar. B\u00f6ylece Galy Gay bir insan\u0131n para s\u00f6zkonusu oldu\u011funda fil bile olup sat\u0131n al\u0131nabilece\u011fi konusunda ikna olur.<\/p>\n<p>Zavall\u0131 Galy Gay, g\u00fczel bir sabah pazara bir bal\u0131k sat\u0131n almak i\u00e7in yola \u00e7\u0131km\u0131\u015fken, fil olmayan bir fili \u00e7alar ve al\u0131c\u0131 olmayan ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131na satar.<\/p>\n<p>Ama askerler onu Jeriah Jip k\u0131l\u0131\u011f\u0131na girmekle cezaland\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Jeriah Jip kimli\u011fine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr ve bu oyunun sonunda bir sava\u015f kahraman\u0131 gibi vah\u015fice d\u00fc\u015fmanlar\u0131na sald\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130zleyicinin g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde Brecht&#8217;in dedi\u011fi, bir insan do\u011fas\u0131n\u0131n bir araya getirildi\u011fi ve daha sonra da ayr\u0131labildi\u011fidir.<\/p>\n<p>Berrakl\u0131k ad\u0131na \u015funu s\u00f6ylemeliyiz ki, Brecht di\u011fer poetikalarda oldu\u011fu gibi insan\u0131n de\u011fi\u015fmedi\u011fine de inanmaz. Aristoteles&#8217;te kahraman\u0131n sonu kendi hatas\u0131n\u0131 anlamas\u0131 ve de\u011fi\u015fmesidir. Fakat Brecht&#8217;in bize sundu\u011fu daha b\u00fct\u00fcnc\u00fcl ve geni\u015f b\u00eer de\u011fi\u015fimdir. Galy Gay, Galy Gay de\u011fildir. Saf ve basit bir bi\u00e7imde varolmam\u0131\u015ft\u0131r. Galy Gay, Galy Gay de\u011fildir. Ancak bir\u00e7ok \u015fey onu Galy Gay gibi davranmaya y\u00f6neltmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Sartre &#8220;Bir Liderin \u00c7ocuklu\u011fu&#8221; adl\u0131 \u00f6yk\u00fcs\u00fcnde, g\u00f6sterdi\u011fi gen\u00e7 adam Yahudi olmas\u0131na kar\u015f\u0131n Yahudilerden ho\u015flanmayan biri olarak tan\u0131n\u0131r. Bir partide kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 insan\u0131n Yahudi oldu\u011funu \u00f6\u011frenince, bizim gelece\u011fin politikac\u0131s\u0131 onun elini s\u0131kmay\u0131 reddeder. Daha sonra ise a\u015f\u0131r\u0131 derecede Yahudi aleyhtar\u0131 olur.<\/p>\n<p>Sartre ve Brecht&#8217;in kulland\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131nt\u0131lar, t\u00fcm farklar\u0131na kar\u015f\u0131n benzerdir. Galy Gay&#8217;\u0131n kahramanc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile Sartre&#8217;\u0131n gen\u00e7 adam\u0131n\u0131n Yahudi aleyhtarl\u0131\u011f\u0131 sonradan olmad\u0131r. Onlar\u0131n karakterlerinin bir par\u00e7as\u0131 olarak onlarla do\u011fmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar daha sonra tutkuya ve hataya d\u00f6n\u00fc\u015fecek melekeler de\u011fildir. Ayn\u0131 zamanda bunlar toplumsal ya\u015fam\u0131n gerektirdi\u011fi \u00f6zellikler de de\u011fildir. Ama kimi k\u00f6kl\u00fc farklar var. lider nedenleri ve etkilerin i\u00e7inde, bir s\u00fcre\u00e7 ya\u015far. Ger\u00e7ek\u00e7i olarak. Brechtyen kahraman tahlil edilmi\u015f, par\u00e7alar\u0131na ayr\u0131lm\u0131\u015f ve yeniden monte edilmi\u015ftir. Bu sanatsal anlamlar kullan\u0131larak bilimsel bir bi\u00e7imde yap\u0131lan sergileyi\u015ftir.<\/p>\n<p>DUYGUSAL YAKINLIK MI YOKSA BA\u015eKA B\u0130R\u015eEY M\u0130? DUYGU MU NEDEN M\u0130?<br \/>Aristoteles&#8217;in tragedya i\u00e7in b\u00fct\u00fcnc\u00fcl dizgesinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi duygusal yak\u0131nl\u0131k izleyici ile karakter aras\u0131nda kurulan ve izleyiciyi karakter arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla olaylar\u0131n bir par\u00e7as\u0131 haline getiren, duygusal bir yak\u0131nla\u015fmayd\u0131. \u0130kinciye ne olursa izleyiciye de onun hesab\u0131na ayn\u0131 \u015fey olamamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Aristoteles&#8217;e g\u00f6re duygusal yak\u0131nl\u0131k iki temel duygu olan ac\u0131ma ve korku taraf\u0131ndan yarat\u0131lan duygusal bir ba\u011fd\u0131r. Ac\u0131ma bizi hi\u00e7 de hak etmedi\u011fi halde d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc trajik hatada bizi karaktere ba\u011flar. Ona b\u00fcy\u00fck erdemler verir. \u0130kincisi ise bizi onun bulundu\u011fu tehlike ve durumlardan uzak tutma iste\u011fini verir.<\/p>\n<p>Ancak duygusal yak\u0131nl\u0131k sadece bu iki duygu i\u00e7in gerekli de\u011fildir. Bu daha bir\u00e7ok duygu i\u00e7in de d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Duygusal yak\u0131nl\u0131kta \u00f6nemli bir nokta izleyicinin &#8220;edilgen&#8221; durumda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi ve izleyicinin eyleme ge\u00e7me g\u00fcc\u00fcn\u00fc ba\u015fka bir karaktere aktarmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ancak bu fenomeni ortaya \u00e7\u0131karan duygu ya da duygular \u00e7ok farkl\u0131 olabilir. Sadizim, cinsel tutku&#8230;. vb..<\/p>\n<p>Daha da \u00f6tede \u015funu belirtmeliyiz ki Aristoteles i\u00e7in, duygusal yak\u0131nl\u0131k tek ba\u015f\u0131na var olan bir\u015fey de\u011fildir. Ayn\u0131 anda ba\u015fka bir ili\u015fki tipi ile ortaya \u00e7\u0131kar. Diaonia&#8230; {Karakterin d\u00fc\u015f\u00fcncesi\/\u0130zleyicinin d\u00fc\u015f\u00fcncesi) Bu da, duygusal yak\u0131nl\u0131k&#8217;\u0131n bir ethos&#8217;un sonucu oldu\u011fudur. Ama ayn\u0131 zamanda diaonia aksiyonu ba\u015fka bir ili\u015fki aksiyonunu, John Gassner&#8217;\u0131n deyi\u015fiyle &#8220;Ayd\u0131nlanma&#8221;y\u0131 getirir. Brecht&#8217;\u0130n iddias\u0131na g\u00f6re. Nesnel olan ve d\u00fcnyay\u0131 yorumlamay\u0131p de\u011fi\u015ftirece\u011fini de d\u00fc\u015f\u00fcnen marksist poetikan\u0131n d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilece\u011finin g\u00f6sterilece\u011fi sorumlulu\u011funu hissetmesine kar\u015f\u0131n idealist poetika, duygusal zaaflara y\u00f6nelir ve kendiyle ba\u015flay\u0131p kendiyle biter.<\/p>\n<p>\u0130yi bir duygusal yak\u0131nl\u0131k, anlamay\u0131 engellemez ve buna kar\u015f\u0131t olarak, tersine kesinlikle belli bir d\u00fczen i\u00e7inde anlamay\u0131 gerekli k\u0131lar ki izleyici duygusal bir zaafa d\u00fc\u015fmesin, toplumsal hatalar\u0131ndan uzakla\u015fabilsin. Brecht de anlama, ayr\u0131msama anlam\u0131nda dianoia&#8217;ya k\u00f6kl\u00fc bir \u00f6nem vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ku\u015fku yok ki Brecht duyguya kar\u015f\u0131 de\u011fildir. Genellikle de itirazlar\u0131n\u0131 duygusal zaaf \u00fczerine yapm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">T\u00fcrk\u00e7esi: Semih \u00c7elenk<\/p>\n<p>NOTLAR<br \/>1. g.w. Hegel, The Philosohy of Fine Art, trans. F.P.B. Osmaston, 4 Vols. (London: G. Bell and Sons, Ltd. 1920 1: 102-10<br \/>2. Hegel, 4: 100<br \/>3. Hegel, 4: 102<br \/>4. Hegel, 4: 103<br \/>5. Hegel, 4: 103-04<br \/>6. Hegel, 4: 219<br \/>7. Hegel, 4: 251<br \/>8. Hegel, 4: 259-60<br \/>9. Bkz. Bertolt Brecht, Brechton Theatre, ed. and. trans. John Willett, (New York: Hill and Wang, 1964), espec. p. 37.<\/p>\n<p>Yeni \u0130nsan Dergisi (Politika-Eylem-Sanat), Say\u0131: 15\/16 &#8211; 17, 1993 y\u0131l\u0131nda iki b\u00f6l\u00fcm halinde yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8220;EP\u0130K&#8221; KAVRAMITiyatroda marksizmin de katk\u0131s\u0131yla olu\u015fan ola\u011fan\u00fcst\u00fc de\u011fi\u015fiklikleri kavramada en b\u00fcy\u00fck engel, kesin terimleri kullanarak bir y\u00f6ntem yanl\u0131\u015f\u0131 yapmakt\u0131r. B\u00f6ylesi b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler birdenbire kavranamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc. Yeni kuramlar eski s\u00f6zc\u00fcklerle a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Yeni ger\u00e7eklikleri tasar\u0131mlamak i\u00e7in eski s\u00f6zc\u00fcklere ba\u015fvurulur. Zaten eski g\u00f6stergeleri taraf\u0131ndan t\u00fcketilmi\u015f s\u00f6zc\u00fckleri kullanarak hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz bir giri\u015fimde bulunulur b\u00f6ylece. Bir \u00f6rnek alal\u0131m: [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[64],"tags":[],"class_list":["post-718","post","type-post","status-publish","format-standard","category-tiyatro-uzerine"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"&#8220;EP\u0130K&#8221; KAVRAMITiyatroda marksizmin de katk\u0131s\u0131yla olu\u015fan ola\u011fan\u00fcst\u00fc de\u011fi\u015fiklikleri kavramada en b\u00fcy\u00fck engel, kesin terimleri kullanarak bir y\u00f6ntem yanl\u0131\u015f\u0131 yapmakt\u0131r. B\u00f6ylesi b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler birdenbire kavranamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc. Yeni kuramlar eski s\u00f6zc\u00fcklerle a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Yeni ger\u00e7eklikleri tasar\u0131mlamak i\u00e7in eski s\u00f6zc\u00fcklere ba\u015fvurulur. Zaten eski g\u00f6stergeleri taraf\u0131ndan t\u00fcketilmi\u015f s\u00f6zc\u00fckleri kullanarak hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz bir giri\u015fimde bulunulur b\u00f6ylece. Bir \u00f6rnek alal\u0131m: [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-04-26T14:38:57+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"25 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal\",\"datePublished\":\"2009-04-26T14:38:57+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\"},\"wordCount\":5053,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\",\"articleSection\":[\"Tiyatro \u00dczerine\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\",\"name\":\"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage\"},\"thumbnailUrl\":\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\",\"datePublished\":\"2009-04-26T14:38:57+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/\"]}]},{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage\",\"url\":\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal","og_description":"&#8220;EP\u0130K&#8221; KAVRAMITiyatroda marksizmin de katk\u0131s\u0131yla olu\u015fan ola\u011fan\u00fcst\u00fc de\u011fi\u015fiklikleri kavramada en b\u00fcy\u00fck engel, kesin terimleri kullanarak bir y\u00f6ntem yanl\u0131\u015f\u0131 yapmakt\u0131r. B\u00f6ylesi b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler birdenbire kavranamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc. Yeni kuramlar eski s\u00f6zc\u00fcklerle a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Yeni ger\u00e7eklikleri tasar\u0131mlamak i\u00e7in eski s\u00f6zc\u00fcklere ba\u015fvurulur. Zaten eski g\u00f6stergeleri taraf\u0131ndan t\u00fcketilmi\u015f s\u00f6zc\u00fckleri kullanarak hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz bir giri\u015fimde bulunulur b\u00f6ylece. Bir \u00f6rnek alal\u0131m: [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-04-26T14:38:57+00:00","og_image":[{"url":"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg","type":"","width":"","height":""}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"25 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal","datePublished":"2009-04-26T14:38:57+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/"},"wordCount":5053,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg","articleSection":["Tiyatro \u00dczerine"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/","name":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage"},"thumbnailUrl":"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg","datePublished":"2009-04-26T14:38:57+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/"]}]},{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#primaryimage","url":"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg","contentUrl":"http:\/\/4.bp.blogspot.com\/_pyPHATrmNOo\/TPGfd1zFVgI\/AAAAAAAAABg\/NlHxOgZnEPo\/s1600\/augusto-boal.jpg"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/04\/26\/ozne-karakter-nesne-karakter-agusto-boal\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"\u00d6zne Karakter Nesne Karakter | Agusto Boal"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/718","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=718"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/718\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=718"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=718"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=718"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}