{"id":737,"date":"2009-05-02T20:43:06","date_gmt":"2009-05-02T17:43:06","guid":{"rendered":"http:\/\/localhost\/wordpress\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/"},"modified":"2009-05-02T20:43:06","modified_gmt":"2009-05-02T17:43:06","slug":"ethica-okumalar-i","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/","title":{"rendered":"Ethica Okumalar\u0131 I"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"float: left;\" src=\"images\/stories\/spinoza.jpg\" width=\"155\" height=\"205\" border=\"0\" \/>Spinoza felsefesinin en ilgin\u00e7 form\u00fcllerinden biriyle ba\u015fl\u0131yoruz: \u201cBar\u0131\u015f sava\u015f\u0131n yoklu\u011fu de\u011fil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir.\u201d (Tractatus Politicus V 4) Ku\u015fkusuz Spinoza\u2019n\u0131n \u0131srarl\u0131 bir gayreti mefhumlar\u0131n\u0131 olumsuzlu\u011fun de\u011fil hep olumlama ekseninde kurmaya \u00e7abalamas\u0131d\u0131r. Ama bu \u00f6nermenin ba\u011flam\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irildi\u011finde Spinoza\u2019n\u0131n onu siyaset ile eti\u011fi temas haline sokmak \u00fczere kulland\u0131\u011f\u0131 daha derin bir boyutun s\u00f6zkonusu oldu\u011fu hissedilir. Ger\u00e7ekten de \u201cruhun kuvveti\u201d Ethica\u2019n\u0131n 3. Kitab\u0131n\u0131n 59. \u00f6nermesinde tan\u0131mlan\u0131r, yani \u201caktif oldu\u011fu \u00f6l\u00e7ekte\u201d zihinle ili\u015fkilenen duygular\u0131n hepsinin sevin\u00e7 ve arzuyla ili\u015fkili olmalar\u0131 gerekti\u011fini \u00f6nerdi\u011fi yerde. Ayn\u0131 \u00f6nermenin Scholium\u2019unda Spinoza bize d\u00fc\u015f\u00fcnebildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde zihne ba\u011flanan b\u00fct\u00fcn eylemlerin ruhun, karakterin kuvvetini kurdu\u011fu ve besledi\u011fini s\u00f6yledikten sonra ruhun kuvvetinin iki \u00f6nemli g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc ele al\u0131r. Birincisi cesaret (animositas), ikincisiyse y\u00fcce g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck ya da c\u00f6mertliktir (generositas). Bu mefhumlarn do\u011frudan do\u011fruya bir toplumsall\u0131k karakteri i\u00e7erdikleri a\u00e7\u0131kt\u0131r. Cesaret herbirimizi sadece akl\u0131n buyruklar\u0131 do\u011frultusunda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7abalatan arzu iken c\u00f6mertlik ya da y\u00fcce g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck yine sadece akl\u0131n buyruklar\u0131 uyar\u0131nca herbirimizi ba\u015fka insanlara yard\u0131m etmeye ve onlar\u0131 kendimize dostluk ba\u011f\u0131yla ba\u011flamaya y\u00f6nelten arzudur. Bu elbette d\u00fc\u015f\u00fcnme ve eyleme kudretindeki bir art\u0131\u015f taraf\u0131ndan ku\u015fat\u0131l\u0131r ve desteklenir; ba\u015fka bir deyi\u015fle cesaret eylemli ki\u015finin ki\u015fisel \u00f6ve \u00f6zel \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n meselesiyken y\u00fcce g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck, \u00fcst\u00fcne ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 da mesele etmektir \u2013temkinlilik, ay\u0131kl\u0131k, tehlike an\u0131nda atiklik cesaretlerdir, al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck ve iyilikseverlik ise c\u00f6mertliklerdir.<\/p>\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler silsilesinin etik ile siyaseti nas\u0131l i\u00e7i\u00e7e ge\u00e7irdi\u011fini anl\u0131yoruz. Bu duygular salt bireysellik tasavvurlar\u0131 de\u011fildirler, ba\u015fka bir deyi\u015fle i\u00e7 d\u00fcnyam\u0131z\u0131 de\u011fil, onun d\u0131\u015fla\u015fmas\u0131n\u0131 ilgilendirirler. Bireylik a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l insan b\u00fct\u00fcn toplumdur, siyasi bir g\u00f6vde ve \u00fcst bireylik olarak toplumsal g\u00f6vdenin t\u00fcm\u00fcd\u00fcr: \u201cAralar\u0131nda ba\u011flar olu\u015fturmak ve art\u0131k yaln\u0131zca tek bir insan haline gelmelerini sa\u011flayacak d\u00fc\u011f\u00fcmler atmak insanlara en y\u00fcksek derecede yararl\u0131 olan \u015feydir; tek kelimeyle s\u00f6ylersek insanlar aras\u0131nda dostluk ili\u015fkilerini ayakta tutmaya katk\u0131da bulunacak her\u015feyi yapmak insanlara yarar\u0131d\u0131r.