Kültür Sanat Edebiyat Felsefe
Çarşamba, Ekim 16, 2024
No menu items!
Ana SayfaÖyküÇeviri Öykülerve Tanrı hem ağladı, hem güldü | Yaratılış - Halil Cibran

ve Tanrı hem ağladı, hem güldü | Yaratılış – Halil Cibran

Tanrı Kendi’nden bir ruh koparıp aldı ve onu güzelliğe bürüdü. Onu tepeden tırnağa zarafet ve sevecenliğin bütün takdisiyle yıkadı. Ona mutluluk kupasını verdi ve “Geçmişi ve geleceği aklından çıkarmadıkça bu kupadan içme, çünkü mutluluk anlıktır, yoksa hiç yoktur,” dedi. Ona bir de hüzün kupası verdi ve “Bu kupadan da iç ki, yaşamda anlık gelip geçen mutlulukların farkına var, çünkü hüzün hep bolca vardır,” dedi.

Ve Tanrı ona, ilk dünyevi zevki tattığında onu yüz üstü bırakıp gidecek bir aşk ve pohpohlandığını ilk farkettiğinde yok olup gidecek bir sevimlilik bahşetti. Ve O’na, tüm erdemlerin yolunda önderlik etsin diye evrenden bilgelik verdi ve yüreğinin ta derinliklerine görünmeyeni gören bir göz yerleştirdi ve onun kişiliğinde her şeyi kucaklayan bir şefkat ve iyilik yarattı. O’nu cennetin meleklerinin gökkuşağının kirişlerinden ördüğü elbiselerle giydirip, kuşattı. ve O’nun sırtına, yaşam ve ışığın doğuşu anlamına gelen şaşkınlığın gölgesinden bir pelerin attı. Tanrı daha sonra, hiddet fırınından yakıp kül edici ateşi, cehalet çölünden kavurucu rüzgarı, bencillik sahillerinden ince ince batan kumları ve çağların ayakları altından kaba toprağı alarak insanı biçimlendirdi. İnsan’a, onu çığrından çıkaran ve onu ancak tutkunun zevki karşısında yok olup giden bir çılgınlığa sürükleyen kör bir güç verdi ve onun içine ölümün hayali olan yaşamı soktu. Ve Tanrı hem ağladı, hem güldü. İnsan’a karşı içinde bastırılmaz bir sevgi ve acıma hissi uyandı ve onu koruyucu kanatları altına aldı.

 

RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments