Necat’a gülümseyerek
ey ölümden ve hayattan olma çocuk
suna’yı ve denizi bildin
şimdi bir başka soru bul kendine
bir yakamoz neden durup durup bir dubayı kovalar
gibi örneğin,
ölümden ve hayattan çok bahsettik
suskun, ağızsız, sözsüz
ilahi bir koronun gülümsemesini istiyorum ben
yerli yersiz
hem neden küçük bir gülümseme için
büyük espiriler gerekli bize
ve neden cinnet beşinci katta iken yakalar insanı
ve bu mermer insanlar nasıl olurda
romatizmadan bahsederler?
ey ölümden ve hayattan olma çocuk
hüt hüt kuşunu ve gözyaşını bildin
peki, niçin bir new york bulur kendine
tatar çağrışımlı ve balkonlu kızlar
saçlarını taşırken çınaraltının serin sabahlarında
ve bir şairin yüzüne kurtlar iner her akşam
durup dururken bir koridor ıssızlığına…
Birhan KESKİN