\u201d (Ethica 4 B\u00f6l\u00fcm 12)<\/p>\n<p>Demek ki bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 insan basit\u00e7e ba\u015fkalar\u0131yla \u00e7at\u0131\u015fma halinde olmayan insan de\u011fil c\u00f6mertli\u011fi beslemeyi ba\u015faran ve bunu ak\u0131lla ger\u00e7ekle\u015ftiren ki\u015fidir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle kendi bireysel g\u00fcc\u00fcyle iktifa etmeyen ve ortak kudrete katk\u0131da bulunan insand\u0131r. Ger\u00e7ek anlam\u0131yla bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 insan ba\u015fkalar\u0131na zarar vermemek i\u00e7in eylemlerinin sonu\u00e7lar\u0131ndan ya da g\u00f6rece\u011fi cezadan korkan biri de\u011fil \u00e7evresiyle m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca dostluk ba\u011flar\u0131 kurabilen ve korkuyla de\u011fil ak\u0131l yoluyla g\u00fc\u00e7lerini m\u00fcbadele ederek artt\u0131rabilen insand\u0131r. Bu \u00f6n\u00fcm\u00fcze Spinoza\u2019n\u0131n sosyolojik diyebilece\u011fimiz bir tart\u0131\u015fma \u00e7izgisini koymaktad\u0131r: bir toplum toplumsal bir g\u00f6vdedir ve ortak \u00e7\u0131karlar\u0131 ve yasalar\u0131yla birbirine ba\u011flanm\u0131\u015f insanlardan kuruludur. Bu toplumsal g\u00f6vdenin ruhuysa \u201chalk\u0131n ruhu\u201d diyebilece\u011fimiz bir kudrettir. Bar\u0131\u015f i\u00e7inde bir toplum bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 insanla b\u00f6ylece kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rken hem sava\u015f toplumuyla, hem de sava\u015f halinde olmayan basit\u00e7e eylemsiz toplumla da kar\u015f\u0131tl\u0131k ili\u015fkisi i\u00e7ine sokulur.<\/p>\n<p>Spinoza g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kadar\u0131yla korkuya ve bask\u0131ya dayal\u0131 y\u00f6netimleri ve yaln\u0131zca g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bir bar\u0131\u015f\u0131 ayakta tutan korku temelli toplumlar\u0131 ele\u015ftirisinin hedefi haline getiriyor. Unutulmamas\u0131 gereken g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ABD\u2019nin b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya kendi \u201cbar\u0131\u015f kavram\u0131n\u0131\u201d dayatmak i\u00e7in yap\u0131p ettikleridir.<\/p>\n<p>S\u0131radan insan\u0131 eyleme ge\u00e7iren g\u00fc\u00e7 sonu\u00e7ta olumsuz bir belirlenime sahiptir: \u00f6l\u00fcmden ka\u00e7\u0131nmak. Spinozac\u0131 bir filozofun eylemi ise aksine hayat\u0131n olumlanmas\u0131, onaylanmas\u0131d\u0131r. Bu onay bir \u00e7ekinceye, korkuya ya da daha iyi bir hayat umuduna dayanmaz \u015fu anda halihaz\u0131rda ya\u015fanan hayata y\u00f6nelik bir dikkatten yola \u00e7\u0131kar. Daha Metafizik D\u00fc\u015f\u00fcnceler\u2019de (Cogitatio Metaphysica) Spinoza bu hayat\u0131 kainat\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131s\u0131mlar\u0131nda bile ifade edilen \u201cTanr\u0131n\u0131n varolma kudreti\u201d diye tan\u0131ml\u0131yordu. Ba\u015fka bir deyi\u015fle burada hayata y\u00f6nelik meditasyon Stoac\u0131larda ya da H\u0131ristiyanlardaki \u201cbilin\u00e7 incelemesi\u201d tekniklerinin aksine varolu\u015fumuzu olu\u015fturan o k\u00fc\u00e7\u00fck hi\u00e7liklerin birbirlerine eklenmesi de\u011fildir. Daha \u00e7ok mutlak olarak sonsuzun sonlu bir varl\u0131kta haz\u0131r bulunu\u015fu olarak tan\u0131mlanabilecek bir kudret, bir ya\u015fama eylemidir.<\/p>\n<p>Aristoculu\u011fun aksine meditatio Latincede merkez ya da orta yer anlam\u0131na ba\u011flan\u0131r. Hayat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek demek ki bizzat ya\u015fama eyleminin merkezine y\u00f6nelmektir. Asla ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissediyor olmak gibi s\u00fcrekli elden ka\u00e7an bir deneyim, bir ya\u015fant\u0131 de\u011fildir. Nesnesi \u00f6znesiyle bir ve ayn\u0131 oldu\u011fundan bu zorunlu olarak entellekt\u00fcel, zihinsel bir sezgidir ve Spinoza\u2019n\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcrden bilgisine bir giri\u015f noktas\u0131 olu\u015fturur. Hayat orada kendini ya\u015famaktad\u0131r, deneyimlemektedir. Ancak Spinoza\u2019n\u0131n hep vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi bu s\u0131radan insanc\u0131klar\u0131n o k\u00fc\u00e7\u00fck u\u011fra\u015flar\u0131n\u0131n bir a\u015fa\u011f\u0131lanmas\u0131, horg\u00f6r\u00fclmesi asla de\u011fildir. Sonlu bir varl\u0131kta hayat\u0131n nas\u0131l ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam tam\u0131na kavramakt\u0131r.<\/p>\n<p>Spinoza bir atomcu de\u011fildi. Yani \u00e7o\u011fullu\u011fun teki Bir\u2019i \u00f6nceledi\u011fi bir konumdan yola \u00e7\u0131km\u0131yordu. Gilles Deleuze\u2019\u00fcn en basit cisimcikler (corpora simplicissima) \u00fcst\u00fcne d\u00fc\u015f\u00fcnceleri yer yer Spinoza\u2019n\u0131n bir ile \u00e7ok\u2019un ortakl\u0131\u011f\u0131ndan ve \u00f6zde\u015fli\u011finden yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zard\u0131 ediyor gibidirler. Hayat hem sonsuz tek ve ayn\u0131 \u015fey hem de sonlu \u015feylerin sonsuz \u00e7oklu\u011fudur. Bunu sezgiyle kavramak demek tam anlam\u0131yla kendi eyleme kudretine sahip olmak demektir, hayat kuvvetini gelecek bir ideale ba\u011flanarak edinmek de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ahmet, Mehmet vesaire \u2013bunlar\u0131n sonlu olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekte ilgin\u00e7 hi\u00e7bir taraf yoktur. Ya\u015fama kudretlerini asl\u0131nda do\u011fan\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturan bu sonsuz \u00fcr\u00fcnler verme kudretinden ald\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek gerekir. Bu bak\u0131mdan hata Ahmet\u2019in sonlu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek de\u011fil bu sonlulu\u011fu soyut bir fikir, yani onu olu\u015fturan sonsuzdan kopuk olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmektir.<\/p>\n<p>Deleuze\u2019\u00fcn \u00f6zellikle Spinoza ile ilk temas\u0131n\u0131 olu\u015fturan Spinoza: Pratik Felsefe kitab\u0131ndaki yorumunda amac\u0131 Spinoza felsefesinin tepeden t\u0131rna\u011fa pratik bir felsefe oldu\u011funu yani birinci t\u00fcr bilgiden ikinciye oradan da \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bilgiye ge\u00e7i\u015fih sorunla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 diye g\u00f6r\u00fclmesi gerekti\u011fini buluyoruz. Yani sorun bu kavramlar\u0131n bilinmesinden \u00e7ok, onlar\u0131n kavranmas\u0131yla \u00f6rt\u00fc\u015fen, onunla e\u015fde\u011fer olan bir kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Ama acaba birinci t\u00fcr bilginin pasifli\u011finden s\u0131yr\u0131labilmenin o \u00e7ok zor s\u0131rr\u0131 nedir? Kitab\u0131n\u0131n d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Deleuze ortak mefhumlar\u0131 v\u00fccudumun ba\u015fka v\u00fccutlarla hi\u00e7 de\u011filse k\u0131smen payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 olumlu kar\u015f\u0131la\u015fmalardan t\u00fcr\u00fcyor gibi sunmaktad\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle ikinci t\u00fcr bilgi, belli bir anda bir kopu\u015fu varsaysak bile birinci t\u00fcr bilgiden, duygulan\u0131\u015f bilgilerinden t\u00fcretilmektedir. Birinci t\u00fcrden bilgi ger\u00e7ekli\u011fin hayal g\u00fcc\u00fc taraf\u0131ndan \u00e7e\u015fitli yakalan\u0131\u015flar\u0131 oldu\u011fundan, bire varabilmek i\u00e7in buna g\u00f6re \u00e7oklukla ba\u015flamak zorunda kal\u0131r\u0131z. Bu ise bizi zaman\u0131n i\u00e7ine sokar: kronolojik bir ilerleme&#8230; Oysa Spinoza\u2019da olmak ile bilmek ayn\u0131 \u015fey olduklar\u0131 i\u00e7in hem bilgi a\u00e7\u0131s\u0131ndan hem de ontolojik bak\u0131mdan \u00e7oklu\u011fun bir \u00f6nceli\u011fini kabul etmemiz gerekecektir.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka varsay\u0131m, Spinoza\u2019n\u0131n zaman ve \u00f6ncelik-sonral\u0131k mefhumlar\u0131na kar\u015f\u0131 kay\u0131ts\u0131zl\u0131\u011f\u0131 hesaba kat\u0131l\u0131rsa, her \u00fc\u00e7 bilgi t\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir arada varolabilecekleri ve birbirlerinden \u00f6zerk olduklar\u0131d\u0131r. Bu ilk bak\u0131\u015fta tuhaf bir varsay\u0131md\u0131r ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcrden bilgiyi \u00e7oklu\u011fu bire ta\u015f\u0131may\u0131 garantileyen bir ama\u00e7 olarak g\u00f6rmeye yol a\u00e7abilir. Ger\u00e7ekten de birinci t\u00fcr bilgiden \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bilgiye bir y\u00fckseli\u015fi kronolojik bir s\u00fcre\u00e7 olarak tasarlamam\u0131za elverecek hi\u00e7bir \u015fey Spinoza\u2019da yoktur. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcrden bilgi dolays\u0131zca do\u011fan\u0131n sonsuz bir unsuru ola bir s\u0131fattan t\u00fcredikleri haliyle tek tek \u015feylerin tan\u0131n\u0131p bilinmesi oldu\u011funa g\u00f6re tam tam\u0131na varolan her\u015feyin \u00f6zde\u015flini bilmek demektir. Burada art\u0131k bir ile \u00e7ok aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapman\u0131n anlam\u0131 kalmaz ve \u201c\u00e7okluk bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde bire ta\u015f\u0131n\u0131r\u201d form\u00fcl\u00fcne gerek yoktur.<\/p>\n<p>Spinoza\u2019n\u0131n ikinci t\u00fcr rasyonel bilgiyle \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr aras\u0131nda kurdu\u011fu ba\u011f Ethica\u2019n\u0131n be\u015finci kitab\u0131n\u0131n yirmisekizinci \u00f6nermesinde belirginlik kazan\u0131yor: \u201c\u015eeyleri \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bilgiyle tan\u0131ma arzusu ya da bunun i\u00e7in g\u00f6sterdi\u011fimiz \u00e7aba birinci t\u00fcr bilgiden de\u011fil ikinci t\u00fcr bilgiden do\u011fabilir.\u201d Oysa tahmin edilebilece\u011fi gibi bilme arzusu bilmek demek de\u011fildir ve e\u011fer bu arzu ikinci t\u00fcr bilgiden do\u011fabilmesi ille de bir zorunluluk ta\u015f\u0131maz. Mesela Tanr\u0131n\u0131n arzusu onun varolu\u015funun nedeni de\u011fildir.<\/p>\n<p>S\u00f6zkonusu \u00f6nermenin kan\u0131tlamas\u0131nda Spinoza bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcrden bilme arzusunun hi\u00e7bir zaman birinci t\u00fcrden bilgiden do\u011famayaca\u011f\u0131n\u0131 vurgularken hem ikinci t\u00fcr bilgiden, hem de \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bilgiden do\u011fabilece\u011fini ekliyor. E\u011fer \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcrden bilme arzusu bizzat \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc t\u00fcr bilgiden de do\u011fabiliyorsa bu onun \u00f6zerk olarak di\u011fer t\u00fcrlerle birarada olabilece\u011fi anlam\u0131na da gelir.<\/p>\n<p>Oysa Deleuze Spinoza\u2019n\u0131n v\u00fccudu model olarak almas\u0131n\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131kararak v\u00fccutlar aras\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn kar\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n (etkileyen v\u00fccut ile etkilenen v\u00fccut) duygulan\u0131\u015flar (affectio) diye tan\u0131mlanmalar\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131yor gibidir. Biz s\u0131radan insanlar olarak tesad\u00fcflerin keyfince ve ba\u015fka ba\u015fka cisimlerin \u00fczerimizde b\u0131rakt\u0131klar\u0131 etkilerle varoluruz. Bu a\u00e7\u0131kt\u0131r ki birinci t\u00fcr bilgide bir varolu\u015ftur. Daha bu noktada bizi destekleyen fikir ya da etki, ve bozan ve y\u0131kan fikir ya da etki, yani sevin\u00e7 ve keder kutbu s\u00f6z konusudur. Yani bu iki duygulan\u0131\u015f fikri kutbuna tekab\u00fcl eden iki temel duygu. Vincennes\u2019deki derslerinden birinde Deleuze bunu \u015f\u00f6yle vurguluyordu: \u201ckendi etkilenme (duygulan\u0131\u015f) g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015fan hi\u00e7bir \u015fey kimseye iyi gelmez. Bir etkilenme g\u00fcc\u00fc ger\u00e7ek anlamda bir ye\u011finlik ya da ye\u011finlik e\u015fi\u011fidir. Spinoza\u2019n\u0131n istedi\u011fi birinin \u00f6z\u00fcn\u00fc ye\u011fin bir tarzda, ye\u011finli\u011fine bir nicelik olarak tan\u0131mlamakt\u0131r. Ye\u011finliklerinizi bilmedi\u011finiz \u00f6l\u00e7\u00fcde hep k\u00f6t\u00fc kar\u015f\u0131la\u015fmalar riski alt\u0131ndas\u0131n\u0131z.\u201d Bu Deleuze\u2019\u00fcn farkl\u0131 bilgi t\u00fcrlerini ayn\u0131 anda ya\u015fan\u0131r diye varsayd\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na geliyor. Demek ki bilgi t\u00fcrlerinin \u00f6zerkli\u011fi yine de zamansall\u0131k de\u011filse bile bir s\u00fcre mefhumunu d\u0131\u015flamamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sorun Spinoza\u2019n\u0131n \u201cye\u011finlik\u201d diye bir s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, en az\u0131ndan Ethica\u2019da kullanmam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00d6te yandan 4. Kitapta kar\u0131la\u015ft\u0131rma s\u0131fat\u0131 olarak intensior ve intensius s\u00f6zc\u00fcklerine rastlan\u0131r. Mesela IV, \u00d6nerme 9\u2019un kan\u0131t\u0131nda \u201cAffectus, cujus causam in praesenti nobis adesse imaginamur, fortior est, qu\u00e0m si eandem non adesse imaginaremur. \u2013 Imaginatio est idea, qu\u00e2 Mens rem ut praesentem contemplatur (vide ejus Def. in Schol. Pr. 17 P. II). Est igitur affectus (per GAD) imaginatio, quatenus corporis constitutionem indicat. At imaginatio (per Prop. 17 P. II) intensior est, quamdiu nihil imaginamur, quod rei externae praesentem existentiam secludit ; ergo etiam affectus, cujus causam in praesenti nobis adesse imaginamur, intensior, seu fortior est, qu\u00e0m si eandem non adesse imaginaremur.\u201d Yani nedeninin bize sunulmu\u015f oldu\u011funu hayal etti\u011fimiz bir duygu \u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hayal etti\u011fimizdekinden daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir hayal zihnin bir \u015feyi haz\u0131r bulunuyor diye ele ald\u0131\u011f\u0131 bir fikirdir (II 17 S) \u00d6yleyse bir duygu v\u00fccudun kurulu\u015funa i\u015faret etmesi bak\u0131m\u0131ndan duygudur. Hayal g\u00fcc\u00fc (E II, 17) etkileyen d\u0131\u015f \u015feyin haz\u0131r bulunu\u015funu d\u0131\u015flayan hi\u00e7bir \u015feyi d\u00fc\u015f\u00fcnmedi\u011fimizde o \u00f6l\u00e7\u00fcde ye\u011fin olur; demek ki ayn\u0131 \u015fekilde nedeni kar\u015f\u0131m\u0131zda diye hayal etti\u011fimiz bir duygu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hayal etti\u011fimiz durumdakinden daha ye\u011fin yani daha kuvvetlidir.\u201d<\/p>\n<p>Burada duygu ile bilmenin birlikteli\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Bu y\u00fczden Spinoza hi\u00e7bir yerde \u201cyans\u0131mal\u0131 bilin\u00e7\u201d t\u00fcr\u00fcnden bir kavram\u0131 ya da \u201cusavurma\u201d terimini kullanamazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Spinoza i\u00e7in b\u00fct\u00fcn fikirler bir bilgidir (bkz.Eth., II, 19, K.), ve insan zihninde her zaman v\u00fccudun duygulan\u0131\u015flar\u0131n\u0131n, etkilenmelerinin fikirlerinin fikirleri vard\u0131r. (Eth., II, 22, d\u00e9m.) Dahas\u0131 her duyguya dair bir bilin\u00e7lilik vard\u0131r (Eth., II, 9, scol.). Ama as\u0131l \u00f6nemlisi her fikrin bir bilin\u00e7lili\u011fi de var; ba\u015fka bir deyi\u015fle, her fikrin fikri de vard\u0131r (idea ides) (Eth., II, 21, scol.). Buralarda Spinoza\u2019n\u0131n tasvir etti\u011fi durum d\u00fc\u015f\u00fcnme-\u00f6ncesi bir bilin\u00e7 halidir ve zorunlu olarak de\u011filse bile bu bilme hali upuygun de\u011fildir, birinci t\u00fcre aittir. Sonra yans\u0131mal\u0131 bilgilenme yoluyla ikinci t\u00fcrden bilgiye var\u0131l\u0131r. Ancak burada Spinoza\u2019ya tam tam\u0131na uyarsak \u201cyans\u0131ma\u201d terimini kullanmaktan ka\u00e7\u0131nmam\u0131z gerekir. Bu sayede bir anakronizmden, son derecede modern ve fenomenolojik bir terimden kurtulmu\u015f oluruz. Fikirdeki bu ikile\u015fmeyi bilin\u00e7 ya da Hegelvari bir \u201ckendinin bilinci\u201d olarak varsaymam\u0131za hi\u00e7bir neden yok.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Spinoza felsefesinin en ilgin\u00e7 form\u00fcllerinden biriyle ba\u015fl\u0131yoruz: \u201cBar\u0131\u015f sava\u015f\u0131n yoklu\u011fu de\u011fil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir.\u201d (Tractatus Politicus V 4) Ku\u015fkusuz Spinoza\u2019n\u0131n \u0131srarl\u0131 bir gayreti mefhumlar\u0131n\u0131 olumsuzlu\u011fun de\u011fil hep olumlama ekseninde kurmaya \u00e7abalamas\u0131d\u0131r. Ama bu \u00f6nermenin ba\u011flam\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irildi\u011finde Spinoza\u2019n\u0131n onu siyaset ile eti\u011fi temas haline sokmak \u00fczere kulland\u0131\u011f\u0131 daha derin bir boyutun s\u00f6zkonusu oldu\u011fu [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[44],"tags":[],"class_list":{"0":"post-737","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","6":"category-spinosizm"},"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO Premium plugin v24.9 (Yoast SEO v24.9) - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Ethica Okumalar\u0131 I - narteks.net<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Ethica Okumalar\u0131 I\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Spinoza felsefesinin en ilgin\u00e7 form\u00fcllerinden biriyle ba\u015fl\u0131yoruz: \u201cBar\u0131\u015f sava\u015f\u0131n yoklu\u011fu de\u011fil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir.\u201d (Tractatus Politicus V 4) Ku\u015fkusuz Spinoza\u2019n\u0131n \u0131srarl\u0131 bir gayreti mefhumlar\u0131n\u0131 olumsuzlu\u011fun de\u011fil hep olumlama ekseninde kurmaya \u00e7abalamas\u0131d\u0131r. Ama bu \u00f6nermenin ba\u011flam\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irildi\u011finde Spinoza\u2019n\u0131n onu siyaset ile eti\u011fi temas haline sokmak \u00fczere kulland\u0131\u011f\u0131 daha derin bir boyutun s\u00f6zkonusu oldu\u011fu [&hellip;]\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"narteks.net\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-05-02T17:43:06+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"300\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"90\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@narteks\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Tar\u0131k\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"12 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\"},\"author\":{\"name\":\"Tar\u0131k\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\"},\"headline\":\"Ethica Okumalar\u0131 I\",\"datePublished\":\"2009-05-02T17:43:06+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\"},\"wordCount\":2315,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Spinosizm\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\",\"name\":\"Ethica Okumalar\u0131 I - narteks.net\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\"},\"datePublished\":\"2009-05-02T17:43:06+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/narteks.net\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Ethica Okumalar\u0131 I\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#website\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"name\":\"narteks.net\",\"description\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\"},\"alternateName\":\"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#organization\",\"name\":\"narteks.net\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"contentUrl\":\"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png\",\"width\":300,\"height\":90,\"caption\":\"narteks.net\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/x.com\/narteks\",\"https:\/\/instagram.com\/narteksnet\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca\",\"name\":\"Tar\u0131k\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Tar\u0131k\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/narteks.net\"],\"url\":\"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO Premium plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Ethica Okumalar\u0131 I - narteks.net","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Ethica Okumalar\u0131 I","og_description":"Spinoza felsefesinin en ilgin\u00e7 form\u00fcllerinden biriyle ba\u015fl\u0131yoruz: \u201cBar\u0131\u015f sava\u015f\u0131n yoklu\u011fu de\u011fil ruhun kuvvetinden kaynaklanan bir erdemdir.\u201d (Tractatus Politicus V 4) Ku\u015fkusuz Spinoza\u2019n\u0131n \u0131srarl\u0131 bir gayreti mefhumlar\u0131n\u0131 olumsuzlu\u011fun de\u011fil hep olumlama ekseninde kurmaya \u00e7abalamas\u0131d\u0131r. Ama bu \u00f6nermenin ba\u011flam\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irildi\u011finde Spinoza\u2019n\u0131n onu siyaset ile eti\u011fi temas haline sokmak \u00fczere kulland\u0131\u011f\u0131 daha derin bir boyutun s\u00f6zkonusu oldu\u011fu [&hellip;]","og_url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/","og_site_name":"narteks.net","article_published_time":"2009-05-02T17:43:06+00:00","og_image":[{"width":300,"height":90,"url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","type":"image\/png"}],"author":"Tar\u0131k","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@narteks","twitter_site":"@narteks","twitter_misc":{"Yazan:":"Tar\u0131k","Tahmini okuma s\u00fcresi":"12 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/"},"author":{"name":"Tar\u0131k","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca"},"headline":"Ethica Okumalar\u0131 I","datePublished":"2009-05-02T17:43:06+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/"},"wordCount":2315,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"articleSection":["Spinosizm"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/","url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/","name":"Ethica Okumalar\u0131 I - narteks.net","isPartOf":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#website"},"datePublished":"2009-05-02T17:43:06+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/2009\/05\/02\/ethica-okumalar-i\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/narteks.net\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Ethica Okumalar\u0131 I"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/narteks.net\/#website","url":"https:\/\/narteks.net\/","name":"narteks.net","description":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","publisher":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization"},"alternateName":"K\u00fclt\u00fcr Sanat Edebiyat Felsefe","potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/narteks.net\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/narteks.net\/#organization","name":"narteks.net","url":"https:\/\/narteks.net\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","contentUrl":"https:\/\/narteks.net\/wp-content\/uploads\/narteks.png","width":300,"height":90,"caption":"narteks.net"},"image":{"@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/x.com\/narteks","https:\/\/instagram.com\/narteksnet"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/61f37d9834294b72d31d274e7ed79bca","name":"Tar\u0131k","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/narteks.net\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/50865afb55632c4ae467e0af0930f6510aa2297d8014be502a55b14f3b7550cf?s=96&d=mm&r=g","caption":"Tar\u0131k"},"sameAs":["http:\/\/narteks.net"],"url":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/author\/narbak\/"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/737","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=737"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/737\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=737"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=737"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/narteks.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=737"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}